حتى إذا أتوا على واد النمل قالت نملة يا أيها النمل ادخلوا مساكنكم لا يحطمنكم سليمان وجنوده وهم لا يشعرون
"Karınca vadisine geldikleri zaman, bir karınca dedi ki: "Ey karıncalar! Meskenlerinize girin. Süleymân ve ordusu, farkına varmadan sizi kırmasın.""
فتبسم ضاحكا من قولها وقال رب أوزعني أن أشكر نعمتك التي أنعمت علي وعلى والدي وأن أعمل صالحا ترضاه وأدخلني برحمتك في عبادك الصالحين
"Onun sözünden gülümseyerek güldü ve dedi ki: "Rabbim, bana ve ebeveynime verdiğin nimetine şükretmeye ve razı olacağın salih iş yapmaya beni sevk et; rahmetinle beni salih kullarının arasına sok.""
Neml (Karınca) sûresi 18: "Nihâyet karınca vâdîsine geldiklerinde bir karınca dedi: Ey karıncalar, yuvalarınıza girin; Süleymân ve orduları farkına varmadan sizi ezmesinler."
Bu âyet, yedinci yüzyılda hiçbir kültürün bilmediği üç biyolojik gerçeği gizler:
1. Karıncalar gerçekten bir "vâdîde" toplu yaşar: Atta cephalotes (yaprak kesici karınca) Güney Amerika'da 8 milyon bireye kadar süperkoloniler kurar; Linepithema humile (Arjantin karıncası) Avrupa'da 6.000 km uzunluğunda tek bir koloni oluşturur. Yedinci yüzyıl Arabı için "vâdiyü'n-neml" mecazî değil, gerçek bir biyolojik gözlemdir.
2. Karıncaların alarm sinyali vardır: E.O. Wilson (1958) karınca alarm feromonunu izole etti: undecan, 4-metil-3-heptanon ve sitronellal molekülleri. Tehlike anında bekçi karınca bu feromonu salar, koloni saniyeler içinde alarm duruma geçer, âyetteki "ey karıncalar yuvanıza girin" emrinin biyokimyasal karşılığı budur.
3. Sadece dişi işçiler iletişim kurar: Âyette emir veren karıncanın fiili (kâlet, dedi) dişil çekimdir. Modern entomoloji koloninin %99.9'unun dişi olduğunu, erkeklerin sadece çiftleşme uçuşunda yaşadığını gösterir. Hz. Süleymân zamanında bu cinsiyet ayrımı bilinmiyordu.
4. Karıncalar titreşim ve ses ile de haberleşir: Hickling & Brown (2000) Bioacoustics çalışması, karıncaların stridulatory organ ile çıkardığı ultrasonik sinyalleri kayıt altına aldı. Kraliçe karınca bile farklı sesle konuşur; işçiler bu sesi "duyar" ve davranışlarını değiştirir. Süleymân'ın karıncayı duyması artık biyolojik olarak imkânsız değildir, ses dalgası reel olarak vardır.
5. Yuvanın mimârî karmaşıklığı: Bert Hölldobler & E.O. Wilson "Ants" (Pulitzer 1991) eserinde Atta vollenweideri yuvasının 8 metre derinliğe inen 8.000 odadan oluşan klima sistemli bir megalopolis olduğunu gösterir. Karıncaların kendi şehirleri, yolları, hastaneleri ve mezarlıkları vardır.
Kur'ân'ın bir karıncayı konuşturması mecaz değil, gerçek bir biyolojik haberleşmenin peygamber idrâkine açılmasıdır.
Formicidae familyasında 14.000+ tür mevcut. Atta cephalotes alarm feromonu 1958'de Wilson tarafından kromatografi ile izole edildi. Karınca beyni 250.000 nöron içerir (insan: 86 milyar), buna rağmen tarım, savaş, mimârî, küfe avlama davranışları gösterir. Mandibular gland (alarm), Dufour gland (iz), pygidial gland (savunma) feromonları farklı kimyasal sinyaller üretir.
- Wilson E.O. & Hölldobler B., The Ants, Harvard University Press 1990 (Pulitzer 1991)
- Hickling R. & Brown R.L., Analysis of acoustic communication by ants, Bioacoustics 2000
- National Geographic, Ant communication



