
Tahrîm
Haram kılma, aile örnekleri
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
- 166:1/12·Tahrîm
يا أيها النبي لم تحرم ما أحل الله لك ۖ تبتغي مرضات أزواجك ۚ والله غفور رحيم
Ey Peygamber! Niçin Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi haram kılıyorsun, eşlerinin rızasını arıyorsun? Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
- 266:2/12·Tahrîm
قد فرض الله لكم تحلة أيمانكم ۚ والله مولاكم ۖ وهو العليم الحكيم
Allah yeminlerinizin keffaretini size farz kılmıştır. Allah Mevlânızdır. O Alîm'dir, Hakîm'dir.
- 366:3/12·Tahrîm
وإذ أسر النبي إلى بعض أزواجه حديثا فلما نبأت به وأظهره الله عليه عرف بعضه وأعرض عن بعض ۖ فلما نبأها به قالت من أنبأك هذا ۖ قال نبأني العليم الخبير
Hani Peygamber, eşlerinden bazısına bir söz gizlemişti. O bunu haber verince ve Allah da onu Peygamber'e üstün kılınca, Peygamber onun bazısını bildirmiş, bazısından da yüz çevirmişti. Ona bunu haber verince eşi, "Bunu sana kim haber verdi?" demişti. Peygamber de, "Bana Alîm ve Habîr haber verdi," demişti.
- 466:4/12·Tahrîm
إن تتوبا إلى الله فقد صغت قلوبكما ۖ وإن تظاهرا عليه فإن الله هو مولاه وجبريل وصالح المؤمنين ۖ والملائكة بعد ذلك ظهير
Eğer ikiniz Allah'a tevbe ederseniz iyi olur, çünkü kalpleriniz kaydı. Yok eğer ona karşı birbirinize arka çıkarsanız, bilin ki Allah onun mevlâsıdır; Cebrail de, salih müminler de. Melekler de bunun ardından ona arka çıkarlar.
- 566:5/12·Tahrîm
عسى ربه إن طلقكن أن يبدله أزواجا خيرا منكن مسلمات مؤمنات قانتات تائبات عابدات سائحات ثيبات وأبكارا
Eğer sizi boşarsa, Rabbinin ona sizden daha hayırlı; teslim olan, mümin, kânit olan, tevbe eden, kulluk eden, oruç tutan dul ve bakire eşler vermesi umulur.
- 666:6/12·Tahrîm
يا أيها الذين آمنوا قوا أنفسكم وأهليكم نارا وقودها الناس والحجارة عليها ملائكة غلاظ شداد لا يعصون الله ما أمرهم ويفعلون ما يؤمرون
Ey iman edenler! Nefislerinizi ve ehlinizi, yakıtı insanlar ve taş olan ateşten koruyun; üzerinde katı ve şiddetli melekler vardır; Allah'ın kendilerine emrettiği şeye isyan etmezler ve emrolundukları şeyi yaparlar.
- 766:7/12·Tahrîm
يا أيها الذين كفروا لا تعتذروا اليوم ۖ إنما تجزون ما كنتم تعملون
Ey küfredenler! O gün özür dilemeyin. Ancak yapmakta olduğunuz şeyin karşılığını görmektesiniz.
- 866:8/12·Tahrîm
يا أيها الذين آمنوا توبوا إلى الله توبة نصوحا عسى ربكم أن يكفر عنكم سيئاتكم ويدخلكم جنات تجري من تحتها الأنهار يوم لا يخزي الله النبي والذين آمنوا معه ۖ نورهم يسعى بين أيديهم وبأيمانهم يقولون ربنا أتمم لنا نورنا واغفر لنا ۖ إنك على كل شيء قدير
Ey iman edenler! Allah'a samimi bir tevbeyle tevbe edin. Umulur ki Rabbiniz kötülüklerinizi sizden örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere sokar. O gün Allah, Peygamber'i ve onunla beraber iman edenleri rezil etmez. Nûr'ları, önlerinde ve sağlarında koşar. Derler ki: "Rabbimiz! Nûr'umuzu bizim için tamamla ve bizi bağışla. Sen her şey üzerine Kadîr'sin."
- 966:9/12·Tahrîm
يا أيها النبي جاهد الكفار والمنافقين واغلظ عليهم ۚ ومأواهم جهنم ۖ وبئس المصير
Ey Peygamber! Kâfirlerle ve münafıklarla cihad et, onlara sert davran. Onların barınağı Cehennem'dir. Ne kötü varış yeridir o!
- 1066:10/12·Tahrîm
ضرب الله مثلا للذين كفروا امرأت نوح وامرأت لوط ۖ كانتا تحت عبدين من عبادنا صالحين فخانتاهما فلم يغنيا عنهما من الله شيئا وقيل ادخلا النار مع الداخلين
Allah, küfredenlere Nûh'un kadınını ve Lût'un kadınını mesel verdi: İkisi salih kullarımızdan iki kulun altındaydı; onlara ihanet ettiler de o ikisi, Allah'tan gelecek hiçbir şeye karşı onlara fayda vermedi. İkisine: "Girenlerle birlikte ateşe girin." dendi.
- 1166:11/12·Tahrîm
وضرب الله مثلا للذين آمنوا امرأت فرعون إذ قالت رب ابن لي عندك بيتا في الجنة ونجني من فرعون وعمله ونجني من القوم الظالمين
Allah, iman edenlere Fir'avn'ın karısını misal verdi; hani o demişti ki: "Rabbim, benim için katında cennette bir ev bina et; beni Fir'avn'dan ve onun amelinden kurtar; beni zalim kavimden kurtar."
- 1266:12/12·Tahrîm
ومريم ابنت عمران التي أحصنت فرجها فنفخنا فيه من روحنا وصدقت بكلمات ربها وكتبه وكانت من القانتين
İmrân'ın kızı Meryem'i de örnek verdi ki o, ırzını korudu; biz de ona Rûhumuzdan üfledik. O, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti ve kânit olanlardan oldu.











