[{"data":1,"prerenderedAt":-1},["ShallowReactive",2],{"sure-34":3},{"id":4,"name":5,"transliteration":6,"type":7,"total_verses":8,"ayetler":9},34,"سبإ","Saba","meccan",54,[10,14,18,22,26,30,34,38,42,46,50,54,58,62,66,70,74,78,82,86,90,94,98,102,106,110,114,118,122,126,130,134,138,142,145,149,153,157,161,165,169,173,177,181,185,189,193,197,201,205,209,213,217,221],{"id":11,"ar":12,"tr":13},1,"الحمد لله الذي له ما في السماوات وما في الأرض وله الحمد في الآخرة ۚ وهو الحكيم الخبير","Hamd, o Allah'ındır ki göklerde ne var, yerde ne varsa hep O'nundur. Ahirette de hamd O'nundur. O hüküm ve himet sahibidir, herşeyden haberdardır.",{"id":15,"ar":16,"tr":17},2,"يعلم ما يلج في الأرض وما يخرج منها وما ينزل من السماء وما يعرج فيها ۚ وهو الرحيم الغفور","Yere ne giriyor ve ondan ne çıkıyor, gökten ne iniyor ve ona ne çıkıyorsa (Allah) hepsini bilir. O çok merhamet edicidir. Çok bağışlayıcıdır.",{"id":19,"ar":20,"tr":21},3,"وقال الذين كفروا لا تأتينا الساعة ۖ قل بلى وربي لتأتينكم عالم الغيب ۖ لا يعزب عنه مثقال ذرة في السماوات ولا في الأرض ولا أصغر من ذلك ولا أكبر إلا في كتاب مبين","İnkâr edenler: \"Bize o kıyamet saati gelmez.\" dediler. De ki: \"Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbim hakkı için kıyamet size mutlaka gelecektir. O'nun ilminden göklerde ve yerde zerre kadar bir şey kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi muhakkak açık bir kitaptadır.\"",{"id":23,"ar":24,"tr":25},4,"ليجزي الذين آمنوا وعملوا الصالحات ۚ أولئك لهم مغفرة ورزق كريم","Çünkü Allah iman edip iyi ameller işleyenlere mükafat verecektir. İşte onlar için bir mağfiret ve cömertçe verilmiş bol rızık vardır.",{"id":27,"ar":28,"tr":29},5,"والذين سعوا في آياتنا معاجزين أولئك لهم عذاب من رجز أليم","Âyetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara gelince, onlar için de pek kötü ve elem verici bir azab vardır.",{"id":31,"ar":32,"tr":33},6,"ويرى الذين أوتوا العلم الذي أنزل إليك من ربك هو الحق ويهدي إلى صراط العزيز الحميد","Kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyorlar ki, Rabbinden sana indirilen Kur'ân, hakkın kendisidir. O, gücüne nihayet olmayan, her hamde lâyık bulunan Allah'ın yolunu gösteriyor.",{"id":35,"ar":36,"tr":37},7,"وقال الذين كفروا هل ندلكم على رجل ينبئكم إذا مزقتم كل ممزق إنكم لفي خلق جديد","Böyle iken inkâr edenler şöyle dediler: \"Siz öldükten sonra, didik didik parçalandığınız vakit, yeniden bir yaratılış içinde bulunacaksınız diye, size birtakım haberler veren kişiyi gösterelim mi?\"",{"id":39,"ar":40,"tr":41},8,"أفترى على الله كذبا أم به جنة ۗ بل الذين لا يؤمنون بالآخرة في العذاب والضلال البعيد","O, bir yalanı Allah'a iftira mı etti, yoksa kendisinde bir delilik mi var?