
Şuarâ
Şairler, peygamberler dizisi
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 126:1/227·Şuarâ
طسم
Tâ, Sîn, Mîm.
- 226:2/227·Şuarâ
تلك آيات الكتاب المبين
Bunlar apaçık Kitab'ın âyetleridir.
- 326:3/227·Şuarâ
لعلك باخع نفسك ألا يكونوا مؤمنين
Onlar mümin olmayacaklar diye kendini helak edecek gibi olma.
- 426:4/227·Şuarâ
إن نشأ ننزل عليهم من السماء آية فظلت أعناقهم لها خاضعين
Eğer dilersek onlara gökten bir âyet indiririz de boyunları ona boyun eğen olur.
- 526:5/227·Şuarâ
وما يأتيهم من ذكر من الرحمن محدث إلا كانوا عنه معرضين
Kendilerine Rahmân'dan yeni bir zikr gelmesin, ancak ondan yüz çevirenler oldular.
- 626:6/227·Şuarâ
فقد كذبوا فسيأتيهم أنباء ما كانوا به يستهزئون
Yalanladılar. Alay edip durdukları şeyin haberleri yakında onlara gelecek.
- 726:7/227·Şuarâ
أولم يروا إلى الأرض كم أنبتنا فيها من كل زوج كريم
Yere bakmadılar mı, onda her kerîm eşten nice bitirdik?
- 826:8/227·Şuarâ
إن في ذلك لآية ۖ وما كان أكثرهم مؤمنين
İşte bunda bir âyet vardır; onların çoğu mümin değildi.
- 926:9/227·Şuarâ
وإن ربك لهو العزيز الرحيم
Rabbin, O Azîz'dir, Rahîm'dir.
- 1026:10/227·Şuarâ
وإذ نادى ربك موسى أن ائت القوم الظالمين
Hani Rabbin Mûsâ'ya şöyle seslendi: "Git o zalim topluluğa."
- 1126:11/227·Şuarâ
قوم فرعون ۚ ألا يتقون
Firavun kavmine git. Hâlâ sakınmıyorlar mı?
- 1226:12/227·Şuarâ
قال رب إني أخاف أن يكذبون
Dedi: "Rabbim! Beni yalanlamalarından korkarım."
- 1326:13/227·Şuarâ
ويضيق صدري ولا ينطلق لساني فأرسل إلى هارون
Göğsüm daralır, dilim açılmaz. Hârûn'a elçilik ver.
- 1426:14/227·Şuarâ
ولهم علي ذنب فأخاف أن يقتلون
Hem onların benim aleyhime bir zenb var, beni öldürmelerinden korkarım.
- 1526:15/227·Şuarâ
قال كلا ۖ فاذهبا بآياتنا ۖ إنا معكم مستمعون
Dedi ki: "Hayır! Haydi, ikiniz âyetlerimizle gidin. Biz sizinle beraber dinleyenleriz."
- 1626:16/227·Şuarâ
فأتيا فرعون فقولا إنا رسول رب العالمين
Firavun'a gidip deyin ki: Biz, İsrailoğullarını bizimle bırakman için âlemlerin Rabbinin elçisiyiz.
- 1726:17/227·Şuarâ
أن أرسل معنا بني إسرائيل
İsrâîl oğullarını bizimle gönder.
- 1826:18/227·Şuarâ
قال ألم نربك فينا وليدا ولبثت فينا من عمرك سنين
Dedi ki: "Seni çocukken içimizde büyütmedik mi? Ömründen nice yıllar içimizde kalmadın mı?"
- 1926:19/227·Şuarâ
وفعلت فعلتك التي فعلت وأنت من الكافرين
Yaptığın o işi de yaptın; sen kâfirlerdensin.
- 2026:20/227·Şuarâ
قال فعلتها إذا وأنا من الضالين
Dedi ki: "Onu o takdirde yaptım, ben de sapkınlardanım."
- 2126:21/227·Şuarâ
ففررت منكم لما خفتكم فوهب لي ربي حكما وجعلني من المرسلين
Sizden korkup kaçtım. Rabbim bana hüküm bağışladı ve beni gönderilenlerden kıldı.
- 2226:22/227·Şuarâ
وتلك نعمة تمنها علي أن عبدت بني إسرائيل
İşte o, başıma kaktığın bir nimettir; İsrâîl oğullarını köleleştirmiştin.
- 2326:23/227·Şuarâ
قال فرعون وما رب العالمين
Fir'avn: "Âlemlerin Rabbi de ne demek?" dedi.
- 2426:24/227·Şuarâ
قال رب السماوات والأرض وما بينهما ۖ إن كنتم موقنين
Dedi ki: "Göklerin, yerin ve aralarındaki şeylerin Rabbi. Eğer kesin inananlar oldunuzsa."
