
Kasas
Kıssalar, Mûsâ'nın doğuşu
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 128:1/88·Kasas
طسم
Tâ, Sîn, Mîm.
- 228:2/88·Kasas
تلك آيات الكتاب المبين
İşte o, apaçık kitabın âyetleridir.
- 328:3/88·Kasas
نتلو عليك من نبإ موسى وفرعون بالحق لقوم يؤمنون
Mûsâ ve Fir'avn'ın haberinden Hakk ile sana okuyoruz, iman eden bir kavim için.
- 428:4/88·Kasas
إن فرعون علا في الأرض وجعل أهلها شيعا يستضعف طائفة منهم يذبح أبناءهم ويستحيي نساءهم ۚ إنه كان من المفسدين
Firavun o yerde büyüklendi, halkını gruplara ayırdı. Onlardan bir topluluğu güçsüz bırakıyor, oğullarını boğazlıyor, kızlarını sağ bırakıyordu. O, bozgunculardandı.
- 528:5/88·Kasas
ونريد أن نمن على الذين استضعفوا في الأرض ونجعلهم أئمة ونجعلهم الوارثين
Dileriz ki, yerde zayıf görülenlere lütufta bulunalım, onları önderler kılalım ve onları vârisler kılalım.
- 628:6/88·Kasas
ونمكن لهم في الأرض ونري فرعون وهامان وجنودهما منهم ما كانوا يحذرون
Onları yerde yerleşik kılarız; Fir'avn'a, Hâmân'a ve ordularına da sakındıkları şeyi onlardan gösteririz.
- 728:7/88·Kasas
وأوحينا إلى أم موسى أن أرضعيه ۖ فإذا خفت عليه فألقيه في اليم ولا تخافي ولا تحزني ۖ إنا رادوه إليك وجاعلوه من المرسلين
Mûsâ'nın annesine 'Onu emzir, onun için korktuğunda ise onu denize bırak; korkma ve üzülme. Onu sana döndüreceğiz ve onu gönderilenlerden kılacağız' diye vahyettik.
- 828:8/88·Kasas
فالتقطه آل فرعون ليكون لهم عدوا وحزنا ۗ إن فرعون وهامان وجنودهما كانوا خاطئين
Fir'avn'ın hanedanı onu bulup aldı ki, sonunda onlara düşman ve hüzün olsun. Fir'avn, Hâmân ve orduları günahkâr idiler.
- 928:9/88·Kasas
وقالت امرأت فرعون قرت عين لي ولك ۖ لا تقتلوه عسى أن ينفعنا أو نتخذه ولدا وهم لا يشعرون
Fir'avn'ın kadını dedi ki: "Benim için de senin için de bir göz aydınlığıdır; onu öldürmeyin. Umulur ki bize fayda verir veya onu çocuk ediniriz." Onlar ise farkına varmıyorlardı.
- 1028:10/88·Kasas
وأصبح فؤاد أم موسى فارغا ۖ إن كادت لتبدي به لولا أن ربطنا على قلبها لتكون من المؤمنين
Mûsâ'nın annesinin fuâdı bomboş kaldı. Eğer mü'minlerden olması için kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu açığa vuracaktı.
- 1128:11/88·Kasas
وقالت لأخته قصيه ۖ فبصرت به عن جنب وهم لا يشعرون
Kız kardeşine "Onu izle" dedi. O da onu uzaktan gördü, onlar farkına varmıyorlardı.
- 1228:12/88·Kasas
۞ وحرمنا عليه المراضع من قبل فقالت هل أدلكم على أهل بيت يكفلونه لكم وهم له ناصحون
Biz daha önce ona süt emziren kadınları haram kılmıştık. Bunun üzerine kız kardeşi dedi ki: "Onun bakımını sizin için üstlenecek, ona öğüt veren bir ev halkını size göstereyim mi?"
- 1328:13/88·Kasas
فرددناه إلى أمه كي تقر عينها ولا تحزن ولتعلم أن وعد الله حق ولكن أكثرهم لا يعلمون
Onu annesine döndürdük, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye, Allahın vaatinin Hakk olduğunu bilsin diye; fakat onların çoğu bilmezler.
