[{"data":1,"prerenderedAt":-1},["ShallowReactive",2],{"sure-20":3},{"id":4,"name":5,"transliteration":6,"type":7,"total_verses":8,"ayetler":9},20,"طه","Taha","meccan",135,[10,13,17,21,25,29,33,37,41,45,49,53,57,61,65,69,73,77,81,85,88,92,96,100,104,108,112,116,120,124,128,132,136,140,144,148,152,156,160,164,168,172,176,180,184,188,192,196,200,204,208,212,216,220,224,228,232,236,240,244,248,252,256,260,264,268,272,276,280,284,288,292,296,300,304,308,312,316,320,324,328,332,336,340,344,348,352,356,360,364,368,372,376,380,384,388,392,396,400,404,408,412,416,420,424,428,432,436,440,444,448,452,456,460,464,468,472,476,480,484,488,492,496,500,504,508,512,516,520,524,528,532,536,540,544],{"id":11,"ar":5,"tr":12},1,"Tâ, Hâ,",{"id":14,"ar":15,"tr":16},2,"ما أنزلنا عليك القرآن لتشقى","Ey Muhammed! Kur'ân'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.",{"id":18,"ar":19,"tr":20},3,"إلا تذكرة لمن يخشى","Ancak Allah'tan korkan kimse için bir öğüt olarak (indirdik.)",{"id":22,"ar":23,"tr":24},4,"تنزيلا ممن خلق الأرض والسماوات العلى","Yeri ve yüce gökleri yaratanın katından yavaş yavaş bir indirilişle (onu) indirdik.",{"id":26,"ar":27,"tr":28},5,"الرحمن على العرش استوى","O Rahmân (kudret ve hakimiyyetiyle) Arş'a hakim oldu.",{"id":30,"ar":31,"tr":32},6,"له ما في السماوات وما في الأرض وما بينهما وما تحت الثرى","Bütün göklerde olanlar, bütün yerdekiler, bu ikisinin arasında ve toprağın altıda bulunanlar O'nundur.",{"id":34,"ar":35,"tr":36},7,"وإن تجهر بالقول فإنه يعلم السر وأخفى","Sen (Allah'a ettiğin dua ve zikirle) sesini yükseltirsen (bilki Allah bundan mustağnîdir.). Çünkü O şüphesiz gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.",{"id":38,"ar":39,"tr":40},8,"الله لا إله إلا هو ۖ له الأسماء الحسنى","Allah O'dur ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. En güzel isimler O'nundur.",{"id":42,"ar":43,"tr":44},9,"وهل أتاك حديث موسى","(Habîbim!) Musa'nın (başından geçen hayat) hikayesi sana geldi mi?",{"id":46,"ar":47,"tr":48},10,"إذ رأى نارا فقال لأهله امكثوا إني آنست نارا لعلي آتيكم منها بقبس أو أجد على النار هدى","Hani o bir ateş görmüştü de, ailesine: \"Yerinizde durun, benim gözüme bir ateş ilişti, belki size bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum\" demişti.",{"id":50,"ar":51,"tr":52},11,"فلما أتاها نودي يا موسى","Ateşe vardığı zaman şöyle çağrıldı: \"Ey Musa!",{"id":54,"ar":55,"tr":56},12,"إني أنا ربك فاخلع نعليك ۖ إنك بالواد المقدس طوى","\"Ben şüphesiz senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar, çünkü sen kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasın.\"",{"id":58,"ar":59,"tr":60},13,"وأنا اخترتك فاستمع لما يوحى","\"Ben seni seçtim, şimdi (sana) vahyolunacak şeyleri dinle.\"",{"id":62,"ar":63,"tr":64},14,"إنني أنا الله لا إله إلا أنا فاعبدني وأقم الصلاة لذكري","Şüphesiz ben Allah'ım, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Onun için bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl.",{"id":66,"ar":67,"tr":68},15,"إن الساعة آتية أكاد أخفيها لتجزى كل نفس بما تسعى","Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Onun vaktini gizli tutuyorum ki, herkes yaptığının karşılığını görsün.",{"id":70,"ar":71,"tr":72},16,"فلا يصدنك عنها من لا يؤمن بها واتبع هواه فتردى","Sakın kıyamete inanmayıp, kendi heva ve hevesine uyan kimse seni, ona iman etmekten alıkoymasın; sonra helak olursun.",{"id":74,"ar":75,"tr":76},17,"وما تلك بيمينك يا موسى","Ey Musa! Sağ elindeki nedir?",{"id":78,"ar":79,"tr":80},18,"قال هي عصاي أتوكأ عليها وأهش بها على غنمي ولي فيها مآرب أخرى","Musa dedi: \"O benim asâm (değneğim) dır, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkerim ve onda başka hacetlerim (faydalanacağım şeyler) de var\"",{"id":82,"ar":83,"tr":84},19,"قال ألقها يا موسى","Allah: \"Ey Musa! onu (yere) bırak\"dedi.",{"id":4,"ar":86,"tr":87},"فألقاها فإذا هي حية تسعى","Musa da onu bıraktı, bir de ne görsün! o bir yılan olmuş koşuyor.",{"id":89,"ar":90,"tr":91},21,"قال خذها ولا تخف ۖ سنعيدها سيرتها الأولى","Allah buyurdu ki: \"Tut onu, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz\"",{"id":93,"ar":94,"tr":95},22,"واضمم يدك إلى جناحك تخرج بيضاء من غير سوء آية أخرى","\"Bir de diğer bir mucize olmak üzere elini koynuna koy ki, kusursuz olarak bembeyaz çıksın.\"",{"id":97,"ar":98,"tr":99},23,"لنريك من آياتنا الكبرى","\"Bunları sana en büyük mucizelerimizden (bir kısmını) gösterelim diye yaptık.\"",{"id":101,"ar":102,"tr":103},24,"اذهب إلى فرعون إنه طغى","\"Firavun'a git, çünkü o hakikaten azdı.\"",{"id":105,"ar":106,"tr":107},25,"قال رب اشرح لي صدري","Musa dedi ki: \"Ey Rabbim! Benim göğsüme genişlik ver,",{"id":109,"ar":110,"tr":111},26,"ويسر لي أمري","İşimi kolaylaştır,",{"id":113,"ar":114,"tr":115},27,"واحلل عقدة من لساني","Dilimden düğümü çöz",{"id":117,"ar":118,"tr":119},28,"يفقهوا قولي","Ki, sözümü iyi anlasınlar.",{"id":121,"ar":122,"tr":123},29,"واجعل لي وزيرا من أهلي","Bir de bana ailemden bir vezir ver.",{"id":125,"ar":126,"tr":127},30,"هارون أخي","Kardeşim Harun'u (ver).",{"id":129,"ar":130,"tr":131},31,"اشدد به أزري","Onunla arkamı kuvvetlendir.",{"id":133,"ar":134,"tr":135},32,"وأشركه في أمري","(Elçilik) işimde onu bana ortak et.",{"id":137,"ar":138,"tr":139},33,"كي نسبحك كثيرا","Ki seni çok tesbih edelim.",{"id":141,"ar":142,"tr":143},34,"ونذكرك كثيرا","Seni çok analım.",{"id":145,"ar":146,"tr":147},35,"إنك كنت بنا بصيرا","Şüphe yok ki sen bizi görüp duruyorsun.\"",{"id":149,"ar":150,"tr":151},36,"قال قد أوتيت سؤلك يا موسى","Allah buyurdu: \"Ey Musa! Dilediğin (şeyler) sana verildi.\"",{"id":153,"ar":154,"tr":155},37,"ولقد مننا عليك مرة أخرى","\"And olsun biz, sana diğer bir defa daha ihsan etmiştik\"",{"id":157,"ar":158,"tr":159},38,"إذ أوحينا إلى أمك ما يوحى","Hani bir vakit ilham edilmesi gereken (ancak ilham ile bilinebilen) şu ilhamı annene verdik:",{"id":161,"ar":162,"tr":163},39,"أن اقذفيه في التابوت فاقذفيه في اليم فليلقه اليم بالساحل يأخذه عدو لي وعدو له ۚ وألقيت عليك محبة مني ولتصنع على عيني","\"Onu (Musa'yı) tabut içine koy da denize bırak. Deniz de onu sahile atsın. Onu hem bana düşman, hem ona düşman olan biri alsın.\" Bir de benim gözetimim altında yetiştirilmen için, üzerine katımdan bir sevgi bırakmıştım. (Ey Musa!)",{"id":165,"ar":166,"tr":167},40,"إذ تمشي أختك فتقول هل أدلكم على من يكفله ۖ فرجعناك إلى أمك كي تقر عينها ولا تحزن ۚ وقتلت نفسا فنجيناك من الغم وفتناك فتونا ۚ فلبثت سنين في أهل مدين ثم جئت على قدر يا موسى","Hani kız kardeşin (Firavun'un sarayına) giderek: \"Ona bakacak birini size buluvereyim mi? diyordu. Böylece seni tekrar annene verdik ki, gözü aydın olsun da kederlenmesin. Hem sen, bir adam öldürdün de seni gamdan kurtardık. Seni çeşitli musibetlerle imtihan ettik. Bu sebeple yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra ey Musa! Belli bir çağa (peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa) geldin.",{"id":169,"ar":170,"tr":171},41,"واصطنعتك لنفسي","Ben, seni kendime (peygamber) seçtim.",{"id":173,"ar":174,"tr":175},42,"اذهب أنت وأخوك بآياتي ولا تنيا في ذكري","Sen kardeşinle birlikte mucizelerimle git. İkiniz de beni anmakta gevşeklik etmeyin.",{"id":177,"ar":178,"tr":179},43,"اذهبا إلى فرعون إنه طغى","Firavun'a gidin, çünkü o gerçekten azdı.",{"id":181,"ar":182,"tr":183},44,"فقولا له قولا لينا لعله يتذكر أو يخشى","Varın da ona yumuşak söz söyleyin; olur ki, öğüt dinler, yahut korkar.",{"id":185,"ar":186,"tr":187},45,"قالا ربنا إننا نخاف أن يفرط علينا أو أن يطغى","(Musa ile Harun) \"Rabbimiz! Onun bize kötülük yapmasından veya azgınlığını artırmasından korkarız\" dediler.",{"id":189,"ar":190,"tr":191},46,"قال لا تخافا ۖ إنني معكما أسمع وأرى","Allah buyurdu ki: \"Korkmayın, zira ben sizinle beraberim, işitir ve görürüm.