
Mâide
Sofra, helâl/haram, ahitler
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
- 1Ayet 1 / 120
يا أيها الذين آمنوا أوفوا بالعقود ۚ أحلت لكم بهيمة الأنعام إلا ما يتلى عليكم غير محلي الصيد وأنتم حرم ۗ إن الله يحكم ما يريد
Ey iman edenler! Akitleri tam yerine getirin. Size okunacaklar hariç, davar hayvanı size helâl kılındı; ancak ihramlı iken avı helâl saymayın. Allah dilediği şeye hükmeder.
- 2Ayet 2 / 120
يا أيها الذين آمنوا لا تحلوا شعائر الله ولا الشهر الحرام ولا الهدي ولا القلائد ولا آمين البيت الحرام يبتغون فضلا من ربهم ورضوانا ۚ وإذا حللتم فاصطادوا ۚ ولا يجرمنكم شنآن قوم أن صدوكم عن المسجد الحرام أن تعتدوا ۘ وتعاونوا على البر والتقوى ۖ ولا تعاونوا على الإثم والعدوان ۚ واتقوا الله ۖ إن الله شديد العقاب
Ey iman edenler! Allah'ın nişanelerini, haram ayı, kurbanlığı, gerdanlıkları ve Rablerinden lütuf ve rıza arayarak Haram Ev'e yönelenleri helâl kılmayın. İhramdan çıkınca avlanın. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoyan bir kavme duyduğunuz kin, haddi aşmanıza sürüklemesin. Birr ve takvâ üzerine yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah'tan sakının. Allah'ın cezası şiddetlidir.
- 3Ayet 3 / 120
حرمت عليكم الميتة والدم ولحم الخنزير وما أهل لغير الله به والمنخنقة والموقوذة والمتردية والنطيحة وما أكل السبع إلا ما ذكيتم وما ذبح على النصب وأن تستقسموا بالأزلام ۚ ذلكم فسق ۗ اليوم يئس الذين كفروا من دينكم فلا تخشوهم واخشون ۚ اليوم أكملت لكم دينكم وأتممت عليكم نعمتي ورضيت لكم الإسلام دينا ۚ فمن اضطر في مخمصة غير متجانف لإثم ۙ فإن الله غفور رحيم
Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilen, boğulmuş, vurulup öldürülmüş, yüksekten düşmüş, boynuzlanmış ve yırtıcı hayvanın yediği size haram kılındı; canlıyken yetişip kestikleriniz müstesna. Dikili taşlar üzerine boğazlanan ve fal oklarıyla kısmet aramanız da haram kılındı. İşte bu fısktır. Bugün kâfirler sizin dininizden ümit kestiler. Onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı seçtim. Kim açlık içinde, günaha meyletmeksizin yemek zorunda kalırsa Allah Ğafûr'dur, Rahîm'dir.
- 4Ayet 4 / 120
يسألونك ماذا أحل لهم ۖ قل أحل لكم الطيبات ۙ وما علمتم من الجوارح مكلبين تعلمونهن مما علمكم الله ۖ فكلوا مما أمسكن عليكم واذكروا اسم الله عليه ۖ واتقوا الله ۚ إن الله سريع الحساب
Sana kendilerine neyin helâl kılındığını sorarlar. De ki: "Size temiz şeyler helâl kılındı. Allah'ın size öğrettiğinden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarından da Allah'ın ismini üzerine anarak yiyin ve Allah'tan sakının. Doğrusu Allah hesabı pek çabuk görendir."
- 5Ayet 5 / 120
اليوم أحل لكم الطيبات ۖ وطعام الذين أوتوا الكتاب حل لكم وطعامكم حل لهم ۖ والمحصنات من المؤمنات والمحصنات من الذين أوتوا الكتاب من قبلكم إذا آتيتموهن أجورهن محصنين غير مسافحين ولا متخذي أخدان ۗ ومن يكفر بالإيمان فقد حبط عمله وهو في الآخرة من الخاسرين
Bugün size temiz şeyler helâl kılındı. Kitap verilenlerin yemeği size helâldir, sizin yemeğiniz de onlara helâldir. Müminlerden iffetli kadınlar ve sizden önce kitap verilenlerden iffetli kadınlar; kendilerine ecirlerini verdiğiniz, iffetli olduğunuz, zina etmediğiniz ve gizli dost edinmediğiniz takdirde size helâldir. Kim îmânı küfrederse, ameli boşa gitmiştir. O, Âhir'de hüsrana uğrayanlardandır.
