[{"data":1,"prerenderedAt":-1},["ShallowReactive",2],{"sure-18":3},{"id":4,"name":5,"transliteration":6,"type":7,"total_verses":8,"ayetler":9},18,"الكهف","Al-Kahf","meccan",110,[10,14,18,22,26,30,34,38,42,46,50,54,58,62,66,70,74,78,81,85,89,93,97,101,105,109,113,117,121,125,129,133,137,141,145,149,153,157,161,165,169,173,177,181,185,189,193,197,201,205,209,213,217,221,225,229,233,237,241,245,249,253,257,261,265,269,273,277,281,285,289,293,297,301,305,309,313,317,321,325,329,333,337,341,345,349,353,357,361,365,369,373,376,380,384,388,392,396,400,404,408,412,416,420,424,428,432,436,440,444],{"id":11,"ar":12,"tr":13},1,"الحمد لله الذي أنزل على عبده الكتاب ولم يجعل له عوجا ۜ","Hamd, o Allah'a mahsustur ki kulu (Muhammed'e) kitabı indirdi ve ona hiçbir eğrilik koymadı.",{"id":15,"ar":16,"tr":17},2,"قيما لينذر بأسا شديدا من لدنه ويبشر المؤمنين الذين يعملون الصالحات أن لهم أجرا حسنا","Onu dosdoğru (bir kitap) olarak (indirdi) ki katından gelecek şiddetli azaba karşı (insanları) uyarsın ve yararlı işler yapan müminlere kendileri için güzel bir mükafat bulunduğunu müjdelesin.",{"id":19,"ar":20,"tr":21},3,"ماكثين فيه أبدا","Onlar orada sürekli kalacaklardır.",{"id":23,"ar":24,"tr":25},4,"وينذر الذين قالوا اتخذ الله ولدا","Ve \"Allah çocuk edindi\" diyenleri de uyarsın.",{"id":27,"ar":28,"tr":29},5,"ما لهم به من علم ولا لآبائهم ۚ كبرت كلمة تخرج من أفواههم ۚ إن يقولون إلا كذبا","Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır. Onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.",{"id":31,"ar":32,"tr":33},6,"فلعلك باخع نفسك على آثارهم إن لم يؤمنوا بهذا الحديث أسفا","(Ey Muhammed!) Demek onlar, bu söze (kitaba) inanmazlarsa, onların peşinde üzüle üzüle kendini helak edeceksin!",{"id":35,"ar":36,"tr":37},7,"إنا جعلنا ما على الأرض زينة لها لنبلوهم أيهم أحسن عملا","Biz yeryüzündeki şeyleri kendisine süs olsun diye yarattık ki, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim.",{"id":39,"ar":40,"tr":41},8,"وإنا لجاعلون ما عليها صعيدا جرزا","Şüphesiz biz, yeryüzünde olanları kupkuru bir toprak yapacağız.",{"id":43,"ar":44,"tr":45},9,"أم حسبت أن أصحاب الكهف والرقيم كانوا من آياتنا عجبا","Yoksa sen Ashabı Kehf'i ve Rakim'i (isimlerinin yazılı bulunduğu taş kitabeyi) şaşılacak âyetlerimizden mi sandın?",{"id":47,"ar":48,"tr":49},10,"إذ أوى الفتية إلى الكهف فقالوا ربنا آتنا من لدنك رحمة وهيئ لنا من أمرنا رشدا","O gençler mağaraya sığınınca şöyle dediler: \"Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve bizim için şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla.\"",{"id":51,"ar":52,"tr":53},11,"فضربنا على آذانهم في الكهف سنين عددا","Bunun üzerine biz de kulaklarını tıkayarak mağarada onları yıllarca uyuttuk.",{"id":55,"ar":56,"tr":57},12,"ثم بعثناهم لنعلم أي الحزبين أحصى لما لبثوا أمدا","Sonra da iki gruptan hangisinin, onların mağarada kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını anlamak için, onları tekrar uyandırdık.",{"id":59,"ar":60,"tr":61},13,"نحن نقص عليك نبأهم بالحق ۚ إنهم فتية آمنوا بربهم وزدناهم هدى","Biz sana onların kıssalarını gerçek olarak anlatacağız. Hakikaten onlar, Rablerine iman eden birkaç genç idi. Biz de onların hidayetlerini artırdık.",{"id":63,"ar":64,"tr":65},14,"وربطنا على قلوبهم إذ قاموا فقالوا ربنا رب السماوات والأرض لن ندعو من دونه إلها ۖ لقد قلنا إذا شططا","(Oranın hükümdarı karşısında) ayağa kalkarak dediler ki: \"Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, O'ndan başkasına ilâh deyip tapmayız, yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.",{"id":67,"ar":68,"tr":69},15,"هؤلاء قومنا اتخذوا من دونه آلهة ۖ لولا يأتون عليهم بسلطان بين ۖ فمن أظلم ممن افترى على الله كذبا","Şu bizim kavmimiz, Allah'tan başka ilâh edindiler. Onların ilâh olduğuna dair açık bir delil getirselerdi ya! Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?",{"id":71,"ar":72,"tr":73},16,"وإذ اعتزلتموهم وما يعبدون إلا الله فأووا إلى الكهف ينشر لكم ربكم من رحمته ويهيئ لكم من أمركم مرفقا","(İçlerinden biri şöyle demişti:) \"Mademki siz, onlardan ve Allah'tan başka taptıkları putlardan ayrıldınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz rahmetinden size genişlik versin ve işinizi rast getirip kolaylaştırsın.\"",{"id":75,"ar":76,"tr":77},17,"۞ وترى الشمس إذا طلعت تزاور عن كهفهم ذات اليمين وإذا غربت تقرضهم ذات الشمال وهم في فجوة منه ۚ ذلك من آيات الله ۗ من يهد الله فهو المهتد ۖ ومن يضلل فلن تجد له وليا مرشدا","Ey Muhammed! Baksaydın güneşin doğduğu zaman mağaranın sağ tarafına yöneldiğini, batarken de sol taraftan onları makaslayıp geçtiğini görürdün. Onlar, mağaranın geniş bir yerinde idiler. İşte bu Allah'ın mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır; kimi de hidayetten mahrum ederse, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.",{"id":4,"ar":79,"tr":80},"وتحسبهم أيقاظا وهم رقود ۚ ونقلبهم ذات اليمين وذات الشمال ۖ وكلبهم باسط ذراعيه بالوصيد ۚ لو اطلعت عليهم لوليت منهم فرارا ولملئت منهم رعبا","Bir de onları mağarada görseydin uyanık sanırdın. Halbuki onlar uykudadırlar. Biz onları sağa sola çevirirdik. Köpekleri de girişte ön ayaklarını ileri doğru uzatmıştı. Eğer onları görseydin, arkana bakmadan kaçardın ve için korku ile dolardı.",{"id":82,"ar":83,"tr":84},19,"وكذلك بعثناهم ليتساءلوا بينهم ۚ قال قائل منهم كم لبثتم ۖ قالوا لبثنا يوما أو بعض يوم ۚ قالوا ربكم أعلم بما لبثتم فابعثوا أحدكم بورقكم هذه إلى المدينة فلينظر أيها أزكى طعاما فليأتكم برزق منه وليتلطف ولا يشعرن بكم أحدا","Onları bir mucize olarak uyuttuğumuz gibi, birbirlerine sorsunlar diye kendilerini uyandırdık da içlerinden bir sözcü şöyle dedi: \"Ne kadar durup kaldınız?\" (Kimi) \"Bir gün ya da günün bir parçası kadar kaldık\" dediler. (Kimi de) şöyle dediler: \"Ne kadar durduğunuzu, Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi, bu gümüş paranızla şehre gönderin de baksın, hangi yiyecek daha temiz ise, ondan size azık getirsin. Hem çok dikkatli davransın ve sizi kimseye sezdirmesin.\"",{"id":86,"ar":87,"tr":88},20,"إنهم إن يظهروا عليكم يرجموكم أو يعيدوكم في ملتهم ولن تفلحوا إذا أبدا","\"Çünkü şehir halkı, sizi ellerine geçirirlerse muhakkak sizi taşlayarak öldürürler veya kendi dinlerine çevirirler ki, o zaman siz dünyada da ahirette de asla kurtuluşa eremezsiniz.\"",{"id":90,"ar":91,"tr":92},21,"وكذلك أعثرنا عليهم ليعلموا أن وعد الله حق وأن الساعة لا ريب فيها إذ يتنازعون بينهم أمرهم ۖ فقالوا ابنوا عليهم بنيانا ۖ ربهم أعلم بهم ۚ قال الذين غلبوا على أمرهم لنتخذن عليهم مسجدا","Böylece insanları onlardan haberdar kıldık ki, öldükten sonra dirilmenin hak olduğunu ve kıyamet gününden şüphe edilemeyeceğini bildirmek için, öylece şehir halkına buldurduk. Onları mağarada bulanlar, aralarında durumlarını tartışıyorlardı. Dedilerki: \"Üstlerine bir bina (kilise) yapın. Bununla beraber Rableri, onları daha iyi bilir.\" Sözlerinde üstün gelen müminler: \"Üzerlerine muhakkak bir mescid yapacağız.\" dediler.",{"id":94,"ar":95,"tr":96},22,"سيقولون ثلاثة رابعهم كلبهم ويقولون خمسة سادسهم كلبهم رجما بالغيب ۖ ويقولون سبعة وثامنهم كلبهم ۚ قل ربي أعلم بعدتهم ما يعلمهم إلا قليل ۗ فلا تمار فيهم إلا مراء ظاهرا ولا تستفت فيهم منهم أحدا","Ashabı Kehf'in sayılarında ihtilaf edenlerden bazıları: Onlar, üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir\" diyecekler. Diğer bazıları da \"Onlar, beş kişidir, altıncıları köpekleridir \" diyecekler. Her ikisi de bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. (kimileri de:) \"Onlar, yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir\" derler. De ki: \"Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir.\" Onları ancak pek azı bilir, Bu sebeple onlar hakkında bu bildirilenler dışında bir münakaşaya girişme ve bunlar hakkında hiç kimseye de bir şey sorma!",{"id":98,"ar":99,"tr":100},23,"ولا تقولن لشيء إني فاعل ذلك غدا","Hiçbir şey için, Allah'ın dilemesi dışında: \"Ben yarın onu yapacağım deme\"",{"id":102,"ar":103,"tr":104},24,"إلا أن يشاء الله ۚ واذكر ربك إذا نسيت وقل عسى أن يهدين ربي لأقرب من هذا رشدا","Ancak Allah dilerse (yapacağım de). Ve unuttuğun vakit Allah'ı an ve \"Umarım Rabbim beni, doğruya daha yakın olana eriştirir.\" de.",{"id":106,"ar":107,"tr":108},25,"ولبثوا في كهفهم ثلاث مائة سنين وازدادوا تسعا","Onlar, mağaralarında üçyüz yıl kadar kaldılar ve dokuz yıl da buna ilave etmişlerdir.",{"id":110,"ar":111,"tr":112},26,"قل الله أعلم بما لبثوا ۖ له غيب السماوات والأرض ۖ أبصر به وأسمع ۚ ما لهم من دونه من ولي ولا يشرك في حكمه أحدا","De ki: \"Onların ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir.\" Göklerin ve yerin gaybı O'na aittir. O ne güzel görendir! O ne mükemmel işitendir! Onların, O'ndan başka bir yardımcısı yoktur. O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez.",{"id":114,"ar":115,"tr":116},27,"واتل ما أوحي إليك من كتاب ربك ۖ لا مبدل لكلماته ولن تجد من دونه ملتحدا","Rabbinin kitabından sana vahyolunanı oku! Onun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. Ve O'ndan başka bir sığınılacak da bulamazsın.",{"id":118,"ar":119,"tr":120},28,"واصبر نفسك مع الذين يدعون ربهم بالغداة والعشي يريدون وجهه ۖ ولا تعد عيناك عنهم تريد زينة الحياة الدنيا ۖ ولا تطع من أغفلنا قلبه عن ذكرنا واتبع هواه وكان أمره فرطا","Nefsince de, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret. Sen dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma.",{"id":122,"ar":123,"tr":124},29,"وقل الحق من ربكم ۖ فمن شاء فليؤمن ومن شاء فليكفر ۚ إنا أعتدنا للظالمين نارا أحاط بهم سرادقها ۚ وإن يستغيثوا يغاثوا بماء كالمهل يشوي الوجوه ۚ بئس الشراب وساءت مرتفقا","Ve de ki: O hak Rabbimizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. Çünkü biz zalimler için öyle bir ateş hazırlamışız ki, duvarları, çepeçevre onları içine alacaktır. Eğer feryad edip yardım isteseler, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile cevap verilir. O ne kötü bir içecek ve ne kötü bir dayanma yeri!",{"id":126,"ar":127,"tr":128},30,"إن الذين آمنوا وعملوا الصالحات إنا لا نضيع أجر من أحسن عملا","İman edip de güzel davranışlarda bulunanlar var ya, şüphe yok ki biz öyle güzel işler yapanların mükafatını zayi etmeyiz.",{"id":130,"ar":131,"tr":132},31,"أولئك لهم جنات عدن تجري من تحتهم الأنهار يحلون فيها من أساور من ذهب ويلبسون ثيابا خضرا من سندس وإستبرق متكئين فيها على الأرائك ۚ نعم الثواب وحسنت مرتفقا","İşte onlara Adn cennetleri vardır; altlarından ırmaklar akar, orada altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyerek koltuklar üzerine dayanıp kurulacaklar. O ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yeri!",{"id":134,"ar":135,"tr":136},32,"۞ واضرب لهم مثلا رجلين جعلنا لأحدهما جنتين من أعناب وحففناهما بنخل وجعلنا بينهما زرعا","Onlara, şu iki adamı misal olarak anlat: Biz bunlardan birine her türlü üzümden iki bağ vermişiz, her ikisinin etrafını hurmalarla donatmışız, aralarında da bir ekinlik yapmışız.",{"id":138,"ar":139,"tr":140},33,"كلتا الجنتين آتت أكلها ولم تظلم منه شيئا ۚ وفجرنا خلالهما نهرا","İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbir şey noksan bırakmamış, ikisinin ortasından bir de nehir akıtmışız.",{"id":142,"ar":143,"tr":144},34,"وكان له ثمر فقال لصاحبه وهو يحاوره أنا أكثر منك مالا وأعز نفرا","İki bağın sahibinin ayrıca başka geliri vardı. Bundan dolayı bu adam arkadaşıyla münakaşa ederken: \"Ben malca senden daha zengin ve insan sayısı bakımından da senden daha güçlü ve üstünüm\" dedi.",{"id":146,"ar":147,"tr":148},35,"ودخل جنته وهو ظالم لنفسه قال ما أظن أن تبيد هذه أبدا","Adam, bu şekilde kendine zulmederek bağına girdi ve şöyle dedi: \"Bunun hiç yok olacağını sanmıyorum\"",{"id":150,"ar":151,"tr":152},36,"وما أظن الساعة قائمة ولئن رددت إلى ربي لأجدن خيرا منها منقلبا","\"Kıyametin kopacağını da zannetmem. Şayet Rabbimin huzuruna götürürlürsem, muhakkak orada bundan daha hayırlı bir sonuç bulurum\".",{"id":154,"ar":155,"tr":156},37,"قال له صاحبه وهو يحاوره أكفرت بالذي خلقك من تراب ثم من نطفة ثم سواك رجلا","Bunun üzerine kendisiyle münakaşa eden arkadaşı da ona şöyle dedi: \"Seni topraktan, sonra seni bir damla sudan yaratan, daha sonra da seni insan haline getireni mi inkar ediyorsun?",{"id":158,"ar":159,"tr":160},38,"لكنا هو الله ربي ولا أشرك بربي أحدا","\"Fakat ben iman ederek diyorum ki: O Allah, benim Rabbimdir, ben Rabbime kimseyi ortak koşmam.