Enfâl sûresi kapak görseli
Sûre 8 · Medenî

Enfâl

Al-Anfal · 75 ayet
الأنفال

Bedir savaşı, ganimetler

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. 18:1/75·Enfâl

    يسألونك عن الأنفال ۖ قل الأنفال لله والرسول ۖ فاتقوا الله وأصلحوا ذات بينكم ۖ وأطيعوا الله ورسوله إن كنتم مؤمنين

    Sana ganimetlerden sorarlar. De ki: "Ganimetler Allah'ın ve Elçi'nindir." Allah'tan sakının ve aranızı ıslah edin. Eğer müminseniz Allah'a ve Elçisi'ne itaat edin.

  2. 28:2/75·Enfâl

    إنما المؤمنون الذين إذا ذكر الله وجلت قلوبهم وإذا تليت عليهم آياته زادتهم إيمانا وعلى ربهم يتوكلون

    Müminler sadece, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, âyetleri okunduğunda imanları artan ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

  3. 38:3/75·Enfâl

    الذين يقيمون الصلاة ومما رزقناهم ينفقون

    Onlar salâtı ikame ederler ve onları rızıklandırdığımız şeylerden infak ederler.

  4. 48:4/75·Enfâl

    أولئك هم المؤمنون حقا ۚ لهم درجات عند ربهم ومغفرة ورزق كريم

    İşte onlar, hak müminlerdir. Rableri katında onlar için dereceler, bir bağışlanma ve Kerîm bir rızık vardır.

  5. 58:5/75·Enfâl

    كما أخرجك ربك من بيتك بالحق وإن فريقا من المؤمنين لكارهون

    Rabbin seni evinden Hakk ile çıkardığı gibi; müminlerden bir grup ise hoşlanmayanlardır.

  6. 68:6/75·Enfâl

    يجادلونك في الحق بعدما تبين كأنما يساقون إلى الموت وهم ينظرون

    Hakk belli olduktan sonra seninle tartışıyorlar; sanki ölüme sevk ediliyorlar da onlar bakıyorlar.

  7. 78:7/75·Enfâl

    وإذ يعدكم الله إحدى الطائفتين أنها لكم وتودون أن غير ذات الشوكة تكون لكم ويريد الله أن يحق الحق بكلماته ويقطع دابر الكافرين

    Hani Allah size iki gruptan birini vaat ediyor, o sizin olacak diye. Siz de kuvvet sahibi olmayanın size düşmesini istiyorsunuz. Allah ise sözleriyle hakkı gerçekleştirmeyi ve kâfirlerin kökünü kesmeyi diliyor.

  8. 88:8/75·Enfâl

    ليحق الحق ويبطل الباطل ولو كره المجرمون

    Hakk'ı gerçekleştirir ve bâtılı boşa çıkarır; suçlular hoşlanmasa da.

  9. 98:9/75·Enfâl

    إذ تستغيثون ربكم فاستجاب لكم أني ممدكم بألف من الملائكة مردفين

    Hani Rabbinizden yardım istiyordunuz; O da, "Size, birbiri ardınca gelen bin melekle yardım edeceğim." diye icabet etti.

  10. 108:10/75·Enfâl

    وما جعله الله إلا بشرى ولتطمئن به قلوبكم ۚ وما النصر إلا من عند الله ۚ إن الله عزيز حكيم

    Allah onu ancak bir müjde kıldı ve onunla kalpleriniz mutmain olsun diye. Yardım ancak Allah katındandır. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.

  11. 118:11/75·Enfâl

    إذ يغشيكم النعاس أمنة منه وينزل عليكم من السماء ماء ليطهركم به ويذهب عنكم رجز الشيطان وليربط على قلوبكم ويثبت به الأقدام

    Hani, kendisinden bir güven olarak sizi uyukulamayla bürüyordu; sizi arındırmak, şeytanın riczini sizden gidermek, kalplerinize sebat vermek ve ayakları onunla sağlamlaştırmak için üzerinize gökten su indiriyordu.

