Zümer sûresi kapak görseli
Sûre 39 · Mekkî

Zümer

Az-Zumar · 75 ayet
الزمر

Topluluklar, ihlâs ile ibadet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 139:1/75·Zümer

    تنزيل الكتاب من الله العزيز الحكيم

    Kitabın indirilişi, Azîz ve Hakîm Allah'tandır.

  2. 239:2/75·Zümer

    إنا أنزلنا إليك الكتاب بالحق فاعبد الله مخلصا له الدين

    Biz sana Kitab'ı Hakk ile indirdik. Öyleyse Allah'a, dini yalnız O'na has kılarak kulluk et.

  3. 339:3/75·Zümer

    ألا لله الدين الخالص ۚ والذين اتخذوا من دونه أولياء ما نعبدهم إلا ليقربونا إلى الله زلفى إن الله يحكم بينهم في ما هم فيه يختلفون ۗ إن الله لا يهدي من هو كاذب كفار

    İyi bilin ki, halis din Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler, "Biz onlara ancak bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz" derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeyde aralarında hüküm verecektir. Allah, yalancı ve nankör olan kimseye hidayet vermez.

  4. 439:4/75·Zümer

    لو أراد الله أن يتخذ ولدا لاصطفى مما يخلق ما يشاء ۚ سبحانه ۖ هو الله الواحد القهار

    Eğer Allah bir çocuk edinmek dileseydi, yarattıklarından dilediğini seçerdi. O münezzehtir. O Allah, Vâhid'dir, Kahhâr'dır.

  5. 539:5/75·Zümer

    خلق السماوات والأرض بالحق ۖ يكور الليل على النهار ويكور النهار على الليل ۖ وسخر الشمس والقمر ۖ كل يجري لأجل مسمى ۗ ألا هو العزيز الغفار

    Gökleri ve yeri Hakk ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine sarıp örter, gündüzü de gecenin üzerine sarıp örter. Güneşi ve ayı boyun eğdirdi. Her biri belirlenmiş bir süreye doğru akar. İyi bilin ki O, Azîz'dir, Gaffâr'dır.

  6. 639:6/75·Zümer

    خلقكم من نفس واحدة ثم جعل منها زوجها وأنزل لكم من الأنعام ثمانية أزواج ۚ يخلقكم في بطون أمهاتكم خلقا من بعد خلق في ظلمات ثلاث ۚ ذلكم الله ربكم له الملك ۖ لا إله إلا هو ۖ فأنى تصرفون

    Sizi bir tek nefisten yarattı, sonra ondan eşini var etti. Sizin için en'âmdan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra bir yaratılışa geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz Allah budur. Mülk O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl çevriliyorsunuz?

  7. 739:7/75·Zümer

    إن تكفروا فإن الله غني عنكم ۖ ولا يرضى لعباده الكفر ۖ وإن تشكروا يرضه لكم ۗ ولا تزر وازرة وزر أخرى ۗ ثم إلى ربكم مرجعكم فينبئكم بما كنتم تعملون ۚ إنه عليم بذات الصدور

    Eğer küfrederseniz, Allah sizden Ğaniyy'dir. Kulları için küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin için ondan razı olur. Hiçbir yüklenen, başkasının yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir; yapmakta olduğunuz şeyi size haber verir. O, göğüslerin özünü Alîm'dir.

  8. 839:8/75·Zümer

    ۞ وإذا مس الإنسان ضر دعا ربه منيبا إليه ثم إذا خوله نعمة منه نسي ما كان يدعو إليه من قبل وجعل لله أندادا ليضل عن سبيله ۚ قل تمتع بكفرك قليلا ۖ إنك من أصحاب النار

    İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabbine yönelerek O'na dua eder. Sonra ona kendisinden bir nimet bahşettiğinde, önceden O'na dua ettiği şeyi unutur ve O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler kılar. De ki: "Küfrünle biraz yararlan; sen ateşin arkadaşlarındansın."

  9. 939:9/75·Zümer

    أمن هو قانت آناء الليل ساجدا وقائما يحذر الآخرة ويرجو رحمة ربه ۗ قل هل يستوي الذين يعلمون والذين لا يعلمون ۗ إنما يتذكر أولو الألباب

    Yoksa o, gece vakitlerinde secde eden ve ayakta duran, âhiretten sakınan ve Rabbinin rahmetini uman kimse kânit olan midir? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak öz-akıl sahipleri düşünüp öğüt alır.

  10. 1039:10/75·Zümer

    قل يا عباد الذين آمنوا اتقوا ربكم ۚ للذين أحسنوا في هذه الدنيا حسنة ۗ وأرض الله واسعة ۗ إنما يوفى الصابرون أجرهم بغير حساب

    De ki: "Ey iman eden kullarım, Rabbinize karşı sakının." Bu dünyada ihsân edenlere iyilik vardır. Allah'ın yeri Vâsi'dir. Sabredenlere ecirleri tastamam verilir, hesapsız.

  11. 1139:11/75·Zümer

    قل إني أمرت أن أعبد الله مخلصا له الدين

    De ki: "Bana, dini O'na has kılarak Allah'a kulluk etmem emredildi."

  12. 1239:12/75·Zümer

    وأمرت لأن أكون أول المسلمين

    Ve bana, müslümanların ilki olmam emredildi.

  13. 1339:13/75·Zümer

    قل إني أخاف إن عصيت ربي عذاب يوم عظيم

    De ki: "Rabbime eğer karşı gelirsem, büyük gün azabından korkarım."

  14. 1439:14/75·Zümer

    قل الله أعبد مخلصا له ديني

    De ki: "Ben, dinimi yalnız O'na has kılarak Allah'a kulluk ederim."

  15. 1539:15/75·Zümer

    فاعبدوا ما شئتم من دونه ۗ قل إن الخاسرين الذين خسروا أنفسهم وأهليهم يوم القيامة ۗ ألا ذلك هو الخسران المبين

    Allah'tan başka dilediğiniz şeye kulluk edin. De ki: "Hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü nefislerini ve ehillerini hüsrana uğratanlardır. İyi bilin ki işte o apaçık hüsrandır."

  16. 1639:16/75·Zümer

    لهم من فوقهم ظلل من النار ومن تحتهم ظلل ۚ ذلك يخوف الله به عباده ۚ يا عباد فاتقون

    Onlar için üstlerinde ateşten gölgelikler, altlarında da gölgelikler vardır. İşte bununla Allah, kullarını korkutur. Ey kullarım, benden sakının.

  17. 1739:17/75·Zümer

    والذين اجتنبوا الطاغوت أن يعبدوها وأنابوا إلى الله لهم البشرى ۚ فبشر عباد

    Tağut'a kulluk etmekten kaçınıp Allah'a yönelenlere müjde vardır. Kullarımı müjdele.

  18. 1839:18/75·Zümer

    الذين يستمعون القول فيتبعون أحسنه ۚ أولئك الذين هداهم الله ۖ وأولئك هم أولو الألباب

    Söze kulak verip onun en güzeline uyanlar; işte onlar, Allah'ın yol gösterdiği kimselerdir. İşte onlar, öz-akıl sahipleridir.

  19. 1939:19/75·Zümer

    أفمن حق عليه كلمة العذاب أفأنت تنقذ من في النار

    Üzerine azap sözü hak olmuş kimseyi, ateşte olanı sen mi kurtaracaksın?

  20. 2039:20/75·Zümer

    لكن الذين اتقوا ربهم لهم غرف من فوقها غرف مبنية تجري من تحتها الأنهار ۖ وعد الله ۖ لا يخلف الله الميعاد

    Fakat Rablerinden sakınanlar için, üst üste bina edilmiş yüksek köşkler vardır; altlarından ırmaklar akar. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez.

  1. 2139:21/75·Zümer

    ألم تر أن الله أنزل من السماء ماء فسلكه ينابيع في الأرض ثم يخرج به زرعا مختلفا ألوانه ثم يهيج فتراه مصفرا ثم يجعله حطاما ۚ إن في ذلك لذكرى لأولي الألباب

    Görmedin mi ki Allah gökten bir su indirdi de onu yerdeki pınarlara soktu, sonra onunla renkleri muhtelif bir ekin çıkarır, sonra kurur da onu sararmış görürsün, sonra onu çerçöp kılar. Bunda öz-akıl sahipleri için bir hatırlatma vardır.

  2. 2239:22/75·Zümer

    أفمن شرح الله صدره للإسلام فهو على نور من ربه ۚ فويل للقاسية قلوبهم من ذكر الله ۚ أولئك في ضلال مبين

    Allah göğsünü İslâm'a açtığı kimse, Rabbinden bir Nûr üzerine olur mu? Allah'ın Zikrinden kalpleri katılaşanların vay haline! İşte onlar apaçık bir dalâlet içindedirler.

  3. 2339:23/75·Zümer

    الله نزل أحسن الحديث كتابا متشابها مثاني تقشعر منه جلود الذين يخشون ربهم ثم تلين جلودهم وقلوبهم إلى ذكر الله ۚ ذلك هدى الله يهدي به من يشاء ۚ ومن يضلل الله فما له من هاد

    Allah, sözün en güzelini indirdi; birbirine benzeyen, tekrarlanan bir kitap. Rablerine haşyet duyanların ondan derileri ürperir, sonra derileri ve kalpleri Allah'ın Zikri'ne yumuşar. İşte bu, Allah'ın hidayetidir; onu dilediğine iletir. Allah kimi saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur.

  4. 2439:24/75·Zümer

    أفمن يتقي بوجهه سوء العذاب يوم القيامة ۚ وقيل للظالمين ذوقوا ما كنتم تكسبون

    Kıyamet günü, azabın kötülüğünden yüzüyle sakınan kimse mi? Zalimlere denir ki: "Kazanmakta olduğunuz şeyi tadın!"

  5. 2539:25/75·Zümer

    كذب الذين من قبلهم فأتاهم العذاب من حيث لا يشعرون

    Onlardan öncekiler de yalanladılar da azap, farkına varmadıkları yerden gelip çattı.

  6. 2639:26/75·Zümer

    فأذاقهم الله الخزي في الحياة الدنيا ۖ ولعذاب الآخرة أكبر ۚ لو كانوا يعلمون

    Allah onlara dünya hayatında rezillik tattırdı. Âhiretin azabıysa daha büyüktür. Eğer bilselerdi.

  7. 2739:27/75·Zümer

    ولقد ضربنا للناس في هذا القرآن من كل مثل لعلهم يتذكرون

    Andolsun ki, bu Kur'ân'da insanlara her meselden verdik; umulur ki düşünüp öğüt alırlar.

  8. 2839:28/75·Zümer

    قرآنا عربيا غير ذي عوج لعلهم يتقون

    Eğriliği olmayan Arapça bir Kur'ân'dır; umulur ki sakınırlar.

  9. 2939:29/75·Zümer

    ضرب الله مثلا رجلا فيه شركاء متشاكسون ورجلا سلما لرجل هل يستويان مثلا ۚ الحمد لله ۚ بل أكثرهم لا يعلمون

    Allah bir mesel verdi: Bir erkek var, onda geçimsiz ortaklar var; bir de erkek var, bir erkeğe teslimiyet ile bağlı. Hiç bu ikisi meselce eşit olur mu? Hamd Allah'adır. Aksine, onların çoğu bilmezler.

  10. 3039:30/75·Zümer

    إنك ميت وإنهم ميتون

    Sen de öleceksin, onlar da ölecekler.

  11. 3139:31/75·Zümer

    ثم إنكم يوم القيامة عند ربكم تختصمون

    Sonra siz, kıyamet günü Rabbinizin katında çekişirsiniz.

  12. 3239:32/75·Zümer

    ۞ فمن أظلم ممن كذب على الله وكذب بالصدق إذ جاءه ۚ أليس في جهنم مثوى للكافرين

    Allah'a karşı yalan söyleyenden ve doğruluk kendisine geldiğinde onu yalanlayandan daha zalim kim vardır? Cehennem'de kâfirler için bir barınak yok mudur?

  13. 3339:33/75·Zümer

    والذي جاء بالصدق وصدق به ۙ أولئك هم المتقون

    Doğruluğu getiren de onu doğrulayan da, işte onlar takva sahibi olanlardır.

  14. 3439:34/75·Zümer

    لهم ما يشاءون عند ربهم ۚ ذلك جزاء المحسنين

    Onlar için, Rableri katında diledikleri şey vardır. İşte bu, muhsinlerin karşılığıdır.

  15. 3539:35/75·Zümer

    ليكفر الله عنهم أسوأ الذي عملوا ويجزيهم أجرهم بأحسن الذي كانوا يعملون

    Allah, yaptıklarının en kötüsünü üzerlerinden örtsün ve ecirlerini, yapmakta olduklarının daha güzeliyle karşılık versin diye.

  16. 3639:36/75·Zümer

    أليس الله بكاف عبده ۖ ويخوفونك بالذين من دونه ۚ ومن يضلل الله فما له من هاد

    Allah, kuluna kâfi değil midir? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi saptırırsa artık ona yol gösterecek yoktur.

  17. 3739:37/75·Zümer

    ومن يهد الله فما له من مضل ۗ أليس الله بعزيز ذي انتقام

    Allah kime yol gösterirse onu saptıracak yoktur. Allah Azîz, intikam sahibi değil midir?

  18. 3839:38/75·Zümer

    ولئن سألتهم من خلق السماوات والأرض ليقولن الله ۚ قل أفرأيتم ما تدعون من دون الله إن أرادني الله بضر هل هن كاشفات ضره أو أرادني برحمة هل هن ممسكات رحمته ۚ قل حسبي الله ۖ عليه يتوكل المتوكلون

    Eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, "Allah" derler. De ki: "Gördünüz mü Allah'tan başka çağırdıklarınızı? Eğer Allah bana bir sıkıntı dilese, onlar O'nun sıkıntısını giderenler midir? Veya bana bir rahmet dilese, onlar O'nun rahmetini tutanlar mıdır?" De ki: "Allah bana yeter. Tevekkül edenler yalnız O'na tevekkül eder."

  19. 3939:39/75·Zümer

    قل يا قوم اعملوا على مكانتكم إني عامل ۖ فسوف تعلمون

    De ki: "Ey kavmim! Bulunduğunuz hal üzere yapın; ben de yapıcıyım. Yakında bileceksiniz."

  20. 4039:40/75·Zümer

    من يأتيه عذاب يخزيه ويحل عليه عذاب مقيم

    Kime, kendini rezil edecek azap gelir ve kalıcı azap onun üzerine olur.

  1. 4139:41/75·Zümer

    إنا أنزلنا عليك الكتاب للناس بالحق ۖ فمن اهتدى فلنفسه ۖ ومن ضل فإنما يضل عليها ۖ وما أنت عليهم بوكيل

    Biz sana kitabı insanlar için Hakk ile indirdik. Kim doğru yolu bulursa kendi nefsi lehinedir. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Sen onların üzerinde bir Vekîl değilsin.

  2. 4239:42/75·Zümer

    الله يتوفى الأنفس حين موتها والتي لم تمت في منامها ۖ فيمسك التي قضى عليها الموت ويرسل الأخرى إلى أجل مسمى ۚ إن في ذلك لآيات لقوم يتفكرون

    Allah, nefisleri vefat ettirir: ölüm vaktinde olanı, ölmemiş olanı da uykusunda. Ardından hakkında ölüm hükmettiğini tutar, öbürünü de isimlendirilmiş bir süreye kadar gönderir. Düşünen bir kavim için bunda âyetler vardır.

  3. 4339:43/75·Zümer

    أم اتخذوا من دون الله شفعاء ۚ قل أولو كانوا لا يملكون شيئا ولا يعقلون

    Yoksa Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: "Hiçbir şeye sahip olmasalar ve akletmeseler de mi?"

  4. 4439:44/75·Zümer

    قل لله الشفاعة جميعا ۖ له ملك السماوات والأرض ۖ ثم إليه ترجعون

    De ki: "Şefaat hep Allah'a aittir. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürülürsünüz."

  5. 4539:45/75·Zümer

    وإذا ذكر الله وحده اشمأزت قلوب الذين لا يؤمنون بالآخرة ۖ وإذا ذكر الذين من دونه إذا هم يستبشرون

    Allah yalnız anıldığı zaman, Âhirete iman etmeyenlerin kalpleri nefretle ürperir. O'ndan başka olanlar anıldığı zamansa seviniverirler.

  6. 4639:46/75·Zümer

    قل اللهم فاطر السماوات والأرض عالم الغيب والشهادة أنت تحكم بين عبادك في ما كانوا فيه يختلفون

    De ki: "Allâhümme, göklerin ve yerin yaratıcısı, gaybı ve şahâdeti bilen! Kullarının arasında, ayrılığa düştükleri şeyde sen hüküm verirsin."

  7. 4739:47/75·Zümer

    ولو أن للذين ظلموا ما في الأرض جميعا ومثله معه لافتدوا به من سوء العذاب يوم القيامة ۚ وبدا لهم من الله ما لم يكونوا يحتسبون

    Zulmedenler, yeryüzündeki her şey ve onunla beraber bir misli daha kendilerinin olsa, kıyamet günü azabın kötülüğünden kurtulmak için onu fidye verirlerdi. Allah'tan, hesaba katmadıkları şeyler onlara açığa çıktı.

  8. 4839:48/75·Zümer

    وبدا لهم سيئات ما كسبوا وحاق بهم ما كانوا به يستهزئون

    Kazandıkları kötülükler onlara açığa çıktı ve alay etmekte oldukları şey kendilerini kuşattı.

  9. 4939:49/75·Zümer

    فإذا مس الإنسان ضر دعانا ثم إذا خولناه نعمة منا قال إنما أوتيته على علم ۚ بل هي فتنة ولكن أكثرهم لا يعلمون

    İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman Bizi çağırır. Sonra katımızdan ona bir nimet bahşettiğimiz zaman, "Bu bana ancak bir bilgi üzerine verildi" der. Aksine o bir fitnedir, fakat onların çoğu bilmezler.

  10. 5039:50/75·Zümer

    قد قالها الذين من قبلهم فما أغنى عنهم ما كانوا يكسبون

    Bunu onlardan öncekiler de demişti de kazandıkları şeyler onlara fayda vermedi.

  11. 5139:51/75·Zümer

    فأصابهم سيئات ما كسبوا ۚ والذين ظلموا من هؤلاء سيصيبهم سيئات ما كسبوا وما هم بمعجزين

    Kazandıkları kötülükler kendilerine isabet etti. Bunlardan zulmedenlere de kazandıkları kötülükler isabet edecek. Onlar âciz bırakacak değillerdir.

  12. 5239:52/75·Zümer

    أولم يعلموا أن الله يبسط الرزق لمن يشاء ويقدر ۚ إن في ذلك لآيات لقوم يؤمنون

    Allah'ın, rızkı dilediğine yaydığını ve daralttığını bilmediler mi? Bunda iman eden bir kavim için âyetler vardır.

  13. 5339:53/75·Zümer

    ۞ قل يا عبادي الذين أسرفوا على أنفسهم لا تقنطوا من رحمة الله ۚ إن الله يغفر الذنوب جميعا ۚ إنه هو الغفور الرحيم

    De ki: "Ey kendileri aleyhinde haddi aşmış kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah günahları hep bağışlar. O, Gafûr'dur, Rahîm'dir."

  14. 5439:54/75·Zümer

    وأنيبوا إلى ربكم وأسلموا له من قبل أن يأتيكم العذاب ثم لا تنصرون

    Rabbinize yönelin ve azap size gelmeden önce O'na teslim olun, sonra yardım olunmazsınız.

  15. 5539:55/75·Zümer

    واتبعوا أحسن ما أنزل إليكم من ربكم من قبل أن يأتيكم العذاب بغتة وأنتم لا تشعرون

    Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun; azap ansızın gelip çatmadan önce, siz farkında değilken.

  16. 5639:56/75·Zümer

    أن تقول نفس يا حسرتا على ما فرطت في جنب الله وإن كنت لمن الساخرين

    Nefsin, "Allah'ın yanında kusur ettiğimden pişmanlık bana!" diyeceği ve alay edenlerden olduğum vakit.

  17. 5739:57/75·Zümer

    أو تقول لو أن الله هداني لكنت من المتقين

    Veya "Allah bana yol gösterseydi, takva sahiplerinden olurdum." demesin.

  18. 5839:58/75·Zümer

    أو تقول حين ترى العذاب لو أن لي كرة فأكون من المحسنين

    Veya azabı gördüğü vakit: "Eğer benim için bir dönüş olsa da muhsinlerden olsam" der.

  19. 5939:59/75·Zümer

    بلى قد جاءتك آياتي فكذبت بها واستكبرت وكنت من الكافرين

    Hayır! Andolsun ki sana âyetlerim geldi de onları yalanladın, büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun.

  20. 6039:60/75·Zümer

    ويوم القيامة ترى الذين كذبوا على الله وجوههم مسودة ۚ أليس في جهنم مثوى للمتكبرين

    Kıyamet gününde, Allah'a yalan söyleyenleri yüzleri kapkara olarak görürsün. Mütekebbirler için Cehennem'de bir barınak yok mudur?

  1. 6139:61/75·Zümer

    وينجي الله الذين اتقوا بمفازتهم لا يمسهم السوء ولا هم يحزنون

    Allah, sakınanları kurtuluşlarına eriştirir. Onlara kötülük dokunmaz ve onlar üzülmezler.

  2. 6239:62/75·Zümer

    الله خالق كل شيء ۖ وهو على كل شيء وكيل

    Allah her şeyin Hâlık'ıdır ve O, her şey üzerine Vekîl'dir.

  3. 6339:63/75·Zümer

    له مقاليد السماوات والأرض ۗ والذين كفروا بآيات الله أولئك هم الخاسرون

    Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Allah'ın âyetlerini küfredenler, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.

  4. 6439:64/75·Zümer

    قل أفغير الله تأمروني أعبد أيها الجاهلون

    De ki: "Allah'tan başkasına mı kulluk etmemi emrediyorsunuz, ey cahiller?"

  5. 6539:65/75·Zümer

    ولقد أوحي إليك وإلى الذين من قبلك لئن أشركت ليحبطن عملك ولتكونن من الخاسرين

    Andolsun ki sana ve senden öncekilere vahyolundu: Eğer şirk koşarsan amelin boşa gider ve hüsrana uğrayanlardan olursun.

  6. 6639:66/75·Zümer

    بل الله فاعبد وكن من الشاكرين

    Aksine, Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol.

  7. 6739:67/75·Zümer

    وما قدروا الله حق قدره والأرض جميعا قبضته يوم القيامة والسماوات مطويات بيمينه ۚ سبحانه وتعالى عما يشركون

    Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet günü yer bütünüyle O'nun avucundadır; gökler de sağ elinde dürülmüştür. O, onların şirk koştuklarından münezzehtir, yücedir.

  8. 6839:68/75·Zümer

    ونفخ في الصور فصعق من في السماوات ومن في الأرض إلا من شاء الله ۖ ثم نفخ فيه أخرى فإذا هم قيام ينظرون

    Sûr'a üflenir, göklerde kim var, yerde kim varsa çarpılıp düşer; ancak Allah'ın dilediği kimse müstesna. Sonra ona bir daha üflenir, o zaman onlar ayakta durup bakarlar.

  9. 6939:69/75·Zümer

    وأشرقت الأرض بنور ربها ووضع الكتاب وجيء بالنبيين والشهداء وقضي بينهم بالحق وهم لا يظلمون

    Yer, Rabbinin Nûruyla parıldadı; kitap kondu; peygamberler ve şahitler getirildi; aralarında Hak ile hükmedildi; onlar zulmedilmezler.

  10. 7039:70/75·Zümer

    ووفيت كل نفس ما عملت وهو أعلم بما يفعلون

    Her nefse yaptığı tastamam verildi. O, onların yapmakta olduklarını daha iyi bilir.

  11. 7139:71/75·Zümer

    وسيق الذين كفروا إلى جهنم زمرا ۖ حتى إذا جاءوها فتحت أبوابها وقال لهم خزنتها ألم يأتكم رسل منكم يتلون عليكم آيات ربكم وينذرونكم لقاء يومكم هذا ۚ قالوا بلى ولكن حقت كلمة العذاب على الكافرين

    Küfredenler bölük bölük cehenneme sevk edildi. Nihayet oraya vardıklarında kapıları açıldı ve bekçileri onlara dedi: 'Size içinizden, Rabbinizin ayetlerini okuyan ve sizi bu gününüze kavuşmakla uyaran resuller gelmedi mi?' Dediler: 'Evet.' Fakat azap sözü kâfirlerin üzerine hak oldu.

  12. 7239:72/75·Zümer

    قيل ادخلوا أبواب جهنم خالدين فيها ۖ فبئس مثوى المتكبرين

    "Cehennemin kapılarına girin, orada ebedî kalanlar olarak" dendi. Mütekebbirlerin barınağı ne kötüdür!

  13. 7339:73/75·Zümer

    وسيق الذين اتقوا ربهم إلى الجنة زمرا ۖ حتى إذا جاءوها وفتحت أبوابها وقال لهم خزنتها سلام عليكم طبتم فادخلوها خالدين

    Rablerine karşı sakınanlar bölük bölük cennete sevk edildi. Oraya vardıklarında kapıları açıldı ve bekçileri onlara dedi: "Selâm üzerinize olsun, gönül hoşluğu duydunuz; haydi ebedî kalanlar olarak girin oraya!"

  14. 7439:74/75·Zümer

    وقالوا الحمد لله الذي صدقنا وعده وأورثنا الأرض نتبوأ من الجنة حيث نشاء ۖ فنعم أجر العاملين

    Hamd, bize vaat ettiğini doğrulayan ve bizi yere mirasçi kılan Allah'adır. Cennetten dilediğimiz yerde yerleşiriz. Yapanların ecri ne güzel!

  15. 7539:75/75·Zümer

    وترى الملائكة حافين من حول العرش يسبحون بحمد ربهم ۖ وقضي بينهم بالحق وقيل الحمد لله رب العالمين

    Melekleri, arşın etrafını çevrelemiş, Rablerini hamd ile tesbih eder görürsün. Aralarında Hakk ile hükmedilmiştir. "Âlemlerin Rabbi Allah'a hamd olsun," denir.