\"",{"id":193,"ar":194,"tr":195},47,"فأتياه فقولا إنا رسولا ربك فأرسل معنا بني إسرائيل ولا تعذبهم ۖ قد جئناك بآية من ربك ۖ والسلام على من اتبع الهدى","Hemen gidin de Firavun'a deyin ki: \"Biz Rabbinin (sana gönderilen) elçileriyiz. Artık İsrailoğulları'nı bizimle gönder, onlara azab etme; biz sana Rabbinden bir mucize ile geldik. Selam doğru yolda gidenleredir.\"",{"id":197,"ar":198,"tr":199},48,"إنا قد أوحي إلينا أن العذاب على من كذب وتولى","\"Bize kesin olarak vahyolundu ki, azab şüphesiz (gerçeği) inkâr edip ona sırt çevirenleredir.\"",{"id":201,"ar":202,"tr":203},49,"قال فمن ربكما يا موسى","Firavun: \"Ey Musa! Sizin Rabbiniz kimdir?\" dedi.",{"id":205,"ar":206,"tr":207},50,"قال ربنا الذي أعطى كل شيء خلقه ثم هدى","Musa: \"Bizim Rabbimiz her şeye şeklini veren, sonra da yolunu gösterendir.\" dedi.",{"id":209,"ar":210,"tr":211},51,"قال فما بال القرون الأولى","Firavun: \"Öyleyse geçmiş asırlar (daki insanlar)ın durumu nedir?\" dedi.",{"id":213,"ar":214,"tr":215},52,"قال علمها عند ربي في كتاب ۖ لا يضل ربي ولا ينسى","Musa dedi ki: \"Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz.\"",{"id":217,"ar":218,"tr":219},53,"الذي جعل لكم الأرض مهدا وسلك لكم فيها سبلا وأنزل من السماء ماء فأخرجنا به أزواجا من نبات شتى","\"Yeryüzünü sizin için bir döşek yapan, oradan sizin için yollar açan ve gökten bir su indiren O'dur.\" İşte biz o su ile türlü türlü bitkilerden çiftler çıkardık.",{"id":221,"ar":222,"tr":223},54,"كلوا وارعوا أنعامكم ۗ إن في ذلك لآيات لأولي النهى","Hem siz yiyin, hem de hayvanlarınızı otlatın. Akıl sahibleri için bunda nice ibretler vardır!",{"id":225,"ar":226,"tr":227},55,"۞ منها خلقناكم وفيها نعيدكم ومنها نخرجكم تارة أخرى","Sizi yerden (topraktan) yarattık, yine (ölümünüzden sonra) ona döndüreceğiz. Hem de ondan sizi bir kere daha çıkaracağız.",{"id":229,"ar":230,"tr":231},56,"ولقد أريناه آياتنا كلها فكذب وأبى","And olsun ki, biz, Firavun'a mucizelerimizin hepsini gösterdik. Böyle iken o yine onları yalan sayıp kabulden çekindi.",{"id":233,"ar":234,"tr":235},57,"قال أجئتنا لتخرجنا من أرضنا بسحرك يا موسى","(Firavun Musa'ya şöyle) dedi: \"Ey Musa! Sen sihrinle bizi yerimizden çıkarmak için mi geldin bize?\"",{"id":237,"ar":238,"tr":239},58,"فلنأتينك بسحر مثله فاجعل بيننا وبينك موعدا لا نخلفه نحن ولا أنت مكانا سوى","\"O halde biz de senin sihrin gibi bir sihirle sana geleceğiz (karşına çıkacağız); şimdi bizimle senin aranda bir vakit ve bir buluşma yeri tayin et ki; ne senin, ne bizim caymayacağımız uygun bir yer olsun.\"",{"id":241,"ar":242,"tr":243},59,"قال موعدكم يوم الزينة وأن يحشر الناس ضحى","Musa: \"Sizinle buluşma zamanı, süs (bayramı) günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir.\" dedi.",{"id":245,"ar":246,"tr":247},60,"فتولى فرعون فجمع كيده ثم أتى","Bunun üzerine Firavun döndü gitti ve bütün hile vasıtalarını topladıktan sonra geldi.",{"id":249,"ar":250,"tr":251},61,"قال لهم موسى ويلكم لا تفتروا على الله كذبا فيسحتكم بعذاب ۖ وقد خاب من افترى","Musa onlara dedi ki: \"Yazıklar olsun size! Allah'a yalan uydur mayın. Sonra bir azab ile kökünüzü keser. Gerçekten (Allah'a) iftira eden hüsrana uğramıştır.