  12. 128:12/75·Enfâl

    إذ يوحي ربك إلى الملائكة أني معكم فثبتوا الذين آمنوا ۚ سألقي في قلوب الذين كفروا الرعب فاضربوا فوق الأعناق واضربوا منهم كل بنان

    Hani Rabbin meleklere vahyeder: 'Ben sizinle beraberim, iman etmiş olanları sağlamlaştırın.' Küfretmiş olanların kalplerine korku atacağım. Boyunların üstüne vurun, onlardan her parmak ucuna vurun.

  13. 138:13/75·Enfâl

    ذلك بأنهم شاقوا الله ورسوله ۚ ومن يشاقق الله ورسوله فإن الله شديد العقاب

    İşte o, Allah'a ve elçisine karşı geldiklerindendir. Kim Allah'a ve elçisine karşı gelirse, Allah'ın cezası şiddetlidir.

  14. 148:14/75·Enfâl

    ذلكم فذوقوه وأن للكافرين عذاب النار

    İşte bu, tadın onu. Kâfirlere bir de ateş azabı var.

  15. 158:15/75·Enfâl

    يا أيها الذين آمنوا إذا لقيتم الذين كفروا زحفا فلا تولوهم الأدبار

    Ey iman edenler! Küfredenlerle toplu halde ilerlerken karşılaştığınız zaman, onlara arkalarınızı çevirmeyin.

  16. 168:16/75·Enfâl

    ومن يولهم يومئذ دبره إلا متحرفا لقتال أو متحيزا إلى فئة فقد باء بغضب من الله ومأواه جهنم ۖ وبئس المصير

    Kim o gün savaş için bir yana çekilme veya bir topluluğa katılma dışında arkasını çevirirse, Allah'tan bir gazaba uğramış olur; barınağı Cehennem'dir. Ne kötü varış yeri!

  17. 178:17/75·Enfâl

    فلم تقتلوهم ولكن الله قتلهم ۚ وما رميت إذ رميت ولكن الله رمى ۚ وليبلي المؤمنين منه بلاء حسنا ۚ إن الله سميع عليم

    Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü. Attığında da sen atmadın, fakat Allah attı. Müminleri Kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek içindi. Allah Semî'dir, Alîm'dir.

  18. 188:18/75·Enfâl

    ذلكم وأن الله موهن كيد الكافرين

    İşte bu böyledir; Allah kâfirlerin keydini boşa çıkarandır.

  19. 198:19/75·Enfâl

    إن تستفتحوا فقد جاءكم الفتح ۖ وإن تنتهوا فهو خير لكم ۖ وإن تعودوا نعد ولن تغني عنكم فئتكم شيئا ولو كثرت وأن الله مع المؤمنين

    Eğer fetih isterseniz, fetih size geldi. Vazgeçerseniz, sizin için daha hayırlıdır. Dönerseniz, Biz de döneriz. Topluluğunuz çok da olsa size hiçbir şey fayda vermez. Allah, müminlerle beraberdir.

  20. 208:20/75·Enfâl

    يا أيها الذين آمنوا أطيعوا الله ورسوله ولا تولوا عنه وأنتم تسمعون

    Ey iman edenler! Allah'a ve resulüne itaat edin. İşitip durduğunuz halde onun emrinden yüz çevirmeyin.

  1. 218:21/75·Enfâl

    ولا تكونوا كالذين قالوا سمعنا وهم لا يسمعون

    İşittik deyip de işitmeyenler gibi olmayın.

  2. 228:22/75·Enfâl

    ۞ إن شر الدواب عند الله الصم البكم الذين لا يعقلون

    Allah katında canlıların en kötüsü, akletmeyen sağırlar ve dilsizlerdir.

  3. 238:23/75·Enfâl

    ولو علم الله فيهم خيرا لأسمعهم ۖ ولو أسمعهم لتولوا وهم معرضون

    Allah onlarda hayır bulsaydı, onlara duyururdu. Onlara duyursaydı da yine yüz çevirip dönerlerdi; onlar yüz çevirenlerdir.

