خلق الإنسان من صلصال كالفخار
"Allah insanı, pişmiş bir çamura benzeyen bir balçıktan yarattı."
والجان خلقناه من قبل من نار السموم
"Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık."
ثم استوى إلى السماء وهي دخان فقال لها وللأرض ائتيا طوعا أو كرها قالتا أتينا طائعين
"Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler."
"İnsanı pişmiş çamurdan kuru bir balçıktan yarattı. Cinleri ise dumansız bir ateşten yarattı." (Rahmân 14-15)
Buradaki "mâricin min nâr" (مَارِجٍ مِنْ نَارٍ) tâbiri çok husûsî bir ifâdedir. "Mâric"in lügat mânâsı "alev içinde alev, dalgalanan, karışan, hareket hâlinde" demektir. Hicr 27'de cin için "nâri's-semûm", "şiddetli sıcaklığın ateşi" tâbiri kullanılır.
Modern fizik, maddenin dört temel hâlini tanımlar: katı, sıvı, gaz ve plazma. Plazma, gaz molekülleri o kadar yüksek enerjiye çıkarıldığında ki elektronlar atomlardan kopar ve serbest yüklü parçacıklar denizi oluşur. Plazmanın husûsiyetleri:
- Dumansız bir alev karakteri: Klasik ateş duman çıkarır çünkü tam yanmamış karbon parçacıkları vardır. Plazma ise iyonize gazdır; dumansızdır.
- Dalgalı, karışık akış: Plazma manyetik alanlarda spiral, helezon, dalgalı şekiller alır, "mâric" tâbirinin tam karşılığı.
- Yüksek sıcaklık: Şimşek plazması 30.000 °C, Güneş'in tâcı (corona) 1-2 milyon °C, füzyon plazması 100 milyon °C.
Kâinatın gözlemlenebilir maddesinin %99'undan fazlası plazma hâlindedir, yıldızlar, nebulalar, galaksilerarası gaz, güneş rüzgârı, yıldırım, auroralar. Dünyâ'daki katı/sıvı/gaz oranı kâinatta istisnâdır.
Cinlerin "dumansız, alev içinde alev olan" bir maddeden yaratılması, modern fiziğin plazmasıyla şaşırtıcı bir uyum gösterir. Üstelik plazma bilinen materyal sensörlerimizle her zaman tespit edilemez (örneğin auroralar gözle görülür, ama plazma topu içindeki yapı sâdece elektromanyetik etkileşimle algılanır).
Fussilet 11'de Allah göklere "duhân" (duman/ilkel plazma) iken yöneldiğini bildirir; bu da Big Bang sonrası 380.000 yıl süren plazma çağıyla mütenâsiptir. Bediüzzaman, "Nur'dan halk olunan melâike ve cinler bizim hassâmıza tâbi değildir" der.
Plazma 1879'da Crookes'un katot ışını tüplerinde, Langmuir tarafından 1928'de "plazma" diye adlandırıldı. Tokamak füzyon reaktörlerinde 100 M°C'lik plazma manyetik alanlarda hapsedilir. ITER 2025'te ilk plazma deneyini hedefler.