\" Hayır, doğrusu âhirete inanmayanlar, derin bir sapıklıkla azab içindedirler.",{"id":43,"ar":44,"tr":45},9,"أفلم يروا إلى ما بين أيديهم وما خلفهم من السماء والأرض ۚ إن نشأ نخسف بهم الأرض أو نسقط عليهم كسفا من السماء ۚ إن في ذلك لآية لكل عبد منيب","Ya gökten ve yerden önlerindekine ve arkalarındakine bir bakmazlar mı? Dilesek kendilerini yere geçiriveririz. Yahut gökten üzerlerine parçalar düşürüveririz. Şüphesiz bunda Allah'a yönelen (hakka gönül veren) her kul için bir ibret vardır.",{"id":47,"ar":48,"tr":49},10,"۞ ولقد آتينا داوود منا فضلا ۖ يا جبال أوبي معه والطير ۖ وألنا له الحديد","Andolsun ki, biz Davud'a tarafımızdan bir fazilet verdik. \"Ey dağlar! Onunla beraber tesbih edin.\" dedik ve bunu kuşlara da (emrettik) ve ona demiri yumuşattık.",{"id":51,"ar":52,"tr":53},11,"أن اعمل سابغات وقدر في السرد ۖ واعملوا صالحا ۖ إني بما تعملون بصير","Bol bol zırhlar yap ve biçimlemede ölçüyü gözet dedik. Siz de iyi işler yapın, çünkü ben her yapacağınızı gözetiyorum.",{"id":55,"ar":56,"tr":57},12,"ولسليمان الريح غدوها شهر ورواحها شهر ۖ وأسلنا له عين القطر ۖ ومن الجن من يعمل بين يديه بإذن ربه ۖ ومن يزغ منهم عن أمرنا نذقه من عذاب السعير","Süleyman'ın emrine de rüzgarı verdik. Sabah gidişi bir aylık, akşam dönüşü bir aylık yol idi. Erimiş bakır menbaını da ona sel gibi akıttık. Hem Rabbi'nin izniyle elinin altında cinlerden de çalışan vardı. Onlardan da kim emrimizden dışarı çıkarsa ona ateş azabından tattırırdık.",{"id":59,"ar":60,"tr":61},13,"يعملون له ما يشاء من محاريب وتماثيل وجفان كالجواب وقدور راسيات ۚ اعملوا آل داوود شكرا ۚ وقليل من عبادي الشكور","Onlar, ona mihrablar, timsaller (heykeller) ve havuzlar gibi çanaklar ve sâbit kazanlardan her ne isterse yaparlardı. Çalışın ey Davud hanedanı, şükür için çalışın. Ama kullarım içinde şükreden azdır.",{"id":63,"ar":64,"tr":65},14,"فلما قضينا عليه الموت ما دلهم على موته إلا دابة الأرض تأكل منسأته ۖ فلما خر تبينت الجن أن لو كانوا يعلمون الغيب ما لبثوا في العذاب المهين","Ne zaman ki Süleyman'a ölümü hükmettik, cinlere onun ölümünü sezdiren olmadı. Yalnız bir güve böceği yere dayandığı asâsını yiyordu. Bu sebeple Süleyman yere yıkılınca ortaya çıktı ki, cinler eğer gaybı bilir olsalar o zilletli azab içinde bekleyip durmazlardı.",{"id":67,"ar":68,"tr":69},15,"لقد كان لسبإ في مسكنهم آية ۖ جنتان عن يمين وشمال ۖ كلوا من رزق ربكم واشكروا له ۚ بلدة طيبة ورب غفور","Andolsun ki Sebe' kavmi için oturdukları yerde bir ibret vardı: Sağ ve soldan iki bahçe! (onlara): \"Rabbinizin rızkından yiyin de O'na şükredin, ne güzel bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rab!