  4. 248:24/75·Enfâl

    يا أيها الذين آمنوا استجيبوا لله وللرسول إذا دعاكم لما يحييكم ۖ واعلموا أن الله يحول بين المرء وقلبه وأنه إليه تحشرون

    Ey iman etmiş olanlar! Sizi diriltecek şeye çağırdığı zaman Allah'a ve elçiye icabet edin. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve O'na haşrolunacaksınız.

  5. 258:25/75·Enfâl

    واتقوا فتنة لا تصيبن الذين ظلموا منكم خاصة ۖ واعلموا أن الله شديد العقاب

    Bir fitneden sakının ki, o içinizden yalnızca zulmedenlere isabet etmez. Bilin ki, Allah'ın cezası şiddetlidir.

  6. 268:26/75·Enfâl

    واذكروا إذ أنتم قليل مستضعفون في الأرض تخافون أن يتخطفكم الناس فآواكم وأيدكم بنصره ورزقكم من الطيبات لعلكم تشكرون

    Hani siz yeryüzünde az, ezilmiş kimselerdiniz; insanlar sizi kapıp götürmesin diye korkardınız. O da sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve temiz şeylerden sizi rızıklandırdı; umulur ki şükredersiniz.

  7. 278:27/75·Enfâl

    يا أيها الذين آمنوا لا تخونوا الله والرسول وتخونوا أماناتكم وأنتم تعلمون

    Ey iman edenler! Allah'a ve Elçi'ye ihanet etmeyin ki bile bile kendi emanetlerinize de ihanet etmiş olmayasınız.

  8. 288:28/75·Enfâl

    واعلموا أنما أموالكم وأولادكم فتنة وأن الله عنده أجر عظيم

    Bilin ki mallarınız ve çocuklarınız bir fitnedir. Allah'ın katında ise Azîm bir ecir vardır.

  9. 298:29/75·Enfâl

    يا أيها الذين آمنوا إن تتقوا الله يجعل لكم فرقانا ويكفر عنكم سيئاتكم ويغفر لكم ۗ والله ذو الفضل العظيم

    Ey iman etmiş olanlar! Eğer Allah'tan sakınırsanız, size bir furkân kılar, kötülüklerinizi sizden örter ve sizi bağışlar. Allah, büyük fazl sahibidir; el-Azîm'dir.

  10. 308:30/75·Enfâl

    وإذ يمكر بك الذين كفروا ليثبتوك أو يقتلوك أو يخرجوك ۚ ويمكرون ويمكر الله ۖ والله خير الماكرين

    Hani küfredenler seni bağlayıp hareketsiz bırakmak, öldürmek yahut Mekke'den çıkarmak için sana mekr kuruyorlardı. Onlar mekr kurarlar, Allah da mekr kurar. Allah, mekr kuranların en hayırlısıdır.

  11. 318:31/75·Enfâl

    وإذا تتلى عليهم آياتنا قالوا قد سمعنا لو نشاء لقلنا مثل هذا ۙ إن هذا إلا أساطير الأولين

    Âyetlerimiz onlara okunduğu zaman dediler ki: "İşittik. Dilesek biz de buna benzerini deriz. Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir."

  12. 328:32/75·Enfâl

    وإذ قالوا اللهم إن كان هذا هو الحق من عندك فأمطر علينا حجارة من السماء أو ائتنا بعذاب أليم

    Hani demişlerdi ki: "Allâhümme, eğer bu Senin katından gelen Hakk ise, üzerimize gökten taş yağdır veya bize acıklı bir azap getir."

  13. 338:33/75·Enfâl

    وما كان الله ليعذبهم وأنت فيهم ۚ وما كان الله معذبهم وهم يستغفرون

    Allah, sen onların arasındayken onlara azap edecek değildi; onlar bağışlanma dilerken de Allah onları azaplandıran değildi.

  14. 348:34/75·Enfâl

    وما لهم ألا يعذبهم الله وهم يصدون عن المسجد الحرام وما كانوا أولياءه ۚ إن أولياؤه إلا المتقون ولكن أكثرهم لا يعلمون

    Onlar Mescid-i Haram'dan alıkoyup dururken ve onun velileri de değilken, Allah onlara neden azap etmesin? Onun velileri ancak takva sahipleridir. Fakat onların çokları bunu bilmezler.

