
Mürselât
Gönderilenler, rüzgârlar
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 177:1/50·Mürselât
والمرسلات عرفا
Birbiri ardınca gönderilenlere!
- 277:2/50·Mürselât
فالعاصفات عصفا
Ardından şiddetle koparıp savuranlara,
- 377:3/50·Mürselât
والناشرات نشرا
Yaydıkça yayanlara yemin olsun!
- 477:4/50·Mürselât
فالفارقات فرقا
Ayırdıkça ayıranlara!
- 577:5/50·Mürselât
فالملقيات ذكرا
Zikri ulaştıranlara.
- 677:6/50·Mürselât
عذرا أو نذرا
Özür olarak veya uyarı olarak.
- 777:7/50·Mürselât
إنما توعدون لواقع
Size vaat edilen gerçekleşecek olandır.
- 877:8/50·Mürselât
فإذا النجوم طمست
Yıldızlar silindiği zaman;
- 977:9/50·Mürselât
وإذا السماء فرجت
Gök yarıldığı zaman da.
- 1077:10/50·Mürselât
وإذا الجبال نسفت
Dağlar savrulduğu zaman;
- 1177:11/50·Mürselât
وإذا الرسل أقتت
Elçilerin vakti belirlendiği zaman;
- 1277:12/50·Mürselât
لأي يوم أجلت
Hangi güne ertelendi?
- 1377:13/50·Mürselât
ليوم الفصل
Ayırım günü için.
- 1477:14/50·Mürselât
وما أدراك ما يوم الفصل
Ayırım günü nedir, sana ne bildirdi?
- 1577:15/50·Mürselât
ويل يومئذ للمكذبين
Yalanlayanların o gün vay haline!
- 1677:16/50·Mürselât
ألم نهلك الأولين
Evvelkileri helâk etmedik mi?
- 1777:17/50·Mürselât
ثم نتبعهم الآخرين
Sonra sonrakileri de onların ardına takarız.
- 1877:18/50·Mürselât
كذلك نفعل بالمجرمين
İşte o, suçlulara yaparız.
- 1977:19/50·Mürselât
ويل يومئذ للمكذبين
Vay haline o gün yalanlayanların!
- 2077:20/50·Mürselât
ألم نخلقكم من ماء مهين
Sizi aşağılayıcı bir sudan yaratmadık mı?
- 2177:21/50·Mürselât
فجعلناه في قرار مكين
Onu sağlam konumlu bir karargâhta kıldık.
- 2277:22/50·Mürselât
إلى قدر معلوم
Bilinen bir ölçüye kadar.
- 2377:23/50·Mürselât
فقدرنا فنعم القادرون
Güç yetirdik; ne güzel Kâdirler!
- 2477:24/50·Mürselât
ويل يومئذ للمكذبين
O gün yalanlayanların vay haline!
- 2577:25/50·Mürselât
ألم نجعل الأرض كفاتا
Yeri toplanma yeri kılmadık mı?
- 2677:26/50·Mürselât
أحياء وأمواتا
Diriler ve ölüler.
- 2777:27/50·Mürselât
وجعلنا فيها رواسي شامخات وأسقيناكم ماء فراتا
Orada yüksek sabit dağlar var etmedik mi ve size tatlı bir su içirmedik mi?
- 2877:28/50·Mürselât
ويل يومئذ للمكذبين
O gün yalanlayanların vay haline!
- 2977:29/50·Mürselât
انطلقوا إلى ما كنتم به تكذبون
Yola koyulun, yalanlamakta olduğunuz şeye.
- 3077:30/50·Mürselât
انطلقوا إلى ظل ذي ثلاث شعب
Üç kollu bir gölgeye gidin.
- 3177:31/50·Mürselât
لا ظليل ولا يغني من اللهب
Ne gölgelendirir ne de alevden fayda verir.
- 3277:32/50·Mürselât
إنها ترمي بشرر كالقصر
O, köşk gibi kıvılcımlar atar.
- 3377:33/50·Mürselât
كأنه جمالت صفر
Sanki o, sarı develer gibidir.
- 3477:34/50·Mürselât
ويل يومئذ للمكذبين
O gün yalanlayanların vay haline!
- 3577:35/50·Mürselât
هذا يوم لا ينطقون
Bu, konuşmayacakları bir gündür.
- 3677:36/50·Mürselât
ولا يؤذن لهم فيعتذرون
Onlara izin de verilmez ki özür dilesinler.
- 3777:37/50·Mürselât
ويل يومئذ للمكذبين
O gün yalanlayanların vay haline!
- 3877:38/50·Mürselât
هذا يوم الفصل ۖ جمعناكم والأولين
Bu ayırım günüdür, sizi ve evvelkileri topladık.
- 3977:39/50·Mürselât
فإن كان لكم كيد فكيدون
Eğer bir keydiniz varsa, keyd kurun.
- 4077:40/50·Mürselât
ويل يومئذ للمكذبين
Vay haline o gün yalanlayanların!
- 4177:41/50·Mürselât
إن المتقين في ظلال وعيون
Takva sahipleri gölgelerde ve gözelerdedir.
- 4277:42/50·Mürselât
وفواكه مما يشتهون
Meyveler ve canlarının çektiği şeyler içinde.
- 4377:43/50·Mürselât
كلوا واشربوا هنيئا بما كنتم تعملون
Yiyin, için afiyetle; yapmakta olduklarınıza karşılık.
- 4477:44/50·Mürselât
إنا كذلك نجزي المحسنين
Muhsinleri işte böyle ödüllendiririz.
- 4577:45/50·Mürselât
ويل يومئذ للمكذبين
Vay haline o gün yalanlayanların!
- 4677:46/50·Mürselât
كلوا وتمتعوا قليلا إنكم مجرمون
Yiyin, biraz yararlanın; siz suçlularsınız.
- 4777:47/50·Mürselât
ويل يومئذ للمكذبين
O gün yalanlayanların vay haline!
- 4877:48/50·Mürselât
وإذا قيل لهم اركعوا لا يركعون
Onlara 'Rükû edin' dendiği zaman rükû etmezler.
- 4977:49/50·Mürselât
ويل يومئذ للمكذبين
O gün yalanlayanların vay haline!
- 5077:50/50·Mürselât
فبأي حديث بعده يؤمنون
Hangi söze bundan sonra iman ederler?

















