- 2526:25/227·Şuarâ
قال لمن حوله ألا تستمعون
Etrafındakilere dedi: "Kulak vermiyor musunuz?"
- 2626:26/227·Şuarâ
قال ربكم ورب آبائكم الأولين
Sizin de Rabbiniz, evvelki babalarınızın da Rabbidir, dedi.
- 2726:27/227·Şuarâ
قال إن رسولكم الذي أرسل إليكم لمجنون
O dedi ki: "Size gönderilen elçiniz delidir."
- 2826:28/227·Şuarâ
قال رب المشرق والمغرب وما بينهما ۖ إن كنتم تعقلون
Dedi ki: "Doğunun, batının ve aralarındaki şeyin Rabbi! Eğer akleder idiyseniz."
- 2926:29/227·Şuarâ
قال لئن اتخذت إلها غيري لأجعلنك من المسجونين
Andolsun eğer benden başka ilâh edinirsen, seni zindana atılanlardan kılarım, dedi.
- 3026:30/227·Şuarâ
قال أولو جئتك بشيء مبين
Dedi ki: Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?
- 3126:31/227·Şuarâ
قال فأت به إن كنت من الصادقين
Dedi ki: "Eğer doğru sözlülerdensen, onu getir."
- 3226:32/227·Şuarâ
فألقى عصاه فإذا هي ثعبان مبين
Asasını attı; o apaçık bir yılan oluverdi.
- 3326:33/227·Şuarâ
ونزع يده فإذا هي بيضاء للناظرين
Elini çekip çıkardı; bakanlar için bembeyaz oluverdi.
- 3426:34/227·Şuarâ
قال للملإ حوله إن هذا لساحر عليم
Etrafındaki ileri gelenlere dedi ki: "Bu, âlim bir büyücüdür."
- 3526:35/227·Şuarâ
يريد أن يخرجكم من أرضكم بسحره فماذا تأمرون
Sihriyle sizi yerinizden çıkarmak diler; ne emredersiniz?
- 3626:36/227·Şuarâ
قالوا أرجه وأخاه وابعث في المدائن حاشرين
Onu ve kardeşini ertele; şehirlere de toplayıcılar gönder.
- 3726:37/227·Şuarâ
يأتوك بكل سحار عليم
Bütün usta büyücüleri sana getirirler.
- 3826:38/227·Şuarâ
فجمع السحرة لميقات يوم معلوم
Büyücüler, bilinen bir günün belirlenmiş vaktinde toplandılar.
- 3926:39/227·Şuarâ
وقيل للناس هل أنتم مجتمعون
İnsanlara: "Siz de toplananlardan mısınız?" dendi.
- 4026:40/227·Şuarâ
لعلنا نتبع السحرة إن كانوا هم الغالبين
Umulur ki büyücülere uyarız, eğer onlar galip olurlarsa.
- 4126:41/227·Şuarâ
فلما جاء السحرة قالوا لفرعون أئن لنا لأجرا إن كنا نحن الغالبين
Büyücüler geldiğinde Fir'avn'e dediler: "Galip gelenler biz olursak, bize bir ecir var mı?"
- 4226:42/227·Şuarâ
قال نعم وإنكم إذا لمن المقربين
Dedi: "Evet, o takdirde siz yaklaştırılmışlardan olacaksınız."
- 4326:43/227·Şuarâ
قال لهم موسى ألقوا ما أنتم ملقون
Mûsâ onlara dedi: "Atacağınız şeyi atın."
- 4426:44/227·Şuarâ
فألقوا حبالهم وعصيهم وقالوا بعزة فرعون إنا لنحن الغالبون
İplerini ve asalarını attılar, "Fir'avn'ın izzetine! Galip olanlar biziz," dediler.
- 4526:45/227·Şuarâ
فألقى موسى عصاه فإذا هي تلقف ما يأفكون
Mûsâ asasını attı; bir de ne görsün, o, onların uydurduklarını yutuyor.
- 4626:46/227·Şuarâ
فألقي السحرة ساجدين
Büyücüler secde edenler olarak kendilerini attılar.
- 4726:47/227·Şuarâ
قالوا آمنا برب العالمين
Âlemlerin Rabbine iman ettik, dediler.
- 4826:48/227·Şuarâ
رب موسى وهارون
Mûsâ'nın ve Hârûn'un Rabbi.
- 4926:49/227·Şuarâ
قال آمنتم له قبل أن آذن لكم ۖ إنه لكبيركم الذي علمكم السحر فلسوف تعلمون ۚ لأقطعن أيديكم وأرجلكم من خلاف ولأصلبنكم أجمعين
Dedi ki: "Size izin vermezden önce ona iman mı ettiniz? O, size sihri öğreten Kebîr'inizdir. Yakında bileceksiniz. Andolsun ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama parça parça kesecek ve hepinizi asacağım."
