
Yûnus
Yûnus (a.s) kıssası ve tevhid
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
- 1Ayet 1 / 109
الر ۚ تلك آيات الكتاب الحكيم
Elif, Lâm, Râ. Bunlar Hakîm kitabın âyetleridir.
- 2Ayet 2 / 109
أكان للناس عجبا أن أوحينا إلى رجل منهم أن أنذر الناس وبشر الذين آمنوا أن لهم قدم صدق عند ربهم ۗ قال الكافرون إن هذا لساحر مبين
İnsanlara, içlerinden bir erkeğe 'İnsanları uyar, iman edenleri de Rableri katında kendileri için sarsılmaz bir doğruluk makamı bulunduğuyla müjdele' diye vahyetmemiz şaşılacak şey mi oldu? Kâfirler, 'Bu apaçık bir büyücüdür.' dedi.
- 3Ayet 3 / 109
إن ربكم الله الذي خلق السماوات والأرض في ستة أيام ثم استوى على العرش ۖ يدبر الأمر ۖ ما من شفيع إلا من بعد إذنه ۚ ذلكم الله ربكم فاعبدوه ۚ أفلا تذكرون
Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. İşi çekip çevirir. O'nun izninden sonrası dışında hiçbir şefaatçi yoktur. İşte O Allah, Rabbinizdir; O'na kulluk edin. Düşünüp öğüt almaz mısınız?
- 4Ayet 4 / 109
إليه مرجعكم جميعا ۖ وعد الله حقا ۚ إنه يبدأ الخلق ثم يعيده ليجزي الذين آمنوا وعملوا الصالحات بالقسط ۚ والذين كفروا لهم شراب من حميم وعذاب أليم بما كانوا يكفرون
Dönüşünüz hepiniz O'nadır, Allah'ın vaadi, Hakk'tır. O, yaratmayı başlatır, sonra onu iade eder ki iman edip salihâtı yapanlara adaletle karşılık versin. Küfredenlere gelince, onlara kaynar sudan bir içecek ve küfredegeldikleri şeyden dolayı acıklı bir azap vardır.
- 5Ayet 5 / 109
هو الذي جعل الشمس ضياء والقمر نورا وقدره منازل لتعلموا عدد السنين والحساب ۚ ما خلق الله ذلك إلا بالحق ۚ يفصل الآيات لقوم يعلمون
O, güneşi ışık ve ayı da nûr kılıp menzillerle ona takdir edendir ki yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. Allah bunu ancak Hakk ile yarattı. O, bilen bir kavim için âyetleri ayrıntılı açıklar.
- 6Ayet 6 / 109
إن في اختلاف الليل والنهار وما خلق الله في السماوات والأرض لآيات لقوم يتقون
Geceyle gündüzün değişmesinde ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde, sakınan bir kavim için âyetler vardır.
- 7Ayet 7 / 109
إن الذين لا يرجون لقاءنا ورضوا بالحياة الدنيا واطمأنوا بها والذين هم عن آياتنا غافلون
Bize kavuşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olup onunla mutmain olanlar ve âyetlerimizden gafil olanlar.
- 8Ayet 8 / 109
أولئك مأواهم النار بما كانوا يكسبون
İşte onların barınağı ateştir, kazanmakta oldukları şey sebebiyle.
- 9Ayet 9 / 109
إن الذين آمنوا وعملوا الصالحات يهديهم ربهم بإيمانهم ۖ تجري من تحتهم الأنهار في جنات النعيم
İman edip salihleri yapanları, Rableri îmânları sebebiyle yol gösterir; naîm cennetlerinde altlarından ırmaklar akar.
- 10Ayet 10 / 109
دعواهم فيها سبحانك اللهم وتحيتهم فيها سلام ۚ وآخر دعواهم أن الحمد لله رب العالمين
Oradaki çağrıları: "Sen münezzehsin Allâhümme!" Oradaki selamlaşmaları: "Selâm!" Çağrılarının sonu: "Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'adır."
- 11Ayet 11 / 109
۞ ولو يعجل الله للناس الشر استعجالهم بالخير لقضي إليهم أجلهم ۖ فنذر الذين لا يرجون لقاءنا في طغيانهم يعمهون
Eğer Allah, insanların hayra acele istedikleri gibi şerri çabuklaştırsaydı, süreleri onlara hükmedilirdi. Bize kavuşmayı ummayanları azgınlıklarında bocalar halde bırakırız.
- 12Ayet 12 / 109
وإذا مس الإنسان الضر دعانا لجنبه أو قاعدا أو قائما فلما كشفنا عنه ضره مر كأن لم يدعنا إلى ضر مسه ۚ كذلك زين للمسرفين ما كانوا يعملون
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, yan yatarken de otururken de ayaktayken de Bizi çağırır. Ama sıkıntısını üzerinden giderdiğimiz zaman, sanki kendisine dokunan sıkıntı için Bizi çağırmamış gibi geçer. İşte haddi aşanlara yapmakta oldukları şey böyle süslü gösterildi.
- 13Ayet 13 / 109
ولقد أهلكنا القرون من قبلكم لما ظلموا ۙ وجاءتهم رسلهم بالبينات وما كانوا ليؤمنوا ۚ كذلك نجزي القوم المجرمين
Andolsun ki, sizden önceki nesilleri, zulmettikleri zaman helâk ettik. Elçileri onlara beyyinelerle geldiği halde iman edecek değillerdi. İşte suçlu kavme böyle karşılık veririz.
- 14Ayet 14 / 109
ثم جعلناكم خلائف في الأرض من بعدهم لننظر كيف تعملون
Sonra onların ardlarından sizi yerde halifeler kıldık ki nasıl yapacağınıza bakalım diye.
