
Nûr
İffet, âile, nur ayeti
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
- 1Ayet 1 / 64
سورة أنزلناها وفرضناها وأنزلنا فيها آيات بينات لعلكم تذكرون
Bir sûredir, onu indirdik, farz kıldık ve onda beyyine âyetler indirdik, umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.
- 2Ayet 2 / 64
الزانية والزاني فاجلدوا كل واحد منهما مائة جلدة ۖ ولا تأخذكم بهما رأفة في دين الله إن كنتم تؤمنون بالله واليوم الآخر ۖ وليشهد عذابهما طائفة من المؤمنين
Zina eden kadın ve zina eden erkek, her birine yüz değnek vurun. Allah'a ve âhiret gününe iman ediyorsanız, Allah'ın dini konusunda onlara karşı sizi bir şefkat tutmasın. Onların azabına müminlerden bir topluluk da şahitlik etsin.
- 3Ayet 3 / 64
الزاني لا ينكح إلا زانية أو مشركة والزانية لا ينكحها إلا زان أو مشرك ۚ وحرم ذلك على المؤمنين
Zina eden, ancak zina eden veya müşrik olanla nikâhlanır; zina eden kadını da ancak zina eden veya müşrik olan nikâhlar. Bu, müminlere haram kılındı.
- 4Ayet 4 / 64
والذين يرمون المحصنات ثم لم يأتوا بأربعة شهداء فاجلدوهم ثمانين جلدة ولا تقبلوا لهم شهادة أبدا ۚ وأولئك هم الفاسقون
İffetli kadınlara iftira atıp sonra dört şahit getirmeyenlere seksen değnek vurun; onların şahitliğini ebediyen kabul etmeyin. İşte onlar fâsıkların ta kendileridir.
- 5Ayet 5 / 64
إلا الذين تابوا من بعد ذلك وأصلحوا فإن الله غفور رحيم
Ancak bundan sonra tövbe edip ıslah edenler; Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
- 6Ayet 6 / 64
والذين يرمون أزواجهم ولم يكن لهم شهداء إلا أنفسهم فشهادة أحدهم أربع شهادات بالله ۙ إنه لمن الصادقين
Eşlerine atan ve onlar için kendi nefslerinden başka şahit olmayanlar; onlardan birinin şahitliği, Allah ile dört şahitliktir; o doğru sözlülerdendir.
- 7Ayet 7 / 64
والخامسة أن لعنت الله عليه إن كان من الكاذبين
Beşincisi, eğer yalan söyleyenlerdense Allah'ın laneti üzerine olsun.
- 8Ayet 8 / 64
ويدرأ عنها العذاب أن تشهد أربع شهادات بالله ۙ إنه لمن الكاذبين
Azabı ondan savar ki dört kez Allah ile şahitlik ede, onun yalancılardan olduğuna.
- 9Ayet 9 / 64
والخامسة أن غضب الله عليها إن كان من الصادقين
Beşincisi de, eğer kocası doğru söyleyenlerdense, Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını söylemesidir.
- 10Ayet 10 / 64
ولولا فضل الله عليكم ورحمته وأن الله تواب حكيم
Ya üzerinizde Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, ya Allah Tevvâb, Hakîm olmasaydı.
- 11Ayet 11 / 64
إن الذين جاءوا بالإفك عصبة منكم ۚ لا تحسبوه شرا لكم ۖ بل هو خير لكم ۚ لكل امرئ منهم ما اكتسب من الإثم ۚ والذي تولى كبره منهم له عذاب عظيم
İftirayı getirenler, içinizden bir topluluktur. Onu kendiniz için kötülük sanmayın; aksine o sizin için hayırdır. Onlardan her kişiye, kazandığı günah vardır. Onlardan büyüklüğünü üstlenene ise büyük bir azap vardır.
