
Necm
Yıldız, Mi'râc hatıraları
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 153:1/62·Necm
والنجم إذا هوى
Yıldıza, battığı zaman!
- 253:2/62·Necm
ما ضل صاحبكم وما غوى
Arkadaşınız sapmadı ve azmadı.
- 353:3/62·Necm
وما ينطق عن الهوى
Hevesinden de konuşmaz.
- 453:4/62·Necm
إن هو إلا وحي يوحى
O, ancak vahyedilen bir vahiydir.
- 553:5/62·Necm
علمه شديد القوى
Onu, kuvvetleri pek çetin olan öğretti.
- 653:6/62·Necm
ذو مرة فاستوى
Akıl ve güç sahibi olarak doğruldu.
- 753:7/62·Necm
وهو بالأفق الأعلى
O, en yüce ufuktadır.
- 853:8/62·Necm
ثم دنا فتدلى
Sonra yaklaştı ve sarktı.
- 953:9/62·Necm
فكان قاب قوسين أو أدنى
İki yay mesafesi kadar, hatta daha da yakın oldu.
- 1053:10/62·Necm
فأوحى إلى عبده ما أوحى
Böylece kuluna vahyettiği şeyi vahyetti.
- 1153:11/62·Necm
ما كذب الفؤاد ما رأى
Fuâd, gördüğü şeyi yalanlamadı.
- 1253:12/62·Necm
أفتمارونه على ما يرى
Gördüğü şey üzerinde mi tartışırsınız?
- 1353:13/62·Necm
ولقد رآه نزلة أخرى
Andolsun ki onu başka bir inişte de gördü.
- 1453:14/62·Necm
عند سدرة المنتهى
Müntehâ Sidresinin katında.
- 1553:15/62·Necm
عندها جنة المأوى
Barınılacak cennet onun yanındadır.
- 1653:16/62·Necm
إذ يغشى السدرة ما يغشى
Hani sidre ağacını kaplayan şey kaplıyordu.
- 1753:17/62·Necm
ما زاغ البصر وما طغى
Göz sapmadı ve azmadı.
- 1853:18/62·Necm
لقد رأى من آيات ربه الكبرى
Andolsun ki o, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.
- 1953:19/62·Necm
أفرأيتم اللات والعزى
Lât ve Uzzâ'yı gördünüz mü?
- 2053:20/62·Necm
ومناة الثالثة الأخرى
Menât'ı da, diğer üçüncü başkayı da.
- 2153:21/62·Necm
ألكم الذكر وله الأنثى
Erkek sizin, dişi O'nun mu?
- 2253:22/62·Necm
تلك إذا قسمة ضيزى
İşte o takdirde insafsız bir paylaştırmadır.
- 2353:23/62·Necm
إن هي إلا أسماء سميتموها أنتم وآباؤكم ما أنزل الله بها من سلطان ۚ إن يتبعون إلا الظن وما تهوى الأنفس ۖ ولقد جاءهم من ربهم الهدى
Bunlar ancak sizin ve babalarınızın adlandırdığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlara dair bir delil indirmedi. Onlar yalnızca zanna ve nefslerin düştüğü şeye uyarlar. Andolsun ki, onlara Rablerinden hidayet geldi.
- 2453:24/62·Necm
أم للإنسان ما تمنى
Yoksa insan temenni ettiği şeye mi sahip olur?
- 2553:25/62·Necm
فلله الآخرة والأولى
Âhir de Evvel de Allah'ındır.
- 2653:26/62·Necm
۞ وكم من ملك في السماوات لا تغني شفاعتهم شيئا إلا من بعد أن يأذن الله لمن يشاء ويرضى
Göklerde nice melek vardır ki, Allah dileyip razı olduğu kimseye izin verdikten sonra olmadıkça, şefaatleri hiçbir şeye fayda vermez.
- 2753:27/62·Necm
إن الذين لا يؤمنون بالآخرة ليسمون الملائكة تسمية الأنثى
Âhirete iman etmeyenler, meleklere dişi adı veriyorlar.
- 2853:28/62·Necm
وما لهم به من علم ۖ إن يتبعون إلا الظن ۖ وإن الظن لا يغني من الحق شيئا
Onların bu hususta bir bilgisi yoktur, ancak zanna uyarlar. Zan ise Hakk'tan yana hiçbir şeye fayda vermez.
- 2953:29/62·Necm
فأعرض عن من تولى عن ذكرنا ولم يرد إلا الحياة الدنيا
Bizim zikrimizden yüz çeviren ve dünya hayatından başkasını dilemeyen kimseden sen de yüz çevir.
- 3053:30/62·Necm
ذلك مبلغهم من العلم ۚ إن ربك هو أعلم بمن ضل عن سبيله وهو أعلم بمن اهتدى
İşte bilgiden eriştikleri sınır budur. Rabbin O'dur, yolundan sapanı daha iyi bilir. Doğru yolu bulanı da O daha iyi bilir.
- 3153:31/62·Necm
ولله ما في السماوات وما في الأرض ليجزي الذين أساءوا بما عملوا ويجزي الذين أحسنوا بالحسنى
Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah'ındır. Kötülük edenlere yaptıklarının karşılığını versin, ihsân edenlere de el-hüsnâ ile karşılığını versin diye.
- 3253:32/62·Necm
الذين يجتنبون كبائر الإثم والفواحش إلا اللمم ۚ إن ربك واسع المغفرة ۚ هو أعلم بكم إذ أنشأكم من الأرض وإذ أنتم أجنة في بطون أمهاتكم ۖ فلا تزكوا أنفسكم ۖ هو أعلم بمن اتقى
Onlar ki büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınırlar, küçük sürçmeler hariç. Rabbin bağışlaması geniş olandır. Sizi topraktan inşa ettiği zaman da, annelerinizin karınlarında ceninler olduğunuz zaman da sizi en iyi bilen O'dur. Öyleyse kendinizi temize çıkarmayın; sakınanı en iyi bilen O'dur.
- 3353:33/62·Necm
أفرأيت الذي تولى
Yüz çevireni gördün mü?
- 3453:34/62·Necm
وأعطى قليلا وأكدى
Az verdi ve vermekten vazgeçti.
- 3553:35/62·Necm
أعنده علم الغيب فهو يرى
Gaybın bilgisi onun katında mı ki görüyor?
- 3653:36/62·Necm
أم لم ينبأ بما في صحف موسى
Yoksa Mûsâ'nın sahifelerindeki şey haber verilmedi mi ona?
- 3753:37/62·Necm
وإبراهيم الذي وفى
Sözünü tutan İbrâhîm'i de.
- 3853:38/62·Necm
ألا تزر وازرة وزر أخرى
Hiçbir yüklenen, başkasının yükünü yüklenmez.
- 3953:39/62·Necm
وأن ليس للإنسان إلا ما سعى
İnsan için ancak çaba gösterdiği vardır.
- 4053:40/62·Necm
وأن سعيه سوف يرى
Çabasının yakında görüleceği de.
- 4153:41/62·Necm
ثم يجزاه الجزاء الأوفى
Sonra eksiksiz karşılıkla karşılığını verir.
- 4253:42/62·Necm
وأن إلى ربك المنتهى
Son varışın Rabbine olduğunu.
- 4353:43/62·Necm
وأنه هو أضحك وأبكى
O güldürdü ve ağlattı.
- 4453:44/62·Necm
وأنه هو أمات وأحيا
Ve O'dur öldüren ve dirilten.
- 4553:45/62·Necm
وأنه خلق الزوجين الذكر والأنثى
Erkek ve dişi olarak iki eşi yaratan da O'dur.
- 4653:46/62·Necm
من نطفة إذا تمنى
Akıtıldığı zaman bir nutfeden.
- 4753:47/62·Necm
وأن عليه النشأة الأخرى
Başka yaratılışın da O'nun üzerine olduğunu.
- 4853:48/62·Necm
وأنه هو أغنى وأقنى
Zengin eden de O'dur, kanaat veren de.
- 4953:49/62·Necm
وأنه هو رب الشعرى
Şi'râ'nın Rabbi de O'dur.
- 5053:50/62·Necm
وأنه أهلك عادا الأولى
Âd'ı, Evvel'i helâk ettiğini.
- 5153:51/62·Necm
وثمود فما أبقى
Semûd'u da, onlardan bir şey bırakmadı.
- 5253:52/62·Necm
وقوم نوح من قبل ۖ إنهم كانوا هم أظلم وأطغى
Daha önceden Nûh kavmi de; onlar daha zalim ve daha azgındılar.
- 5353:53/62·Necm
والمؤتفكة أهوى
Altı üstüne getirilen şehirleri de yere çarpıp dibe geçiren O'dur.
- 5453:54/62·Necm
فغشاها ما غشى
Böylece bürüdü onu, bürüyen şey.
- 5553:55/62·Necm
فبأي آلاء ربك تتمارى
Rabbinin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun?
- 5653:56/62·Necm
هذا نذير من النذر الأولى
Bu, evvelki uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
- 5753:57/62·Necm
أزفت الآزفة
Yaklaştı yaklaşan.
- 5853:58/62·Necm
ليس لها من دون الله كاشفة
Allah'tan başka onu açığa çıkaracak yoktur.
- 5953:59/62·Necm
أفمن هذا الحديث تعجبون
Bu sözden mi şaşıyorsunuz?
- 6053:60/62·Necm
وتضحكون ولا تبكون
Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz öyle mi?
- 6153:61/62·Necm
وأنتم سامدون
Siz ise gaflet içinde oyalanmaktasınız.
- 6253:62/62·Necm
فاسجدوا لله واعبدوا ۩
Öyleyse Allah'a secde edin, kulluk edin.





























