- 1428:14/88·Kasas
ولما بلغ أشده واستوى آتيناه حكما وعلما ۚ وكذلك نجزي المحسنين
Olgunluk çağına ulaşıp istiva ettiğinde ona hüküm ve bilgi verdik. Muhsinleri işte böyle karşılıklandırırız.
- 1528:15/88·Kasas
ودخل المدينة على حين غفلة من أهلها فوجد فيها رجلين يقتتلان هذا من شيعته وهذا من عدوه ۖ فاستغاثه الذي من شيعته على الذي من عدوه فوكزه موسى فقضى عليه ۖ قال هذا من عمل الشيطان ۖ إنه عدو مضل مبين
Şehre, halkının gaflet anında girdi. Orada çarpışan iki adam buldu; bu kendi taraftarlarından, şu da düşmanından. Kendi taraftarlarından olan, düşmanından olana karşı ondan yardım diledi. Mûsâ ona bir yumruk vurdu ve işini bitirdi. Dedi ki: Bu, şeytanın amelindendir. O, apaçık saptıran bir düşmandır.
- 1628:16/88·Kasas
قال رب إني ظلمت نفسي فاغفر لي فغفر له ۚ إنه هو الغفور الرحيم
Dedi ki: "Rabbim, ben nefsime zulmettim, beni bağışla." O da onu bağışladı. O, Gafûr'dur, Rahîm'dir.
- 1728:17/88·Kasas
قال رب بما أنعمت علي فلن أكون ظهيرا للمجرمين
Dedi ki: "Rabbim! Bana nimet verdiğin şey hakkı için, suçlulara asla destekçi olmayacağım."
- 1828:18/88·Kasas
فأصبح في المدينة خائفا يترقب فإذا الذي استنصره بالأمس يستصرخه ۚ قال له موسى إنك لغوي مبين
Şehirde korkan ve gözetleyen olarak oldu; dün ondan yardım isteyen, feryat ederek ondan yardım istiyordu. Mûsâ ona dedi: "Sen azgın ve apaçıksın."
- 1928:19/88·Kasas
فلما أن أراد أن يبطش بالذي هو عدو لهما قال يا موسى أتريد أن تقتلني كما قتلت نفسا بالأمس ۖ إن تريد إلا أن تكون جبارا في الأرض وما تريد أن تكون من المصلحين
İkisinin de düşmanı olan o kişiye şiddetle yakalamak dilediğinde, "Ey Mûsâ! Dün bir nefs öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek dileyorsun? Yer yüzünde ancak zorba olmak dileyorsun, ıslah edicilerden olmayı dilemiyorsun." dedi.
- 2028:20/88·Kasas
وجاء رجل من أقصى المدينة يسعى قال يا موسى إن الملأ يأتمرون بك ليقتلوك فاخرج إني لك من الناصحين
Şehrin en uzak yerinden bir erkek çaba göstererek geldi. Dedi: "Ey Mûsâ, ileri gelenler seni öldürmek için emirleşiyorlar. Çık! Ben sana öğüt verenlerdenim."
- 2128:21/88·Kasas
فخرج منها خائفا يترقب ۖ قال رب نجني من القوم الظالمين
Bunun üzerine korkarak, etrafı gözetleyerek oradan çıktı. Dedi ki: "Rabbim! Beni zalim kavimden kurtar."
- 2228:22/88·Kasas
ولما توجه تلقاء مدين قال عسى ربي أن يهديني سواء السبيل
Medyen tarafına yönelince dedi ki: "Umulur ki Rabbim, beni yolun eşit/dengeli olanına iletir."
- 2328:23/88·Kasas
ولما ورد ماء مدين وجد عليه أمة من الناس يسقون ووجد من دونهم امرأتين تذودان ۖ قال ما خطبكما ۖ قالتا لا نسقي حتى يصدر الرعاء ۖ وأبونا شيخ كبير
Medyen suyuna varınca, üzerinde insanlardan bir ümmet buldu, suluyorlardı. Onlardan beride de iki kadın buldu, hayvanlarını suyun gerisinde tutuyorlardı. Dedi: "Derdiniz ne?" Dediler: "Çobanlar sulayıp çekilmedikçe biz sulamayız. Babamız da yaşlı, büyüktür."