- 5026:50/227·Şuarâ
قالوا لا ضير ۖ إنا إلى ربنا منقلبون
Zararı yok, biz Rabbimize dönenleriz.
- 5126:51/227·Şuarâ
إنا نطمع أن يغفر لنا ربنا خطايانا أن كنا أول المؤمنين
Biz ilk inananlar olduğumuz için, Rabbimizin hatalarımızı bağışlamasını umarız.
- 5226:52/227·Şuarâ
۞ وأوحينا إلى موسى أن أسر بعبادي إنكم متبعون
Mûsâ'ya şöyle vahyettik: "Kullarımı geceleyin yürüt; siz takip edileceksiniz."
- 5326:53/227·Şuarâ
فأرسل فرعون في المدائن حاشرين
Fir'avn şehirlere toplayıcılar gönderdi.
- 5426:54/227·Şuarâ
إن هؤلاء لشرذمة قليلون
Bunlar küçük bir topluluktur, azdır.
- 5526:55/227·Şuarâ
وإنهم لنا لغائظون
Onlar bize öfke duyuyorlar.
- 5626:56/227·Şuarâ
وإنا لجميع حاذرون
Biz de hep birlikte tedbirli olacağız.
- 5726:57/227·Şuarâ
فأخرجناهم من جنات وعيون
Onları cennetlerden ve gözelerden çıkardık.
- 5826:58/227·Şuarâ
وكنوز ومقام كريم
Hazinelerden ve şerefli makamdan da.
- 5926:59/227·Şuarâ
كذلك وأورثناها بني إسرائيل
İşte böyle; onlara İsrâîl oğullarını mirasçı kıldık.
- 6026:60/227·Şuarâ
فأتبعوهم مشرقين
Onların ardına, doğu vaktinde düştüler.
- 6126:61/227·Şuarâ
فلما تراءى الجمعان قال أصحاب موسى إنا لمدركون
İki topluluk birbirini görünce Mûsâ'nın arkadaşları "Yakalandık!" dediler.
- 6226:62/227·Şuarâ
قال كلا ۖ إن معي ربي سيهدين
Dedi: "Hayır. Rabbim benimledir; O bana yol gösterecektir."
- 6326:63/227·Şuarâ
فأوحينا إلى موسى أن اضرب بعصاك البحر ۖ فانفلق فكان كل فرق كالطود العظيم
Bunun üzerine Mûsâ'ya, "Asanı denize vur" diye vahyettik. Derken deniz yarıldı; her parça, azîm bir dağ gibi oluverdi.
- 6426:64/227·Şuarâ
وأزلفنا ثم الآخرين
Oraya başkalarını da yaklaştırdık.
- 6526:65/227·Şuarâ
وأنجينا موسى ومن معه أجمعين
Mûsâ'yı ve onunla beraber olanların hepsini kurtardık.
- 6626:66/227·Şuarâ
ثم أغرقنا الآخرين
Sonra başkalarını boğduk.
- 6726:67/227·Şuarâ
إن في ذلك لآية ۖ وما كان أكثرهم مؤمنين
İşte onda bir âyet vardır. Onların çoğu mümin olmadılar.
- 6826:68/227·Şuarâ
وإن ربك لهو العزيز الرحيم
Senin Rabbin, Azîz'dir, Rahîm'dir.
- 6926:69/227·Şuarâ
واتل عليهم نبأ إبراهيم
Onlara İbrâhîm'in haberini oku.
- 7026:70/227·Şuarâ
إذ قال لأبيه وقومه ما تعبدون
Hani babasına ve kavmine demişti: "Neye kulluk ediyorsunuz?"
- 7126:71/227·Şuarâ
قالوا نعبد أصناما فنظل لها عاكفين
Dediler ki: "Putlara kulluk ederiz, onlara kendini adamış olarak beklemeye devam ederiz."
- 7226:72/227·Şuarâ
قال هل يسمعونكم إذ تدعون
Dedi ki: "Çağırdığınız zaman sizi işitiyorlar mı?"
- 7326:73/227·Şuarâ
أو ينفعونكم أو يضرون
Size fayda mı verirler, yoksa zarar mı verirler?
- 7426:74/227·Şuarâ
قالوا بل وجدنا آباءنا كذلك يفعلون
Aksine atalarımızı böyle yapar bulduk, dediler.
- 7526:75/227·Şuarâ
قال أفرأيتم ما كنتم تعبدون
Dedi ki: "Gördünüz mü neye kulluk ediyordunuz,
- 7626:76/227·Şuarâ
أنتم وآباؤكم الأقدمون
Siz ve önceki atalarınız?
- 7726:77/227·Şuarâ
فإنهم عدو لي إلا رب العالمين
Artık onlar bana düşmandır; ancak âlemlerin Rabbi hariç.