  15. 358:35/75·Enfâl

    وما كان صلاتهم عند البيت إلا مكاء وتصدية ۚ فذوقوا العذاب بما كنتم تكفرون

    Salâtları evin katında ıslık ve el çırpmadan başka bir şey değildi. Öyleyse tadın azabı, küfretmekte olduğunuz şey ile.

  16. 368:36/75·Enfâl

    إن الذين كفروا ينفقون أموالهم ليصدوا عن سبيل الله ۚ فسينفقونها ثم تكون عليهم حسرة ثم يغلبون ۗ والذين كفروا إلى جهنم يحشرون

    Küfredenler, Allah'ın yolundan alıkoymak için mallarını infak ederler; yakında onu infak edecekler, sonra üzerlerine pişmanlık olur, sonra da yenilirler. Küfredenler Cehennem'e haşrolunurlar.

  17. 378:37/75·Enfâl

    ليميز الله الخبيث من الطيب ويجعل الخبيث بعضه على بعض فيركمه جميعا فيجعله في جهنم ۚ أولئك هم الخاسرون

    Allah, murdarı temizden ayırmak ve murdarı birbiri üzerine kılıp hepsini yığmak, sonra da onu Cehennem'e kılmak için. İşte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

  18. 388:38/75·Enfâl

    قل للذين كفروا إن ينتهوا يغفر لهم ما قد سلف وإن يعودوا فقد مضت سنت الأولين

    Küfredenlere de ki: "Eğer vazgeçerlerse, geçmişte olan şey kendilerine bağışlanır. Eğer dönerlerse, evvelkilerin yasası geçmiştir."

  19. 398:39/75·Enfâl

    وقاتلوهم حتى لا تكون فتنة ويكون الدين كله لله ۚ فإن انتهوا فإن الله بما يعملون بصير

    Fitne kalmayıp din bütünüyle Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, Allah yaptıklarını Basîr'dir.

  20. 408:40/75·Enfâl

    وإن تولوا فاعلموا أن الله مولاكم ۚ نعم المولى ونعم النصير

    Eğer yüz çevirirlerse bilin ki Allah sizin Mevlânızdır. Ne güzel Mevlâ, ne güzel Nasîr!

  1. 418:41/75·Enfâl

    ۞ واعلموا أنما غنمتم من شيء فأن لله خمسه وللرسول ولذي القربى واليتامى والمساكين وابن السبيل إن كنتم آمنتم بالله وما أنزلنا على عبدنا يوم الفرقان يوم التقى الجمعان ۗ والله على كل شيء قدير

    Bilin ki, ganimet olarak ele geçirdiğiniz şeyin beşte biri Allah'a, elçiye, akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yol oğluna aittir; eğer Allah'a ve ayırma gününde, iki topluluğun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize iman ettiyseniz. Allah her şeye Kadîr'dir.

  2. 428:42/75·Enfâl

    إذ أنتم بالعدوة الدنيا وهم بالعدوة القصوى والركب أسفل منكم ۚ ولو تواعدتم لاختلفتم في الميعاد ۙ ولكن ليقضي الله أمرا كان مفعولا ليهلك من هلك عن بينة ويحيى من حي عن بينة ۗ وإن الله لسميع عليم

    Hani siz vadinin yakın yamacında, onlar en uzak yamacındaydı; kervan da sizin aşağınızdaydı. Eğer sözleşmiş olsaydınız, vaad zamanı konusunda ayrılığa düşerdiniz. Fakat Allah, olması gereken işi hükmetsin diye; helâk olacak kimse beyyine ile helâk olsun, yaşayacak kimse de beyyine ile yaşasın diye. Allah Semî'dir, Alîm'dir.

  3. 438:43/75·Enfâl

    إذ يريكهم الله في منامك قليلا ۖ ولو أراكهم كثيرا لفشلتم ولتنازعتم في الأمر ولكن الله سلم ۗ إنه عليم بذات الصدور

    Hani Allah onları sana uyku içinde az olarak görmekteydi. Eğer onları sana çok olarak görseydi siz yılmıştınız ve işte çekişmiştiniz. Fakat Allah selâmete erdirdi. O, göğüslerin özünü Alîm'dir.

