وأرسلنا الرياح لواقح فأنزلنا من السماء ماء فأسقيناكموه وما أنتم له بخازنين
"Biz rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirip sizi onunla suladık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsiniz."
Hicr sûresi 22. âyet, kısa ama yoğun bir cümleyle bir tabiat kanununu beyân eder: "Ve erselne'r-riyâha levâkıha, fe-enzelnâ mine's-semâi mâen fe-eskaynâkumûhu ve mâ entüm lehû bi-hâzinîn.", "Biz rüzgârları aşılayıcılar olarak gönderdik; ardından gökten su indirdik de onunla sizi suladık; siz onun hazînedârları değilsiniz."
Âyetin anahtarı lavâkıh kelimesidir; lakaha kökünden gelir ve "döllemek, aşılamak, gebe bırakmak" demektir. Klâsik müfessirler bu kelimeyi iki tarzda anlamışlardır: (1) rüzgâr bulutları aşılar, yani buharı yoğunlaştırarak yağmuru meydana getirir; (2) rüzgâr bitkileri aşılar, yani çiçeklerin polenini taşır. İmâm Râzî Mefâtîhu'l-Gayb'da her iki vechi de zikreder ve her ikisinin de doğru olabileceğini söyler, çünkü Arapçanın îcâzı bir kelimeyle iki gerçeği birden kucaklar.
Yedinci asırda hurma, asma, incir gibi birkaç türün rüzgâr veya el ile aşılandığı biliniyordu, fakat rüzgârın bütün bir bitki âlemi için kâinâtî bir nakil aracı olduğu fikri yoktu. Bu gerçek ancak 17. asırda Nehemiah Grew'un (1682) ve 18. asırda Camerarius ile Köelreuter'in çalışmalarıyla anlaşıldı. 19. asırda mikroskop, polenlerin yapısını gösterdi; 20. asırda palinoloji (polen bilimi) ve aerobiyoloji ayrı birer disiplin oldu.
Bugün biliyoruz ki dünyadaki çiçekli bitkilerin yaklaşık yüzde 12'si sadece rüzgâr ile tozlaşır (anemofili). Bunlar arasında insanlığı besleyen tahılların büyük çoğunluğu vardır: buğday, arpa, çavdar, mısır, pirinç. Ayrıca çam, ladin, sedir gibi bütün gymnospermler; meşe, kayın, kavak, ceviz, ıhlamur gibi büyük orman ağaçları; otların hemen tamamı rüzgârla aşılanır. Bir tek mısır koçanından mevsim boyunca 42 milyon polen tanesi salınır. Çam ormanlarının nisan ayında havayı sarı bir tozla doldurması, milyarlarca aşılayıcı taneciğin rüzgâra emânet edilmesidir.
Daha incesi şudur: her bitki türünün poleni, rüzgâr akıntılarında en uzağa gidebilecek şekilde aerodinamik olarak tasarlanmıştır. Çam poleninde iki adet hava kesesi (sacci) vardır, küçük balonlar gibi onu havada tutar. Otların poleni ise ufak ve hafiftir, kilometrelerce taşınabilir.
Âyetin "onun hazînedârları siz değilsiniz" ifadesi, rüzgârların ve yağmurun ardındaki sebebler dünyasının insanın elinde olmadığını, ilâhî bir tedbir ile yürütüldüğünü ihtâr eder.
Anemofili (rüzgârla tozlaşma) çiçekli bitkilerin ~%12'sini, gymnospermlerin tamamına yakınını kapsar (Friedman & Barrett, 2009, Annals of Botany). Bir buğday başağı ~450.000, mısır koçanı ~42 milyon polen üretir. Polen, atmosferik aerosolün önemli bir kısmını oluşturur ve binlerce kilometre taşınabilir; Sahra polenleri Karayipler'de tespit edilmiştir.
- Friedman & Barrett, Wind of change: new insights on the ecology and evolution of pollination (Annals of Botany, 2009)
- Nehemiah Grew, The Anatomy of Plants (1682)
- Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Hicr sûresi 22. âyet tefsiri
- miracles-of-quran.com