- 2428:24/88·Kasas
فسقى لهما ثم تولى إلى الظل فقال رب إني لما أنزلت إلي من خير فقير
İkisine su verdi, sonra gölgeye çekildi ve dedi ki: "Rabbim, bana indireceğin her hayra muhtacım."
- 2528:25/88·Kasas
فجاءته إحداهما تمشي على استحياء قالت إن أبي يدعوك ليجزيك أجر ما سقيت لنا ۚ فلما جاءه وقص عليه القصص قال لا تخف ۖ نجوت من القوم الظالمين
Derken o ikiden biri utangaçlık üzerine yürüyerek ona geldi. Dedi ki: "Babam, bize sulamana karşılık ecir vermek için seni çağırıyor." Ona gelip kıssayı üzerine anlatınca dedi ki: "Korkma, zalim kavimden kurtuldun."
- 2628:26/88·Kasas
قالت إحداهما يا أبت استأجره ۖ إن خير من استأجرت القوي الأمين
İkisinden biri dedi: "Babacığım, onu ücretle tut. Çünkü ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olandır."
- 2728:27/88·Kasas
قال إني أريد أن أنكحك إحدى ابنتي هاتين على أن تأجرني ثماني حجج ۖ فإن أتممت عشرا فمن عندك ۖ وما أريد أن أشق عليك ۚ ستجدني إن شاء الله من الصالحين
Dedi: "Ben bu iki kızımdan birini, sekiz yıl bana ücretle çalışman üzere sana nikâhlamak dilerim. Eğer onu tamamlarsan, o senden katındandır. Ben sana zorluk çıkarmak dilemem. Allah dilerse beni salihlerden bulacaksın."
- 2828:28/88·Kasas
قال ذلك بيني وبينك ۖ أيما الأجلين قضيت فلا عدوان علي ۖ والله على ما نقول وكيل
Dedi: "İşte bu, benim ile senin arasındadır. İki süreden hangisini hükmedersem, artık üzerime düşmanlık yok. Allah, dediklerimiz üzerine Vekîl'dir."
- 2928:29/88·Kasas
۞ فلما قضى موسى الأجل وسار بأهله آنس من جانب الطور نارا قال لأهله امكثوا إني آنست نارا لعلي آتيكم منها بخبر أو جذوة من النار لعلكم تصطلون
Mûsâ süreyi doldurup ehliyle yürüdüğünde, Tûr tarafından bir ateş sezdi. Ehline dedi ki: "Bekleyin; ben bir ateş sezdim, umulur ki ondan size bir haber getiririm ya da ateşten bir kor getiririm, umulur ki ısınırsınız."
- 3028:30/88·Kasas
فلما أتاها نودي من شاطئ الواد الأيمن في البقعة المباركة من الشجرة أن يا موسى إني أنا الله رب العالمين
Oraya gelince, mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısından, ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey Mûsâ! Ben âlemlerin Rabbi Allah'ım."
- 3128:31/88·Kasas
وأن ألق عصاك ۖ فلما رآها تهتز كأنها جان ولى مدبرا ولم يعقب ۚ يا موسى أقبل ولا تخف ۖ إنك من الآمنين
Asanı at! Onu çevik bir yılan gibi hareket ederken görünce arkasını dönüp kaçtı ve ardına bakmadı. "Mûsâ! Yönel ve korkma; sen güvenlikte olanlardansın."
- 3228:32/88·Kasas
اسلك يدك في جيبك تخرج بيضاء من غير سوء واضمم إليك جناحك من الرهب ۖ فذانك برهانان من ربك إلى فرعون وملئه ۚ إنهم كانوا قوما فاسقين
Elini yakana sok, kusursuz bembeyaz olarak çıksın. Korkudan kanadını kendine kavuştur. İşte bu ikisi, Rabbinden Fir'avn'a ve ileri gelenlerine iki kesin kanıttır. Onlar fâsık bir kavim oldular.
- 3328:33/88·Kasas
قال رب إني قتلت منهم نفسا فأخاف أن يقتلون
Dedi ki: "Rabbim, ben onlardan bir nefs öldürdüm, bu yüzden beni öldürmelerinden korkarım."