  4. 448:44/75·Enfâl

    وإذ يريكموهم إذ التقيتم في أعينكم قليلا ويقللكم في أعينهم ليقضي الله أمرا كان مفعولا ۗ وإلى الله ترجع الأمور

    Hani karşılaştığınızda O, onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olması yerine getirilmiş işe hükmetsin. Bütün işler Allah'a döner.

  5. 458:45/75·Enfâl

    يا أيها الذين آمنوا إذا لقيتم فئة فاثبتوا واذكروا الله كثيرا لعلكم تفلحون

    Ey iman etmiş olanlar! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

  6. 468:46/75·Enfâl

    وأطيعوا الله ورسوله ولا تنازعوا فتفشلوا وتذهب ريحكم ۖ واصبروا ۚ إن الله مع الصابرين

    Allah'a ve elçisine itaat edin; çekişmeyin, yoksa yılırsınız ve rüzgârınız gider. Sabredin; Allah sabredenlerle beraberdir.

  7. 478:47/75·Enfâl

    ولا تكونوا كالذين خرجوا من ديارهم بطرا ورئاء الناس ويصدون عن سبيل الله ۚ والله بما يعملون محيط

    Yurtlarından çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah'ın yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Allah, onların yapmakta olduklarını kuşatandır.

  8. 488:48/75·Enfâl

    وإذ زين لهم الشيطان أعمالهم وقال لا غالب لكم اليوم من الناس وإني جار لكم ۖ فلما تراءت الفئتان نكص على عقبيه وقال إني بريء منكم إني أرى ما لا ترون إني أخاف الله ۚ والله شديد العقاب

    Hani şeytan onlara amellerini süslü gösterdi ve dedi ki: "Bugün insanlardan size galip gelecek yoktur, ben de sizin komşunuzum." İki topluluk birbirini görünce, iki ökçesi üzerine gerisin geri döndü ve dedi ki: "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım. Allah'ın cezası şiddetlidir."

  9. 498:49/75·Enfâl

    إذ يقول المنافقون والذين في قلوبهم مرض غر هؤلاء دينهم ۗ ومن يتوكل على الله فإن الله عزيز حكيم

    Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Bunları dinleri aldattı," diyorlardı. Kim Allah'a tevekkül ederse, Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.

  10. 508:50/75·Enfâl

    ولو ترى إذ يتوفى الذين كفروا ۙ الملائكة يضربون وجوههم وأدبارهم وذوقوا عذاب الحريق

    Bir görseydin, hani melekler küfredenlerin canlarını alırken yüzlerine ve arkalarına vururlar: "Yakıcı azabı tadın."

  11. 518:51/75·Enfâl

    ذلك بما قدمت أيديكم وأن الله ليس بظلام للعبيد

    İşte o, ellerinizin önden gönderdiği şey sebebiyledir. Allah, kullara zulmedici değildir.

  12. 528:52/75·Enfâl

    كدأب آل فرعون ۙ والذين من قبلهم ۚ كفروا بآيات الله فأخذهم الله بذنوبهم ۗ إن الله قوي شديد العقاب

    Fir'avn hanedanının ve onlardan öncekilerin gidişatı gibidir. Allah'ın âyetlerine küfrettiler; Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah Kaviyy'dir, cezası pek şiddetlidir.

  13. 538:53/75·Enfâl

    ذلك بأن الله لم يك مغيرا نعمة أنعمها على قوم حتى يغيروا ما بأنفسهم ۙ وأن الله سميع عليم

    Bu, bir kavme verdiği nimeti, onlar nefslerindekini değiştirene kadar Allah'ın değiştirici olmaması sebebiyledir. Allah Semî'dir, Alîm'dir.

  14. 548:54/75·Enfâl

    كدأب آل فرعون ۙ والذين من قبلهم ۚ كذبوا بآيات ربهم فأهلكناهم بذنوبهم وأغرقنا آل فرعون ۚ وكل كانوا ظالمين

    Fir'avn hanedanının ve onlardan öncekilerin gidişatı gibidir. Rablerinin âyetlerini yalanladılar da günahlarıyla onları helâk ettik, Fir'avn hanedanını boğduk. Hepsi zalimdiler.

