
Yûsuf
En güzel kıssa, Hz. Yûsuf
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
- 1Ayet 1 / 111
الر ۚ تلك آيات الكتاب المبين
Elif, Lâm, Râ. İşte o, apaçık kitabın âyetleridir.
- 2Ayet 2 / 111
إنا أنزلناه قرآنا عربيا لعلكم تعقلون
Biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik, umulur ki akledersiniz.
- 3Ayet 3 / 111
نحن نقص عليك أحسن القصص بما أوحينا إليك هذا القرآن وإن كنت من قبله لمن الغافلين
Biz sana bu Kur'ân'ı vahyetmemizle kıssaların en güzelini anlatırız. Sen de bundan önce gafillerden idin.
- 4Ayet 4 / 111
إذ قال يوسف لأبيه يا أبت إني رأيت أحد عشر كوكبا والشمس والقمر رأيتهم لي ساجدين
Hani Yûsuf babasına, "Babacığım, ben rüyada on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde eder halde gördüm." demişti.
- 5Ayet 5 / 111
قال يا بني لا تقصص رؤياك على إخوتك فيكيدوا لك كيدا ۖ إن الشيطان للإنسان عدو مبين
Dedi: "Oğulcuğum, rüyanı kardeşlerine anlatma, yoksa sana tuzak kurarlar; şeytan insana apaçık bir düşmandır."
- 6Ayet 6 / 111
وكذلك يجتبيك ربك ويعلمك من تأويل الأحاديث ويتم نعمته عليك وعلى آل يعقوب كما أتمها على أبويك من قبل إبراهيم وإسحاق ۚ إن ربك عليم حكيم
Rabbin seni böyle seçer, sana sözlerin tevilinden öğretir ve senin üzerine ve Ya'kûb hanedanı üzerine nimetini tamamlar; daha önce ataların İbrâhîm ve İshâk üzerine tamamladığı gibi. Rabbin Alîm'dir, Hakîm'dir.
- 7Ayet 7 / 111
۞ لقد كان في يوسف وإخوته آيات للسائلين
Andolsun ki Yûsuf ve kardeşlerinde, sorup isteyenler için âyetler vardır.
- 8Ayet 8 / 111
إذ قالوا ليوسف وأخوه أحب إلى أبينا منا ونحن عصبة إن أبانا لفي ضلال مبين
Hani demişlerdi: "Yûsuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgili, oysa biz güçlü bir topluluğuz. Doğrusu babamız apaçık bir yanılgı içinde."
- 9Ayet 9 / 111
اقتلوا يوسف أو اطرحوه أرضا يخل لكم وجه أبيكم وتكونوا من بعده قوما صالحين
Yûsuf'u öldürün yahut onu bir yere atın ki babanızın yüzü size kalsın ve ondan sonra salih bir kavim olasınız.
- 10Ayet 10 / 111
قال قائل منهم لا تقتلوا يوسف وألقوه في غيابت الجب يلتقطه بعض السيارة إن كنتم فاعلين
İçlerinden bir söyleyen dedi: "Yûsuf'u öldürmeyin, onu kuyunun dibine atın da kervanın bazısı onu bulup alsın; eğer yapanlar iseniz."
- 11Ayet 11 / 111
قالوا يا أبانا ما لك لا تأمنا على يوسف وإنا له لناصحون
Dediler ki: Ey babamız, sana ne oluyor da Yûsuf üzerine bize güvenmiyorsun? Oysa biz onun için öğüt verenleriz.
- 12Ayet 12 / 111
أرسله معنا غدا يرتع ويلعب وإنا له لحافظون
Onu yarın bizimle beraber gönder, gezip oynasın; onu koruyanlarız da.
- 13Ayet 13 / 111
قال إني ليحزنني أن تذهبوا به وأخاف أن يأكله الذئب وأنتم عنه غافلون
Dedi: "Onu götürmeniz beni üzer, korkarım ki kurt yer, siz de ondan gafil olursunuz."
- 14Ayet 14 / 111
قالوا لئن أكله الذئب ونحن عصبة إنا إذا لخاسرون
Demek: "Eğer kurt onu yiyin ve biz güçlü topluluk, o takdirde hüsrana uğrayanlar oluruz."
- 15Ayet 15 / 111
فلما ذهبوا به وأجمعوا أن يجعلوه في غيابت الجب ۚ وأوحينا إليه لتنبئنهم بأمرهم هذا وهم لا يشعرون
Onlar Yusuf'u götürüp de onu kuyunun dibine bırakmaya topluca karar verdiklerinde, biz ona şöyle vahyettik: Andolsun ki sen, hiç farkında olmadıkları bir sırada onlara bu yaptıklarını mutlaka haber vereceksin.
- 16Ayet 16 / 111
وجاءوا أباهم عشاء يبكون
Babalarına akşam vakti ağlayarak geldiler.