- 7826:78/227·Şuarâ
الذي خلقني فهو يهدين
O ki beni yarattı, bana yol gösterendir.
- 7926:79/227·Şuarâ
والذي هو يطعمني ويسقين
O ki bana yedirir ve beni sular.
- 8026:80/227·Şuarâ
وإذا مرضت فهو يشفين
Hastalandığım zaman da O bana şifa verir.
- 8126:81/227·Şuarâ
والذي يميتني ثم يحيين
O ki beni öldürecek, sonra diriltecektir.
- 8226:82/227·Şuarâ
والذي أطمع أن يغفر لي خطيئتي يوم الدين
O ki, din gününde günahımı bağışlamasını umarım.
- 8326:83/227·Şuarâ
رب هب لي حكما وألحقني بالصالحين
Rabbim! Bana hüküm bağışla ve beni salihlere kat.
- 8426:84/227·Şuarâ
واجعل لي لسان صدق في الآخرين
Âhirler içinde bana bir doğruluk dili kıl.
- 8526:85/227·Şuarâ
واجعلني من ورثة جنة النعيم
Beni naîm cennetinin vârislerinden kıl.
- 8626:86/227·Şuarâ
واغفر لأبي إنه كان من الضالين
Babama da bağışla; o sapkınlardandı.
- 8726:87/227·Şuarâ
ولا تخزني يوم يبعثون
Beni onların gönderileceği gün rezil etme.
- 8826:88/227·Şuarâ
يوم لا ينفع مال ولا بنون
O gün mal da fayda vermez, oğul da.
- 8926:89/227·Şuarâ
إلا من أتى الله بقلب سليم
Ancak Allah'a tertemiz bir kalple gelendir.
- 9026:90/227·Şuarâ
وأزلفت الجنة للمتقين
Cennet takva sahiplerine yaklaştırıldı.
- 9126:91/227·Şuarâ
وبرزت الجحيم للغاوين
Cahîm azgınlara açıkça gösterildi.
- 9226:92/227·Şuarâ
وقيل لهم أين ما كنتم تعبدون
Onlara: "Kulluk ettiğiniz şeyler nerede?" denildi.
- 9326:93/227·Şuarâ
من دون الله هل ينصرونكم أو ينتصرون
Allah'tan başka, size yardım ederler mi veya kendilerini savunurlar mı?
- 9426:94/227·Şuarâ
فكبكبوا فيها هم والغاوون
Ardından onlar ve azgınlar oraya tepetaklak atıldılar.
- 9526:95/227·Şuarâ
وجنود إبليس أجمعون
İblîs'in orduları da hepsi birden.
- 9626:96/227·Şuarâ
قالوا وهم فيها يختصمون
Orada birbirleriyle çekişerek dediler ki:
- 9726:97/227·Şuarâ
تالله إن كنا لفي ضلال مبين
Allah'a, biz apaçık bir sapkınlık içinde idik.
- 9826:98/227·Şuarâ
إذ نسويكم برب العالمين
Hani sizi âlemlerin Rabbine eşit kılıyorduk.
- 9926:99/227·Şuarâ
وما أضلنا إلا المجرمون
Bizi ancak suçlular saptırdı.
- 10026:100/227·Şuarâ
فما لنا من شافعين
Artık bizim için ne şefaatçiler var,
- 10126:101/227·Şuarâ
ولا صديق حميم
Ne de candan bir dost.
- 10226:102/227·Şuarâ
فلو أن لنا كرة فنكون من المؤمنين
Eğer bizim için bir dönüş olsaydı da müminlerden olsak.
- 10326:103/227·Şuarâ
إن في ذلك لآية ۖ وما كان أكثرهم مؤمنين
İşte bunda bir âyet vardır; onların çoğu mümin olmadı.
- 10426:104/227·Şuarâ
وإن ربك لهو العزيز الرحيم
Senin Rabbin, Azîz'dir, Rahîm'dir.
- 10526:105/227·Şuarâ
كذبت قوم نوح المرسلين
Nûh kavmi gönderilenleri yalanladı.
- 10626:106/227·Şuarâ
إذ قال لهم أخوهم نوح ألا تتقون
Hani kardeşleri Nûh onlara demişti: "İyi bilin ki sakınmaz mısınız?"
- 10726:107/227·Şuarâ
إني لكم رسول أمين
Ben size güvenilir bir elçiyim.
- 10826:108/227·Şuarâ
فاتقوا الله وأطيعون
Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
- 10926:109/227·Şuarâ
وما أسألكم عليه من أجر ۖ إن أجري إلا على رب العالمين
Ben buna karşılık sizden bir ecir de istemiyorum; ecrim ancak âlemlerin Rabbine aittir.