- 12Ayet 12 / 64
لولا إذ سمعتموه ظن المؤمنون والمؤمنات بأنفسهم خيرا وقالوا هذا إفك مبين
Onu işittiğinizde, mümin erkeklerle mümin kadınların kendi vicdanlarında hayır zannedip "Bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
- 13Ayet 13 / 64
لولا جاءوا عليه بأربعة شهداء ۚ فإذ لم يأتوا بالشهداء فأولئك عند الله هم الكاذبون
Ona dört şahit getirselerdi ya! Madem şahit getiremediler; işte onlar Allah katında yalancı olanlardır.
- 14Ayet 14 / 64
ولولا فضل الله عليكم ورحمته في الدنيا والآخرة لمسكم في ما أفضتم فيه عذاب عظيم
Allah'ın lütfu ve rahmeti dünyada da ahirette de üzerinizde olmasaydı, içine daldığınız o konuda size büyük bir azap dokunurdu.
- 15Ayet 15 / 64
إذ تلقونه بألسنتكم وتقولون بأفواهكم ما ليس لكم به علم وتحسبونه هينا وهو عند الله عظيم
Hani onu dillerinizle alıyordunuz ve ağızlarınızla, hakkında bilginiz olmayan şeyi söylüyordunuz. Onu kolay sanıyordunuz; oysa o, Allah katında Azîm'dir.
- 16Ayet 16 / 64
ولولا إذ سمعتموه قلتم ما يكون لنا أن نتكلم بهذا سبحانك هذا بهتان عظيم
Hani işittiğiniz zaman da, "Bunu konuşmak bize olmaz. Münezzehsin, bu Azîm bir iftira." demeli değil miydiniz?
- 17Ayet 17 / 64
يعظكم الله أن تعودوا لمثله أبدا إن كنتم مؤمنين
Allah size öğüt verir; eğer mümin iseniz, böyle bir şeye ebediyen dönmeyesiniz.
- 18Ayet 18 / 64
ويبين الله لكم الآيات ۚ والله عليم حكيم
Allah âyetleri size açıklar; Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.
- 19Ayet 19 / 64
إن الذين يحبون أن تشيع الفاحشة في الذين آمنوا لهم عذاب أليم في الدنيا والآخرة ۚ والله يعلم وأنتم لا تعلمون
İman edenlerin içinde hayasızlığın yayılmasını sevenlere, dünyada da ahirette de acıklı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
- 20Ayet 20 / 64
ولولا فضل الله عليكم ورحمته وأن الله رءوف رحيم
Eğer Allah'ın üzerinizdeki lütfu, rahmeti ve Allah'ın Raûf, Rahîm olduğu olmasaydı...
- 21Ayet 21 / 64
- 22Ayet 22 / 64
- 23Ayet 23 / 64
- 24Ayet 24 / 64
- 25Ayet 25 / 64
- 26Ayet 26 / 64
- 27Ayet 27 / 64
- 28Ayet 28 / 64
- 29Ayet 29 / 64
- 30Ayet 30 / 64
- 31Ayet 31 / 64
- 32Ayet 32 / 64
- 33Ayet 33 / 64
- 34Ayet 34 / 64
- 35Ayet 35 / 64
- 36Ayet 36 / 64
- 37Ayet 37 / 64
- 38Ayet 38 / 64
- 39Ayet 39 / 64
- 40Ayet 40 / 64
- 41Ayet 41 / 64
- 42Ayet 42 / 64
- 43Ayet 43 / 64
- 44Ayet 44 / 64
- 45Ayet 45 / 64
- 46Ayet 46 / 64
- 47Ayet 47 / 64
- 48Ayet 48 / 64
- 49Ayet 49 / 64
- 50Ayet 50 / 64
- 51Ayet 51 / 64
- 52Ayet 52 / 64
- 53Ayet 53 / 64
- 54Ayet 54 / 64
- 55Ayet 55 / 64
- 56Ayet 56 / 64
- 57Ayet 57 / 64
- 58Ayet 58 / 64
- 59Ayet 59 / 64
- 60Ayet 60 / 64
- 61Ayet 61 / 64
- 62Ayet 62 / 64
- 63Ayet 63 / 64
- 64Ayet 64 / 64



