- 17Ayet 17 / 111
قالوا يا أبانا إنا ذهبنا نستبق وتركنا يوسف عند متاعنا فأكله الذئب ۖ وما أنت بمؤمن لنا ولو كنا صادقين
Dediler ki: "Ey babamız, biz gittik yarışıyorduk, Yûsuf'u eşyamızın yanında bıraktık da onu kurt yemiş. Biz doğru söylesek de sen bize inanacak değilsin."
- 18Ayet 18 / 111
وجاءوا على قميصه بدم كذب ۚ قال بل سولت لكم أنفسكم أمرا ۖ فصبر جميل ۖ والله المستعان على ما تصفون
Gömleğinin üzerine yalan bir kanla gelip getirdiler. Dedi ki: "Hayır, nefisleriniz size bir işi süsleyip aldattı. Artık güzel bir sabır. Nitelendirdiklerinize karşı yardımına sığınılacak olan Allah'tır."
- 19Ayet 19 / 111
وجاءت سيارة فأرسلوا واردهم فأدلى دلوه ۖ قال يا بشرى هذا غلام ۚ وأسروه بضاعة ۚ والله عليم بما يعملون
Bir kervan geldi, sucularını gönderdiler. O da kovasını sarkıttı. "Müjde! Bu bir oğlan!" dedi. Onu bir sermaye olarak gizlediler. Allah, yaptıklarını Alîm'dir.
- 20Ayet 20 / 111
وشروه بثمن بخس دراهم معدودة وكانوا فيه من الزاهدين
Onu değeri düşürülmüş bir bedele, sayılı birkaç dirheme sattılar; onda rağbet etmeyenlerdendiler.
- 21Ayet 21 / 111
- 22Ayet 22 / 111
- 23Ayet 23 / 111
- 24Ayet 24 / 111
- 25Ayet 25 / 111
- 26Ayet 26 / 111
- 27Ayet 27 / 111
- 28Ayet 28 / 111
- 29Ayet 29 / 111
- 30Ayet 30 / 111
- 31Ayet 31 / 111
- 32Ayet 32 / 111
- 33Ayet 33 / 111
- 34Ayet 34 / 111
- 35Ayet 35 / 111
- 36Ayet 36 / 111
- 37Ayet 37 / 111
- 38Ayet 38 / 111
- 39Ayet 39 / 111
- 40Ayet 40 / 111
- 41Ayet 41 / 111
- 42Ayet 42 / 111
- 43Ayet 43 / 111
- 44Ayet 44 / 111
- 45Ayet 45 / 111
- 46Ayet 46 / 111
- 47Ayet 47 / 111
- 48Ayet 48 / 111
- 49Ayet 49 / 111
- 50Ayet 50 / 111
- 51Ayet 51 / 111
- 52Ayet 52 / 111
- 53Ayet 53 / 111
- 54Ayet 54 / 111
- 55Ayet 55 / 111
- 56Ayet 56 / 111
- 57Ayet 57 / 111
- 58Ayet 58 / 111
- 59Ayet 59 / 111
- 60Ayet 60 / 111
- 61Ayet 61 / 111
- 62Ayet 62 / 111
- 63Ayet 63 / 111
- 64Ayet 64 / 111
- 65Ayet 65 / 111
- 66Ayet 66 / 111
- 67Ayet 67 / 111
- 68Ayet 68 / 111
- 69Ayet 69 / 111
- 70Ayet 70 / 111
- 71Ayet 71 / 111
- 72Ayet 72 / 111
- 73Ayet 73 / 111
- 74Ayet 74 / 111
- 75Ayet 75 / 111
- 76Ayet 76 / 111
- 77Ayet 77 / 111
- 78Ayet 78 / 111
- 79Ayet 79 / 111
- 80Ayet 80 / 111
- 81Ayet 81 / 111
- 82Ayet 82 / 111
- 83Ayet 83 / 111
- 84Ayet 84 / 111
- 85Ayet 85 / 111
- 86Ayet 86 / 111
- 87Ayet 87 / 111
- 88Ayet 88 / 111
- 89Ayet 89 / 111
- 90Ayet 90 / 111
- 91Ayet 91 / 111
- 92Ayet 92 / 111
- 93Ayet 93 / 111
- 94Ayet 94 / 111
- 95Ayet 95 / 111
- 96Ayet 96 / 111
- 97Ayet 97 / 111
- 98Ayet 98 / 111
- 99Ayet 99 / 111
- 100Ayet 100 / 111
- 101Ayet 101 / 111
- 102Ayet 102 / 111
- 103Ayet 103 / 111
- 104Ayet 104 / 111
- 105Ayet 105 / 111
- 106Ayet 106 / 111
- 107Ayet 107 / 111
- 108Ayet 108 / 111
- 109Ayet 109 / 111
- 110Ayet 110 / 111
- 111Ayet 111 / 111



