- 11026:110/227·Şuarâ
فاتقوا الله وأطيعون
Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
- 11126:111/227·Şuarâ
۞ قالوا أنؤمن لك واتبعك الأرذلون
Senin için iman eder miyiz? Sana en aşağılık olanlar uymuşken!
- 11226:112/227·Şuarâ
قال وما علمي بما كانوا يعملون
Dedi ki: "Onların yapmakta olduklarına dair bir bilgim yok."
- 11326:113/227·Şuarâ
إن حسابهم إلا على ربي ۖ لو تشعرون
Onların hesabı ancak Rabbimedir; eğer farkına varsanız.
- 11426:114/227·Şuarâ
وما أنا بطارد المؤمنين
Ben müminleri kovan değilim.
- 11526:115/227·Şuarâ
إن أنا إلا نذير مبين
Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.
- 11626:116/227·Şuarâ
قالوا لئن لم تنته يا نوح لتكونن من المرجومين
Dediler ki: "Eğer vazgeçmezsen, ey Nûh, taşlananlardan olursun."
- 11726:117/227·Şuarâ
قال رب إن قومي كذبون
Dedi: "Rabbim, kavmim beni yalanladı."
- 11826:118/227·Şuarâ
فافتح بيني وبينهم فتحا ونجني ومن معي من المؤمنين
Benimle onların arasında hükmünü ver, beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.
- 11926:119/227·Şuarâ
فأنجيناه ومن معه في الفلك المشحون
Böylece onu ve beraberindekileri yüklü gemide kurtardı.
- 12026:120/227·Şuarâ
ثم أغرقنا بعد الباقين
Sonra ardından kalanları boğduk.
- 12126:121/227·Şuarâ
إن في ذلك لآية ۖ وما كان أكثرهم مؤمنين
Bunda bir âyet vardır; ama onların çoğu mümin olmadı.
- 12226:122/227·Şuarâ
وإن ربك لهو العزيز الرحيم
Senin Rabbin Azîz'dir, Rahîm'dir.
- 12326:123/227·Şuarâ
كذبت عاد المرسلين
Âd da gönderilenleri yalanladı.
- 12426:124/227·Şuarâ
إذ قال لهم أخوهم هود ألا تتقون
Hani kardeşleri Hûd onlara demişti ki: "Sakınmaz mısınız?"
- 12526:125/227·Şuarâ
إني لكم رسول أمين
Ben sizin için güvenilir bir elçiyim.
- 12626:126/227·Şuarâ
فاتقوا الله وأطيعون
Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
- 12726:127/227·Şuarâ
وما أسألكم عليه من أجر ۖ إن أجري إلا على رب العالمين
Buna karşılık sizden bir ecir de istemem; ecrim ancak âlemlerin Rabbine aittir.
- 12826:128/227·Şuarâ
أتبنون بكل ريع آية تعبثون
Her tepeye bina kurup oyalanıyor musunuz?
- 12926:129/227·Şuarâ
وتتخذون مصانع لعلكم تخلدون
Ebedî kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?
- 13026:130/227·Şuarâ
وإذا بطشتم بطشتم جبارين
Şiddetle yakaladığınızda zorbalar gibi yakalardınız.
- 13126:131/227·Şuarâ
فاتقوا الله وأطيعون
Allah'tan sakının, bana itaat edin.
- 13226:132/227·Şuarâ
واتقوا الذي أمدكم بما تعلمون
Size bildiğiniz şeylerle yardım edenden sakının.
- 13326:133/227·Şuarâ
أمدكم بأنعام وبنين
Size davarlar, oğullar bağışladı.
- 13426:134/227·Şuarâ
وجنات وعيون
Bağlar ve pınarlar.
- 13526:135/227·Şuarâ
إني أخاف عليكم عذاب يوم عظيم
Büyük bir günün azabı sizin üzerinize diye korkarım.
- 13626:136/227·Şuarâ
قالوا سواء علينا أوعظت أم لم تكن من الواعظين
Dediler ki: Öğüt versen de yoksa öğüt verenlerden olmasan da bizim için birdir.
- 13726:137/227·Şuarâ
إن هذا إلا خلق الأولين
Bu, öncekilerin uydurmasından başkası değildir.
- 13826:138/227·Şuarâ
وما نحن بمعذبين
Biz azaba uğratılanlar değiliz.
- 13926:139/227·Şuarâ
فكذبوه فأهلكناهم ۗ إن في ذلك لآية ۖ وما كان أكثرهم مؤمنين
Onu yalanladılar da kendilerini helâk ettik. Bunda bir âyet vardır. Onların çoğu mümin olmadılar.
- 14026:140/227·Şuarâ
وإن ربك لهو العزيز الرحيم
Senin Rabbin, Azîz'dir, Rahîm'dir.
- 14126:141/227·Şuarâ
كذبت ثمود المرسلين
Semûd, gönderilenleri yalanladı.