- 6Ayet 6 / 120
يا أيها الذين آمنوا إذا قمتم إلى الصلاة فاغسلوا وجوهكم وأيديكم إلى المرافق وامسحوا برءوسكم وأرجلكم إلى الكعبين ۚ وإن كنتم جنبا فاطهروا ۚ وإن كنتم مرضى أو على سفر أو جاء أحد منكم من الغائط أو لامستم النساء فلم تجدوا ماء فتيمموا صعيدا طيبا فامسحوا بوجوهكم وأيديكم منه ۚ ما يريد الله ليجعل عليكم من حرج ولكن يريد ليطهركم وليتم نعمته عليكم لعلكم تشكرون
Ey iman edenler! Salâta kalktığınız zaman yüzlerinizi ve ellerinizi dirseklere kadar yıkayın; başlarınıza meshedin ve ayaklarınızı topuklara kadar. Cünüp iseniz iyice temizlenin. Hasta veya yolculukta iseniz, yahut sizden biri tuvaletten gelmişse ya da kadınlara dokunmuşsanız ve su bulamamışsanız, temiz bir toprağa yönelin; ondan yüzlerinize ve ellerinize meshedin. Allah size güçlük kılmak dilemez, fakat sizi arındırmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak diler; umulur ki şükredersiniz.
- 7Ayet 7 / 120
واذكروا نعمة الله عليكم وميثاقه الذي واثقكم به إذ قلتم سمعنا وأطعنا ۖ واتقوا الله ۚ إن الله عليم بذات الصدور
Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğiniz hani O'nun sizi kendisiyle bağladığı kesin sözünü anın. Allah'tan sakının. Allah göğüslerin özünü Alîm'dir.
- 8Ayet 8 / 120
يا أيها الذين آمنوا كونوا قوامين لله شهداء بالقسط ۖ ولا يجرمنكم شنآن قوم على ألا تعدلوا ۚ اعدلوا هو أقرب للتقوى ۖ واتقوا الله ۚ إن الله خبير بما تعملون
Ey iman edenler! Allah için ayakta tutanlar, adaletle şahit olanlar olun. Bir kavme olan kininiz sizi adalet etmemeye sürüklemesin. Adalet edin; o, takvâya daha yakındır. Allah'tan sakının. Allah yaptıklarınızdan Habîr'dir.
- 9Ayet 9 / 120
وعد الله الذين آمنوا وعملوا الصالحات ۙ لهم مغفرة وأجر عظيم
Allah, iman edip salih ameller işleyenlere vaat etti: Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
- 10Ayet 10 / 120
والذين كفروا وكذبوا بآياتنا أولئك أصحاب الجحيم
Küfredip âyetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cahîmin ashâbıdır.
- 11Ayet 11 / 120
يا أيها الذين آمنوا اذكروا نعمت الله عليكم إذ هم قوم أن يبسطوا إليكم أيديهم فكف أيديهم عنكم ۖ واتقوا الله ۚ وعلى الله فليتوكل المؤمنون
Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın; hani bir kavim size ellerini yaymaya yeltendi, Allah da ellerini sizden alıkoydu. Allah'tan sakının. Müminler yalnız Allah'a tevekkül etsin.
- 12Ayet 12 / 120
۞ ولقد أخذ الله ميثاق بني إسرائيل وبعثنا منهم اثني عشر نقيبا ۖ وقال الله إني معكم ۖ لئن أقمتم الصلاة وآتيتم الزكاة وآمنتم برسلي وعزرتموهم وأقرضتم الله قرضا حسنا لأكفرن عنكم سيئاتكم ولأدخلنكم جنات تجري من تحتها الأنهار ۚ فمن كفر بعد ذلك منكم فقد ضل سواء السبيل
Andolsun ki Allah, İsrâîl oğullarından kesin söz almıştı. Onlardan on iki temsilci göndermiştik. Allah demişti ki: "Ben sizinle beraberim. Eğer salâtı dosdoğru kılar, zekâtı verir, elçilerime iman eder, onları saygıyla destekler ve Allah'a güzel bir borç verirseniz, kötülüklerinizi örter ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere sokarım. Artık bundan sonra sizden kim küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur."
