وفجرنا الأرض عيونا فالتقى الماء على أمر قد قدر
"Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık, derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti."
حتى إذا جاء أمرنا وفار التنور قلنا احمل فيها من كل زوجين اثنين وأهلك إلا من سبق عليه القول ومن آمن ۚ وما آمن معه إلا قليل
"Nihayet emrimiz geldiği ve tennur (tandır veya geminin kazanı) tutuşup parladığı zaman dedik ki; "Erkeği ve dişisi olan her canlıdan ikişer tane, aleyhlerinde hüküm verilmiş olanların dışında, aileni ve iman etmiş olanları geminin içine yükle". Zaten beraberinde iman edenler çok az idi."
وقيل يا أرض ابلعي ماءك ويا سماء أقلعي وغيض الماء وقضي الأمر واستوت على الجودي ۖ وقيل بعدا للقوم الظالمين
"Allah tarafından denildi ki: "Ey yeryüzü suyunu yut! Ey gökyüzü sen de suyunu kes! Ve sular çekildi. Emir yerine gelmiş oldu. Gemi de Cudi dağı üzerine oturdu. O zalim kavme böylece dünyadan uzak olun denildi."
Kamer sûresi 11-12: "Biz de göğün kapılarını boşalan bir su ile açtık. Yeri kaynaklar hâlinde fışkırttık. Sular, takdîr edilmiş bir iş üzerine birleşti."
Hûd sûresi 40: "Nihâyet emrimiz geldi ve fırın kaynadı (fâra't-tennûr) ki, dedik: 'O gemiye her cins (canlı)dan birer çift al.'"
Bu âyetler Nûh tufanını tarif ederken iki ayrı su kaynağını birleştirir:
1. Göğün kapıları açıldı (fetehnâ ebvâbe's-semâi bi-mâin münhemir): Münhemir "boşalan, dökülen, kesintisiz akan" mânâsında. Bu, modern meteorolojideki atmospheric river ya da monsoon trough kavramının tam karşılığıdır, günler hattâ haftalar boyunca süren rekor seviyede yağış.
2. Yer pınar pınar fışkırdı (fecerne'l-arda uyûnen): Yer altı suyu basıncı bir noktada toprak yüzeyini delip yukarı fışkırabilir. Bu, modern jeohidrolojide artesian eruption veya groundwater fountain olarak isimlendirilir.
3. "Fâra't-tennûr", fırın kaynadı: Tennûr Arapça'da hem "fırın" hem de jeotermal aktif bir kuyu/menfez için kullanılır. İbn Kesîr ve Râzî tefsirlerinde bu kelimenin yer altından kaynayan jeotermal su mânâsında olabileceği zikredilir. Modern jeoloji mud volcano ve artezyen kaynakların ânî patlamasını teyit eder.
Modern hipotez, Karadeniz tufan teorisi: William Ryan ve Walter Pitman 1998'de "Noah's Flood: The New Scientific Discoveries" eserinde, M.Ö. 5.600 civarında Karadeniz'in Marmara üzerinden Akdeniz'le birleşmesi sonucu dakikada 50 km³ su girişiyle massive bir su baskını yaşandığını öne sürdüler. Bu, hem yer altı (Bosphorus boğazından akış) hem de gökten (Akdeniz'den buharlaşan nemin yağışı) gelen kombine bir tufandır.
Hûd 44'ün indirilen son emir: "Yer suyunu çek, ey gök tut." Tufanın durdurulması da iki ayrı emir alır, yer ve gök iki ayrı kaynak olduğu için.
Cûdi dağı: "Gemi Cûdi'ye oturdu" (Hûd 44). Cûdi, Şırnak ilinde, Türkiye'nin güneydoğusunda, yüksekliği 2.114 m olan dağ. Klâsik İslâm coğrafyası burayı geminin durduğu yer olarak kaydeder; arkeolojik araştırmalar (Cüdi Şavk, Friedrich Bender) burada antik kültür tabakalarının izlerini tesbît etmiştir.
Atmospheric river: dar, uzun, çok yoğun nem taşıyan atmosferik bantlar; küresel troposferik su buharının %90'ını taşır (Newell et al. 1992, GRL). Karadeniz tufan teorisi: Ryan & Pitman 1998 "Noah's Flood", Bosphorus tepesi denizden aşağıda kaldığında M.Ö. 5600 civarında ani su girişi. Artezyen patlama: yeraltı basınçlı suyun litostatik basıncı aştığında yüzeye ânî fışkırış.
- Ryan W. & Pitman W., Noah's Flood (1998), Simon & Schuster
- NASA Atmospheric River Research
- Miracles of Quran, Noah



