
Abese
Yüzünü ekşitti, İbn Ümmi Mektum
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 180:1/42·Abese
عبس وتولى
Kaşlarını çattı ve yüz çevirdi.
- 280:2/42·Abese
أن جاءه الأعمى
Kör geldi diye.
- 380:3/42·Abese
وما يدريك لعله يزكى
Ne bildirir ki sana? Umulur ki o arınır.
- 480:4/42·Abese
أو يذكر فتنفعه الذكرى
Yahut öğüt alır da öğüt ona fayda verir.
- 580:5/42·Abese
أما من استغنى
Kim istiğna ederse ona gelince;
- 680:6/42·Abese
فأنت له تصدى
Sen ise onunla özel olarak meşgul oluyorsun.
- 780:7/42·Abese
وما عليك ألا يزكى
Arınmamasından sana ne?
- 880:8/42·Abese
وأما من جاءك يسعى
Sana koşarak gelene gelince,.
- 980:9/42·Abese
وهو يخشى
O da korkar.
- 1080:10/42·Abese
فأنت عنه تلهى
Sen ondan oyalanırsın.
- 1180:11/42·Abese
كلا إنها تذكرة
Hayır! O bir hatırlatmadır.
- 1280:12/42·Abese
فمن شاء ذكره
Artık kim dilerse onu anar.
- 1380:13/42·Abese
في صحف مكرمة
Şerefli sahifelerdedir.
- 1480:14/42·Abese
مرفوعة مطهرة
Yüceltilmiş, tertemiz sayfalardadır.
- 1580:15/42·Abese
بأيدي سفرة
Yazıcıların elleriyle.
- 1680:16/42·Abese
كرام بررة
Değerli, iyi yazıcıların.
- 1780:17/42·Abese
قتل الإنسان ما أكفره
O insan kahrolsun, ne kadar nankördür!
- 1880:18/42·Abese
من أي شيء خلقه
Onu hangi şeyden yarattı?
- 1980:19/42·Abese
من نطفة خلقه فقدره
Onu bir nutfeden yarattı, sonra takdir etti.
- 2080:20/42·Abese
ثم السبيل يسره
Sonra yolu kolaylaştırdı.
- 2180:21/42·Abese
ثم أماته فأقبره
Sonra onu öldürdü, kabre de koydurdu.
- 2280:22/42·Abese
ثم إذا شاء أنشره
Sonra dilediği zaman onu diriltir.
- 2380:23/42·Abese
كلا لما يقض ما أمره
Hayır! O, henüz O'nun emrettiği şeyi yerine getirmedi.
- 2480:24/42·Abese
فلينظر الإنسان إلى طعامه
İnsan, yemeğine bir baksın.
- 2580:25/42·Abese
أنا صببنا الماء صبا
Suyu döktükçe döktük.
- 2680:26/42·Abese
ثم شققنا الأرض شقا
Sonra yeri iyice yardık.
- 2780:27/42·Abese
فأنبتنا فيها حبا
Onda taneler bitirdik.
- 2880:28/42·Abese
وعنبا وقضبا
Üzüm ve yonca.
- 2980:29/42·Abese
وزيتونا ونخلا
Zeytin ve hurma ağacı.
- 3080:30/42·Abese
وحدائق غلبا
Sık ağaçlı bahçeler.
- 3180:31/42·Abese
وفاكهة وأبا
Meyve ve otlak.
- 3280:32/42·Abese
متاعا لكم ولأنعامكم
Size ve davarlarınıza geçimlik olarak.
- 3380:33/42·Abese
فإذا جاءت الصاخة
Kulakları sağır eden gürültü geldiği zaman.
- 3480:34/42·Abese
يوم يفر المرء من أخيه
O gün kişi kardeşinden kaçar.
- 3580:35/42·Abese
وأمه وأبيه
Annesinden ve babasından.
- 3680:36/42·Abese
وصاحبته وبنيه
Arkadaşından ve oğullarından.
- 3780:37/42·Abese
لكل امرئ منهم يومئذ شأن يغنيه
O gün, onlardan her kişinin kendisini oyalayan bir işi vardır.
- 3880:38/42·Abese
وجوه يومئذ مسفرة
O gün yüzler parıldayandır.
- 3980:39/42·Abese
ضاحكة مستبشرة
Gülen, sevinçli.
- 4080:40/42·Abese
ووجوه يومئذ عليها غبرة
O gün yüzler vardır, üzerlerinde toz.
- 4180:41/42·Abese
ترهقها قترة
Onları toz toprak bürür.
- 4280:42/42·Abese
أولئك هم الكفرة الفجرة
İşte onlar kâfirler, günahkârlardır.









