- 13Ayet 13 / 120
فبما نقضهم ميثاقهم لعناهم وجعلنا قلوبهم قاسية ۖ يحرفون الكلم عن مواضعه ۙ ونسوا حظا مما ذكروا به ۚ ولا تزال تطلع على خائنة منهم إلا قليلا منهم ۖ فاعف عنهم واصفح ۚ إن الله يحب المحسنين
Kesin sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalplerini katı kıldık. Kelimeleri yerlerinden tahrif ediyorlar. Kendisine öğüt verilen şeylerden bir payı unuttular. İçlerinden azı hariç, onlardan bir hainliğe muttali olmaya devam edersin. Öyleyse onları affet ve hoş gör. Allah muhsinleri sever.
- 14Ayet 14 / 120
ومن الذين قالوا إنا نصارى أخذنا ميثاقهم فنسوا حظا مما ذكروا به فأغرينا بينهم العداوة والبغضاء إلى يوم القيامة ۚ وسوف ينبئهم الله بما كانوا يصنعون
Kendilerine 'Biz Nasârâ'yız' diyenlerden de kesin sözlerini aldık da öğüt verildikleri şeyden bir payı unuttular. Bu yüzden aralarına kıyamet gününe kadar düşmanlık ve kin musallat ettik. Allah, yapmakta oldukları şeyi yakında onlara haber verecektir.
- 15Ayet 15 / 120
يا أهل الكتاب قد جاءكم رسولنا يبين لكم كثيرا مما كنتم تخفون من الكتاب ويعفو عن كثير ۚ قد جاءكم من الله نور وكتاب مبين
Ey Kitap ehli! Elçimiz size geldi; kitaptan gizlediğiniz çok şeyi size açıklıyor, çoğundan da affediyor. Allah'tan size bir Nûr ve apaçık bir kitap geldi.
- 16Ayet 16 / 120
يهدي به الله من اتبع رضوانه سبل السلام ويخرجهم من الظلمات إلى النور بإذنه ويهديهم إلى صراط مستقيم
Allah, rızasına uyanı onunla esenlik yollarına iletir ve onları izniyle karanlıklardan Nûr'a çıkarır, dosdoğru sırâta iletir.
- 17Ayet 17 / 120
لقد كفر الذين قالوا إن الله هو المسيح ابن مريم ۚ قل فمن يملك من الله شيئا إن أراد أن يهلك المسيح ابن مريم وأمه ومن في الأرض جميعا ۗ ولله ملك السماوات والأرض وما بينهما ۚ يخلق ما يشاء ۚ والله على كل شيء قدير
Andolsun ki, "Allah, Meryem oğlu Mesîh'tir" diyenler küfretti. De ki: "Eğer Meryem oğlu Mesîh'i, annesini ve yerdeki herkesi helâk etmeyi dilerse, Allah'tan gelecek bir şeye kim sahip olabilir?" Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü Allah'ındır. Dilediğini yaratır. Allah, her şeye Kadîr'dir.
- 18Ayet 18 / 120
وقالت اليهود والنصارى نحن أبناء الله وأحباؤه ۚ قل فلم يعذبكم بذنوبكم ۖ بل أنتم بشر ممن خلق ۚ يغفر لمن يشاء ويعذب من يشاء ۚ ولله ملك السماوات والأرض وما بينهما ۖ وإليه المصير
Yehûd ve Nasârâ: "Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz," dedi. De ki: "Öyleyse günahlarınızdan dolayı size neden azaplandırıyor? Aksine siz, O'nun yarattığı kimselerden beşersiniz." O, dilediği kimi bağışlar, dilediği kimi azaplandırır. Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü Allah'ındır. Varış yeri O'nadır.
- 19Ayet 19 / 120
يا أهل الكتاب قد جاءكم رسولنا يبين لكم على فترة من الرسل أن تقولوا ما جاءنا من بشير ولا نذير ۖ فقد جاءكم بشير ونذير ۗ والله على كل شيء قدير
Ey kitap ehli! Elçilerin ara döneminde, "Bize müjdeleyici de gelmedi, uyarıcı da" dersiniz diye elçimiz size geldi; size açıklıyor. Müjdeleyici ve uyarıcı size geldi. Allah her şeye Kadîr'dir.