\"",{"id":162,"ar":163,"tr":164},39,"ولولا إذ دخلت جنتك قلت ما شاء الله لا قوة إلا بالله ۚ إن ترن أنا أقل منك مالا وولدا","\"Kendi bağına girdiğin zaman: \"Bu Allah'dandır, benim kuvvetimle değil, Allah'ın kuvveti ile olmuştur, deseydin ya! Her ne kadar beni, malca ve evlatça kendinden az görüyorsan da.\"",{"id":166,"ar":167,"tr":168},40,"فعسى ربي أن يؤتين خيرا من جنتك ويرسل عليها حسبانا من السماء فتصبح صعيدا زلقا","Belki Rabbim, bana, senin bağından daha hayırlısını verir; senin bağına ise gökten yıldırımlar gönderir de, bağın yalçın bir toprak haline gelir.\"",{"id":170,"ar":171,"tr":172},41,"أو يصبح ماؤها غورا فلن تستطيع له طلبا","\"Yahut, bağının suyu yerin dibine çekilir de bir daha suyunu çıkarıp bağını sulayamazsın.\"",{"id":174,"ar":175,"tr":176},42,"وأحيط بثمره فأصبح يقلب كفيه على ما أنفق فيها وهي خاوية على عروشها ويقول يا ليتني لم أشرك بربي أحدا","Derken serveti yok edildi. Bunun üzerine bağına yaptığı masraflara karşı ellerini oğuşturmaya başladı. Bağ, çardakları üzerine yıkılmış kalmıştı, \"Ah Keşke Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım\" diyordu.",{"id":178,"ar":179,"tr":180},43,"ولم تكن له فئة ينصرونه من دون الله وما كان منتصرا","Onun Allah'tan başka yardım edecek adamları yoktur ve Allah'a karşı kendi nefsini de kurtaramadı.",{"id":182,"ar":183,"tr":184},44,"هنالك الولاية لله الحق ۚ هو خير ثوابا وخير عقبا","İşte burada yardım, yalnız hak olan Allah'a aittir. O'nun verdiği mükâfat da daha hayırlıdır, netice de daha hayırlıdır.",{"id":186,"ar":187,"tr":188},45,"واضرب لهم مثل الحياة الدنيا كماء أنزلناه من السماء فاختلط به نبات الأرض فأصبح هشيما تذروه الرياح ۗ وكان الله على كل شيء مقتدرا","Ey Muhammed! Sen onlara dünya hayatının misalini ver. Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkileri (her renk ve çiçekten) birbirine karışmış, nihayet bir çöp kırıntısı olmuştur. Rüzgarlar onu savurur gider. Allah her şeye muktedirdir.",{"id":190,"ar":191,"tr":192},46,"المال والبنون زينة الحياة الدنيا ۖ والباقيات الصالحات خير عند ربك ثوابا وخير أملا","Mal ve oğullar, dünya hayatının süsüdür. Bakî kalacak olan iyi ameller ise, Rabbinin katında, sevabca da hayırlıdır, ümid yönünden de daha hayırlıdır.",{"id":194,"ar":195,"tr":196},47,"ويوم نسير الجبال وترى الأرض بارزة وحشرناهم فلم نغادر منهم أحدا","O kıyamet gününü hatırla ki, dağları yürüteceğiz ve yeryüzünü çırılçıplak göreceksin. Bütün insanları, mahşerde toplayacağız hiçbir kimseyi bırakmayacağız.",{"id":198,"ar":199,"tr":200},48,"وعرضوا على ربك صفا لقد جئتمونا كما خلقناكم أول مرة ۚ بل زعمتم ألن نجعل لكم موعدا","Onlar, saf halinde Rabbine arz edilmişlerdir. Allah, onlara şöyle diyecektir: \"Şüphesiz sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Fakat, size kıyamet için yaptığımız vaadi yerine getirmeyeceğimizi sanmıştınız, değil mi?",{"id":202,"ar":203,"tr":204},49,"ووضع الكتاب فترى المجرمين مشفقين مما فيه ويقولون يا ويلتنا مال هذا الكتاب لا يغادر صغيرة ولا كبيرة إلا أحصاها ۚ ووجدوا ما عملوا حاضرا ۗ ولا يظلم ربك أحدا","O gün herkesin amel defteri ortaya konulmuştur. Ey Muhammed! Günahkârların, amel defterlerinden korkarak: \"Eyvah bize! Bu nasıl deftermiş ki, büyük küçük hiçbir şey bırakmadan hepsini saymış dökmüş\" dediklerini görürsün. Onlar, bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.",{"id":206,"ar":207,"tr":208},50,"وإذ قلنا للملائكة اسجدوا لآدم فسجدوا إلا إبليس كان من الجن ففسق عن أمر ربه ۗ أفتتخذونه وذريته أولياء من دوني وهم لكم عدو ۚ بئس للظالمين بدلا","Yine o vakti hatırla ki biz, meleklere: \"Âdem'e secde edin!