- 14226:142/227·Şuarâ
إذ قال لهم أخوهم صالح ألا تتقون
Hani, kardeşleri Sâlih onlara, "Sakınmaz mısınız?" demişti.
- 14326:143/227·Şuarâ
إني لكم رسول أمين
Ben size güvenilir bir elçiyim.
- 14426:144/227·Şuarâ
فاتقوا الله وأطيعون
Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
- 14526:145/227·Şuarâ
وما أسألكم عليه من أجر ۖ إن أجري إلا على رب العالمين
Buna karşılık sizden ecir de istemiyorum; ecrim ancak âlemlerin Rabbi üzerinedir.
- 14626:146/227·Şuarâ
أتتركون في ما هاهنا آمنين
Siz burada güvenli bırakılacağınızı mı sanırsınız?
- 14726:147/227·Şuarâ
في جنات وعيون
Cennetlerde ve gözelerdedir.
- 14826:148/227·Şuarâ
وزروع ونخل طلعها هضيم
Ekinler, tomurcukları yumuşak hurma ağaçları.
- 14926:149/227·Şuarâ
وتنحتون من الجبال بيوتا فارهين
Dağlardan şımarıkça evler yontuyorsunuz.
- 15026:150/227·Şuarâ
فاتقوا الله وأطيعون
Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
- 15126:151/227·Şuarâ
ولا تطيعوا أمر المسرفين
Haddi aşanların işine itaat etmeyin.
- 15226:152/227·Şuarâ
الذين يفسدون في الأرض ولا يصلحون
Yerde bozgunculuk çıkaranlar ve ıslah etmeyenlerdir.
- 15326:153/227·Şuarâ
قالوا إنما أنت من المسحرين
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
- 15426:154/227·Şuarâ
ما أنت إلا بشر مثلنا فأت بآية إن كنت من الصادقين
Sen ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru sözlülerden isen bir âyet getir.
- 15526:155/227·Şuarâ
قال هذه ناقة لها شرب ولكم شرب يوم معلوم
Dedi ki: "Bu, bir dişi devedir; su içme sırası onundur, su içme sıranız da bilinen bir gündedir."
- 15626:156/227·Şuarâ
ولا تمسوها بسوء فيأخذكم عذاب يوم عظيم
Ona bir kötülükle dokunmayın; yoksa sizi büyük bir günün azabı alır.
- 15726:157/227·Şuarâ
فعقروها فأصبحوا نادمين
Böylece onu boğazladılar da pişman oldular.
- 15826:158/227·Şuarâ
فأخذهم العذاب ۗ إن في ذلك لآية ۖ وما كان أكثرهم مؤمنين
Onları azap yakaladı. Bunda bir âyet vardır, ama çoğu mümin değildi.
- 15926:159/227·Şuarâ
وإن ربك لهو العزيز الرحيم
Rabbin ise O, Azîz'dir, Rahîm'dir.
- 16026:160/227·Şuarâ
كذبت قوم لوط المرسلين
Lût'un kavmi de gönderilenleri yalanladı.
- 16126:161/227·Şuarâ
إذ قال لهم أخوهم لوط ألا تتقون
Hani kardeşleri Lût onlara demişti: "Sakınmaz mısınız?"
- 16226:162/227·Şuarâ
إني لكم رسول أمين
Ben sizin için güvenilir bir elçiyim.
- 16326:163/227·Şuarâ
فاتقوا الله وأطيعون
Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
- 16426:164/227·Şuarâ
وما أسألكم عليه من أجر ۖ إن أجري إلا على رب العالمين
Ben sizden bunun için bir ecir de sormuyorum; benim ecrim ancak âlemlerin Rabbi üzerinedir.
- 16526:165/227·Şuarâ
أتأتون الذكران من العالمين
Âlemlerden erkeklere mi geliyorsunuz?
- 16626:166/227·Şuarâ
وتذرون ما خلق لكم ربكم من أزواجكم ۚ بل أنتم قوم عادون
Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz da... Aksine siz haddi aşan bir kavimsiniz.
- 16726:167/227·Şuarâ
قالوا لئن لم تنته يا لوط لتكونن من المخرجين
Demek ki: "Eğer vazgeçmezsen, ey Lût, çıkarılanlardan olursun."
- 16826:168/227·Şuarâ
قال إني لعملكم من القالين
Dedi ki: "Ben sizin amelinizden tiksinenlerdenim."
- 16926:169/227·Şuarâ
رب نجني وأهلي مما يعملون
Rabbim, beni ve ehlîmi, yapmakta olduklarından kurtar.
- 17026:170/227·Şuarâ
فنجيناه وأهله أجمعين
Böylece onu ve ehlini topyekûn kurtardık.
