النازعات
Nâziât
Ruh alanlar, Fir'avn
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
- 1Ayet 1 / 46
والنازعات غرقا
Andolsun şiddetle çekip çıkaranlara,
- 2Ayet 2 / 46
والناشطات نشطا
Usulcacık çekenlere,
- 3Ayet 3 / 46
والسابحات سبحا
Yüzüp yüzüp gidenlere,
- 4Ayet 4 / 46
فالسابقات سبقا
Yarışıp geçenlere,
- 5Ayet 5 / 46
فالمدبرات أمرا
Derken bir iş çevirenlere kasem olsun (ki kıyamet var).
- 6Ayet 6 / 46
يوم ترجف الراجفة
O gün deprem sarsar,
- 7Ayet 7 / 46
تتبعها الرادفة
Onu ikinci bir sarsıntı izler.
- 8Ayet 8 / 46
قلوب يومئذ واجفة
Yürekler vardır, o gün kaygıdan hoplar.
- 9Ayet 9 / 46
أبصارها خاشعة
Gözler kalkmaz saygıdan.
- 10Ayet 10 / 46
يقولون أإنا لمردودون في الحافرة
Diyorlar ki: "Biz tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz?
- 11Ayet 11 / 46
أإذا كنا عظاما نخرة
"Biz, çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"
- 12Ayet 12 / 46
قالوا تلك إذا كرة خاسرة
"Öyleyse bu çok zararlı bir dönüştür." dediler.
- 13Ayet 13 / 46
فإنما هي زجرة واحدة
Fakat o bir tek haykırıştır.
- 14Ayet 14 / 46
فإذا هم بالساهرة
Bir de bakarsın hepsi meydandadır.
- 15Ayet 15 / 46
هل أتاك حديث موسى
Musa'nın haberi sana geldi mi?
- 16Ayet 16 / 46
إذ ناداه ربه بالواد المقدس طوى
Hani Rabbi ona kutsal vaadi Tuva'da seslenmişti:
- 17Ayet 17 / 46
اذهب إلى فرعون إنه طغى
"Haydi, demişti, git Firavun'a, çünkü o çok azdı."
- 18Ayet 18 / 46
فقل هل لك إلى أن تزكى
De ki: İster misin arınasın?
- 19Ayet 19 / 46
وأهديك إلى ربك فتخشى
Seni Rabbinin yoluna ileteyim de ondan korkasın.
- 20Ayet 20 / 46
فأراه الآية الكبرى
Musa Firavun'a o büyük mucizeyi gösterdi.
- 21Ayet 21 / 46
فكذب وعصى
Fakat Firavun yalanladı, karşı geldi.
- 22Ayet 22 / 46
ثم أدبر يسعى
Sonra koşarak dönüp gitti.
- 23Ayet 23 / 46
فحشر فنادى
Derken adamlarını topladı da bağırdı:
- 24Ayet 24 / 46
فقال أنا ربكم الأعلى
"Ben sizin en yüce Rabbinizim" dedi.
- 25Ayet 25 / 46
فأخذه الله نكال الآخرة والأولى
Allah da onu tuttu, dünya ve ahiret azabıyla yakalayıverdi.
- 26Ayet 26 / 46
إن في ذلك لعبرة لمن يخشى
Kuşkusuz bunda, saygı duyacaklar için bir ibret vardır.
- 27Ayet 27 / 46
أأنتم أشد خلقا أم السماء ۚ بناها
Yaratılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? Onu Allah bina etti.
- 28Ayet 28 / 46
رفع سمكها فسواها
Tavanını yükseltti, onu bir düzene koydu.
- 29Ayet 29 / 46
وأغطش ليلها وأخرج ضحاها
Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.
- 30Ayet 30 / 46
والأرض بعد ذلك دحاها
Bundan sonra da yeryüzünü döşedi.
- 31Ayet 31 / 46
أخرج منها ماءها ومرعاها
Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.
- 32Ayet 32 / 46
والجبال أرساها
Dağlarını oturttu.
- 33Ayet 33 / 46
متاعا لكم ولأنعامكم
Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için.
- 34Ayet 34 / 46
فإذا جاءت الطامة الكبرى
Fakat o her şeyi bastıran büyük felaket geldiği vakit,
- 35Ayet 35 / 46
يوم يتذكر الإنسان ما سعى
O, insanın neyin peşinde koştuğunu anladığı gün,
- 36Ayet 36 / 46
وبرزت الجحيم لمن يرى
Gören kimseler için cehennem hortlatıldığı vakit,
- 37Ayet 37 / 46
فأما من طغى
Artık her kim azgınlık etmiş,
- 38Ayet 38 / 46
وآثر الحياة الدنيا
Ve dünya hayatını tercih etmişse,
- 39Ayet 39 / 46
فإن الجحيم هي المأوى
Kuşkusuz onun varacağı yer cehennemdir.
- 40Ayet 40 / 46
وأما من خاف مقام ربه ونهى النفس عن الهوى
Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise,
- 41Ayet 41 / 46
فإن الجنة هي المأوى
Kuşkusuz onun varacağı yer cennettir.
- 42Ayet 42 / 46
يسألونك عن الساعة أيان مرساها
Sana o kıyameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye.
- 43Ayet 43 / 46
فيم أنت من ذكراها
Sen nerde, onu anlatmak nerde?!
- 44Ayet 44 / 46
إلى ربك منتهاها
Onun son ilmi Rabbine aittir.
- 45Ayet 45 / 46
إنما أنت منذر من يخشاها
Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın.
- 46Ayet 46 / 46
كأنهم يوم يرونها لم يلبثوا إلا عشية أو ضحاها
Onlar o kıyameti görecekleri gün sanki dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.