
Nûr
İffet, âile, nur ayeti
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
- 124:1/64·Nûr
سورة أنزلناها وفرضناها وأنزلنا فيها آيات بينات لعلكم تذكرون
Bir sûredir, onu indirdik, farz kıldık ve onda beyyine âyetler indirdik, umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.
- 224:2/64·Nûr
الزانية والزاني فاجلدوا كل واحد منهما مائة جلدة ۖ ولا تأخذكم بهما رأفة في دين الله إن كنتم تؤمنون بالله واليوم الآخر ۖ وليشهد عذابهما طائفة من المؤمنين
Zina eden kadın ve zina eden erkek, her birine yüz değnek vurun. Allah'a ve âhiret gününe iman ediyorsanız, Allah'ın dini konusunda onlara karşı sizi bir şefkat tutmasın. Onların azabına müminlerden bir topluluk da şahitlik etsin.
- 324:3/64·Nûr
الزاني لا ينكح إلا زانية أو مشركة والزانية لا ينكحها إلا زان أو مشرك ۚ وحرم ذلك على المؤمنين
Zina eden, ancak zina eden veya müşrik olanla nikâhlanır; zina eden kadını da ancak zina eden veya müşrik olan nikâhlar. Bu, müminlere haram kılındı.
- 424:4/64·Nûr
والذين يرمون المحصنات ثم لم يأتوا بأربعة شهداء فاجلدوهم ثمانين جلدة ولا تقبلوا لهم شهادة أبدا ۚ وأولئك هم الفاسقون
İffetli kadınlara iftira atıp sonra dört şahit getirmeyenlere seksen değnek vurun; onların şahitliğini ebediyen kabul etmeyin. İşte onlar fâsıkların ta kendileridir.
- 524:5/64·Nûr
إلا الذين تابوا من بعد ذلك وأصلحوا فإن الله غفور رحيم
Ancak bundan sonra tevbe edip ıslah edenler; Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
- 624:6/64·Nûr
والذين يرمون أزواجهم ولم يكن لهم شهداء إلا أنفسهم فشهادة أحدهم أربع شهادات بالله ۙ إنه لمن الصادقين
Eşlerine atan ve onlar için kendi nefslerinden başka şahit olmayanlar; onlardan birinin şahitliği, Allah ile dört şahitliktir; o doğru sözlülerdendir.
- 724:7/64·Nûr
والخامسة أن لعنت الله عليه إن كان من الكاذبين
Beşincisi, eğer yalan söyleyenlerdense Allah'ın laneti üzerine olsun.
- 824:8/64·Nûr
ويدرأ عنها العذاب أن تشهد أربع شهادات بالله ۙ إنه لمن الكاذبين
Azabı ondan savar ki dört kez Allah ile şahitlik ede, onun yalancılardan olduğuna.
- 924:9/64·Nûr
والخامسة أن غضب الله عليها إن كان من الصادقين
Beşincisi de, eğer kocası doğru söyleyenlerdense, Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını söylemesidir.
- 1024:10/64·Nûr
ولولا فضل الله عليكم ورحمته وأن الله تواب حكيم
Ya üzerinizde Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, ya Allah Tevvâb, Hakîm olmasaydı.
- 1124:11/64·Nûr
إن الذين جاءوا بالإفك عصبة منكم ۚ لا تحسبوه شرا لكم ۖ بل هو خير لكم ۚ لكل امرئ منهم ما اكتسب من الإثم ۚ والذي تولى كبره منهم له عذاب عظيم
İftirayı getirenler, içinizden bir topluluktur. Onu kendiniz için kötülük sanmayın; aksine o sizin için hayırdır. Onlardan her kişiye, kazandığı günah vardır. Onlardan büyüklüğünü üstlenene ise büyük bir azap vardır.