- 17126:171/227·Şuarâ
إلا عجوزا في الغابرين
Ancak yaşlı bir kadın, geride kalanlardadır.
- 17226:172/227·Şuarâ
ثم دمرنا الآخرين
Sonra başkalarını yerle bir ettik.
- 17326:173/227·Şuarâ
وأمطرنا عليهم مطرا ۖ فساء مطر المنذرين
Onların üzerine bir yağmur yağdırdık; uyarılanların yağmuru ne kötü oldu!
- 17426:174/227·Şuarâ
إن في ذلك لآية ۖ وما كان أكثرهم مؤمنين
Bunda bir âyet vardır; çokları ise mümin olmadılar.
- 17526:175/227·Şuarâ
وإن ربك لهو العزيز الرحيم
Senin Rabbin, Azîz olandır, Rahîm olandır.
- 17626:176/227·Şuarâ
كذب أصحاب الأيكة المرسلين
Eyke'nin arkadaşları gönderilenleri yalanladı.
- 17726:177/227·Şuarâ
إذ قال لهم شعيب ألا تتقون
Hani Şu'ayb onlara: "Sakınmaz mısınız?" demişti.
- 17826:178/227·Şuarâ
إني لكم رسول أمين
Ben size güvenilir bir elçiyim.
- 17926:179/227·Şuarâ
فاتقوا الله وأطيعون
Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
- 18026:180/227·Şuarâ
وما أسألكم عليه من أجر ۖ إن أجري إلا على رب العالمين
Ben sizden buna karşı bir ecir de istemem. Benim ecrim ancak âlemlerin Rabbi üzerinedir.
- 18126:181/227·Şuarâ
۞ أوفوا الكيل ولا تكونوا من المخسرين
Ölçeği tam yerine getirin, eksiltenlerden olmayın.
- 18226:182/227·Şuarâ
وزنوا بالقسطاس المستقيم
Dosdoğru teraziyle tartın.
- 18326:183/227·Şuarâ
ولا تبخسوا الناس أشياءهم ولا تعثوا في الأرض مفسدين
İnsanların şeylerini eksiltmeyin ve yerde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.
- 18426:184/227·Şuarâ
واتقوا الذي خلقكم والجبلة الأولين
Sizi ve evvelki nesilleri yaratandan sakının.
- 18526:185/227·Şuarâ
قالوا إنما أنت من المسحرين
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
- 18626:186/227·Şuarâ
وما أنت إلا بشر مثلنا وإن نظنك لمن الكاذبين
Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Seni yalancılardan zannederiz.
- 18726:187/227·Şuarâ
فأسقط علينا كسفا من السماء إن كنت من الصادقين
Eğer doğru sözlülerdensen, gökten üzerimize bir parça düşür.
- 18826:188/227·Şuarâ
قال ربي أعلم بما تعملون
Dedi ki: "Rabbim, yapmakta olduğunuz şeyi daha iyi bilir."
- 18926:189/227·Şuarâ
فكذبوه فأخذهم عذاب يوم الظلة ۚ إنه كان عذاب يوم عظيم
Onu yalanladılar. Bunun üzerine onları gölgelik gününün azabı aldı. O, büyük bir günün azabıdır.
- 19026:190/227·Şuarâ
إن في ذلك لآية ۖ وما كان أكثرهم مؤمنين
İşte o, bir âyettir. Ama çoğu mümin değildi.
- 19126:191/227·Şuarâ
وإن ربك لهو العزيز الرحيم
Senin Rabbin, Azîz'dir, Rahîm'dir.
- 19226:192/227·Şuarâ
وإنه لتنزيل رب العالمين
O, âlemlerin Rabbinden bir indirilmedir.
- 19326:193/227·Şuarâ
نزل به الروح الأمين
Onu güvenilir Rûh indirdi,
- 19426:194/227·Şuarâ
على قلبك لتكون من المنذرين
Uyarıcılardan olman için kalbinin üzerine.
- 19526:195/227·Şuarâ
بلسان عربي مبين
Apaçık Arapça bir dille.
- 19626:196/227·Şuarâ
وإنه لفي زبر الأولين
Doğrusu o, öncekilerin kitaplarındadır.
- 19726:197/227·Şuarâ
أولم يكن لهم آية أن يعلمه علماء بني إسرائيل
Onlar için, İsrâîl oğullarının âlimlerinin onu bilmesi bir âyet olmadı mı?
- 19826:198/227·Şuarâ
ولو نزلناه على بعض الأعجمين
Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de,
- 19926:199/227·Şuarâ
فقرأه عليهم ما كانوا به مؤمنين
O da onu onlara okusaydı, yine de ona iman edecek değillerdi.
- 20026:200/227·Şuarâ
كذلك سلكناه في قلوب المجرمين
İşte böyle soktuk onu o suçluların kalplerine.