- 15Ayet 15 / 109
وإذا تتلى عليهم آياتنا بينات ۙ قال الذين لا يرجون لقاءنا ائت بقرآن غير هذا أو بدله ۚ قل ما يكون لي أن أبدله من تلقاء نفسي ۖ إن أتبع إلا ما يوحى إلي ۖ إني أخاف إن عصيت ربي عذاب يوم عظيم
Âyetlerimiz onlara apaçık beyyineler olarak okunduğunda, bize kavuşmayı ummayanlar dedi ki: "Bundan başka bir Kur'ân getir yahut onu değiştir." De ki: "Onu kendi nefsimin tarafından değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Doğrusu ben, Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım."
- 16Ayet 16 / 109
قل لو شاء الله ما تلوته عليكم ولا أدراكم به ۖ فقد لبثت فيكم عمرا من قبله ۚ أفلا تعقلون
De ki: "Eğer Allah dileseydi, onu size okumazdım ve onu size bildirmezdi. Ondan önce içinizde bir ömür kaldım. Akletmez misiniz?"
- 17Ayet 17 / 109
فمن أظلم ممن افترى على الله كذبا أو كذب بآياته ۚ إنه لا يفلح المجرمون
Allah'a karşı yalan uydurandan veya O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Suçlular kurtuluşa ermez.
- 18Ayet 18 / 109
ويعبدون من دون الله ما لا يضرهم ولا ينفعهم ويقولون هؤلاء شفعاؤنا عند الله ۚ قل أتنبئون الله بما لا يعلم في السماوات ولا في الأرض ۚ سبحانه وتعالى عما يشركون
Allah'tan başka, kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyecek olan şeylere kulluk ederler ve: "Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir" derler. De ki: "Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" O, onların şirk koştuklarından münezzehtir ve yücedir.
- 19Ayet 19 / 109
وما كان الناس إلا أمة واحدة فاختلفوا ۚ ولولا كلمة سبقت من ربك لقضي بينهم فيما فيه يختلفون
İnsanlar ancak tek bir ümmetti, ayrılığa düştüler. Rabbin tarafından bir söz geçmiş olmasaydı, ayrılığa düştükleri şeyde aralarında hükmederdi.
- 20Ayet 20 / 109
ويقولون لولا أنزل عليه آية من ربه ۖ فقل إنما الغيب لله فانتظروا إني معكم من المنتظرين
Dediler ki: "Ona Rabbinden bir âyet indirilmesi olmasaydı mı?" De ki: "Gayb Allah'adır, sadece. Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
- 21Ayet 21 / 109
- 22Ayet 22 / 109
- 23Ayet 23 / 109
- 24Ayet 24 / 109
- 25Ayet 25 / 109
- 26Ayet 26 / 109
- 27Ayet 27 / 109
- 28Ayet 28 / 109
- 29Ayet 29 / 109
- 30Ayet 30 / 109
- 31Ayet 31 / 109
- 32Ayet 32 / 109
- 33Ayet 33 / 109
- 34Ayet 34 / 109
- 35Ayet 35 / 109
- 36Ayet 36 / 109
- 37Ayet 37 / 109
- 38Ayet 38 / 109
- 39Ayet 39 / 109
- 40Ayet 40 / 109
- 41Ayet 41 / 109
- 42Ayet 42 / 109
- 43Ayet 43 / 109
- 44Ayet 44 / 109
- 45Ayet 45 / 109
- 46Ayet 46 / 109
- 47Ayet 47 / 109
- 48Ayet 48 / 109
- 49Ayet 49 / 109
- 50Ayet 50 / 109
- 51Ayet 51 / 109
- 52Ayet 52 / 109
- 53Ayet 53 / 109
- 54Ayet 54 / 109
- 55Ayet 55 / 109
- 56Ayet 56 / 109
- 57Ayet 57 / 109
- 58Ayet 58 / 109
- 59Ayet 59 / 109
- 60Ayet 60 / 109
- 61Ayet 61 / 109
- 62Ayet 62 / 109
- 63Ayet 63 / 109
- 64Ayet 64 / 109
- 65Ayet 65 / 109
- 66Ayet 66 / 109
- 67Ayet 67 / 109
- 68Ayet 68 / 109
- 69Ayet 69 / 109
- 70Ayet 70 / 109
- 71Ayet 71 / 109
- 72Ayet 72 / 109
- 73Ayet 73 / 109
- 74Ayet 74 / 109
- 75Ayet 75 / 109
- 76Ayet 76 / 109
- 77Ayet 77 / 109
- 78Ayet 78 / 109
- 79Ayet 79 / 109
- 80Ayet 80 / 109
- 81Ayet 81 / 109
- 82Ayet 82 / 109
- 83Ayet 83 / 109
- 84Ayet 84 / 109
- 85Ayet 85 / 109
- 86Ayet 86 / 109
- 87Ayet 87 / 109
- 88Ayet 88 / 109
- 89Ayet 89 / 109
- 90Ayet 90 / 109
- 91Ayet 91 / 109
- 92Ayet 92 / 109
- 93Ayet 93 / 109
- 94Ayet 94 / 109
- 95Ayet 95 / 109
- 96Ayet 96 / 109
- 97Ayet 97 / 109
- 98Ayet 98 / 109
- 99Ayet 99 / 109
- 100Ayet 100 / 109
- 101Ayet 101 / 109
- 102Ayet 102 / 109
- 103Ayet 103 / 109
- 104Ayet 104 / 109
- 105Ayet 105 / 109
- 106Ayet 106 / 109
- 107Ayet 107 / 109
- 108Ayet 108 / 109
- 109Ayet 109 / 109



