- 1224:12/64·Nûr
لولا إذ سمعتموه ظن المؤمنون والمؤمنات بأنفسهم خيرا وقالوا هذا إفك مبين
Onu işittiğinizde, mümin erkeklerle mümin kadınların kendi vicdanlarında hayır zannedip "Bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
- 1324:13/64·Nûr
لولا جاءوا عليه بأربعة شهداء ۚ فإذ لم يأتوا بالشهداء فأولئك عند الله هم الكاذبون
Ona dört şahit getirselerdi ya! Madem şahit getiremediler; işte onlar Allah katında yalancı olanlardır.
- 1424:14/64·Nûr
ولولا فضل الله عليكم ورحمته في الدنيا والآخرة لمسكم في ما أفضتم فيه عذاب عظيم
Allah'ın lütfu ve rahmeti dünyada da ahirette de üzerinizde olmasaydı, içine daldığınız o konuda size büyük bir azap dokunurdu.
- 1524:15/64·Nûr
إذ تلقونه بألسنتكم وتقولون بأفواهكم ما ليس لكم به علم وتحسبونه هينا وهو عند الله عظيم
Hani onu dillerinizle alıyordunuz ve ağızlarınızla, hakkında bilginiz olmayan şeyi söylüyordunuz. Onu kolay sanıyordunuz; oysa o, Allah katında Azîm'dir.
- 1624:16/64·Nûr
ولولا إذ سمعتموه قلتم ما يكون لنا أن نتكلم بهذا سبحانك هذا بهتان عظيم
Hani işittiğiniz zaman da, "Bunu konuşmak bize olmaz. Münezzehsin, bu Azîm bir iftira." demeli değil miydiniz?
- 1724:17/64·Nûr
يعظكم الله أن تعودوا لمثله أبدا إن كنتم مؤمنين
Allah size öğüt verir; eğer mümin iseniz, böyle bir şeye ebediyen dönmeyesiniz.
- 1824:18/64·Nûr
ويبين الله لكم الآيات ۚ والله عليم حكيم
Allah âyetleri size açıklar; Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.
- 1924:19/64·Nûr
إن الذين يحبون أن تشيع الفاحشة في الذين آمنوا لهم عذاب أليم في الدنيا والآخرة ۚ والله يعلم وأنتم لا تعلمون
İman edenlerin içinde hayasızlığın yayılmasını sevenlere, dünyada da ahirette de acıklı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
- 2024:20/64·Nûr
ولولا فضل الله عليكم ورحمته وأن الله رءوف رحيم
Eğer Allah'ın üzerinizdeki lütfu, rahmeti ve Allah'ın Raûf, Rahîm olduğu olmasaydı...
- 21Ayet 21 / 64
- 22Ayet 22 / 64
- 23Ayet 23 / 64
- 24Ayet 24 / 64
- 25Ayet 25 / 64
- 26Ayet 26 / 64
- 27Ayet 27 / 64
- 28Ayet 28 / 64
- 29Ayet 29 / 64
- 30Ayet 30 / 64
- 31Ayet 31 / 64
- 32Ayet 32 / 64
- 33Ayet 33 / 64
- 34Ayet 34 / 64
- 35Ayet 35 / 64
- 36Ayet 36 / 64
- 37Ayet 37 / 64
- 38Ayet 38 / 64
- 39Ayet 39 / 64
- 40Ayet 40 / 64
- 41Ayet 41 / 64
- 42Ayet 42 / 64
- 43Ayet 43 / 64
- 44Ayet 44 / 64
- 45Ayet 45 / 64
- 46Ayet 46 / 64
- 47Ayet 47 / 64
- 48Ayet 48 / 64
- 49Ayet 49 / 64
- 50Ayet 50 / 64
- 51Ayet 51 / 64
- 52Ayet 52 / 64
- 53Ayet 53 / 64
- 54Ayet 54 / 64
- 55Ayet 55 / 64
- 56Ayet 56 / 64
- 57Ayet 57 / 64
- 58Ayet 58 / 64
- 59Ayet 59 / 64
- 60Ayet 60 / 64
- 61Ayet 61 / 64
- 62Ayet 62 / 64
- 63Ayet 63 / 64
- 64Ayet 64 / 64



















