
Kehf
Mağara arkadaşları, Hızır, Zülkarneyn
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
- 1Ayet 1 / 110
الحمد لله الذي أنزل على عبده الكتاب ولم يجعل له عوجا ۜ
Hamd, kuluna kitabı indiren ve onda bir eğrilik kılmayan Allah'adır.
- 2Ayet 2 / 110
قيما لينذر بأسا شديدا من لدنه ويبشر المؤمنين الذين يعملون الصالحات أن لهم أجرا حسنا
Dosdoğru; O'nun katından şiddetli bir azabı uyarmak ve salih ameller işleyen müminlere, kendileri için güzel bir ecir olduğunu müjdelemek üzere.
- 3Ayet 3 / 110
ماكثين فيه أبدا
Orada ebediyen kalıcıdırlar.
- 4Ayet 4 / 110
وينذر الذين قالوا اتخذ الله ولدا
Bir de 'Allah çocuk edindi' diyenleri uyarır.
- 5Ayet 5 / 110
ما لهم به من علم ولا لآبائهم ۚ كبرت كلمة تخرج من أفواههم ۚ إن يقولون إلا كذبا
Ne onların ne de atalarının bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır. Onlar yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
- 6Ayet 6 / 110
فلعلك باخع نفسك على آثارهم إن لم يؤمنوا بهذا الحديث أسفا
Öyleyse onlar bu söze iman etmezlerse, sen onların izleri ardından üzüntüyle kendini neredeyse helak edeceksin.
- 7Ayet 7 / 110
إنا جعلنا ما على الأرض زينة لها لنبلوهم أيهم أحسن عملا
Biz yeryüzünde olan şeyleri ona bir süs kıldık ki, onlardan hangisi amelce daha güzeldir diye onları sınayalım.
- 8Ayet 8 / 110
وإنا لجاعلون ما عليها صعيدا جرزا
Ve biz, onun üzerinde olanları kupkuru bir toprak yapacak olanlarız.
- 9Ayet 9 / 110
أم حسبت أن أصحاب الكهف والرقيم كانوا من آياتنا عجبا
Yoksa sen, mağara ve Rakim arkadaşlarının, âyetlerimizden şaşılacak bir şey olduklarını mı sandın?
- 10Ayet 10 / 110
إذ أوى الفتية إلى الكهف فقالوا ربنا آتنا من لدنك رحمة وهيئ لنا من أمرنا رشدا
Hani gençler mağaraya sığındı da dediler: "Rabbimiz, bize katından bir rahmet ver ve işimizden doğruluk hazırla."
- 11Ayet 11 / 110
فضربنا على آذانهم في الكهف سنين عددا
Bunun üzerine mağarada kulakları üzerine yıllarca sayıyla vurduk.
- 12Ayet 12 / 110
ثم بعثناهم لنعلم أي الحزبين أحصى لما لبثوا أمدا
Sonra onları gönderdik ki, iki gruptan hangisi kaldıkları süreyi daha iyi saysın, bilelim.
- 13Ayet 13 / 110
نحن نقص عليك نبأهم بالحق ۚ إنهم فتية آمنوا بربهم وزدناهم هدى
Biz sana onların haberini Hakk ile anlatırız. Onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi; biz de onlara hidayet artırdık.
- 14Ayet 14 / 110
وربطنا على قلوبهم إذ قاموا فقالوا ربنا رب السماوات والأرض لن ندعو من دونه إلها ۖ لقد قلنا إذا شططا
Kalplerine sebat verdik; hani kalktıklarında "Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir; O'ndan başka bir ilâha asla çağırmayız, o takdirde saçma söz söylemiş oluruz." dediler.
- 15Ayet 15 / 110
هؤلاء قومنا اتخذوا من دونه آلهة ۖ لولا يأتون عليهم بسلطان بين ۖ فمن أظلم ممن افترى على الله كذبا
Bu, kavmimizdir; O'ndan başka ilâhlar edindiler. Onlara apaçık bir delil getirselerdi ya! Allah'a karşı yalan düzüp iftira edenden daha zalim kim olabilir?
- 16Ayet 16 / 110
وإذ اعتزلتموهم وما يعبدون إلا الله فأووا إلى الكهف ينشر لكم ربكم من رحمته ويهيئ لكم من أمركم مرفقا
Hani siz onlardan ve Allah'ın dışında kulluk ettikleri şeylerden uzaklaştınız da mağaraya sığının; Rabbiniz size rahmetinden yaysın ve işinizden size bir kolaylık hazırlasın.
- 17Ayet 17 / 110
۞ وترى الشمس إذا طلعت تزاور عن كهفهم ذات اليمين وإذا غربت تقرضهم ذات الشمال وهم في فجوة منه ۚ ذلك من آيات الله ۗ من يهد الله فهو المهتد ۖ ومن يضلل فلن تجد له وليا مرشدا
Güneşi görürsün ki doğduğu zaman mağaralarının sağ tarafına meyleder, battığı zaman da sol tarafından onları makaslayıp geçer. Onlar ise mağaranın geniş bir boşluğundadırlar. İşte bu, Allah'ın âyetlerindendir. Allah kime yol gösterirse hidayete eren odur. Kimi de saptırırsa, artık ona yol gösteren bir velî asla bulamazsın.