\" demiştik. İblis hariç olmak üzere onlar hemen secde ettiler. İblis cinlerdendi, Rabbinin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz beni bırakıp da İblis'i ve soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne kötü bir değişmedir.",{"id":210,"ar":211,"tr":212},51,"۞ ما أشهدتهم خلق السماوات والأرض ولا خلق أنفسهم وما كنت متخذ المضلين عضدا","Ben, onları (İblis ve soyunu) ne göklerin ve yerin yaratılışında, ne de kendilerinin yaratılışında şahit tutmadım ve hiçbir zaman doğru yoldan çıkanları yardımcı edinmiş değilim.",{"id":214,"ar":215,"tr":216},52,"ويوم يقول نادوا شركائي الذين زعمتم فدعوهم فلم يستجيبوا لهم وجعلنا بينهم موبقا","Ve o (kıyamet) günü Allah kâfirlere şöyle buyuracak: \"Ortaklarım ve şefaatçılarınız diye zannettiğiniz putlarınızı çağırın.\" Müşrikler onları çağırırlar, fakat kendilerine cevap vermezler. Biz, kâfirlerle ilâhları arasına ateşten bir engel koymuşuzdur.",{"id":218,"ar":219,"tr":220},53,"ورأى المجرمون النار فظنوا أنهم مواقعوها ولم يجدوا عنها مصرفا","Günahkârlar ateşi görmüşler de artık ona düşeceklerini anlamışlardır. Fakat ondan kaçıp sığınacak bir yer bulamazlar.",{"id":222,"ar":223,"tr":224},54,"ولقد صرفنا في هذا القرآن للناس من كل مثل ۚ وكان الإنسان أكثر شيء جدلا","Şüphesiz biz, bu Kur'ân'da insanlara çeşitli mânâları türlü misallerle açık olarak verdik. İnsan ise, her şeyden çok mücadelecidir.",{"id":226,"ar":227,"tr":228},55,"وما منع الناس أن يؤمنوا إذ جاءهم الهدى ويستغفروا ربهم إلا أن تأتيهم سنة الأولين أو يأتيهم العذاب قبلا","Kendilerine doğru yolu gösteren peygamber geldiğinde insanları, iman etmekten ve Rabblerinden günahlarının mağfiretini istemekten alıkoyan şey sadece geçmiş milletlerin başlarına gelen felaketlerin kendilerine de gelmesini veya ahiret azabının ansızın göz göre göre gelip çatmasını beklemek olmuştur.",{"id":230,"ar":231,"tr":232},56,"وما نرسل المرسلين إلا مبشرين ومنذرين ۚ ويجادل الذين كفروا بالباطل ليدحضوا به الحق ۖ واتخذوا آياتي وما أنذروا هزوا","Halbuki biz peygamberleri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfir olanlar ise hakkı, batılla ortadan kaldırmak için mücadele ediyorlar. Onlar, âyetlerimizi ve korkutuldukları azabı da alaya almışlardır.",{"id":234,"ar":235,"tr":236},57,"ومن أظلم ممن ذكر بآيات ربه فأعرض عنها ونسي ما قدمت يداه ۚ إنا جعلنا على قلوبهم أكنة أن يفقهوه وفي آذانهم وقرا ۖ وإن تدعهم إلى الهدى فلن يهتدوا إذا أبدا","Rabbinin âyetleriyle nasihat edilip de onlardan yüz çeviren ve daha önce işlediği günahları unutandan daha zalim kim olabilir? Biz onların kalbleri üzerine (Kur'ân'ı) anlamalarına engel olan bir ağırlık, kulaklarına da sağırlık verdik. Ey Muhammed! Sen onları doğru yola çağırsan da onlar asla hidayete ermezler.",{"id":238,"ar":239,"tr":240},58,"وربك الغفور ذو الرحمة ۖ لو يؤاخذهم بما كسبوا لعجل لهم العذاب ۚ بل لهم موعد لن يجدوا من دونه موئلا","Bununla beraber rahmet sahibi olan Rabbin çok bağışlayıcıdır, tevbe eden kullarına rahmeti boldur. Eğer Allah, işledikleri günahlar yüzünden onları hemen cezalandıracak olsaydı, onlara hemen azab ederdi. Fakat onlara vaad edilen bir zaman vardır ki, o geldiğinde Allah'ın azabından bir kurtuluş yeri bulamazlar.",{"id":242,"ar":243,"tr":244},59,"وتلك القرى أهلكناهم لما ظلموا وجعلنا لمهلكهم موعدا","İşte zulmettikleri için helak ettiğimiz şehirler! Biz onların helâkleri için de belirli bir zaman tayin etmiştik.",{"id":246,"ar":247,"tr":248},60,"وإذ قال موسى لفتاه لا أبرح حتى أبلغ مجمع البحرين أو أمضي حقبا","Ey Muhammed! Bir vakit Musa genç adamına demişti ki: \"İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim, yahut senelerce gideceğim.