\"",{"id":253,"ar":254,"tr":255},62,"فتنازعوا أمرهم بينهم وأسروا النجوى","Sihirbazlar aralarında işlerini tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttular",{"id":257,"ar":258,"tr":259},63,"قالوا إن هذان لساحران يريدان أن يخرجاكم من أرضكم بسحرهما ويذهبا بطريقتكم المثلى","(Sihirbazlar daha sonra Musa ve Harun'u göstererek şöyle) dediler: \"Bu ikisi muhakkak sihirbazdır; büyüleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak ve de örnek dininizi yok etmek istiyorlar.\"",{"id":261,"ar":262,"tr":263},64,"فأجمعوا كيدكم ثم ائتوا صفا ۚ وقد أفلح اليوم من استعلى","\"Onun için bütün tuzaklarınızı bir araya getirin, sonra hep bir sıra halinde gelin. Bugün üstün gelen muhakkak zafer kazanmıştır.\"",{"id":265,"ar":266,"tr":267},65,"قالوا يا موسى إما أن تلقي وإما أن نكون أول من ألقى","Sihirbazlar: \"Ey Musa! Ya sen at, yahud ilk atan biz olalım\" dediler.",{"id":269,"ar":270,"tr":271},66,"قال بل ألقوا ۖ فإذا حبالهم وعصيهم يخيل إليه من سحرهم أنها تسعى","Musa dedi ki: \"Hayır, siz atın.\" Bir de ne görsün! Onların ipleri ve değnekleri, yaptıkları sihirden ötürü kendisine sanki yürüyorlarmış gibi geldi.",{"id":273,"ar":274,"tr":275},67,"فأوجس في نفسه خيفة موسى","Bu yüzden Musa içinde bir korku hissetti.",{"id":277,"ar":278,"tr":279},68,"قلنا لا تخف إنك أنت الأعلى","Biz dedik ki: \"Korkma, çünkü sen muhakkak üstünsün (galib geleceksin) \"",{"id":281,"ar":282,"tr":283},69,"وألق ما في يمينك تلقف ما صنعوا ۖ إنما صنعوا كيد ساحر ۖ ولا يفلح الساحر حيث أتى","\"Sağ elindekini atıver, o, onların yaptıklarını yutar. Çünkü onların yaptıkları ancak bir büyücü tuzağıdır. Büyücü ise, her nerede olursa olsun başarıya ulaşamaz.\"",{"id":285,"ar":286,"tr":287},70,"فألقي السحرة سجدا قالوا آمنا برب هارون وموسى","Sonunda bütün sihirbazlar secdeye kapandılar, \"Musa ile Harun'un Rabbine iman ettik\" dediler.",{"id":289,"ar":290,"tr":291},71,"قال آمنتم له قبل أن آذن لكم ۖ إنه لكبيركم الذي علمكم السحر ۖ فلأقطعن أيديكم وأرجلكم من خلاف ولأصلبنكم في جذوع النخل ولتعلمن أينا أشد عذابا وأبقى","Firavun: \"Ben size izin vermeden mi ona iman ettiniz? O, muhakkak size sihir öğreten büyüğünüzdür. And olsun ki, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve muhakkak sizi hurma dallarına asacağım. Böylece hangimizin azabının daha şiddetli ve devamlı olduğunu bileceksiniz\" dedi.",{"id":293,"ar":294,"tr":295},72,"قالوا لن نؤثرك على ما جاءنا من البينات والذي فطرنا ۖ فاقض ما أنت قاض ۖ إنما تقضي هذه الحياة الدنيا","(İman eden sihirbazlar şöyle) dediler: \"Bize gelen bu açık mucizeler ve bizi yaratana karşı, asla seni tercih edemeyiz. Ne hüküm vereceksen ver. Sen, ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin.\"",{"id":297,"ar":298,"tr":299},73,"إنا آمنا بربنا ليغفر لنا خطايانا وما أكرهتنا عليه من السحر ۗ والله خير وأبقى","\"Doğrusu biz hem günahlarımıza, hem bizi zorladığın sihre karşı, bizi bağışlasın diye, Rabbimize iman ettik. Allah (sevabça senden) daha hayırlı ve (azab verme bakımından da) daha devamlıdır.\"",{"id":301,"ar":302,"tr":303},74,"إنه من يأت ربه مجرما فإن له جهنم لا يموت فيها ولا يحيى","Her kim Rabbine suçlu olarak varırsa, şüphesiz ki ona cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de dirilir.",{"id":305,"ar":306,"tr":307},75,"ومن يأته مؤمنا قد عمل الصالحات فأولئك لهم الدرجات العلى","Kim de ona bir mümin olarak salih ameller işlemiş olduğu halde varırsa, işte onlara en yüksek dereceler vardır.",{"id":309,"ar":310,"tr":311},76,"جنات عدن تجري من تحتها الأنهار خالدين فيها ۚ وذلك جزاء من تزكى","Adn cennetleri vardır ki, altlarından ırmaklar akar, onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. Ve işte bu, (küfür ve isyandan) arınanların mükafatıdır. Meâli Şerifi",{"id":313,"ar":314,"tr":315},77,"ولقد أوحينا إلى موسى أن أسر بعبادي فاضرب لهم طريقا في البحر يبسا لا تخاف دركا ولا تخشى","Gerçekten Musa'ya şöyle vahyettik: \"Kullarımla geceleyin yürü (Mısır'dan çık) de (asânı vurarak) onlara denizde kuru bir yol aç; (artık firavun tarafından) yetişilmekten korkmazsın ve (boğulmaktan) endişe de etmezsin.