- 3428:34/88·Kasas
وأخي هارون هو أفصح مني لسانا فأرسله معي ردءا يصدقني ۖ إني أخاف أن يكذبون
Kardeşim Hârûn, dil bakımından benden daha düzgün konuşandır; onu benimle destekçi olarak gönder, beni doğrulasın. Onların beni yalanlamalarından korkarım.
- 3528:35/88·Kasas
قال سنشد عضدك بأخيك ونجعل لكما سلطانا فلا يصلون إليكما ۚ بآياتنا أنتما ومن اتبعكما الغالبون
Dedi ki: "Pazunu kardeşinle kuvvetlendireceğiz ve ikinize öyle bir güç vereceğiz ki size ulaşamayacaklar. Ayetlerimiz sayesinde siz ve size uyanlar galip gelenlersiniz."
- 3628:36/88·Kasas
فلما جاءهم موسى بآياتنا بينات قالوا ما هذا إلا سحر مفترى وما سمعنا بهذا في آبائنا الأولين
Mûsâ âyetlerimizle kendilerine geldiğinde, "Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir. Biz önceki babalarımızda bunu işitmedik." dediler.
- 3728:37/88·Kasas
وقال موسى ربي أعلم بمن جاء بالهدى من عنده ومن تكون له عاقبة الدار ۖ إنه لا يفلح الظالمون
Mûsâ dedi ki: "Rabbim, hidayetle katından geleni ve yurdun akıbeti kendisi için olanı daha iyi bilir. Zalimler kurtuluşa ermez."
- 3828:38/88·Kasas
وقال فرعون يا أيها الملأ ما علمت لكم من إله غيري فأوقد لي يا هامان على الطين فاجعل لي صرحا لعلي أطلع إلى إله موسى وإني لأظنه من الكاذبين
Fir'avn dedi ki: "Ey ileri gelenler! Ben sizin için benden başka bir ilâh bilmiyorum. Ey Hâmân, benim için çamurun üzerine ateş tutuştur da bana bir köşk yap; umulur ki Mûsâ'nın ilâhına muttali olurum. Ben onu yalancılardan zannediyorum."
- 3928:39/88·Kasas
واستكبر هو وجنوده في الأرض بغير الحق وظنوا أنهم إلينا لا يرجعون
O ve ordusu yerde haksız yere büyüklük tasladı ve Bize döndürülmeyeceklerini zannetti.
- 4028:40/88·Kasas
فأخذناه وجنوده فنبذناهم في اليم ۖ فانظر كيف كان عاقبة الظالمين
Biz de onu ve ordularını yakaladık da onları denize attık. Bak, zalimlerin akıbeti nasıl oldu!
- 4128:41/88·Kasas
وجعلناهم أئمة يدعون إلى النار ۖ ويوم القيامة لا ينصرون
Onları ateşe çağıran önderler kıldık; kıyamet gününde yardım olunmazlar.
- 4228:42/88·Kasas
وأتبعناهم في هذه الدنيا لعنة ۖ ويوم القيامة هم من المقبوحين
Bu dünyada da ardlarından laneti taktık; kıyamet gününde de onlar çirkinleştirilmişlerdendir.
- 4328:43/88·Kasas
ولقد آتينا موسى الكتاب من بعد ما أهلكنا القرون الأولى بصائر للناس وهدى ورحمة لعلهم يتذكرون
Andolsun ki, ilk nesilleri helâk etmemizden sonra Mûsâ'ya kitabı, insanlar için basiretler, hidayet ve rahmet olarak verdik; umulur ki düşünüp öğüt alırlar.
- 4428:44/88·Kasas
وما كنت بجانب الغربي إذ قضينا إلى موسى الأمر وما كنت من الشاهدين
Biz Mûsâ'ya o emri buyurduğumuzda sen batı tarafında değildin; görenlerden de olmadın.