- 20Ayet 20 / 120
وإذ قال موسى لقومه يا قوم اذكروا نعمة الله عليكم إذ جعل فيكم أنبياء وجعلكم ملوكا وآتاكم ما لم يؤت أحدا من العالمين
Hani Musa kavmine demişti: "Ey kavmim! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın; hani içinize peygamberler kıldı, sizi krallar kıldı ve âlemlerden hiç kimseye vermediğini size verdi."
- 21Ayet 21 / 120
- 22Ayet 22 / 120
- 23Ayet 23 / 120
- 24Ayet 24 / 120
- 25Ayet 25 / 120
- 26Ayet 26 / 120
- 27Ayet 27 / 120
- 28Ayet 28 / 120
- 29Ayet 29 / 120
- 30Ayet 30 / 120
- 31Ayet 31 / 120
- 32Ayet 32 / 120
- 33Ayet 33 / 120
- 34Ayet 34 / 120
- 35Ayet 35 / 120
- 36Ayet 36 / 120
- 37Ayet 37 / 120
- 38Ayet 38 / 120
- 39Ayet 39 / 120
- 40Ayet 40 / 120
- 41Ayet 41 / 120
- 42Ayet 42 / 120
- 43Ayet 43 / 120
- 44Ayet 44 / 120
- 45Ayet 45 / 120
- 46Ayet 46 / 120
- 47Ayet 47 / 120
- 48Ayet 48 / 120
- 49Ayet 49 / 120
- 50Ayet 50 / 120
- 51Ayet 51 / 120
- 52Ayet 52 / 120
- 53Ayet 53 / 120
- 54Ayet 54 / 120
- 55Ayet 55 / 120
- 56Ayet 56 / 120
- 57Ayet 57 / 120
- 58Ayet 58 / 120
- 59Ayet 59 / 120
- 60Ayet 60 / 120
- 61Ayet 61 / 120
- 62Ayet 62 / 120
- 63Ayet 63 / 120
- 64Ayet 64 / 120
- 65Ayet 65 / 120
- 66Ayet 66 / 120
- 67Ayet 67 / 120
- 68Ayet 68 / 120
- 69Ayet 69 / 120
- 70Ayet 70 / 120
- 71Ayet 71 / 120
- 72Ayet 72 / 120
- 73Ayet 73 / 120
- 74Ayet 74 / 120
- 75Ayet 75 / 120
- 76Ayet 76 / 120
- 77Ayet 77 / 120
- 78Ayet 78 / 120
- 79Ayet 79 / 120
- 80Ayet 80 / 120
- 81Ayet 81 / 120
- 82Ayet 82 / 120
- 83Ayet 83 / 120
- 84Ayet 84 / 120
- 85Ayet 85 / 120
- 86Ayet 86 / 120
- 87Ayet 87 / 120
- 88Ayet 88 / 120
- 89Ayet 89 / 120
- 90Ayet 90 / 120
- 91Ayet 91 / 120
- 92Ayet 92 / 120
- 93Ayet 93 / 120
- 94Ayet 94 / 120
- 95Ayet 95 / 120
- 96Ayet 96 / 120
- 97Ayet 97 / 120
- 98Ayet 98 / 120
- 99Ayet 99 / 120
- 100Ayet 100 / 120
- 101Ayet 101 / 120
- 102Ayet 102 / 120
- 103Ayet 103 / 120
- 104Ayet 104 / 120
- 105Ayet 105 / 120
- 106Ayet 106 / 120
- 107Ayet 107 / 120
- 108Ayet 108 / 120
- 109Ayet 109 / 120
- 110Ayet 110 / 120
- 111Ayet 111 / 120
- 112Ayet 112 / 120
- 113Ayet 113 / 120
- 114Ayet 114 / 120
- 115Ayet 115 / 120
- 116Ayet 116 / 120
- 117Ayet 117 / 120
- 118Ayet 118 / 120
- 119Ayet 119 / 120
- 120Ayet 120 / 120



















