
Furkân
Hak ile bâtılı ayıran, Kur'an
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
- 1Ayet 1 / 77
تبارك الذي نزل الفرقان على عبده ليكون للعالمين نذيرا
Furkân'ı kuluna indiren yücedir ki, âlemlere uyarıcı olsun.
- 2Ayet 2 / 77
الذي له ملك السماوات والأرض ولم يتخذ ولدا ولم يكن له شريك في الملك وخلق كل شيء فقدره تقديرا
Göklerin ve yerin mülkü kendisinin olandır. Çocuk edinmedi, mülkte ortağı da olmadı. Her şeyi yarattı, onu tastamam bir takdirle takdir etti.
- 3Ayet 3 / 77
واتخذوا من دونه آلهة لا يخلقون شيئا وهم يخلقون ولا يملكون لأنفسهم ضرا ولا نفعا ولا يملكون موتا ولا حياة ولا نشورا
O'ndan başka, hiçbir şey yaratmayan, kendileri yaratılmış olan, kendilerine ne bir zarar ne de bir yarar verme gücüne sahip olmayan, öldürmeye, yaşatmaya ve yeniden diriltmeye güçleri yetmeyen ilâhlar edindiler.
- 4Ayet 4 / 77
وقال الذين كفروا إن هذا إلا إفك افتراه وأعانه عليه قوم آخرون ۖ فقد جاءوا ظلما وزورا
Küfredenler, "Bu, kendisinin uydurduğu bir iftiradan başka bir şey değil; ona başka bir kavim de yardım etti," dediler. Onlar böylece bir zulüm ve yalan ile geldiler.
- 5Ayet 5 / 77
وقالوا أساطير الأولين اكتتبها فهي تملى عليه بكرة وأصيلا
Dediler ki: "Bunlar, Evvelkilerin masallarıdır; onları yazdırdı, onlar da sabah akşam kendisine okunup duruyor."
- 6Ayet 6 / 77
قل أنزله الذي يعلم السر في السماوات والأرض ۚ إنه كان غفورا رحيما
De ki: "Onu, göklerdeki ve yerdeki sırrı bilen indirdi. O, Gafûr'dur, Rahîm'dir."
- 7Ayet 7 / 77
وقالوا مال هذا الرسول يأكل الطعام ويمشي في الأسواق ۙ لولا أنزل إليه ملك فيكون معه نذيرا
Dediler ki: "Ne bu elçi, yemek yiyor, çarşılarda yürüyor? Ona bir melek indirilmeli değil miydi, onunla birlikte bir uyarıcı olsa?"
- 8Ayet 8 / 77
أو يلقى إليه كنز أو تكون له جنة يأكل منها ۚ وقال الظالمون إن تتبعون إلا رجلا مسحورا
Veya ona bir hazine atılsa ya da içinden yiyeceği bir cenneti olsa! Zalimler dedi: "Siz ancak büyülenmiş bir erkeğe uyuyorsunuz."
- 9Ayet 9 / 77
انظر كيف ضربوا لك الأمثال فضلوا فلا يستطيعون سبيلا
Bak, nasıl sana meseller darbettiler, saptılar, artık yola güç yetiremezler.
- 10Ayet 10 / 77
تبارك الذي إن شاء جعل لك خيرا من ذلك جنات تجري من تحتها الأنهار ويجعل لك قصورا
Yücedir o ki, eğer dilerse sana bundan daha hayırlısını, altından ırmaklar akan cennetleri kılar ve sana köşkler kılar.
- 11Ayet 11 / 77
بل كذبوا بالساعة ۖ وأعتدنا لمن كذب بالساعة سعيرا
Aksine, saati yalanladılar. Kim saati yalanlarsa, onun için sa'îr'i hazırladık.
- 12Ayet 12 / 77
إذا رأتهم من مكان بعيد سمعوا لها تغيظا وزفيرا
Onları uzak bir yerden gördüğü zaman, ona öfke ve inilti işitirler.
- 13Ayet 13 / 77
وإذا ألقوا منها مكانا ضيقا مقرنين دعوا هنالك ثبورا
Oraya dar bir yere, birbirine bağlanmış olarak atıldıkları zaman, orada helâki çağırırlar.
- 14Ayet 14 / 77
لا تدعوا اليوم ثبورا واحدا وادعوا ثبورا كثيرا
Bugün tek bir helâk çağırmayın, birçok helâk çağırın.