\"",{"id":250,"ar":251,"tr":252},61,"فلما بلغا مجمع بينهما نسيا حوتهما فاتخذ سبيله في البحر سربا","Bunun üzerine ikisi de iki denizin birleştiği yere vardıklarında balıklarını unuttular. Bu arada balık, denizde yolunu bulup kaybolmuştu.",{"id":254,"ar":255,"tr":256},62,"فلما جاوزا قال لفتاه آتنا غداءنا لقد لقينا من سفرنا هذا نصبا","İki denizin birleştiği yeri geçtikleri zaman, Musa genç arkadaşına: \"Kuşluk yemeğimizi getir. Gerçekten biz bu yolculuğumuzda epey yorulduk\" dedi.",{"id":258,"ar":259,"tr":260},63,"قال أرأيت إذ أوينا إلى الصخرة فإني نسيت الحوت وما أنسانيه إلا الشيطان أن أذكره ۚ واتخذ سبيله في البحر عجبا","Adam: \"Gördün mü! dedi. Kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unutmuşum. Onu hatırlamamı, muhakkak şeytan bana unutturdu. O denizde garip bir yol tutup gitmişti.\"",{"id":262,"ar":263,"tr":264},64,"قال ذلك ما كنا نبغ ۚ فارتدا على آثارهما قصصا","Musa da demişti ki: \"İşte aradığımız o idi.\" Bunun üzerine izlerine dönüp gerisin geri gittiler.",{"id":266,"ar":267,"tr":268},65,"فوجدا عبدا من عبادنا آتيناه رحمة من عندنا وعلمناه من لدنا علما","Nihayet kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş ve tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.",{"id":270,"ar":271,"tr":272},66,"قال له موسى هل أتبعك على أن تعلمن مما علمت رشدا","Musa ona: \"Allah'ın sana öğrettiği ilim ve hikmetten bana da öğretmen için sana tabi olabilir miyim?\" dedi.",{"id":274,"ar":275,"tr":276},67,"قال إنك لن تستطيع معي صبرا","(Hızır) dedi ki: \"Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin.",{"id":278,"ar":279,"tr":280},68,"وكيف تصبر على ما لم تحط به خبرا","\"İçyüzünü kavrayamadığın şeye nasıl sabredeceksin?\"",{"id":282,"ar":283,"tr":284},69,"قال ستجدني إن شاء الله صابرا ولا أعصي لك أمرا","Musa: \"İnşaallah beni sabırlı bulacaksın ve senin hiçbir işine karşı gelmeyeceğim\" dedi.",{"id":286,"ar":287,"tr":288},70,"قال فإن اتبعتني فلا تسألني عن شيء حتى أحدث لك منه ذكرا","(Hızır) dedi ki: \"O halde bana tabi olacaksın; ben sana sırrını anlatmadıkça, hiçbir şey hakkında bana soru sorma!\"",{"id":290,"ar":291,"tr":292},71,"فانطلقا حتى إذا ركبا في السفينة خرقها ۖ قال أخرقتها لتغرق أهلها لقد جئت شيئا إمرا","Bunun üzerine ikisi beraber yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, o kul (Hızır) gemiyi deldi. Musa, ona şöyle dedi: \"Geminin içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın.\"",{"id":294,"ar":295,"tr":296},72,"قال ألم أقل إنك لن تستطيع معي صبرا","(Hızır:) \"Sen benimle asla sabredemezsin, demedim mi?\" dedi.",{"id":298,"ar":299,"tr":300},73,"قال لا تؤاخذني بما نسيت ولا ترهقني من أمري عسرا","Musa dedi ki: \"Unuttuğum şeyden dolayı beni suçlama ve bu işimden dolayı bana bir güçlük çıkarma.\"",{"id":302,"ar":303,"tr":304},74,"فانطلقا حتى إذا لقيا غلاما فقتله قال أقتلت نفسا زكية بغير نفس لقد جئت شيئا نكرا","Yine gittiler. Nihayet bir erkek çocuğa rastladıklarında Hızır hemen onu öldürdü. Musa: \"Kısas olmadan masum bir cana nasıl kıyarsın? Doğrusu sen çok fena bir şey yaptın\" dedi.",{"id":306,"ar":307,"tr":308},75,"۞ قال ألم أقل لك إنك لن تستطيع معي صبرا","Hızır dedi ki: \"Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin demedim mi sana?\"",{"id":310,"ar":311,"tr":312},76,"قال إن سألتك عن شيء بعدها فلا تصاحبني ۖ قد بلغت من لدني عذرا","(Musa) dedi ki: \"Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam bana arkadaş olma! Hakikaten benim tarafımdan ileri sürülebilecek son mazerete ulaştın.",{"id":314,"ar":315,"tr":316},77,"فانطلقا حتى إذا أتيا أهل قرية استطعما أهلها فأبوا أن يضيفوهما فوجدا فيها جدارا يريد أن ينقض فأقامه ۖ قال لو شئت لاتخذت عليه أجرا","Bunun üzerine yine yürüdüler. Nihayet bir köy halkına varıp onlardan yemek istediler. Ancak köy halkı onları misafir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular. Hızır hemen onu doğrulttu. Musa: \"İsteseydin elbet buna karşı bir ücret alırdın\" dedi.",{"id":318,"ar":319,"tr":320},78,"قال هذا فراق بيني وبينك ۚ سأنبئك بتأويل ما لم تستطع عليه صبرا","Hızır dedi ki: \"İşte bu, seninle benim aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana o sabredemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim.\"",{"id":322,"ar":323,"tr":324},79,"أما السفينة فكانت لمساكين يعملون في البحر فأردت أن أعيبها وكان وراءهم ملك يأخذ كل سفينة غصبا","\"Gemi, denizde çalışan bir kaç yoksula aitti. Onu kusurlu kılmak istedim, çünkü onların ilerisinde her sağlam gemiye zorla el koyan bir hükümdar vardı.\"",{"id":326,"ar":327,"tr":328},80,"وأما الغلام فكان أبواه مؤمنين فخشينا أن يرهقهما طغيانا وكفرا","\"Oğlana gelince, onun anababası mümin kimselerdi. Çocuğun onları azgınlık ve inkâra sürüklemesinden korktuk.\"",{"id":330,"ar":331,"tr":332},81,"فأردنا أن يبدلهما ربهما خيرا منه زكاة وأقرب رحما","\"İstedik ki Rabbleri onun yerine kendilerine ondan temizlikçe daha hayırlı ve daha çok merhamet eden birini versin.\"",{"id":334,"ar":335,"tr":336},82,"وأما الجدار فكان لغلامين يتيمين في المدينة وكان تحته كنز لهما وكان أبوهما صالحا فأراد ربك أن يبلغا أشدهما ويستخرجا كنزهما رحمة من ربك ۚ وما فعلته عن أمري ۚ ذلك تأويل ما لم تسطع عليه صبرا","\"Duvar ise, o şehirde iki yetim oğlana ait idi. Duvarın altında onların bir hazinesi vardı. Babaları da iyi bir kimse idi. Onun için Rabbin istedi ki o iki çocuk erginlik çağlarına ersinler ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar. Ve ben bunların hiçbirini kendiliğimden yapmadım. İşte senin sabredemediğin şeylerin içyüzleri budur.\"",{"id":338,"ar":339,"tr":340},83,"ويسألونك عن ذي القرنين ۖ قل سأتلو عليكم منه ذكرا","Bir de sana Zülkarneyn'den soruyorlar. De ki: Size ondan bir hatıra okuyacağım.",{"id":342,"ar":343,"tr":344},84,"إنا مكنا له في الأرض وآتيناه من كل شيء سببا","Gerçekten biz onu (Zülkarneyn'i) yeryüzünde iktidar sahibi yaptık ve ona ulaşmak istediği her şeyi elde etmesinin bir yolunu verdik.",{"id":346,"ar":347,"tr":348},85,"فأتبع سببا","Derken o da bu yollardan birini tutup gitti.",{"id":350,"ar":351,"tr":352},86,"حتى إذا بلغ مغرب الشمس وجدها تغرب في عين حمئة ووجد عندها قوما ۗ قلنا يا ذا القرنين إما أن تعذب وإما أن تتخذ فيهم حسنا","Nihayet güneşin battığı yere vardığı zaman, güneşi, (sanki) kara bir balçıkta batıyor buldu. Bir de bunun yanında bir kavim buldu. Biz ona dedik ki: \"Ey Zülkarneyn! Onları ya cezalandırırsın veya onların hakkında iyi davranırsın.\"",{"id":354,"ar":355,"tr":356},87,"قال أما من ظلم فسوف نعذبه ثم يرد إلى ربه فيعذبه عذابا نكرا","O da demişti ki: \"Kim haksızlık ederse muhakkak ona azab edeceğiz; Sonra Rabbine geri döndürülecek, O da onu görülmemiş bir azabla cezalandırır.\"",{"id":358,"ar":359,"tr":360},88,"وأما من آمن وعمل صالحا فله جزاء الحسنى ۖ وسنقول له من أمرنا يسرا","\"Amma her kim de iman edip iyi bir iş yaparsa, buna da en güzel mükâfat vardır. Biz ona dünyada kolaylık gösterir zor işlere koşmayız.\"",{"id":362,"ar":363,"tr":364},89,"ثم أتبع سببا","Sonra Zülkarneyn yine bir yol tuttu.",{"id":366,"ar":367,"tr":368},90,"حتى إذا بلغ مطلع الشمس وجدها تطلع على قوم لم نجعل لهم من دونها سترا","Nihayet güneşin doğduğu yere vardığında, güneşin kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğmakta olduğunu gördü.",{"id":370,"ar":371,"tr":372},91,"كذلك وقد أحطنا بما لديه خبرا","İşte Zülkarneyn'in kudret ve saltanatı böyleydi. Ve biz onun yanında olan her şeyi bilgimizle kuşatmıştık.",{"id":374,"ar":363,"tr":375},92,"Sonra yine bir yol tuttu.",{"id":377,"ar":378,"tr":379},93,"حتى إذا بلغ بين السدين وجد من دونهما قوما لا يكادون يفقهون قولا","Nihayet iki dağ arasına ulaştığında onların önünde, hemen hiç söz anlamayan bir kavim bulmuştu.",{"id":381,"ar":382,"tr":383},94,"قالوا يا ذا القرنين إن يأجوج ومأجوج مفسدون في الأرض فهل نجعل لك خرجا على أن تجعل بيننا وبينهم سدا","Dediler ki: \"Ey Zülkarneyn! Ye'cuc ve Me'cuc bu yerde fesat çıkarıyorlar. Onun için, bizimle onlar arasında bir sed yapman şartıyla sana bir vergi versek olur mu?