- 4528:45/88·Kasas
ولكنا أنشأنا قرونا فتطاول عليهم العمر ۚ وما كنت ثاويا في أهل مدين تتلو عليهم آياتنا ولكنا كنا مرسلين
Fakat biz nice nesiller inşa ettik de üzerlerinden uzun ömürler geçti. Sen Medyen ehli içinde ikamet eden değildin, onlara âyetlerimizi okuyor değildin. Fakat biz peygamberler göndermekteydik.
- 4628:46/88·Kasas
وما كنت بجانب الطور إذ نادينا ولكن رحمة من ربك لتنذر قوما ما أتاهم من نذير من قبلك لعلهم يتذكرون
Sen, biz seslendiğimizde Tûr tarafında değildin. Fakat senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için Rabbinden bir rahmet olarak gönderildin; ola ki düşünüp öğüt alırlar.
- 4728:47/88·Kasas
ولولا أن تصيبهم مصيبة بما قدمت أيديهم فيقولوا ربنا لولا أرسلت إلينا رسولا فنتبع آياتك ونكون من المؤمنين
Kendi ellerinin öne sürdüğü şeyler yüzünden başlarına bir musibet geldiğinde: "Rabbimiz, bize bir resul gönderseydin de ayetlerine uyup müminlerden olsaydık" diyecek olmasalardı...
- 4828:48/88·Kasas
فلما جاءهم الحق من عندنا قالوا لولا أوتي مثل ما أوتي موسى ۚ أولم يكفروا بما أوتي موسى من قبل ۖ قالوا سحران تظاهرا وقالوا إنا بكل كافرون
Onlara katımızdan Hakk geldiği zaman "Mûsâ'ya verilenin benzerinin verilmesi olmasaydı" dediler. Önce Mûsâ'ya verileni küfretmediler mi? "İki sihir üstün kıldı" dediler ve "Biz her birine kâfiriz" dediler.
- 4928:49/88·Kasas
قل فأتوا بكتاب من عند الله هو أهدى منهما أتبعه إن كنتم صادقين
De ki: "Eğer doğru sözlü iseniz, Allah katından, o ikisinden daha doğru yolda olan bir kitap getirin de ona uyayım."
- 5028:50/88·Kasas
فإن لم يستجيبوا لك فاعلم أنما يتبعون أهواءهم ۚ ومن أضل ممن اتبع هواه بغير هدى من الله ۚ إن الله لا يهدي القوم الظالمين
Eğer sana icabet etmezlerse, artık bil ki onlar ancak heveslerine uyarlar. Allah'tan bir hidayet olmaksızın kendi hevesine uyandan daha sapkın kimdir? Allah, zalimler kavmine yol göstermez.
- 5128:51/88·Kasas
۞ ولقد وصلنا لهم القول لعلهم يتذكرون
Ant olsun ki, düşünüp öğüt alsınlar diye sözü onlara ardarda ulaştırdık.
- 5228:52/88·Kasas
الذين آتيناهم الكتاب من قبله هم به يؤمنون
Onlar ki, ondan önce kendilerine kitap verdiklerimizdir, ona iman ederler.
- 5328:53/88·Kasas
وإذا يتلى عليهم قالوا آمنا به إنه الحق من ربنا إنا كنا من قبله مسلمين
Onlara okununca, "Ona iman ettik; O, Rabbimizden gelen Hakk'tır; biz zaten O'ndan önce de teslim olanlardandık." dediler.
- 5428:54/88·Kasas
أولئك يؤتون أجرهم مرتين بما صبروا ويدرءون بالحسنة السيئة ومما رزقناهم ينفقون
İşte onlar, sabrettikleri için ecirleri iki kez verilenlerdir. Onlar kötülüğü iyilikle savarlar ve kendilerine rızık verdiğimiz şeylerden infak ederler.
- 5528:55/88·Kasas
وإذا سمعوا اللغو أعرضوا عنه وقالوا لنا أعمالنا ولكم أعمالكم سلام عليكم لا نبتغي الجاهلين
Boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirdiler ve dediler: "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size. Size selâm olsun. Cahilleri aramayız."
- 5628:56/88·Kasas
إنك لا تهدي من أحببت ولكن الله يهدي من يشاء ۚ وهو أعلم بالمهتدين
Sen sevdiğine yol gösteremezsin, fakat Allah dilediğine yol gösterir. O, doğru yola erecek olanları daha iyi bilendir.
