
Kasas
Kıssalar, Mûsâ'nın doğuşu
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
- 128:1/88·Kasas
طسم
Tâ, Sîn, Mîm.
- 228:2/88·Kasas
تلك آيات الكتاب المبين
İşte o, apaçık kitabın âyetleridir.
- 328:3/88·Kasas
نتلو عليك من نبإ موسى وفرعون بالحق لقوم يؤمنون
Mûsâ ve Fir'avn'ın haberinden Hakk ile sana okuyoruz, iman eden bir kavim için.
- 428:4/88·Kasas
إن فرعون علا في الأرض وجعل أهلها شيعا يستضعف طائفة منهم يذبح أبناءهم ويستحيي نساءهم ۚ إنه كان من المفسدين
Firavun o yerde büyüklendi, halkını gruplara ayırdı. Onlardan bir topluluğu güçsüz bırakıyor, oğullarını boğazlıyor, kızlarını sağ bırakıyordu. O, bozgunculardandı.
- 528:5/88·Kasas
ونريد أن نمن على الذين استضعفوا في الأرض ونجعلهم أئمة ونجعلهم الوارثين
Dileriz ki, yerde zayıf görülenlere lütufta bulunalım, onları önderler kılalım ve onları vârisler kılalım.
- 628:6/88·Kasas
ونمكن لهم في الأرض ونري فرعون وهامان وجنودهما منهم ما كانوا يحذرون
Onları yerde yerleşik kılarız; Fir'avn'a, Hâmân'a ve ordularına da sakındıkları şeyi onlardan gösteririz.
- 728:7/88·Kasas
وأوحينا إلى أم موسى أن أرضعيه ۖ فإذا خفت عليه فألقيه في اليم ولا تخافي ولا تحزني ۖ إنا رادوه إليك وجاعلوه من المرسلين
Mûsâ'nın annesine 'Onu emzir, onun için korktuğunda ise onu denize bırak; korkma ve üzülme. Onu sana döndüreceğiz ve onu gönderilenlerden kılacağız' diye vahyettik.
- 828:8/88·Kasas
فالتقطه آل فرعون ليكون لهم عدوا وحزنا ۗ إن فرعون وهامان وجنودهما كانوا خاطئين
Fir'avn'ın hanedanı onu bulup aldı ki, sonunda onlara düşman ve hüzün olsun. Fir'avn, Hâmân ve orduları günahkâr idiler.
- 928:9/88·Kasas
وقالت امرأت فرعون قرت عين لي ولك ۖ لا تقتلوه عسى أن ينفعنا أو نتخذه ولدا وهم لا يشعرون
Fir'avn'ın kadını dedi ki: "Benim için de senin için de bir göz aydınlığıdır; onu öldürmeyin. Umulur ki bize fayda verir veya onu çocuk ediniriz." Onlar ise farkına varmıyorlardı.
- 1028:10/88·Kasas
وأصبح فؤاد أم موسى فارغا ۖ إن كادت لتبدي به لولا أن ربطنا على قلبها لتكون من المؤمنين
Mûsâ'nın annesinin fuâdı bomboş kaldı. Eğer mü'minlerden olması için kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu açığa vuracaktı.
- 1128:11/88·Kasas
وقالت لأخته قصيه ۖ فبصرت به عن جنب وهم لا يشعرون
Kız kardeşine "Onu izle" dedi. O da onu uzaktan gördü, onlar farkına varmıyorlardı.
- 1228:12/88·Kasas
۞ وحرمنا عليه المراضع من قبل فقالت هل أدلكم على أهل بيت يكفلونه لكم وهم له ناصحون
Biz daha önce ona süt emziren kadınları haram kılmıştık. Bunun üzerine kız kardeşi dedi ki: "Onun bakımını sizin için üstlenecek, ona öğüt veren bir ev halkını size göstereyim mi?"
- 1328:13/88·Kasas
فرددناه إلى أمه كي تقر عينها ولا تحزن ولتعلم أن وعد الله حق ولكن أكثرهم لا يعلمون
Onu annesine döndürdük, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye, Allahın vaatinin Hakk olduğunu bilsin diye; fakat onların çoğu bilmezler.
- 1428:14/88·Kasas
ولما بلغ أشده واستوى آتيناه حكما وعلما ۚ وكذلك نجزي المحسنين
Olgunluk çağına ulaşıp istiva ettiğinde ona hüküm ve bilgi verdik. Muhsinleri işte böyle karşılıklandırırız.
