
Kâf
Yaratılış, diriliş ve öğüt
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 150:1/45·Kâf
ق ۚ والقرآن المجيد
Kâf. Şanlı Kur'ân'a yemin olsun.
- 250:2/45·Kâf
بل عجبوا أن جاءهم منذر منهم فقال الكافرون هذا شيء عجيب
Aksine, kendilerine onlardan bir uyarıcı geldi diye şaştılar. Kâfirler de dedi: "Bu, şaşılacak bir şey."
- 350:3/45·Kâf
أإذا متنا وكنا ترابا ۖ ذلك رجع بعيد
Ölüp de toprak olduktan sonra mı? İşte o uzak bir dönüştür.
- 450:4/45·Kâf
قد علمنا ما تنقص الأرض منهم ۖ وعندنا كتاب حفيظ
Biliyoruz, yer onlardan ne eksiltir; katımızdaki kitap Hafîz'dir.
- 550:5/45·Kâf
بل كذبوا بالحق لما جاءهم فهم في أمر مريج
Aksine Hakk kendilerine geldiği zaman onu yalanladılar; onlar karmakarışık bir iş içindedir.
- 650:6/45·Kâf
أفلم ينظروا إلى السماء فوقهم كيف بنيناها وزيناها وما لها من فروج
Üstlerinde göğe bakmadılar mı, onu nasıl bina ettik, nasıl süsledik; onda hiçbir çatlak yoktur?
- 750:7/45·Kâf
والأرض مددناها وألقينا فيها رواسي وأنبتنا فيها من كل زوج بهيج
Yeri de yayıp uzattık, oraya sâbit dağlar attık ve orada bakanı hayran bırakan her çeşit çiftten bitirdik.
- 850:8/45·Kâf
تبصرة وذكرى لكل عبد منيب
Yönelen her kul için gönül gözü açıcı ve hatırlatmadır.
- 950:9/45·Kâf
ونزلنا من السماء ماء مباركا فأنبتنا به جنات وحب الحصيد
Gökten mübarek bir su indirdik de onunla cennetler ve biçilmiş ekin taneleri bitirdik.
- 1050:10/45·Kâf
والنخل باسقات لها طلع نضيد
Yüksek hurmalar ki onlar için üst üste dizilmiş tomurcuk vardır.
- 1150:11/45·Kâf
رزقا للعباد ۖ وأحيينا به بلدة ميتا ۚ كذلك الخروج
Kullar için bir rızıktır. Onunla ölü bir beldeyi dirilttik. İşte çıkış da böyledir.
- 1250:12/45·Kâf
كذبت قبلهم قوم نوح وأصحاب الرس وثمود
Onlardan önce Nûh'un kavmi, Ress'in arkadaşları ve Semûd da yalanlamıştı.
- 1350:13/45·Kâf
وعاد وفرعون وإخوان لوط
Âd da, Fir'avn da, Lût'un kardeşleri de.
- 1450:14/45·Kâf
وأصحاب الأيكة وقوم تبع ۚ كل كذب الرسل فحق وعيد
Eyke'nin arkadaşları ve Tübba' kavmi de; hepsi elçileri yalanladı, böylece tehdidim hak oldu.
- 1550:15/45·Kâf
أفعيينا بالخلق الأول ۚ بل هم في لبس من خلق جديد
Evvel yaratmada yorulduk mu? Aksine onlar yeni bir yaratmadan şüphe içindedir.
- 1650:16/45·Kâf
ولقد خلقنا الإنسان ونعلم ما توسوس به نفسه ۖ ونحن أقرب إليه من حبل الوريد
Andolsun ki insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesvese verdiğini biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.
- 1750:17/45·Kâf
إذ يتلقى المتلقيان عن اليمين وعن الشمال قعيد
Hani iki kaydedici melek, sağdan ve soldan oturarak almakta.
- 1850:18/45·Kâf
ما يلفظ من قول إلا لديه رقيب عتيد
Söylemez söz ancak yanında bir Rakîb hazır bulunur.
- 1950:19/45·Kâf
وجاءت سكرة الموت بالحق ۖ ذلك ما كنت منه تحيد
Ölüm sarhoşluğu hak ile geldi. İşte o, kendisinden kaçıp durduğun şeydir.
- 2050:20/45·Kâf
ونفخ في الصور ۚ ذلك يوم الوعيد
Sûr'a üflendi. İşte o, tehdit günüdür.
- 2150:21/45·Kâf
وجاءت كل نفس معها سائق وشهيد
Her nefs, yanında bir sürücü ve bir şahitle geldi.
- 2250:22/45·Kâf
لقد كنت في غفلة من هذا فكشفنا عنك غطاءك فبصرك اليوم حديد
Andolsun ki sen bundan gaflet içindeydin; derken perdeni üzerinden açtık, bugün gözün keskindir.