- 5728:57/88·Kasas
وقالوا إن نتبع الهدى معك نتخطف من أرضنا ۚ أولم نمكن لهم حرما آمنا يجبى إليه ثمرات كل شيء رزقا من لدنا ولكن أكثرهم لا يعلمون
Dediler ki: "Eğer seninle beraber hidayete uyarsak, yurdumuzdan kapılıp götürülürüz." Onları, katımızdan bir rızık olarak her şeyin meyvelerinin toplanıp getirildiği güvenli bir Harem'de yerleşik kılmadık mı? Fakat onların çoğu bilmezler.
- 5828:58/88·Kasas
وكم أهلكنا من قرية بطرت معيشتها ۖ فتلك مساكنهم لم تسكن من بعدهم إلا قليلا ۖ وكنا نحن الوارثين
Geçimliğiyle şımaran nice beldeyi helâk ettik. İşte onların meskenleri, kendilerinden sonra pek az yerleşilmişti. Vâris olanlar da biz olduk.
- 5928:59/88·Kasas
وما كان ربك مهلك القرى حتى يبعث في أمها رسولا يتلو عليهم آياتنا ۚ وما كنا مهلكي القرى إلا وأهلها ظالمون
Rabbin, ana merkezlerine âyetlerimizi okuyan bir resul göndermedikçe beldeleri helâk edici değildir. Biz, halkı zalim olmadıkça hiçbir beldeyi helâk edici değiliz.
- 6028:60/88·Kasas
وما أوتيتم من شيء فمتاع الحياة الدنيا وزينتها ۚ وما عند الله خير وأبقى ۚ أفلا تعقلون
Size verilen her şey, dünya hayatının geçimliği ve süsüdür. Allah katındaki ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Akletmez misiniz?
- 6128:61/88·Kasas
أفمن وعدناه وعدا حسنا فهو لاقيه كمن متعناه متاع الحياة الدنيا ثم هو يوم القيامة من المحضرين
Güzel bir vaatle vaat ettiğimiz ve ona kavuşacak olan kimse; dünya hayatının geçimliğiyle yararlandırdığımız, sonra kıyamet günü hazır bulundurulanlardan olan kim gibidir?
- 6228:62/88·Kasas
ويوم يناديهم فيقول أين شركائي الذين كنتم تزعمون
O gün onlara seslenecek ve diyecek ki: "İddia edegeldiğiniz ortaklarım nerede?"
- 6328:63/88·Kasas
قال الذين حق عليهم القول ربنا هؤلاء الذين أغوينا أغويناهم كما غوينا ۖ تبرأنا إليك ۖ ما كانوا إيانا يعبدون
Üzerlerine söz hak olanlar dedi ki: "Rabbimiz, işte bunlar azdırdığımız kimselerdir; kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık. Onlardan uzaklaşıp sana sığındık; zaten onlar bize kulluk etmiyorlardı."
- 6428:64/88·Kasas
وقيل ادعوا شركاءكم فدعوهم فلم يستجيبوا لهم ورأوا العذاب ۚ لو أنهم كانوا يهتدون
Denildi ki: "Ortaklarınızı çağırın." Onları çağırdılar, fakat onlara icabet etmediler ve azabı gördüler. Eğer doğru yolu bulmuş olsalardı.
- 6528:65/88·Kasas
ويوم يناديهم فيقول ماذا أجبتم المرسلين
O gün onlara seslenir de der ki: "Gönderilenlere ne cevap verdiniz?"
- 6628:66/88·Kasas
فعميت عليهم الأنباء يومئذ فهم لا يتساءلون
O gün haberler onlara kör olur, artık birbirine soramazlar.
- 6728:67/88·Kasas
فأما من تاب وآمن وعمل صالحا فعسى أن يكون من المفلحين
Tevbe edene, iman edene ve salih yapana gelince, umulur ki kurtuluşa erenlerden olur.
- 6828:68/88·Kasas
وربك يخلق ما يشاء ويختار ۗ ما كان لهم الخيرة ۚ سبحان الله وتعالى عما يشركون
Rabbin dilediğini yaratır ve seçer. Seçim hakkı onların değildir. Allah, onların şirk koştuklarından münezzehtir ve yücedir.