  15. 558:55/75·Enfâl

    إن شر الدواب عند الله الذين كفروا فهم لا يؤمنون

    Allah katında canlıların en şerlisi, küfredenlerdir; onlar iman etmezler.

  16. 568:56/75·Enfâl

    الذين عاهدت منهم ثم ينقضون عهدهم في كل مرة وهم لا يتقون

    Kendilerinden antlaşma yaptığın kişiler, sonra ahitlerini her kez bozarlar; onlar da sakınmazlar.

  17. 578:57/75·Enfâl

    فإما تثقفنهم في الحرب فشرد بهم من خلفهم لعلهم يذكرون

    Onları savaşta yakalarsan, arkalarındakileri de ürkütüp dağıtacak biçimde cezalandır ki ders alsınlar.

  18. 588:58/75·Enfâl

    وإما تخافن من قوم خيانة فانبذ إليهم على سواء ۚ إن الله لا يحب الخائنين

    Bir kavmin ihanetinden kaygı duyarsan, antlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Allah hainleri sevmez.

  19. 598:59/75·Enfâl

    ولا يحسبن الذين كفروا سبقوا ۚ إنهم لا يعجزون

    Küfredenler sakın öne geçtiklerini sanmasın; onlar âciz bırakamazlar.

  20. 608:60/75·Enfâl

    وأعدوا لهم ما استطعتم من قوة ومن رباط الخيل ترهبون به عدو الله وعدوكم وآخرين من دونهم لا تعلمونهم الله يعلمهم ۚ وما تنفقوا من شيء في سبيل الله يوف إليكم وأنتم لا تظلمون

    Onlar için güç yetirebildiğiniz kadar kuvvet ve savaş atı hazırlayın; onunla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda her ne infak ederseniz size tastamam verilir ve siz zulmedilmezsiniz.

  1. 618:61/75·Enfâl

    ۞ وإن جنحوا للسلم فاجنح لها وتوكل على الله ۚ إنه هو السميع العليم

    Eğer esenliğe meylederlerse sen de ona meylet ve Allah'a tevekkül et. O, Semî'dir, Alîm'dir.

  2. 628:62/75·Enfâl

    وإن يريدوا أن يخدعوك فإن حسبك الله ۚ هو الذي أيدك بنصره وبالمؤمنين

    Eğer seni aldatmak isterlerse, Allah sana yeter. O ki, seni yardımıyla ve müminlerle destekledi.

  3. 638:63/75·Enfâl

    وألف بين قلوبهم ۚ لو أنفقت ما في الأرض جميعا ما ألفت بين قلوبهم ولكن الله ألف بينهم ۚ إنه عزيز حكيم

    Kalplerinin arasını uzlaştırdı. Eğer yeryüzündeki her şeyi infak etseydin, kalplerinin arasını uzlaştıramazdın; fakat Allah onların arasını uzlaştırdı. O, Azîz'dir, Hakîm'dir.

  4. 648:64/75·Enfâl

    يا أيها النبي حسبك الله ومن اتبعك من المؤمنين

    Ey peygamber, Allah sana ve müminlerden sana uyanlara yeter.

  5. 658:65/75·Enfâl

    يا أيها النبي حرض المؤمنين على القتال ۚ إن يكن منكم عشرون صابرون يغلبوا مائتين ۚ وإن يكن منكم مائة يغلبوا ألفا من الذين كفروا بأنهم قوم لا يفقهون

    Ey peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa iki yüzü yenerler. Eğer sizden yüz kişi olursa küfredenlerden bini yenerler, çünkü onlar kavramayan bir kavimdir.