- 1528:15/88·Kasas
ودخل المدينة على حين غفلة من أهلها فوجد فيها رجلين يقتتلان هذا من شيعته وهذا من عدوه ۖ فاستغاثه الذي من شيعته على الذي من عدوه فوكزه موسى فقضى عليه ۖ قال هذا من عمل الشيطان ۖ إنه عدو مضل مبين
Şehre, halkının gaflet anında girdi. Orada çarpışan iki adam buldu; bu kendi taraftarlarından, şu da düşmanından. Kendi taraftarlarından olan, düşmanından olana karşı ondan yardım diledi. Mûsâ ona bir yumruk vurdu ve işini bitirdi. Dedi ki: Bu, şeytanın amelindendir. O, apaçık saptıran bir düşmandır.
- 1628:16/88·Kasas
قال رب إني ظلمت نفسي فاغفر لي فغفر له ۚ إنه هو الغفور الرحيم
Dedi ki: "Rabbim, ben nefsime zulmettim, beni bağışla." O da onu bağışladı. O, Gafûr'dur, Rahîm'dir.
- 1728:17/88·Kasas
قال رب بما أنعمت علي فلن أكون ظهيرا للمجرمين
Dedi ki: "Rabbim! Bana nimet verdiğin şey hakkı için, suçlulara asla destekçi olmayacağım."
- 1828:18/88·Kasas
فأصبح في المدينة خائفا يترقب فإذا الذي استنصره بالأمس يستصرخه ۚ قال له موسى إنك لغوي مبين
Şehirde korkan ve gözetleyen olarak oldu; dün ondan yardım isteyen, feryat ederek ondan yardım istiyordu. Mûsâ ona dedi: "Sen azgın ve apaçıksın."
- 1928:19/88·Kasas
فلما أن أراد أن يبطش بالذي هو عدو لهما قال يا موسى أتريد أن تقتلني كما قتلت نفسا بالأمس ۖ إن تريد إلا أن تكون جبارا في الأرض وما تريد أن تكون من المصلحين
İkisinin de düşmanı olan o kişiye şiddetle yakalamak dilediğinde, "Ey Mûsâ! Dün bir nefs öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek dileyorsun? Yer yüzünde ancak zorba olmak dileyorsun, ıslah edicilerden olmayı dilemiyorsun." dedi.
- 2028:20/88·Kasas
وجاء رجل من أقصى المدينة يسعى قال يا موسى إن الملأ يأتمرون بك ليقتلوك فاخرج إني لك من الناصحين
Şehrin en uzak yerinden bir erkek çaba göstererek geldi. Dedi: "Ey Mûsâ, ileri gelenler seni öldürmek için emirleşiyorlar. Çık! Ben sana öğüt verenlerdenim."
- 21Ayet 21 / 88
- 22Ayet 22 / 88
- 23Ayet 23 / 88
- 24Ayet 24 / 88
- 25Ayet 25 / 88
- 26Ayet 26 / 88
- 27Ayet 27 / 88
- 28Ayet 28 / 88
- 29Ayet 29 / 88
- 30Ayet 30 / 88
- 31Ayet 31 / 88
- 32Ayet 32 / 88
- 33Ayet 33 / 88
- 34Ayet 34 / 88
- 35Ayet 35 / 88
- 36Ayet 36 / 88
- 37Ayet 37 / 88
- 38Ayet 38 / 88
- 39Ayet 39 / 88
- 40Ayet 40 / 88
- 41Ayet 41 / 88
- 42Ayet 42 / 88
- 43Ayet 43 / 88
- 44Ayet 44 / 88
- 45Ayet 45 / 88
- 46Ayet 46 / 88
- 47Ayet 47 / 88
- 48Ayet 48 / 88
- 49Ayet 49 / 88
- 50Ayet 50 / 88
- 51Ayet 51 / 88
- 52Ayet 52 / 88
- 53Ayet 53 / 88
- 54Ayet 54 / 88
- 55Ayet 55 / 88
- 56Ayet 56 / 88
- 57Ayet 57 / 88
- 58Ayet 58 / 88
- 59Ayet 59 / 88
- 60Ayet 60 / 88
- 61Ayet 61 / 88
- 62Ayet 62 / 88
- 63Ayet 63 / 88
- 64Ayet 64 / 88
- 65Ayet 65 / 88
- 66Ayet 66 / 88
- 67Ayet 67 / 88
- 68Ayet 68 / 88
- 69Ayet 69 / 88
- 70Ayet 70 / 88
- 71Ayet 71 / 88
- 72Ayet 72 / 88
- 73Ayet 73 / 88
- 74Ayet 74 / 88
- 75Ayet 75 / 88
- 76Ayet 76 / 88
- 77Ayet 77 / 88
- 78Ayet 78 / 88
- 79Ayet 79 / 88
- 80Ayet 80 / 88
- 81Ayet 81 / 88
- 82Ayet 82 / 88
- 83Ayet 83 / 88
- 84Ayet 84 / 88
- 85Ayet 85 / 88
- 86Ayet 86 / 88
- 87Ayet 87 / 88
- 88Ayet 88 / 88



