\" (denildi).",{"id":71,"ar":72,"tr":73},16,"فأعرضوا فأرسلنا عليهم سيل العرم وبدلناهم بجنتيهم جنتين ذواتي أكل خمط وأثل وشيء من سدر قليل","Fakat onlar (şükürden yüz çevirdiler) bakmadılar. Biz de üzerlerine Arim selini salıverdik ve o güzelim iki bahçelerini buruk yemişli, ılgınlık ve içinde biraz da sidir ağacı bulunan iki harap bahçeye çevirdik.",{"id":75,"ar":76,"tr":77},17,"ذلك جزيناهم بما كفروا ۖ وهل نجازي إلا الكفور","Bunu onlara nankörlüklerinin cezası yaptık ve biz hep böyle çok nankör olanları cezalandırırız.",{"id":79,"ar":80,"tr":81},18,"وجعلنا بينهم وبين القرى التي باركنا فيها قرى ظاهرة وقدرنا فيها السير ۖ سيروا فيها ليالي وأياما آمنين","Biz onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında, sırt sırta şehirler meydana getirmiştik. Ve onlar da muntazam gidiş geliş düzenledik. (Onlara): Buralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyet içinde gezip yürüyün (dedik).",{"id":83,"ar":84,"tr":85},19,"فقالوا ربنا باعد بين أسفارنا وظلموا أنفسهم فجعلناهم أحاديث ومزقناهم كل ممزق ۚ إن في ذلك لآيات لكل صبار شكور","Buna karşı onlar: \"Ey Rabbimiz! Seferlerimizin arasını uzaklaştır\" dediler ve nefislerine zulmettiler. Biz de onları efsanelere çevirdik ve tamamen didik didik dağıttık. Şüphesiz ki bunda çok şükredecek her sabırlı için elbette ibretler vardır.",{"id":87,"ar":88,"tr":89},20,"ولقد صدق عليهم إبليس ظنه فاتبعوه إلا فريقا من المؤمنين","Yine yemin ederim ki, İblis onlar hakkındaki zannını hakikaten doğru buldu da içlerinde müminlerden ibaret bir gruptan başkası ona uydular.",{"id":91,"ar":92,"tr":93},21,"وما كان له عليهم من سلطان إلا لنعلم من يؤمن بالآخرة ممن هو منها في شك ۗ وربك على كل شيء حفيظ","Halbuki İblis'in onlar üzerinde hiçbir saltanat kudreti yoktu. Fakat biz ahirete imanı olanı belli edecek, ondan şüphe içinde bulunandan ayırt edecektik. Öyle ya Rabb'in her şeyi gözetleyendir.",{"id":95,"ar":96,"tr":97},22,"قل ادعوا الذين زعمتم من دون الله ۖ لا يملكون مثقال ذرة في السماوات ولا في الأرض وما لهم فيهما من شرك وما له منهم من ظهير","De ki: \"Allah'ı bırakıp da tanrı saydığınız putlarınıza istediğiniz kadar yalvarın. Onların ne göklerde, ne yerde zerre kadar güçleri yetmez. Onların, bunlarda bir ortaklığı da yok. Allah'ın da onlardan bir yardımcısı yoktur.\"",{"id":99,"ar":100,"tr":101},23,"ولا تنفع الشفاعة عنده إلا لمن أذن له ۚ حتى إذا فزع عن قلوبهم قالوا ماذا قال ربكم ۖ قالوا الحق ۖ وهو العلي الكبير","Allah'ın huzurunda şefaat da fayda vermez. Ancak izin verdiği kimseninki müstesna. Nihayet kalblerinden dehşet giderildiği zaman \"Rabbiniz ne buyurdu?\" derler. (Şefaat sahipleri de): \"Hakkı söyledi\" derler. O, her şeyden yüksek ve büyüktür.",{"id":103,"ar":104,"tr":105},24,"۞ قل من يرزقكم من السماوات والأرض ۖ قل الله ۖ وإنا أو إياكم لعلى هدى أو في ضلال مبين","De ki: \"Size göklerden ve yerden rızık veren kimdir?\" Yine de ki: \"Allah'tır, herhalde ya biz, ya da siz mutlak bir hidayet üzerindeyiz veya açık bir sapıklık içindeyiz.