- 15Ayet 15 / 77
قل أذلك خير أم جنة الخلد التي وعد المتقون ۚ كانت لهم جزاء ومصيرا
De ki: "İşte o mu hayırlıdır, yoksa takva sahiplerine vaat olunan sonsuzluk cenneti mi?" Onlar için bir karşılık ve varış yeri oldu.
- 16Ayet 16 / 77
لهم فيها ما يشاءون خالدين ۚ كان على ربك وعدا مسئولا
Orada onlar için diledikleri şeyler vardır, ebedî kalıcıdırlar. Bu, Rabbinin üzerine sorumlu olduğu bir vaattir.
- 17Ayet 17 / 77
ويوم يحشرهم وما يعبدون من دون الله فيقول أأنتم أضللتم عبادي هؤلاء أم هم ضلوا السبيل
O gün onları ve Allah'tan başka kulluk ettikleri şeyleri bir araya toplar da der: "Bu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yol saptılar?"
- 18Ayet 18 / 77
قالوا سبحانك ما كان ينبغي لنا أن نتخذ من دونك من أولياء ولكن متعتهم وآباءهم حتى نسوا الذكر وكانوا قوما بورا
Sen münezzehsin, Senden başka veliler edinmek bize yaraşmazdı; fakat Sen onları ve babalarını yararlandırdın, nihayet zikri unuttular ve helâke mahkûm bir kavim oldular.
- 19Ayet 19 / 77
فقد كذبوكم بما تقولون فما تستطيعون صرفا ولا نصرا ۚ ومن يظلم منكم نذقه عذابا كبيرا
Onlar, sizin söylemekte olduğunuzu yalanladılar. Artık ne geri çevirmeye ne de yardıma güç yetirebilirsiniz. Sizden kim zulmederse ona büyük bir azap tattırırız.
- 20Ayet 20 / 77
وما أرسلنا قبلك من المرسلين إلا إنهم ليأكلون الطعام ويمشون في الأسواق ۗ وجعلنا بعضكم لبعض فتنة أتصبرون ۗ وكان ربك بصيرا
Senden önce gönderdiklerimiz de ancak yemek yiyen, çarşılarda yürüyen kimselerdi. Sizi birbirinize fitne kıldık; sabredecek misiniz? Rabbin Basîr'dir.
- 21Ayet 21 / 77
- 22Ayet 22 / 77
- 23Ayet 23 / 77
- 24Ayet 24 / 77
- 25Ayet 25 / 77
- 26Ayet 26 / 77
- 27Ayet 27 / 77
- 28Ayet 28 / 77
- 29Ayet 29 / 77
- 30Ayet 30 / 77
- 31Ayet 31 / 77
- 32Ayet 32 / 77
- 33Ayet 33 / 77
- 34Ayet 34 / 77
- 35Ayet 35 / 77
- 36Ayet 36 / 77
- 37Ayet 37 / 77
- 38Ayet 38 / 77
- 39Ayet 39 / 77
- 40Ayet 40 / 77
- 41Ayet 41 / 77
- 42Ayet 42 / 77
- 43Ayet 43 / 77
- 44Ayet 44 / 77
- 45Ayet 45 / 77
- 46Ayet 46 / 77
- 47Ayet 47 / 77
- 48Ayet 48 / 77
- 49Ayet 49 / 77
- 50Ayet 50 / 77
- 51Ayet 51 / 77
- 52Ayet 52 / 77
- 53Ayet 53 / 77
- 54Ayet 54 / 77
- 55Ayet 55 / 77
- 56Ayet 56 / 77
- 57Ayet 57 / 77
- 58Ayet 58 / 77
- 59Ayet 59 / 77
- 60Ayet 60 / 77
- 61Ayet 61 / 77
- 62Ayet 62 / 77
- 63Ayet 63 / 77
- 64Ayet 64 / 77
- 65Ayet 65 / 77
- 66Ayet 66 / 77
- 67Ayet 67 / 77
- 68Ayet 68 / 77
- 69Ayet 69 / 77
- 70Ayet 70 / 77
- 71Ayet 71 / 77
- 72Ayet 72 / 77
- 73Ayet 73 / 77
- 74Ayet 74 / 77
- 75Ayet 75 / 77
- 76Ayet 76 / 77
- 77Ayet 77 / 77



