- 2350:23/45·Kâf
وقال قرينه هذا ما لدي عتيد
Yakın arkadaşı dedi: "Bu, yanımdaki hazır."
- 2450:24/45·Kâf
ألقيا في جهنم كل كفار عنيد
Atın ikiniz cehenneme her azılı nankör inatçıyı!
- 2550:25/45·Kâf
مناع للخير معتد مريب
Hayra durmadan engel olan, haddi aşan, kuşku verici.
- 2650:26/45·Kâf
الذي جعل مع الله إلها آخر فألقياه في العذاب الشديد
O ki, Allah ile birlikte başka bir ilâh kıldı. Haydi onu şiddetli azaba atın!
- 2750:27/45·Kâf
۞ قال قرينه ربنا ما أطغيته ولكن كان في ضلال بعيد
Yakın arkadaşı dedi ki: "Rabbimiz, ben onu azdırmadım, fakat o uzak bir sapkınlık içindeydi."
- 2850:28/45·Kâf
قال لا تختصموا لدي وقد قدمت إليكم بالوعيد
Dedi ki: "Yanımda çekişmeyin; size tehdidi önden göndermiştim."
- 2950:29/45·Kâf
ما يبدل القول لدي وما أنا بظلام للعبيد
Söz yanımda değiştirilmez ve ben kullara zulmedici değilim.
- 3050:30/45·Kâf
يوم نقول لجهنم هل امتلأت وتقول هل من مزيد
O gün Cehennem'e: "Doldun mu?" deriz; o da: "Daha fazlası var mı?" der.
- 3150:31/45·Kâf
وأزلفت الجنة للمتقين غير بعيد
Cennet takva sahipleri için yaklaştırıldı, uzak değil.
- 3250:32/45·Kâf
هذا ما توعدون لكل أواب حفيظ
İşte size vaat olunan budur; Allah'a çokça yönelen, koruması gerekeni koruyan herkes için.
- 3350:33/45·Kâf
من خشي الرحمن بالغيب وجاء بقلب منيب
Kim gaybda Rahmân'dan korkar ve yönelen bir kalple gelirse.
- 3450:34/45·Kâf
ادخلوها بسلام ۖ ذلك يوم الخلود
Oraya esenlikle girin; işte bu, sonsuzluk günüdür.
- 3550:35/45·Kâf
لهم ما يشاءون فيها ولدينا مزيد
Orada diledikleri şey onlarındır, katımızda daha fazlası da var.
- 3650:36/45·Kâf
وكم أهلكنا قبلهم من قرن هم أشد منهم بطشا فنقبوا في البلاد هل من محيص
Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlar, yakalayışça bunlardan daha çetin idiler de beldeleri delik deşik dolaşmışlardı. Kaçacak bir yer var mı?
- 3750:37/45·Kâf
إن في ذلك لذكرى لمن كان له قلب أو ألقى السمع وهو شهيد
Bunda kalbi olan yahut tanık olarak kulak veren için bir hatırlatma vardır.
- 3850:38/45·Kâf
ولقد خلقنا السماوات والأرض وما بينهما في ستة أيام وما مسنا من لغوب
Andolsun ki gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattık; bize bir yorgunluk da dokunmadı.
- 3950:39/45·Kâf
فاصبر على ما يقولون وسبح بحمد ربك قبل طلوع الشمس وقبل الغروب
Sen, onların dediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce ve batışından önce Rabbinin hamdiyle tesbih et.
- 4050:40/45·Kâf
ومن الليل فسبحه وأدبار السجود
Gecenin bir kısmında ve secdelerin arkalarında O'nu tesbih et.
- 4150:41/45·Kâf
واستمع يوم يناد المناد من مكان قريب
Çağırıcının yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.
- 4250:42/45·Kâf
يوم يسمعون الصيحة بالحق ۚ ذلك يوم الخروج
O gün çığlığı Hakk ile işitirler; işte o, çıkış günüdür.
- 4350:43/45·Kâf
إنا نحن نحيي ونميت وإلينا المصير
Dirilten de öldüren de biziz, varış da Bizedir.
- 4450:44/45·Kâf
يوم تشقق الأرض عنهم سراعا ۚ ذلك حشر علينا يسير
Yerin onlardan yarıldığı gün, hızla koşarlar. İşte o, Bize kolay bir toplamadır.
- 4550:45/45·Kâf
نحن أعلم بما يقولون ۖ وما أنت عليهم بجبار ۖ فذكر بالقرآن من يخاف وعيد
Biz onların dediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerine bir zorba değilsin. O halde tehdidimden korkan kimselere Kur'ân ile öğüt ver.












































