Hidrojen Peroksit ve Şifa Mekanizması

Hidrojen Peroksit ve Şifa Mekanizması

Nahl 69 "balda insanlar için şifa var" der; bal, doğal glukoz oksidaz enzimi ile yavaşça hidrojen peroksit üretip antibakteriyel etki gösterir.

Âyet16:68

وأوحى ربك إلى النحل أن اتخذي من الجبال بيوتا ومن الشجر ومما يعرشون

"Rabbin bal arısına vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve kurdukları çardaklardan evler edin.""

Âyet16:69

ثم كلي من كل الثمرات فاسلكي سبل ربك ذللا ۚ يخرج من بطونها شراب مختلف ألوانه فيه شفاء للناس ۗ إن في ذلك لآية لقوم يتفكرون

"Rabbin bal arısına vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve kurdukları çardaklardan evler edinin. Sonra her meyveden yiyin, Rabbinin yollarına boyun eğerek koyulun." Onların karınlarından renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar; onda insanlar için şifa vardır. Düşünen bir kavim için bunda elbette bir âyet vardır."

"Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptığı çardaklardan kendine evler edin. Sonra her türlü meyveden ye, sonra Rabbinin kolaylaştırdığı yollardan yürü. Onların karınlarından çeşitli renkte içecek (şarap) çıkar; onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir kavim için âyet vardır." (Nahl 68-69)

Bu âyet bal hakkında çok özel bir ifade kullanır: "Fîhi şifâun li'n-nâs", onda insanlar için şifa var. Modern tıp ve biyokimya 20. asırdan itibaren balın tıbbî değerini sistematik olarak araştırmış ve âyetin bildirdiği "şifa"nın kimyasal mekanizmasını bulmuştur:

1. Hidrojen peroksit (H2O2) üretimi: Bal arısı meyvenin/çiçeğin nektarını topladıktan sonra karnındaki bezlerden glukoz oksidaz enzimi ekler. Bu enzim, bal seyreltildiğinde glukozu glukonik aside ve hidrojen perokside çevirir:

Glukoz + O2 + H2O -> Glukonik asit + H2O2

H2O2 kuvvetli bir antibakteriyel ajandır; eczanelerde yara temizliği için satılır (%3'lük çözelti). Balın içinde sürekli H2O2 üretildiği için bal binlerce yıldır bozulmaksızın kalır. Mısır piramitlerinde 3000 yıllık bal hâlâ yenilebilir halde bulunmuştur.

2. Yüksek osmolarite: Bal, kütle olarak %80 şeker olduğundan ozmotik basıncı çok yüksektir. Bakterilerin hücresi içindeki suyu çekip onları dehidre ederek öldürür. Bu sebeple yara üstüne sürülen bal antibakteriyel bandaj görevi görür.

3. Düşük pH: Bal pH'sı 3.2-4.5 arasıdır (asidik), patojen bakterilerin çoğu nötr/hafif alkali pH'da üreyebilir.

4. Metilglioksal (manuka balı): Yeni Zelanda manuka balında özel bir bileşik (MGO) bulunur ve MRSA gibi ilaca dirençli bakterileri öldürmede kullanılır.

5. Defensin-1 ve apidaesin proteinleri: Arıların bağışıklık sisteminden gelen peptidler bal içinde antimikrobiyal aktivite gösterir.

Modern tıpta artık Medihoney gibi tıbbî bal preparatları diabetik yara, yanık ve kronik enfeksiyonlarda FDA onayı almıştır.

Âyetteki bir başka incelik: "muhtelifun elvanuhu", renkleri çeşitlidir. Bal renkleri besin kaynağına göre açık sarıdan koyu kahverengiye değişir; bazılarının (manuka, çam, kestane) farklı tıbbî özellikleri vardır. Kur'ân, balın "her renkten" ve "şifa" niteliğini iki ayrı vasıf olarak zikreder, modern arıcılığın tasdiki gibi.

Bilimsel arka plan

Glükoz oksidaz (EC 1.1.3.4) Aspergillus niger'den izole edilen ilk şeker enzimi. Bal H2O2 üretimi pH 6'da maksimumdur. Manuka balının metilglioksal içeriği 100-700 mg/kg, normal balların ise 0.1-3 mg/kg. Cochrane meta-analizleri (2015) yanık tedavisinde balın geleneksel pansumana üstün iyileşme süreleri sağladığını gösterir.

Kaynaklar

İlgili burhânlar