\"",{"id":107,"ar":108,"tr":109},25,"قل لا تسألون عما أجرمنا ولا نسأل عما تعملون","De ki: \"Siz bizim yaptığımız günahlardan sorumlu tutulmazsınız. Biz de sizin yaptıklarınızdan sorumlu olmayız.\"",{"id":111,"ar":112,"tr":113},26,"قل يجمع بيننا ربنا ثم يفتح بيننا بالحق وهو الفتاح العليم","De ki: \"Rabbimiz hepimizi bir araya toplayacak, sonra da hak hükmü ile aramızı ayıracaktır. Asıl hüküm veren ve her şeyi bilen O'dur.\"",{"id":115,"ar":116,"tr":117},27,"قل أروني الذين ألحقتم به شركاء ۖ كلا ۚ بل هو الله العزيز الحكيم","De ki: \"O'na ortak diye takıştırdıklarınızı bana gösterin bakayım! Hayır, öyle şey yoktur, doğrusu güçlü ve hikmet sahibi olan ancak Allah'tır.\"",{"id":119,"ar":120,"tr":121},28,"وما أرسلناك إلا كافة للناس بشيرا ونذيرا ولكن أكثر الناس لا يعلمون","Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.",{"id":123,"ar":124,"tr":125},29,"ويقولون متى هذا الوعد إن كنتم صادقين","Ve: \"Eğer gerçekçiyseniz bu vaad ne zaman olacak?\" diyorlar.",{"id":127,"ar":128,"tr":129},30,"قل لكم ميعاد يوم لا تستأخرون عنه ساعة ولا تستقدمون","De ki: \"Size vaad edilen öyle bir gündür ki, ondan ne bir an geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz.\"",{"id":131,"ar":132,"tr":133},31,"وقال الذين كفروا لن نؤمن بهذا القرآن ولا بالذي بين يديه ۗ ولو ترى إذ الظالمون موقوفون عند ربهم يرجع بعضهم إلى بعض القول يقول الذين استضعفوا للذين استكبروا لولا أنتم لكنا مؤمنين","Kâfirler: \"Biz ne bu Kur'ân'a inanırız, ne de ondan öncekilere.\" dediler. Fakat o zalimler yakalanıp Rablerinin huzuruna durduruldukları zaman, birbirlerine söz atarken bir görsen! Bir taraftan zayıf düşürülenler, o büyüklük taslayanlara: \"Siz olmasaydınız biz mutlaka mümin olurduk\" derler.",{"id":135,"ar":136,"tr":137},32,"قال الذين استكبروا للذين استضعفوا أنحن صددناكم عن الهدى بعد إذ جاءكم ۖ بل كنتم مجرمين","Diğer taraftan büyüklük taslayanlar, zayıf düşürülenlere: \"Size hidayet geldikten sonra, sizi ondan biz mi çevirdik? Hayır, siz kendiniz suçluydunuz.\" derler.",{"id":139,"ar":140,"tr":141},33,"وقال الذين استضعفوا للذين استكبروا بل مكر الليل والنهار إذ تأمروننا أن نكفر بالله ونجعل له أندادا ۚ وأسروا الندامة لما رأوا العذاب وجعلنا الأغلال في أعناق الذين كفروا ۚ هل يجزون إلا ما كانوا يعملون","O zayıf düşürülenler de o büyüklük taslayanlara: \"Hayır, (işiniz) gece, gündüz hilekârlıktı. Çünkü siz bize Allah'ı inkâr etmemizi ve O'na eş koşmamızı emrediyordunuz.\" derler. Bunlar azabı gördükleri zaman içlerinden pişmanlık getirmektedirler. Biz de o kâfirlerin boyunlarına demir halkalar geçirmişizdir. Onlar sadece yaptıklarının cezasını çekiyorlardır.",{"id":4,"ar":143,"tr":144},"وما أرسلنا في قرية من نذير إلا قال مترفوها إنا بما أرسلتم به كافرون","Biz herhangi bir memlekete tehlikeyi haber veren bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın refah ile şımartılmış olanları: \"Biz sizin gönderildiğiniz şeyleri tanımayız.