وأوحى ربك إلى النحل أن اتخذي من الجبال بيوتا ومن الشجر ومما يعرشون
"Senin Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin."
ثم كلي من كل الثمرات فاسلكي سبل ربك ذللا ۚ يخرج من بطونها شراب مختلف ألوانه فيه شفاء للناس ۗ إن في ذلك لآية لقوم يتفكرون
"Sonra meyvaların hepsinden ye de, Rabbinin (sana) kolay kıldığı yollara gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir bal çıkar ki, onda insanlar için şifâ vardır. Şüphesiz ki bunda düşünen bir millet için, büyük bir ibret vardır."
"Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptığı çardaklardan kendine evler edin. Sonra her türlü meyveden ye, sonra Rabbinin kolaylaştırdığı yollardan yürü. Onların karınlarından çeşitli renkte içecek (şarâb) çıkar; onda insanlar için şifâ vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir kavim için âyet vardır." (Nahl 68-69)
Bu âyet bal hakkında çok husûsî bir ifâde kullanır: "Fîhi şifâün li'n-nâs", onda insanlar için şifâ var. Modern tıp ve biyokimya 20. asırdan îtibâren balın tıbbî değerini sistematik olarak araştırmış ve âyetin bildirdiği "şifâ"nın kimyâsal mekanizmasını bulmuştur:
1. Hidrojen peroksit (H₂O₂) üretimi: Bal arısı meyvenin/çiçeğin nektarını topladıktan sonra karnındaki bezlerden glukoz oksidaz enzimi ekler. Bu enzim, bal seyreltildiğinde glukozu glukonik aside ve hidrojen perokside çevirir:
Glukoz + O₂ + H₂O → Glukonik asit + H₂O₂
H₂O₂ kuvvetli bir antibakteriyel ajandır; eczanelerde yara temizliği için satılır (%3'lük çözelti). Balın içinde sürekli H₂O₂ üretildiği için bal binlerce yıldır bozulmaksızın kalır, Mısır piramitlerinde 3000 yıllık bal hâlâ yenilebilir hâlde bulunmuştur.
2. Yüksek osmolarite: Bal, kütle olarak %80 şeker olduğundan ozmotik basıncı çok yüksektir. Bakterilerin hücresi içindeki suyu çekip onları dehidre ederek öldürür. Bu sebeple yara üstüne sürülen bal antibakteriyel bandaj görevi görür.
3. Düşük pH: Bal pH'sı 3.2-4.5 arasıdır (asidik), patojen bakterilerin çoğu nötr/hafif alkali pH'da üreyebilir.
4. Metilglioksal (manuka balı): Yeni Zelanda manuka balında husûsî bir bileşik (MGO) bulunur ve MRSA gibi ilaca dirençli bakterileri öldürmede kullanılır.
5. Defensin-1 ve apidaesin proteinleri: Arıların bağışıklık sisteminden gelen peptidler bal içinde antimikrobiyal aktivite gösterir.
Modern tıpta artık Medihoney gibi tıbbî bal preparatları diabetik yara, yanık ve kronik enfeksiyonlarda FDA onayı almıştır.
Âyetteki bir başka incelik: "muhtelifün elvânühu", renkleri çeşitlidir. Bal renkleri besin kaynağına göre açık sarıdan koyu kahverengiye değişir; bazılar birinin (manuka, çam, kestane) farklı tıbbî özellikleri vardır. Kur'ân, balın "her renkten" ve "şifâ" niteliğini iki ayrı vasıf olarak zikreder, modern arıcılığın tasdiği gibi.
Glukoz oksidaz (EC 1.1.3.4) Aspergillus niger'den izole edilen ilk şeker enzimi. Bal H₂O₂ üretimi pH 6'da maksimumdur. Manuka balının metilglioksal içeriği 100-700 mg/kg, normal balların ise 0.1-3 mg/kg. Cochrane meta-analizleri (2015) yanık tedavisinde bal'ın geleneksel pansumana üstün iyileşme süreleri sağladığını gösterir.
- Molan, P. C. (1992), The antibacterial activity of honey, Bee World
- Cochrane Database, Honey for wound healing (2015)
- miracles-of-quran.com, Hydrogen Peroxide