- 18Ayet 18 / 110
وتحسبهم أيقاظا وهم رقود ۚ ونقلبهم ذات اليمين وذات الشمال ۖ وكلبهم باسط ذراعيه بالوصيد ۚ لو اطلعت عليهم لوليت منهم فرارا ولملئت منهم رعبا
Onları uyanık sanırsın, oysa onlar uykudadır. Onları sağ yana ve sol yana çeviririz. Köpekleri de iki kolunu girişe uzatmıştır. Onlara muttali olsaydın, onlardan kaçarak yüz çevirirdin ve onlardan korkuyla dolardın.
- 19Ayet 19 / 110
وكذلك بعثناهم ليتساءلوا بينهم ۚ قال قائل منهم كم لبثتم ۖ قالوا لبثنا يوما أو بعض يوم ۚ قالوا ربكم أعلم بما لبثتم فابعثوا أحدكم بورقكم هذه إلى المدينة فلينظر أيها أزكى طعاما فليأتكم برزق منه وليتلطف ولا يشعرن بكم أحدا
İşte böyle gönderdik onları, aralarında sorsunlar diye. İçlerinden bir söyleyen dedi: "Nice kaldınız?" Dediler: "Bir gün ya da bir günün bir kısmı kadar kaldık." Dediler: "Rabbiniz ne kadar kaldığınızı daha iyi bilir. Şimdi birinizi bu gümüş paranızla şehre gönderin, baksın hangi yemek daha temiz, size ondan bir rızık getirsin. Nazik davransın, sizi birine fark ettirmesin."
- 20Ayet 20 / 110
إنهم إن يظهروا عليكم يرجموكم أو يعيدوكم في ملتهم ولن تفلحوا إذا أبدا
Çünkü onlar size üstün gelirlerse sizi taşlarlar veya sizi kendi dinlerine döndürürler; o takdirde ebediyen kurtuluşa eremezsiniz.
- 21Ayet 21 / 110
- 22Ayet 22 / 110
- 23Ayet 23 / 110
- 24Ayet 24 / 110
- 25Ayet 25 / 110
- 26Ayet 26 / 110
- 27Ayet 27 / 110
- 28Ayet 28 / 110
- 29Ayet 29 / 110
- 30Ayet 30 / 110
- 31Ayet 31 / 110
- 32Ayet 32 / 110
- 33Ayet 33 / 110
- 34Ayet 34 / 110
- 35Ayet 35 / 110
- 36Ayet 36 / 110
- 37Ayet 37 / 110
- 38Ayet 38 / 110
- 39Ayet 39 / 110
- 40Ayet 40 / 110
- 41Ayet 41 / 110
- 42Ayet 42 / 110
- 43Ayet 43 / 110
- 44Ayet 44 / 110
- 45Ayet 45 / 110
- 46Ayet 46 / 110
- 47Ayet 47 / 110
- 48Ayet 48 / 110
- 49Ayet 49 / 110
- 50Ayet 50 / 110
- 51Ayet 51 / 110
- 52Ayet 52 / 110
- 53Ayet 53 / 110
- 54Ayet 54 / 110
- 55Ayet 55 / 110
- 56Ayet 56 / 110
- 57Ayet 57 / 110
- 58Ayet 58 / 110
- 59Ayet 59 / 110
- 60Ayet 60 / 110
- 61Ayet 61 / 110
- 62Ayet 62 / 110
- 63Ayet 63 / 110
- 64Ayet 64 / 110
- 65Ayet 65 / 110
- 66Ayet 66 / 110
- 67Ayet 67 / 110
- 68Ayet 68 / 110
- 69Ayet 69 / 110
- 70Ayet 70 / 110
- 71Ayet 71 / 110
- 72Ayet 72 / 110
- 73Ayet 73 / 110
- 74Ayet 74 / 110
- 75Ayet 75 / 110
- 76Ayet 76 / 110
- 77Ayet 77 / 110
- 78Ayet 78 / 110
- 79Ayet 79 / 110
- 80Ayet 80 / 110
- 81Ayet 81 / 110
- 82Ayet 82 / 110
- 83Ayet 83 / 110
- 84Ayet 84 / 110
- 85Ayet 85 / 110
- 86Ayet 86 / 110
- 87Ayet 87 / 110
- 88Ayet 88 / 110
- 89Ayet 89 / 110
- 90Ayet 90 / 110
- 91Ayet 91 / 110
- 92Ayet 92 / 110
- 93Ayet 93 / 110
- 94Ayet 94 / 110
- 95Ayet 95 / 110
- 96Ayet 96 / 110
- 97Ayet 97 / 110
- 98Ayet 98 / 110
- 99Ayet 99 / 110
- 100Ayet 100 / 110
- 101Ayet 101 / 110
- 102Ayet 102 / 110
- 103Ayet 103 / 110
- 104Ayet 104 / 110
- 105Ayet 105 / 110
- 106Ayet 106 / 110
- 107Ayet 107 / 110
- 108Ayet 108 / 110
- 109Ayet 109 / 110
- 110Ayet 110 / 110



