\" dediler.",{"id":146,"ar":147,"tr":148},35,"وقالوا نحن أكثر أموالا وأولادا وما نحن بمعذبين","Ve yine dediler ki: \"Biz malca da daha çoğuz, evlatça da, bize azab edilmez.\"",{"id":150,"ar":151,"tr":152},36,"قل إن ربي يبسط الرزق لمن يشاء ويقدر ولكن أكثر الناس لا يعلمون","De ki: \"Rabbim rızkı dilediğine genişletir, dilediğine sıkar. Fakat insanların çoğu bilmezler.\"",{"id":154,"ar":155,"tr":156},37,"وما أموالكم ولا أولادكم بالتي تقربكم عندنا زلفى إلا من آمن وعمل صالحا فأولئك لهم جزاء الضعف بما عملوا وهم في الغرفات آمنون","Halbuki sizi huzurumuza yaklaştıracak olan, mallarınız ve evlatlarınız değildir. Ancak iman edip de salih amel işleyenlere gelince, işte onların amellerine karşı kendilerine kat kat mükafat vardır. Onlar cennet köşklerinde emniyet içindedirler.",{"id":158,"ar":159,"tr":160},38,"والذين يسعون في آياتنا معاجزين أولئك في العذاب محضرون","Âyetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara gelince, işte onlar Hakk'ın huzuruna azab içinde getirileceklerdir.",{"id":162,"ar":163,"tr":164},39,"قل إن ربي يبسط الرزق لمن يشاء من عباده ويقدر له ۚ وما أنفقتم من شيء فهو يخلفه ۖ وهو خير الرازقين","De ki: \"Gerçekten Rabbim kullarından dilediği kimseye rızkı hem genişletir, hem daraltır. Her neyi hayra harcarsanız O, onun yerine başkasını verir. Hem O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.\"",{"id":166,"ar":167,"tr":168},40,"ويوم يحشرهم جميعا ثم يقول للملائكة أهؤلاء إياكم كانوا يعبدون","O gün Allah, onları hep birlikte mahşere toplayacak, sonra meleklere: \"Şunlar size mi tapıyorlardı?\" diyecektir.",{"id":170,"ar":171,"tr":172},41,"قالوا سبحانك أنت ولينا من دونهم ۖ بل كانوا يعبدون الجن ۖ أكثرهم بهم مؤمنون","Onlar da: \"Seni tenzih ederiz. Bizim onlara karşı sığınacak velimiz sensin. Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı. Çoğu onlara inanmışlardı.\" diyecekler.",{"id":174,"ar":175,"tr":176},42,"فاليوم لا يملك بعضكم لبعض نفعا ولا ضرا ونقول للذين ظلموا ذوقوا عذاب النار التي كنتم بها تكذبون","İşte o gün birbirinize ne bir menfaate, ne de bir zarara sahip olabilirsiniz. Ve biz o zulmedenlere: \"Tadın bakalım o yalan deyip durduğunuz ateşin azabını!\" deriz.",{"id":178,"ar":179,"tr":180},43,"وإذا تتلى عليهم آياتنا بينات قالوا ما هذا إلا رجل يريد أن يصدكم عما كان يعبد آباؤكم وقالوا ما هذا إلا إفك مفترى ۚ وقال الذين كفروا للحق لما جاءهم إن هذا إلا سحر مبين","Karşılarında açık deliller halinde âyetlerimiz okunduğu zaman o zalimler: \"Bu, başka değil, sırf sizi atalarınızın taptığı tanrılardan men etmek isteyen bir adam.