  6. 668:66/75·Enfâl

    الآن خفف الله عنكم وعلم أن فيكم ضعفا ۚ فإن يكن منكم مائة صابرة يغلبوا مائتين ۚ وإن يكن منكم ألف يغلبوا ألفين بإذن الله ۗ والله مع الصابرين

    Şimdi Allah yükünüzü hafifletti ve bildi ki sizde zayıflık var. Eğer sizden sabreden yüz kişi olursa iki yüzü yener. Eğer sizden bin kişi olursa Allah'ın izniyle iki bini yener. Allah sabredenlerle beraberdir.

  7. 678:67/75·Enfâl

    ما كان لنبي أن يكون له أسرى حتى يثخن في الأرض ۚ تريدون عرض الدنيا والله يريد الآخرة ۗ والله عزيز حكيم

    Yeryüzünde kesin üstünlük sağlayıncaya kadar bir peygamberin esirleri olması yaraşmaz. Siz dünyanın geçici menfaatini diliyorsunuz, Allah ise ahireti diliyor. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.

  8. 688:68/75·Enfâl

    لولا كتاب من الله سبق لمسكم فيما أخذتم عذاب عظيم

    Eğer Allah'tan geçmiş bir kitap olmasaydı, aldığınızda size büyük bir azap dokunurdu.

  9. 698:69/75·Enfâl

    فكلوا مما غنمتم حلالا طيبا ۚ واتقوا الله ۚ إن الله غفور رحيم

    Artık ganimet olarak ele geçirdiğiniz şeylerden helal ve temiz olarak yiyin. Allah'tan sakının. Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.

  10. 708:70/75·Enfâl

    يا أيها النبي قل لمن في أيديكم من الأسرى إن يعلم الله في قلوبكم خيرا يؤتكم خيرا مما أخذ منكم ويغفر لكم ۗ والله غفور رحيم

    Ey Peygamber! Ellerinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah kalplerinizde bir hayır bilirse, size sizden alınan şeylerden daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir."

  11. 718:71/75·Enfâl

    وإن يريدوا خيانتك فقد خانوا الله من قبل فأمكن منهم ۗ والله عليم حكيم

    Eğer sana ihanet etmek isterlerse, daha önce Allah'a da ihanet etmişlerdi. Allah da onlara karşı sana imkân verdi. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.

  12. 728:72/75·Enfâl

    إن الذين آمنوا وهاجروا وجاهدوا بأموالهم وأنفسهم في سبيل الله والذين آووا ونصروا أولئك بعضهم أولياء بعض ۚ والذين آمنوا ولم يهاجروا ما لكم من ولايتهم من شيء حتى يهاجروا ۚ وإن استنصروكم في الدين فعليكم النصر إلا على قوم بينكم وبينهم ميثاق ۗ والله بما تعملون بصير

    İman edip hicret edenler, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler ile barındırıp yardım edenler, işte onlar birbirlerinin velileridir. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, hicret etmedikleri sürece onların velâyetinden size bir şey yoktur. Eğer dinde sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında mîsâk bulunan bir kavme karşı olmamak üzere yardım etmek üzerinizedir. Allah, yaptıklarınızı Basîr'dir.

  13. 738:73/75·Enfâl

    والذين كفروا بعضهم أولياء بعض ۚ إلا تفعلوه تكن فتنة في الأرض وفساد كبير

    Küfredenler birbirlerinin velîleridir. Bunu yapmazsanız yeryüzünde fitne ve büyük bir bozgunculuk olur.

  14. 748:74/75·Enfâl

    والذين آمنوا وهاجروا وجاهدوا في سبيل الله والذين آووا ونصروا أولئك هم المؤمنون حقا ۚ لهم مغفرة ورزق كريم

    İman edip hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler ile barındırıp yardım edenler, işte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için bağışlanma ve kerîm bir rızık vardır.

  15. 758:75/75·Enfâl

    والذين آمنوا من بعد وهاجروا وجاهدوا معكم فأولئك منكم ۚ وأولو الأرحام بعضهم أولى ببعض في كتاب الله ۗ إن الله بكل شيء عليم

    Sonradan iman edip hicret edenler ve sizinle birlikte cihad edenler de işte onlar sizdendir. Ulu'l-erhâm ise Allah'ın kitabında birbirine daha yakındır. Allah her şeyi Alîm'dir.