- 6928:69/88·Kasas
وربك يعلم ما تكن صدورهم وما يعلنون
Rabbin, göğüslerinin içinde gizledikleri şeyi de açığa vurdukları şeyi de bilir.
- 7028:70/88·Kasas
وهو الله لا إله إلا هو ۖ له الحمد في الأولى والآخرة ۖ وله الحكم وإليه ترجعون
O Allah'tır, O'ndan başka ilâh yoktur. Hamd, Evvel'de ve ahirette O'nadır. Hüküm O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.
- 7128:71/88·Kasas
قل أرأيتم إن جعل الله عليكم الليل سرمدا إلى يوم القيامة من إله غير الله يأتيكم بضياء ۖ أفلا تسمعون
De ki: "Gördünüz mü? Eğer Allah geceyi üzerinize kıyamet gününe dek sürekli kılsa, Allah'tan başka hangi ilâh size bir ışık getirir?" Hâlâ işitmez misiniz?
- 7228:72/88·Kasas
قل أرأيتم إن جعل الله عليكم النهار سرمدا إلى يوم القيامة من إله غير الله يأتيكم بليل تسكنون فيه ۖ أفلا تبصرون
De ki: "Gördünüz mü? Eğer Allah gündüzü üzerinize kıyamet gününe dek sürekli kılsa, Allah'tan başka hangi ilâh size içinde sükûnet bulacağınız bir gece getirir? Hâlâ görmeyecek misiniz?"
- 7328:73/88·Kasas
ومن رحمته جعل لكم الليل والنهار لتسكنوا فيه ولتبتغوا من فضله ولعلكم تشكرون
Rahmetindendir ki, geceyi ve gündüzü sizin için kıldı; gecede sükûnet bulasınız, lütfundan arayasınız diye, umulur ki şükredesiniz.
- 7428:74/88·Kasas
ويوم يناديهم فيقول أين شركائي الذين كنتم تزعمون
O gün onlara seslenir de der: "Nerede o ortaklarım, ki siz onları iddia edip dururdunuz?"
- 7528:75/88·Kasas
ونزعنا من كل أمة شهيدا فقلنا هاتوا برهانكم فعلموا أن الحق لله وضل عنهم ما كانوا يفترون
Her ümmetten bir şahit getirdik ve "Kesin kanıtınızı getirin" dedik. Hakk'ın Allah'a ait olduğunu bildiler ve iftira ettikleri şeyler onlardan saptı.
- 7628:76/88·Kasas
۞ إن قارون كان من قوم موسى فبغى عليهم ۖ وآتيناه من الكنوز ما إن مفاتحه لتنوء بالعصبة أولي القوة إذ قال له قومه لا تفرح ۖ إن الله لا يحب الفرحين
Kârûn, Mûsâ'nın kavmindendi; onlara karşı azgınlık etti. Biz ona hazinelerden öyle şeyler verdik ki, anahtarlarını güçlü kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Hani kavmi ona: 'Şımarma, çünkü Allah şımaranları sevmez' demişti.
- 7728:77/88·Kasas
وابتغ فيما آتاك الله الدار الآخرة ۖ ولا تنس نصيبك من الدنيا ۖ وأحسن كما أحسن الله إليك ۖ ولا تبغ الفساد في الأرض ۖ إن الله لا يحب المفسدين
Allah'ın sana verdiği şeylerde âhiret yurdunu ara. Dünyadan payını da unutma. Allah'ın sana ihsân ettiği gibi sen de ihsân et. Yeryüzünde bozgunculuk çıkarma. Allah bozguncuları sevmez.
- 7828:78/88·Kasas
قال إنما أوتيته على علم عندي ۚ أولم يعلم أن الله قد أهلك من قبله من القرون من هو أشد منه قوة وأكثر جمعا ۚ ولا يسأل عن ذنوبهم المجرمون
Dedi ki: "O, bana katımdaki bir bilgi üzerine verildi." Allah'ın, ondan önceki nesillerden, kuvvetçe ondan daha şiddetli ve toplulukça daha çok olan kimseleri helâk ettiğini bilmez mi? Suçlulara günahları sorulmaz.
- 7928:79/88·Kasas
فخرج على قومه في زينته ۖ قال الذين يريدون الحياة الدنيا يا ليت لنا مثل ما أوتي قارون إنه لذو حظ عظيم
Kavminin karşısına süsü içinde çıktı. Dünya hayatını dileyenler dedi ki: "Keşke Kârûn'a verilenin benzeri bize de verilse; o büyük bir pay sahibidir."
- 8028:80/88·Kasas
وقال الذين أوتوا العلم ويلكم ثواب الله خير لمن آمن وعمل صالحا ولا يلقاها إلا الصابرون
Kendilerine bilgi verilenler dedi: "Yazık size! Allah'ın sevabı, iman eden ve salih iş yapan kimse için hayırlıdır. Ona ancak sabredenler kavuşturulur."
- 8128:81/88·Kasas
فخسفنا به وبداره الأرض فما كان له من فئة ينصرونه من دون الله وما كان من المنتصرين
Onu da yurdunu da yerin dibine geçirdik. Allah'tan başka ona yardım edecek bir topluluğu da olmadı, kendine yardım edebilenlerden de değildi.
- 8228:82/88·Kasas
وأصبح الذين تمنوا مكانه بالأمس يقولون ويكأن الله يبسط الرزق لمن يشاء من عباده ويقدر ۖ لولا أن من الله علينا لخسف بنا ۖ ويكأنه لا يفلح الكافرون
Dün onun yerinde olmayı temenni edenler, "Sanki Allah, kullarından dilediğine rızkı yayar ve daraltır. Allah bize lütufta bulunmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Sanki kâfirler kurtuluşa ermez." demeye başladılar.
- 8328:83/88·Kasas
تلك الدار الآخرة نجعلها للذين لا يريدون علوا في الأرض ولا فسادا ۚ والعاقبة للمتقين
İşte o Âhir yurdu, yeryüzünde büyüklenme ve bozgunculuk dilemeyenler için kılarız. Akıbet takva sahiplerinindir.
- 8428:84/88·Kasas
من جاء بالحسنة فله خير منها ۖ ومن جاء بالسيئة فلا يجزى الذين عملوا السيئات إلا ما كانوا يعملون
Kim iyilikle gelirse, onun için ondan hayır vardır. Kim de kötülükle gelirse, kötülük yapanlar, ancak yapmakta olduklarının karşılığını görürler.
- 8528:85/88·Kasas
إن الذي فرض عليك القرآن لرادك إلى معاد ۚ قل ربي أعلم من جاء بالهدى ومن هو في ضلال مبين
Kur'ân'ı sana farz kılan, seni dönüş yerine döndürecektir. De ki: "Rabbim, hidayetle geleni de apaçık bir sapkınlık içinde olanı da en iyi bilendir."
- 8628:86/88·Kasas
وما كنت ترجو أن يلقى إليك الكتاب إلا رحمة من ربك ۖ فلا تكونن ظهيرا للكافرين
Sen kitabın sana atılmasını umuyor değildin; ancak Rabbinden bir rahmettir. Öyleyse kâfirlere destekçi olma.
- 8728:87/88·Kasas
ولا يصدنك عن آيات الله بعد إذ أنزلت إليك ۖ وادع إلى ربك ۖ ولا تكونن من المشركين
Sana indirildikten sonra, Allah'ın âyetlerinden seni alıkoymasınlar. Rabbine çağır ve müşriklerden olma.
- 8828:88/88·Kasas
ولا تدع مع الله إلها آخر ۘ لا إله إلا هو ۚ كل شيء هالك إلا وجهه ۚ له الحكم وإليه ترجعون
Allah ile beraber başka bir ilâha yalvarma. O'ndan başka ilâh yoktur. O'nun yüzünden başka her şey helâk olucudur. Hüküm O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.























































































