Gece ve Gündüzün Birbirini Takibi

Gece ve Gündüzün Birbirini Takibi

Yâsîn 37 ve Zümer 5, gece ile gündüzün birbirinin üzerine "sarılmasından" bahseder, Dünyâ'nın küre şeklinde olup ekseninde dönmesinin birebir astronomik karşılığı.

Âyet36:37

وآية لهم الليل نسلخ منه النهار فإذا هم مظلمون

"Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar."

Âyet39:5

خلق السماوات والأرض بالحق ۖ يكور الليل على النهار ويكور النهار على الليل ۖ وسخر الشمس والقمر ۖ كل يجري لأجل مسمى ۗ ألا هو العزيز الغفار

"O, gökleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Güneşi ve ay'ı emrine âmade kılmış, her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki, çok güçlü ve çok bağışlayıcı olan ancak O'dur."

"Onlar için bir delîl de gecedir. Ondan gündüzü çekip alırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlar." (Yâsîn 37)

"O, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine sarıyor (yükevviru'l-leyle ale'n-nehâr), gündüzü de gecenin üzerine sarıyor. Güneş'i ve Ay'ı buyruğu altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gider." (Zümer 5)

Zümer sûresi 5. âyetin Arapça aslındaki "yükevviru" (يُكَوِّرُ) fiili son derece dikkat çekicidir. Bu fiil "kevr" (كَوْر) kökünden gelir ki aslî mânâsı "bir şeyi bir küre etrafında dolayarak sarmak, sarık şeklinde dürmek" demektir. Aynı kökten "kürre" (küre, top), "tekvîr" (sarmak, dürmek) gelir. Yâni âyet kelimesi kelimesine: "Geceyi gündüzün üzerine küre etrafında sarıyor, gündüzü gecenin üzerine küre etrafında sarıyor."

Bu tâbir, ancak Dünyâ küre şeklinde olup kendi ekseninde dönüyorsa anlamlıdır. Çünkü bir küre üzerinde gece ile gündüz hiçbir zaman ânî olarak değişmez, Güneş ufuktan yavaş yavaş yükselir veya batar; gündüz batının üzerine sarılırken doğunun üzerine de yeni gündüz açılmaktadır. Aynı anda dünyânın bir tarafı gündüz, diğer tarafı geceyken, gece ile gündüz Dünyâ kürresinin etrafında devamlı olarak sürekli bir spiral hâlinde "sarılarak" yer değiştirir.

Hâlbuki nüzûl asrında, 7. asırda, Dünyâ'nın küre olduğu fikri henüz felsefî bir ihtimâl olarak vardı (Pisagor ve Aristoteles bahsetmişti) ancak Arap yarımadasında yaygın görüş Dünyâ'nın düz olduğuydu. Hattâ Dünyâ'nın küre olduğunun deneysel ispâtı için Eratosthenes'in (M.Ö. 240) ölçümleri tekrar keşfedilmesi gerekti; pratik kabul ise Magellan'ın 1519-1522 arasındaki Dünyâ turuyla yerleşti. Kur'ân'ın "tekvîr" fiilini kullanması, Dünyâ'nın küreselliğine ve dönüşüne dair muazzam bir lafzî mucizedir.

Yâsîn 37 ise farklı bir vurguyla "geceden gündüzü çekip alırız" der. Bu da yine bir küre üzerinde gerçekleşen sürekli bir hareketi tasvîr eder; gündüz, geceden bir örtü gibi sıyrılır. Bediüzzaman bu âyet için "kâinatın en muhteşem perdesi olan gece ve gündüzün ardarda gelişi, dakîk bir saatin yelkovanı gibi düzenlidir" der.

Bilimsel arka plan

Dünyâ ekseni etrafında 23 saat 56 dakika 4 saniyede bir tam tur (sidereal gün) atar. Ekvatorda yüzey hızı saatte 1670 km. Güneş ışığının atmosferde kırılması sebebiyle gerçek "terminator" çizgisi keskin değil, yumuşak bir gradyandır, alacakaranlık (twilight) bunun ifâdesidir.

Kaynaklar

İlgili burhânlar

Delulogydelulogy

Kur'an etrafında buluşan bir topluluk. Herkes için açık, reklamsız, ücretsiz.

Keşfet
Kaynak
  • Arapça metin: Uthmanic imlâ
  • Türkçe meal: Elmalılı H. Yazır
  • İkonlar: Lucide
© 2026 delulogy · Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla