
Mümtehine
İmtihan, müşriklerle ilişki
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
- 160:1/13·Mümtehine
يا أيها الذين آمنوا لا تتخذوا عدوي وعدوكم أولياء تلقون إليهم بالمودة وقد كفروا بما جاءكم من الحق يخرجون الرسول وإياكم ۙ أن تؤمنوا بالله ربكم إن كنتم خرجتم جهادا في سبيلي وابتغاء مرضاتي ۚ تسرون إليهم بالمودة وأنا أعلم بما أخفيتم وما أعلنتم ۚ ومن يفعله منكم فقد ضل سواء السبيل
Ey iman edenler! Benim düşmanımı ve sizin düşmanınızı veliler edinmeyin. Siz onlara sevgi atıyorsunuz; oysa onlar, Hakk'tan size gelene küfrettiler. Rabbiniz Allah'a iman etmenizden ötürü Resûl'ü ve sizi çıkarıyorlar. Eğer benim yolumda cihâd ve rızamı arayış için çıktıysanız... Onlara sevgiyi gizlice sunuyorsunuz. Oysa ben, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da daha iyi bilirim. Sizden kim onu yaparsa, yolun eşit/orta düzünden sapmış olur.
- 260:2/13·Mümtehine
إن يثقفوكم يكونوا لكم أعداء ويبسطوا إليكم أيديهم وألسنتهم بالسوء وودوا لو تكفرون
Sizi ele geçirseler, size düşman olurlar; ellerini, dillerini kötülükle size uzatırlar ve küfretmenizi isterler.
- 360:3/13·Mümtehine
لن تنفعكم أرحامكم ولا أولادكم ۚ يوم القيامة يفصل بينكم ۚ والله بما تعملون بصير
Kıyamet günü ne erhâmınız size fayda verir, ne de çocuklarınız. Aranızda O hüküm verir. Allah, yaptıklarınızı Basîr'dir.
- 460:4/13·Mümtehine
قد كانت لكم أسوة حسنة في إبراهيم والذين معه إذ قالوا لقومهم إنا برآء منكم ومما تعبدون من دون الله كفرنا بكم وبدا بيننا وبينكم العداوة والبغضاء أبدا حتى تؤمنوا بالله وحده إلا قول إبراهيم لأبيه لأستغفرن لك وما أملك لك من الله من شيء ۖ ربنا عليك توكلنا وإليك أنبنا وإليك المصير
İbrâhîm'de ve onunla beraber olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani kavimlerine: "Biz sizden ve Allah'tan başka kulluk ettiklerinizden uzağız. Sizi tanımıyoruz. Sizinle bizim aramızda, siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar ebedî düşmanlık ve nefret belirdi." demişlerdi. Ancak İbrâhîm'in babasına: "Senin için bağışlanma dileyeceğim, fakat Allah'tan sana gelecek hiçbir şeye gücüm yetmez." sözü hariç. "Rabbimiz, yalnız Sana dayandık, yalnız Sana yöneldik. Dönüş de yalnız Sanadır."
- 560:5/13·Mümtehine
ربنا لا تجعلنا فتنة للذين كفروا واغفر لنا ربنا ۖ إنك أنت العزيز الحكيم
Rabbimiz! Bizi küfreden kimselere fitne kılma ve bizi bağışla Rabbimiz! Azîz, Hakîm olan Sensin.
- 660:6/13·Mümtehine
لقد كان لكم فيهم أسوة حسنة لمن كان يرجو الله واليوم الآخر ۚ ومن يتول فإن الله هو الغني الحميد
İçinizde Allah'ı ve Âhir günü uman kimseler için onlarda güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse, Allah Ğaniyy'dir, Hamîd'dir.
- 760:7/13·Mümtehine
۞ عسى الله أن يجعل بينكم وبين الذين عاديتم منهم مودة ۚ والله قدير ۚ والله غفور رحيم
Umulur ki Allah, sizinle onlardan düşmanlık ettiğiniz kimseler arasına bir sevgi kılar. Allah Kadîr'dir. Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
- 860:8/13·Mümtehine
لا ينهاكم الله عن الذين لم يقاتلوكم في الدين ولم يخرجوكم من دياركم أن تبروهم وتقسطوا إليهم ۚ إن الله يحب المقسطين
Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere birr göstermekten ve onlara adaletli davranmaktan men etmez. Allah adil davrananları sever.
- 960:9/13·Mümtehine
إنما ينهاكم الله عن الذين قاتلوكم في الدين وأخرجوكم من دياركم وظاهروا على إخراجكم أن تولوهم ۚ ومن يتولهم فأولئك هم الظالمون
Allah sizi ancak, din uğrunda sizinle savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanıza arka çıkan kimselere dost olmaktan men eder. Kim onları dost edinirse, işte zalimler onların ta kendileridir.
- 1060:10/13·Mümtehine
يا أيها الذين آمنوا إذا جاءكم المؤمنات مهاجرات فامتحنوهن ۖ الله أعلم بإيمانهن ۖ فإن علمتموهن مؤمنات فلا ترجعوهن إلى الكفار ۖ لا هن حل لهم ولا هم يحلون لهن ۖ وآتوهم ما أنفقوا ۚ ولا جناح عليكم أن تنكحوهن إذا آتيتموهن أجورهن ۚ ولا تمسكوا بعصم الكوافر واسألوا ما أنفقتم وليسألوا ما أنفقوا ۚ ذلكم حكم الله ۖ يحكم بينكم ۚ والله عليم حكيم
Ey iman edenler, mümin kadınlar hicret edenler olarak size geldiği zaman onları sınayın. Allah onların îmânını daha iyi bilir. Eğer onları müminler olarak bilirseniz, onları kâfirlere döndürmeyin. Onlar, onlara helal değildir; onlar da onlara helal olmazlar. Onlara, infak ettikleri şeyi verin. Ecirlerini verdiğiniz zaman onları nikâhlamanızda üzerinize vebal yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın. İnfak ettiğiniz şeyi isteyin; onlar da infak ettikleri şeyi istesinler. İşte bu, Allah'ın hükmüdür; aranızda hükmeder. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.
- 1160:11/13·Mümtehine
وإن فاتكم شيء من أزواجكم إلى الكفار فعاقبتم فآتوا الذين ذهبت أزواجهم مثل ما أنفقوا ۚ واتقوا الله الذي أنتم به مؤمنون
Eşlerinizden biri kâfirlere kaçar da sonra siz ganimet elde ederseniz, eşleri gitmiş olanlara infak ettikleri kadarını verin. Kendisine iman ettiğiniz Allah'tan sakının.
- 1260:12/13·Mümtehine
يا أيها النبي إذا جاءك المؤمنات يبايعنك على أن لا يشركن بالله شيئا ولا يسرقن ولا يزنين ولا يقتلن أولادهن ولا يأتين ببهتان يفترينه بين أيديهن وأرجلهن ولا يعصينك في معروف ۙ فبايعهن واستغفر لهن الله ۖ إن الله غفور رحيم
Ey peygamber! Mümin kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi şirk koşmamak, çalmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek ve ma'rûfta sana karşı gelmemek üzere sana biat etmeye geldikleri zaman onlarla biatleş ve onlar için Allah'tan bağışlanma dile. Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
- 1360:13/13·Mümtehine
يا أيها الذين آمنوا لا تتولوا قوما غضب الله عليهم قد يئسوا من الآخرة كما يئس الكفار من أصحاب القبور
Ey iman edenler! Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir kavmi dost edinmeyin. Onlar, kabir ehlinden olan kâfirlerin ümit kestiği gibi ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.












