
Tûr
Tûr dağı, kitap ve yemin
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 152:1/49·Tûr
والطور
Tûr'a yemin olsun!
- 252:2/49·Tûr
وكتاب مسطور
Satır satır yazılı kitaba.
- 352:3/49·Tûr
في رق منشور
Yayılmış ince deri üzerine yazılmış kitaba.
- 452:4/49·Tûr
والبيت المعمور
Mâmur eve!
- 552:5/49·Tûr
والسقف المرفوع
Yükseltilmiş tavana.
- 652:6/49·Tûr
والبحر المسجور
Tutuşturulmuş denize!
- 752:7/49·Tûr
إن عذاب ربك لواقع
Rabbinin azapı, gerçekleşecek olandır.
- 852:8/49·Tûr
ما له من دافع
Onu engelleyecek hiçbir şey yoktur.
- 952:9/49·Tûr
يوم تمور السماء مورا
O gün gök bir çalkalanışla çalkalanır.
- 1052:10/49·Tûr
وتسير الجبال سيرا
Dağlar yürüye yürür.
- 1152:11/49·Tûr
فويل يومئذ للمكذبين
O gün, yalanlayanların vay haline!
- 1252:12/49·Tûr
الذين هم في خوض يلعبون
Onlar ki boş söze dalarak oynarlar.
- 1352:13/49·Tûr
يوم يدعون إلى نار جهنم دعا
O gün Cehennem ateşine itilip kakılırlar.
- 1452:14/49·Tûr
هذه النار التي كنتم بها تكذبون
Bu, sizin kendisini yalanlamakta olduğunuz ateştir.
- 1552:15/49·Tûr
أفسحر هذا أم أنتم لا تبصرون
Bu bir sihir mi, yoksa siz görmüyor musunuz?
- 1652:16/49·Tûr
اصلوها فاصبروا أو لا تصبروا سواء عليكم ۖ إنما تجزون ما كنتم تعملون
Ona girin. Sonra sabredin ya da sabretmeyin, sizin için eşittir. Sadece yapmakta olduğunuzun karşılığını görmektesiniz.
- 1752:17/49·Tûr
إن المتقين في جنات ونعيم
Takva sahipleri cennetlerde ve naîm içindedir.
- 1852:18/49·Tûr
فاكهين بما آتاهم ربهم ووقاهم ربهم عذاب الجحيم
Rablerinin kendilerine verdiğiyle sefa sürenlerdir; Rableri onları cahîm azabından korudu.
- 1952:19/49·Tûr
كلوا واشربوا هنيئا بما كنتم تعملون
Yiyin, için afiyetle; yapmış olduklarınıza karşılık.
- 2052:20/49·Tûr
متكئين على سرر مصفوفة ۖ وزوجناهم بحور عين
Yaslananlar, dizilmiş tahtlar üzerindedir. Onları iri gözlü hurilerle eşleştirdik.
- 2152:21/49·Tûr
والذين آمنوا واتبعتهم ذريتهم بإيمان ألحقنا بهم ذريتهم وما ألتناهم من عملهم من شيء ۚ كل امرئ بما كسب رهين
İman edip soyları da imanla kendilerine uyanlara gelince, biz onların soylarını da kendilerine kattık. Amellerinden de hiçbir şey eksiltmedik. Her kişi, kazandığı şey karşılığında bir rehindir.
- 2252:22/49·Tûr
وأمددناهم بفاكهة ولحم مما يشتهون
Onlara canlarının çektiği meyve ve etten bol bol verdik.
- 2352:23/49·Tûr
يتنازعون فيها كأسا لا لغو فيها ولا تأثيم
Orada kadehi çekişirler; onda ne boş söz vardır, ne de günaha sokma.
- 2452:24/49·Tûr
۞ ويطوف عليهم غلمان لهم كأنهم لؤلؤ مكنون
Üzerlerinde, onlara ait oğlanlar sanki saklı inciler gibi etrafında dolaşır.
- 2552:25/49·Tûr
وأقبل بعضهم على بعض يتساءلون
Bazıları bazılarına yönelip soruyorlardı.
- 2652:26/49·Tûr
قالوا إنا كنا قبل في أهلنا مشفقين
Dediler ki: "Biz önce ehlımız içinde korkup ürperendik."
- 2752:27/49·Tûr
فمن الله علينا ووقانا عذاب السموم
Allah bize lütufta bulundu ve kavurucu azaptan korudu.