\"",{"id":317,"ar":318,"tr":319},78,"فأتبعهم فرعون بجنوده فغشيهم من اليم ما غشيهم","Firavun ordularıyla hemen onları takip etti, denizden kendilerini sarıveren (korkunç boğulma) sarıverdi",{"id":321,"ar":322,"tr":323},79,"وأضل فرعون قومه وما هدى","Böylece Firavun kavmini yanlış yola sürükledi ve doğru yola götürmedi.",{"id":325,"ar":326,"tr":327},80,"يا بني إسرائيل قد أنجيناكم من عدوكم وواعدناكم جانب الطور الأيمن ونزلنا عليكم المن والسلوى","Ey İsrailoğulları! Sizleri düşmanınızdan kurtardık ve Tûr dağının sağ yanında size söz verdik, üzerinize de kudret helvası ve bıldırcın indirdik.",{"id":329,"ar":330,"tr":331},81,"كلوا من طيبات ما رزقناكم ولا تطغوا فيه فيحل عليكم غضبي ۖ ومن يحلل عليه غضبي فقد هوى","Size verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yiyin ve bunda taşkınlık etmeyin, sonra üzerinize gazabım iner. Kimin üzerine de gazabım inerse, muhakkak o mahvolur.",{"id":333,"ar":334,"tr":335},82,"وإني لغفار لمن تاب وآمن وعمل صالحا ثم اهتدى","Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen, sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için çok bağışlayıcıyım.",{"id":337,"ar":338,"tr":339},83,"۞ وما أعجلك عن قومك يا موسى","\"Ey Musa! Seni kavminden (ayırıp) daha çabuk (gelmeye) sevkeden nedir?\" (dedik.)",{"id":341,"ar":342,"tr":343},84,"قال هم أولاء على أثري وعجلت إليك رب لترضى","Musa: \"Onlar benim izimdeler (arkamdan beni takip edip geliyorlar). Ben sana acele ettim (geldim) ki, hoşnud olasın\" dedi.",{"id":345,"ar":346,"tr":347},85,"قال فإنا قد فتنا قومك من بعدك وأضلهم السامري","Allah: \"Doğrusu biz senden sonra kavmini imtihan ettik. Sâmirî onları saptırdı\" dedi.",{"id":349,"ar":350,"tr":351},86,"فرجع موسى إلى قومه غضبان أسفا ۚ قال يا قوم ألم يعدكم ربكم وعدا حسنا ۚ أفطال عليكم العهد أم أردتم أن يحل عليكم غضب من ربكم فأخلفتم موعدي","Hemen Musa öfkeli ve üzgün olarak kavmine döndü (onlara şöyle) dedi: \"Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaad ile söz vermedi mi? Size bu süre mi çok uzun geldi, yoksa Rabbinizden size bir gazab inmesini arzu ettiniz de mi, bana olan vaadinizden caydınız?\"",{"id":353,"ar":354,"tr":355},87,"قالوا ما أخلفنا موعدك بملكنا ولكنا حملنا أوزارا من زينة القوم فقذفناها فكذلك ألقى السامري","Onlar dediler ki: \"Biz sana verdiğimiz sözden, kendiliğimizden caymadık. Fakat biz o (Kıbtî) kavminin süs eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiştik. Onları (ateşe) attık. Sâmirî de (kendi mücevheratını) böylece atmıştı.\"",{"id":357,"ar":358,"tr":359},88,"فأخرج لهم عجلا جسدا له خوار فقالوا هذا إلهكم وإله موسى فنسي","Nihayet Sâmirî onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Bunun üzerine Sâmirî ve adamları: \"İşte sizin de, Musa'nın da ilâhı budur, ama o unuttu\" dediler.",{"id":361,"ar":362,"tr":363},89,"أفلا يرون ألا يرجع إليهم قولا ولا يملك لهم ضرا ولا نفعا","Onlar görmüyorlar mıydı ki, o buzağı, kendilerine hiçbir sözle karşılık veremiyor; onlara ne bir zarar, ne de bir yarar vermeye sahip bulunamıyordu.",{"id":365,"ar":366,"tr":367},90,"ولقد قال لهم هارون من قبل يا قوم إنما فتنتم به ۖ وإن ربكم الرحمن فاتبعوني وأطيعوا أمري","And olsun ki Harun daha önce onlara: \"Ey kavmim! Siz bununla (buzağı ile) imtihana çekildiniz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahmân'dır. Gelin bana uyun ve emrime itaat edin\" demişti.",{"id":369,"ar":370,"tr":371},91,"قالوا لن نبرح عليه عاكفين حتى يرجع إلينا موسى","Onlar (cevap olarak şöyle) demişlerdi: \"Musa bize dönüp gelinceye kadar, biz ona tapmaya elbette devam edeceğiz.