- 20126:201/227·Şuarâ
لا يؤمنون به حتى يروا العذاب الأليم
O acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
- 20226:202/227·Şuarâ
فيأتيهم بغتة وهم لا يشعرون
Ansızın onlara gelir de farkına varmazlar.
- 20326:203/227·Şuarâ
فيقولوا هل نحن منظرون
O zaman derler ki: "Acaba bize mühlet verilir mi?"
- 20426:204/227·Şuarâ
أفبعذابنا يستعجلون
Azabımızı mı acele istiyorlar?
- 20526:205/227·Şuarâ
أفرأيت إن متعناهم سنين
Gördün mü, eğer onları yıllarca yararlandırırsak?
- 20626:206/227·Şuarâ
ثم جاءهم ما كانوا يوعدون
Sonra vaat edilegeldikleri şey onlara geldi.
- 20726:207/227·Şuarâ
ما أغنى عنهم ما كانوا يمتعون
Yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda vermedi.
- 20826:208/227·Şuarâ
وما أهلكنا من قرية إلا لها منذرون
Hiçbir beldeyi helâk etmedik ki onun uyarıcıları olmasın.
- 20926:209/227·Şuarâ
ذكرى وما كنا ظالمين
Hatırlatıcıdır; biz zalim olmadık.
- 21026:210/227·Şuarâ
وما تنزلت به الشياطين
Şeytanlar onunla immedi.
- 21126:211/227·Şuarâ
وما ينبغي لهم وما يستطيعون
Onlara yaraşmaz ve güç de yetiremezler.
- 21226:212/227·Şuarâ
إنهم عن السمع لمعزولون
Onlar işitmeden uzak tutulmuşlardır.
- 21326:213/227·Şuarâ
فلا تدع مع الله إلها آخر فتكون من المعذبين
Allah ile beraber başka bir ilâha yalvarma, yoksa azaba uğratılanlardan olursun.
- 21426:214/227·Şuarâ
وأنذر عشيرتك الأقربين
En yakın aşiretini uyar.
- 21526:215/227·Şuarâ
واخفض جناحك لمن اتبعك من المؤمنين
Sana uyan müminlere kanadını indir.
- 21626:216/227·Şuarâ
فإن عصوك فقل إني بريء مما تعملون
Eğer sana isyan ederlerse de ki: "Ben sizin yapmakta olduklarınızdan uzağım."
- 21726:217/227·Şuarâ
وتوكل على العزيز الرحيم
Azîz, Rahîm olana tevekkül et.
- 21826:218/227·Şuarâ
الذي يراك حين تقوم
O ki, sen kalktığın vakit seni görür.
- 21926:219/227·Şuarâ
وتقلبك في الساجدين
Secde edenler arasında dönüp dolaşmanı da.
- 22026:220/227·Şuarâ
إنه هو السميع العليم
O, Semî'dir, Alîm'dir.
- 22126:221/227·Şuarâ
هل أنبئكم على من تنزل الشياطين
Şeytanların kimin üzerine indiğini size haber vereyim mi?
- 22226:222/227·Şuarâ
تنزل على كل أفاك أثيم
Her iftiracı günaha düşkün üzerine iner.
- 22326:223/227·Şuarâ
يلقون السمع وأكثرهم كاذبون
İşitmeye atarlar; onların çoğu da yalancıdır.
- 22426:224/227·Şuarâ
والشعراء يتبعهم الغاوون
Şairlere ise azgınlar uyar.
- 22526:225/227·Şuarâ
ألم تر أنهم في كل واد يهيمون
Onların her vadide şaşkınca dolaştıklarını ve yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?
- 22626:226/227·Şuarâ
وأنهم يقولون ما لا يفعلون
Onlar yapmayacakları şeyi söylerler.
- 22726:227/227·Şuarâ
إلا الذين آمنوا وعملوا الصالحات وذكروا الله كثيرا وانتصروا من بعد ما ظلموا ۗ وسيعلم الذين ظلموا أي منقلب ينقلبون
Ancak iman edenler, salihi yapanlar, Allah'ı çok ananlar ve kendilerine zulmedildikten sonra öcünü alanlar başka. Zulmedenler, hangi dönüş yerine döneceklerini bilecekler.


































































































































































































