\" dediler. Ve: \"Bu (Kur'ân), başka bir şey değil, sırf uydurulmuş bir iftira\" dediler. O kâfirler, hak kendilerine geldiği zaman: \"Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değil.\" dediler.",{"id":182,"ar":183,"tr":184},44,"وما آتيناهم من كتب يدرسونها ۖ وما أرسلنا إليهم قبلك من نذير","Halbuki biz onlara öyle ders alacakları kitaplar göndermedik. Kendilerine senden önce bir uyarıcı da göndermedik.",{"id":186,"ar":187,"tr":188},45,"وكذب الذين من قبلهم وما بلغوا معشار ما آتيناهم فكذبوا رسلي ۖ فكيف كان نكير","Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hem bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine eremediler. Peygamberlerimi yalanladılar, ama beni inkâr edişin sonu nasıl oldu?",{"id":190,"ar":191,"tr":192},46,"۞ قل إنما أعظكم بواحدة ۖ أن تقوموا لله مثنى وفرادى ثم تتفكروا ۚ ما بصاحبكم من جنة ۚ إن هو إلا نذير لكم بين يدي عذاب شديد","De ki: \"Size sadece bir tek nasihat edeceğim. Şöyle ki: Allah için ikişer, üçer ve teker teker kalkarsınız, sonra da iyi düşünürsünüz.\" Arkadaşınızda (peygamberde) delilikten eser yoktur. O, yalnız şiddetli bir azabın önünde, sizi sakındıracak bir peygaberdir.",{"id":194,"ar":195,"tr":196},47,"قل ما سألتكم من أجر فهو لكم ۖ إن أجري إلا على الله ۖ وهو على كل شيء شهيد","De ki: \"Ben sizden herhangi bir ücret istemem, O sizin içindir. Benim ecrim ancak Allah'a aittir. O, her şeye şahittir.\"",{"id":198,"ar":199,"tr":200},48,"قل إن ربي يقذف بالحق علام الغيوب","De ki: \"Gerçekten Rabbim, hakkı yerli yerine koyar. O, gaybları hakkıyla bilendir.\"",{"id":202,"ar":203,"tr":204},49,"قل جاء الحق وما يبدئ الباطل وما يعيد","De ki: \"Hak geldi, batılın önü de kalmaz, sonu da.\"",{"id":206,"ar":207,"tr":208},50,"قل إن ضللت فإنما أضل على نفسي ۖ وإن اهتديت فبما يوحي إلي ربي ۚ إنه سميع قريب","De ki: \"Eğer ben yanılırsam, yalnız kendi adıma yanılırım. Ve eğer hidayeti bulmuşsam, bilinmeli ki Rabbimin bana vahiy vermesiyledir. Çünkü O, yakındır, işitir, işittirir.\"",{"id":210,"ar":211,"tr":212},51,"ولو ترى إذ فزعوا فلا فوت وأخذوا من مكان قريب","Onları telaşa düştükleri zaman görsen: Artık kaçamak yoktur. Yakın yerden yakalanmışlardır.",{"id":214,"ar":215,"tr":216},52,"وقالوا آمنا به وأنى لهم التناوش من مكان بعيد","Ve: \"O'na iman ettik\" demektedirler. Fakat onlar için (âhiret gibi) uzak bir yerden (imana) el sunmak (ulaşabilmek) nerede?",{"id":218,"ar":219,"tr":220},53,"وقد كفروا به من قبل ۖ ويقذفون بالغيب من مكان بعيد","Halbuki daha önce (dünyada) O'nu inkâr etmişlerdi. Uzak yerden gayba taş atıyorlardı.",{"id":8,"ar":222,"tr":223},"وحيل بينهم وبين ما يشتهون كما فعل بأشياعهم من قبل ۚ إنهم كانوا في شك مريب","Artık kendileriyle arzularının arasına set çekilmiştir. Tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi. Çünkü hepsi işkilli bir şüphe içinde bulunuyorlardı"]