\"",{"id":385,"ar":386,"tr":387},95,"قال ما مكني فيه ربي خير فأعينوني بقوة أجعل بينكم وبينهم ردما","Dedi ki: \"Rabbimin bana vermiş olduğu servet ve saltanat, sizin vereceğiniz şeyden daha hayırlıdır. Bana maddî yardımda bulunun da sizinle onların arasına en sağlam seddi yapayım.",{"id":389,"ar":390,"tr":391},96,"آتوني زبر الحديد ۖ حتى إذا ساوى بين الصدفين قال انفخوا ۖ حتى إذا جعله نارا قال آتوني أفرغ عليه قطرا","\"Bana, demir kütleleri getirin.\" Nihayet dağın iki ucunu denkleştirdiği vakit: \"Ateş yakıp körükleyin\" dedi. Demiri bir ateş koru haline getirince. \"Bana erimiş bakır getirin üzerine dökeyim\" dedi.",{"id":393,"ar":394,"tr":395},97,"فما اسطاعوا أن يظهروه وما استطاعوا له نقبا","Artık Ye'cuc ve Me'cuc bu seti ne aşabildiler ne de delebildiler.",{"id":397,"ar":398,"tr":399},98,"قال هذا رحمة من ربي ۖ فإذا جاء وعد ربي جعله دكاء ۖ وكان وعد ربي حقا","Zülkarneyn dedi ki: \"Bu Rabbimin bir lütfudur. Rabbimin vaadi geldiği vakit de onu dümdüz yapacaktır. Rabbimin vaadi de haktır.",{"id":401,"ar":402,"tr":403},99,"۞ وتركنا بعضهم يومئذ يموج في بعض ۖ ونفخ في الصور فجمعناهم جمعا","Biz o gün (kıyamet günü) onları bırakıvermişizdir. Dalgalar halinde birbirlerine girerler, Sûr'a da üfürülmüştür. Böylece onların hepsini bir araya toplamışızdır.",{"id":405,"ar":406,"tr":407},100,"وعرضنا جهنم يومئذ للكافرين عرضا","Ve cehennemi o gün kâfirlere öyle bir göstereceğiz ki!",{"id":409,"ar":410,"tr":411},101,"الذين كانت أعينهم في غطاء عن ذكري وكانوا لا يستطيعون سمعا","Onlar ki, beni hatırlatan âyetlerimden gözleri bir örtü içindeydi. İşitmeye de tahammül edemiyorlardı.",{"id":413,"ar":414,"tr":415},102,"أفحسب الذين كفروا أن يتخذوا عبادي من دوني أولياء ۚ إنا أعتدنا جهنم للكافرين نزلا","O kâfirler, beni bırakıp da kullarımı dostlar edineceklerini mi sandılar? Doğrusu biz cehennemi o kâfirlere bir konukluk olarak hazırladık.",{"id":417,"ar":418,"tr":419},103,"قل هل ننبئكم بالأخسرين أعمالا","De ki: Amelleri en çok boşa gidenleri size bildirelim mi?",{"id":421,"ar":422,"tr":423},104,"الذين ضل سعيهم في الحياة الدنيا وهم يحسبون أنهم يحسنون صنعا","Onların dünya hayatında çalışmaları boşa gitmiştir. Oysa onlar güzel işler yaptıklarını sanıyorlardı.",{"id":425,"ar":426,"tr":427},105,"أولئك الذين كفروا بآيات ربهم ولقائه فحبطت أعمالهم فلا نقيم لهم يوم القيامة وزنا","İşte onlar, Rabblerinin âyetlerini ve O'nun huzuruna çıkacaklarını inkâr etmişlerdir de bu yüzden iyilik altında yaptıkları bütün amelleri boşa gitmiştir. Artık kıyamet günü onlar için hiçbir ölçü tutturmayız.",{"id":429,"ar":430,"tr":431},106,"ذلك جزاؤهم جهنم بما كفروا واتخذوا آياتي ورسلي هزوا","İşte böyle, onların cezaları cehennemdir. Çünkü inkâr etmişler ve benim âyetlerimi, peygamberlerimi alaya almışlardır.",{"id":433,"ar":434,"tr":435},107,"إن الذين آمنوا وعملوا الصالحات كانت لهم جنات الفردوس نزلا","İman edip salih ameller işleyenlere gelince, onlar için Firdevs cennetleri konak olmuştur.",{"id":437,"ar":438,"tr":439},108,"خالدين فيها لا يبغون عنها حولا","İçlerinde ebedî olarak kalacaklar, oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir. Bu hatırlatma ve uyarmayı yeterli görmeyip de daha fazla açıklama isteyenlere karşı ey Muhammed!",{"id":441,"ar":442,"tr":443},109,"قل لو كان البحر مدادا لكلمات ربي لنفد البحر قبل أن تنفد كلمات ربي ولو جئنا بمثله مددا","Deki: \"Eğer Rabbimin sözlerini yazmak için deniz mürekkep olsa, Rabbimin sözleri tükenmeden önce, deniz muhakkak tükenecekti, bir mislini daha yardımcı getirsek bile.\"",{"id":8,"ar":445,"tr":446},"قل إنما أنا بشر مثلكم يوحى إلي أنما إلهكم إله واحد ۖ فمن كان يرجو لقاء ربه فليعمل عملا صالحا ولا يشرك بعبادة ربه أحدا","De ki: \"Ben de sizin gibi ancak bir beşerim. Ne var ki, bana ilâhınızın ancak bir ilâh olduğu vahyolunuyor. Onun için her kim Rabbine kavuşmayı arzu ederse iyi amel işlesin ve Rabbine yaptığı ibadete hiç kimseyi ortak etmesin.\""]