- 2852:28/49·Tûr
إنا كنا من قبل ندعوه ۖ إنه هو البر الرحيم
Biz önceden O'na dua ederdik. O, Berr'dir, Rahîm'dir.
- 2952:29/49·Tûr
فذكر فما أنت بنعمت ربك بكاهن ولا مجنون
Öğüt ver; Rabbinin nimetiyle sen ne kâhinsin ne de deli.
- 3052:30/49·Tûr
أم يقولون شاعر نتربص به ريب المنون
Yoksa "O bir şairdir, zamanın ölüm getiren felaketine uğramasını bekliyoruz" mu diyorlar?
- 3152:31/49·Tûr
قل تربصوا فإني معكم من المتربصين
De ki: "Bekleyin, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."
- 3252:32/49·Tûr
أم تأمرهم أحلامهم بهذا ۚ أم هم قوم طاغون
Yoksa bu onlara rüyalarını mı emrediyor? Yoksa onlar azgın bir kavim mi?
- 3352:33/49·Tûr
أم يقولون تقوله ۚ بل لا يؤمنون
Yoksa "onu uydurdu" mu diyorlar? Aksine, iman etmezler.
- 3452:34/49·Tûr
فليأتوا بحديث مثله إن كانوا صادقين
Eğer doğru sözlü iseler, onun benzeri bir söz getirsinler.
- 3552:35/49·Tûr
أم خلقوا من غير شيء أم هم الخالقون
Yoksa onlar bir şeyden başka yaratılmadı mı, yoksa Hâlık onlar mı?
- 3652:36/49·Tûr
أم خلقوا السماوات والأرض ۚ بل لا يوقنون
Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Aksine, kesin olarak inanmıyorlar.
- 3752:37/49·Tûr
أم عندهم خزائن ربك أم هم المصيطرون
Yoksa Rabbinin hazineleri onların katında mı? Yoksa hâkim olanlar onlar mı?
- 3852:38/49·Tûr
أم لهم سلم يستمعون فيه ۖ فليأت مستمعهم بسلطان مبين
Yoksa onlara ait bir merdiven var da onda mı kulak veriyorlar? Öyleyse dinleyenleri apaçık bir delil getirsin.
- 3952:39/49·Tûr
أم له البنات ولكم البنون
Yoksa kızlar O'na, oğullar da size mi?
- 4052:40/49·Tûr
أم تسألهم أجرا فهم من مغرم مثقلون
Yoksa onlardan ecir mi soruyorsun? Onlar da borçtan dolayı yük altında kalmışlardır.
- 4152:41/49·Tûr
أم عندهم الغيب فهم يكتبون
Yoksa gayb onların katında mı ki yazıp duruyorlar?
- 4252:42/49·Tûr
أم يريدون كيدا ۖ فالذين كفروا هم المكيدون
Yoksa bir keyd mi dilerler? Küfredenler, keydedilenler ta kendileridir.
- 4352:43/49·Tûr
أم لهم إله غير الله ۚ سبحان الله عما يشركون
Yoksa onların Allah'tan başka bir ilâhı mı var? Allah, onların şirk koştuklarından münezzehtir.
- 4452:44/49·Tûr
وإن يروا كسفا من السماء ساقطا يقولوا سحاب مركوم
Eğer gökten bir parça düşerken görseler, 'Üst üste yığılmış bulut' derler.
- 4552:45/49·Tûr
فذرهم حتى يلاقوا يومهم الذي فيه يصعقون
Onları bırak da çarpılacakları günlerine kavuşsunlar.
- 4652:46/49·Tûr
يوم لا يغني عنهم كيدهم شيئا ولا هم ينصرون
O gün keydleri onlara bir şey fayda vermez ve onlara yardım edilmez.
- 4752:47/49·Tûr
وإن للذين ظلموا عذابا دون ذلك ولكن أكثرهم لا يعلمون
Zulmedenlere ondan başka bir azap da vardır, fakat onların çoğu bilmezler.
- 4852:48/49·Tûr
واصبر لحكم ربك فإنك بأعيننا ۖ وسبح بحمد ربك حين تقوم
Rabbinin hükmüne sabret; çünkü sen gözlerimizdesin. Rabbini hamd ile tesbih et; kalktığın vakit.
- 4952:49/49·Tûr
ومن الليل فسبحه وإدبار النجوم
Gecenin bir bölümünde de O'nu tesbih et, yıldızların ardından da.
















