\"",{"id":373,"ar":374,"tr":375},92,"قال يا هارون ما منعك إذ رأيتهم ضلوا","(Musa gelince kardeşine şöyle) dedi: \"Ey Harun! bunların sapıklığa düştüğünü gördüğün vakit, seni engelleyen ne oldu?\"",{"id":377,"ar":378,"tr":379},93,"ألا تتبعن ۖ أفعصيت أمري","\"(Neden) benim yolumu takip etmedin, benim emrime karşı mı geldin?\"",{"id":381,"ar":382,"tr":383},94,"قال يا ابن أم لا تأخذ بلحيتي ولا برأسي ۖ إني خشيت أن تقول فرقت بين بني إسرائيل ولم ترقب قولي","Harun: \"Ey anamın oğlu! Sakalımı ve başımı (saçımı) tutma. Ben senin 'İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözüme bakmadın' diyeceğinden korktum.\" dedi.",{"id":385,"ar":386,"tr":387},95,"قال فما خطبك يا سامري","(Hz. Musa bu defa Sâmirî'ye dönerek) \"Ey Sâmirî! Senin bu yaptığın nedir?\" dedi.",{"id":389,"ar":390,"tr":391},96,"قال بصرت بما لم يبصروا به فقبضت قبضة من أثر الرسول فنبذتها وكذلك سولت لي نفسي","Sâmirî: \"Onların görmedikleri bir şey gördüm: (Sana gelen) ilâhî elçinin (Cebrail'in) izinden bir avuç (toprak) aldım ve onu (erimiş mücevheratın içine) attım. Bunu, bana böylece nefsim hoş gösterdi\" dedi.",{"id":393,"ar":394,"tr":395},97,"قال فاذهب فإن لك في الحياة أن تقول لا مساس ۖ وإن لك موعدا لن تخلفه ۖ وانظر إلى إلهك الذي ظلت عليه عاكفا ۖ لنحرقنه ثم لننسفنه في اليم نسفا","(Musa ona şöyle) dedi: \"Haydi çekil git. Artık senin için hayat boyunca, 'benimle temas yok' diye söylemen var (bir vahşi gibi yapayalnız yaşamağa mahkum olacaksın). Hem senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Bir de ibadet edip durduğun ilâhına bak; elbette biz onu yakacağız, sonra da kül edip muhakkak onu denize savuracağız.\"",{"id":397,"ar":398,"tr":399},98,"إنما إلهكم الله الذي لا إله إلا هو ۚ وسع كل شيء علما","Sizin ilâhınız, ancak kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah'dır. Onun ilmi her şeyi kuşatmıştır.",{"id":401,"ar":402,"tr":403},99,"كذلك نقص عليك من أنباء ما قد سبق ۚ وقد آتيناك من لدنا ذكرا","(Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana katımızdan bir zikir (düşünüp kendisinden ibret alınacak bir kitab) verdik.",{"id":405,"ar":406,"tr":407},100,"من أعرض عنه فإنه يحمل يوم القيامة وزرا","Kim ondan yüz çevirirse, şüphesiz o, kıyamet günü bir günah yüklenecektir.",{"id":409,"ar":410,"tr":411},101,"خالدين فيه ۖ وساء لهم يوم القيامة حملا","Devamlı o azabın altında kalacaklar. Kıyamet günü onlar için, bu ne fena bir yüktür!",{"id":413,"ar":414,"tr":415},102,"يوم ينفخ في الصور ۚ ونحشر المجرمين يومئذ زرقا","Sûr'a üfürüleceği gün ki biz suçluları o gün, (gözleri korkudan) göğermiş olarak mahşerde toplayacağız.",{"id":417,"ar":418,"tr":419},103,"يتخافتون بينهم إن لبثتم إلا عشرا","\"Siz dünyada sadece on(gün) kaldınız\" diye kendi aralarında gizli gizli konuşurlar.",{"id":421,"ar":422,"tr":423},104,"نحن أعلم بما يقولون إذ يقول أمثلهم طريقة إن لبثتم إلا يوما","Aralarında ne konuşacaklarını biz çok iyi biliriz. Görüşü en üstün olan: \"Ancak bir gün kaldınız\" diyecektir.",{"id":425,"ar":426,"tr":427},105,"ويسألونك عن الجبال فقل ينسفها ربي نسفا","(Ey Muhammed!) Sana dağlar(ın kıyametteki durumunu) sorarlar, de ki: \"Rabbim onları ufalayıp savuracak.\"",{"id":429,"ar":430,"tr":431},106,"فيذرها قاعا صفصفا","\"Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak.\"",{"id":433,"ar":434,"tr":435},107,"لا ترى فيها عوجا ولا أمتا","\"Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin.\"",{"id":437,"ar":438,"tr":439},108,"يومئذ يتبعون الداعي لا عوج له ۖ وخشعت الأصوات للرحمن فلا تسمع إلا همسا","O gün, hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye (Sûr'a üfleyenin çağrısına) uyarlar. Öyleki, Rahmân'ın heybetinden sesler kısılmıştır. Artık bir fısıltıdan başka hiçbir şey işitemezsin.",{"id":441,"ar":442,"tr":443},109,"يومئذ لا تنفع الشفاعة إلا من أذن له الرحمن ورضي له قولا","O gün, Rahmân'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnud olduğu kimselerden başkasının şefaatı fayda vermez.",{"id":445,"ar":446,"tr":447},110,"يعلم ما بين أيديهم وما خلفهم ولا يحيطون به علما","Allah, onların geleceklerini de, geçmişlerini de bilir. Onlar ise O'nu ilmen kavrayamazlar.",{"id":449,"ar":450,"tr":451},111,"۞ وعنت الوجوه للحي القيوم ۖ وقد خاب من حمل ظلما","Bütün yüzler, diri ve bütün yarattıklarını gözetip duran Allah'a baş eğmiştir. Bir zulüm yüklenen gerçekten hüsrana uğramıştır.",{"id":453,"ar":454,"tr":455},112,"ومن يعمل من الصالحات وهو مؤمن فلا يخاف ظلما ولا هضما","Her kim de mümin olarak salih amelleri işlerse, artık o, ne bir haksızlıktan ve ne de çiğnenmekden korkar.",{"id":457,"ar":458,"tr":459},113,"وكذلك أنزلناه قرآنا عربيا وصرفنا فيه من الوعيد لعلهم يتقون أو يحدث لهم ذكرا","İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik. Onda tehditlerden nice türlüsünü tekrar tekrar açıkladık ki belki sakınırlar, yahut onlara bir ibret ve uyanış verir.",{"id":461,"ar":462,"tr":463},114,"فتعالى الله الملك الحق ۗ ولا تعجل بالقرآن من قبل أن يقضى إليك وحيه ۖ وقل رب زدني علما","Hükmü her yerde geçerli gerçek hükümdar olan Allah yücedir. (Ey Muhammed!) Kur'ân sana vahyedilirken, vahiy bitmeden önce (unutma korkusu ile) Kur'ân'ı okumada acele etme; \"Rabbim! benim ilmimi artır\" de.",{"id":465,"ar":466,"tr":467},115,"ولقد عهدنا إلى آدم من قبل فنسي ولم نجد له عزما","Doğrusu bundan önce Âdem'e (bu ağaçtan yeme diye) emrettik, fakat unuttu ve biz onda bir azim (bir kararlılık) bulmadık.",{"id":469,"ar":470,"tr":471},116,"وإذ قلنا للملائكة اسجدوا لآدم فسجدوا إلا إبليس أبى","Bir vakit meleklere: \"Âdem(e hürmet) için secde edin\" demiştik; İblis'ten başka hepsi secde etmiş, o çekinmişti.",{"id":473,"ar":474,"tr":475},117,"فقلنا يا آدم إن هذا عدو لك ولزوجك فلا يخرجنكما من الجنة فتشقى","Biz de (Âdem'e) şöyle demiştik: \"Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis) sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra bedbaht olursun (sıkıntı çeker, perişan olursun).\"",{"id":477,"ar":478,"tr":479},118,"إن لك ألا تجوع فيها ولا تعرى","\"Doğrusu senin acıkmaman ve çıplak kalmaman (ancak) cennettedir. \"",{"id":481,"ar":482,"tr":483},119,"وأنك لا تظمأ فيها ولا تضحى","Ve sen orada ne susarsın, ne de güneşin sıcağında kalırsın\"",{"id":485,"ar":486,"tr":487},120,"فوسوس إليه الشيطان قال يا آدم هل أدلك على شجرة الخلد وملك لا يبلى","Nihayet şeytan ona vesvese verdi. Şöyle dedi: \"Ey Âdem! Sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi?\"",{"id":489,"ar":490,"tr":491},121,"فأكلا منها فبدت لهما سوآتهما وطفقا يخصفان عليهما من ورق الجنة ۚ وعصى آدم ربه فغوى","Bunun üzerine ikisi de o ağaçtan yediler. Hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp görünüverdi. Ve üzerlerine cennet yaprağından örtüp yamamaya başladılar. Âdem Rabbinin emrinden çıktı da şaşırdı.",{"id":493,"ar":494,"tr":495},122,"ثم اجتباه ربه فتاب عليه وهدى","Sonra Rabbi, onu seçti de tevbesini kabul buyurdu ve ona doğru yolu gösterdi.",{"id":497,"ar":498,"tr":499},123,"قال اهبطا منها جميعا ۖ بعضكم لبعض عدو ۖ فإما يأتينكم مني هدى فمن اتبع هداي فلا يضل ولا يشقى","Allah (onlara) şöyle dedi: \"Birbirinize düşman olmak üzere hepiniz oradan (cennetten) inin. Artık benden size bir hidayet (kitab) geldiği zaman, kim benim hidayetime uyarsa işte o, sapıklığa düşmez ve (ahirette) zahmet çekmez.",{"id":501,"ar":502,"tr":503},124,"ومن أعرض عن ذكري فإن له معيشة ضنكا ونحشره يوم القيامة أعمى","Her kim de benim zikrimden (Kur'ân'dan) yüz çevirirse, (bilsin ki) ona dar bir geçim vardır ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz.",{"id":505,"ar":506,"tr":507},125,"قال رب لم حشرتني أعمى وقد كنت بصيرا","(O zaman Kur'ândan yüz çeviren kimse) \"Rabbim! beni niçin kör olarak haşrettin, oysa ben gören bir kimseydim\" der.",{"id":509,"ar":510,"tr":511},126,"قال كذلك أتتك آياتنا فنسيتها ۖ وكذلك اليوم تنسى","Allah: \"Böyledir, sana âyetlerimiz gelmişti de onları sen unutmuştun, bugün de öylece unutulursun\" der.",{"id":513,"ar":514,"tr":515},127,"وكذلك نجزي من أسرف ولم يؤمن بآيات ربه ۚ ولعذاب الآخرة أشد وأبقى","İşte haddi aşanları, Rabbinin âyetlerine inanmayanları biz böyle cezalandırırız. Ve muhakkak ki ahiret azabı (dünya azabından) daha şiddetli ve daha devamlıdır.",{"id":517,"ar":518,"tr":519},128,"أفلم يهد لهم كم أهلكنا قبلهم من القرون يمشون في مساكنهم ۗ إن في ذلك لآيات لأولي النهى","Onları, yerlerinde gezip durdukları şu kendilerinden önce yok ettiğimiz bunca nesiller(in o korkunç akibeti) doğru yola sevk etmedi mi? Doğrusu bunda ibret alacak aklı olanlar için nice deliller vardır.",{"id":521,"ar":522,"tr":523},129,"ولولا كلمة سبقت من ربك لكان لزاما وأجل مسمى","Eğer Rabbinin verdiği bir hüküm ve tayin ettiği bir süre olmasaydı, hemen azaba uğrarlardı.",{"id":525,"ar":526,"tr":527},130,"فاصبر على ما يقولون وسبح بحمد ربك قبل طلوع الشمس وقبل غروبها ۖ ومن آناء الليل فسبح وأطراف النهار لعلك ترضى","O halde, dediklerine sabret; güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısım vakitlerinde ve gündüzün etrafında da tesbih et ki hoşnudluğa eresin.",{"id":529,"ar":530,"tr":531},131,"ولا تمدن عينيك إلى ما متعنا به أزواجا منهم زهرة الحياة الدنيا لنفتنهم فيه ۚ ورزق ربك خير وأبقى","Kâfirlerden bir kısmına, onları sınamak için dünya hayatının zineti olarak verdiğimiz ve onunla kendilerini geçindirdiğimiz şeye (mal ve saltanata) sakın rağbetle bakma. Rabbinin (ahiretteki) rızkı daha hayırlı ve daha devamlıdır.",{"id":533,"ar":534,"tr":535},132,"وأمر أهلك بالصلاة واصطبر عليها ۖ لا نسألك رزقا ۖ نحن نرزقك ۗ والعاقبة للتقوى","(Ey Muhammed!) Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de ona sabırla devam et. Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. Güzel akibet takva sahiplerinindir.",{"id":537,"ar":538,"tr":539},133,"وقالوا لولا يأتينا بآية من ربه ۚ أولم تأتهم بينة ما في الصحف الأولى","(İnkâr edenler): \"Rabbinden bize bir mucize getirse ya\" dediler. Onlara önceki kitablarda olan apaçık deliller gelmedi mi?",{"id":541,"ar":542,"tr":543},134,"ولو أنا أهلكناهم بعذاب من قبله لقالوا ربنا لولا أرسلت إلينا رسولا فنتبع آياتك من قبل أن نذل ونخزى","Eğer biz, onları bundan (peygamber veya Kur'ân'dan) önce bir azab ile yok etseydik, muhakkak \"Ey Rabbimiz! bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmadan önce âyetlerine uysaydık, olmaz mıydı?\" diyeceklerdi.",{"id":8,"ar":545,"tr":546},"قل كل متربص فتربصوا ۖ فستعلمون من أصحاب الصراط السوي ومن اهتدى","De ki: \"Hepimiz beklemekteyiz, siz de bekleyedurun. Şüphesiz düz yolun sahiplerinin kimler olduğunu ve kimlerin doğru yolda bulunduğunu yakında bileceksiniz."]