ألم تر أن الله أنزل من السماء ماء فسلكه ينابيع في الأرض ثم يخرج به زرعا مختلفا ألوانه ثم يهيج فتراه مصفرا ثم يجعله حطاما ۚ إن في ذلك لذكرى لأولي الألباب
"Allah'ın gökten bir su indirip de onu bir yoluyla yeryüzündeki menbalara koyduğunu görmedin mi? Sonra onunla türlü renklerde bir ekin çıkarır, sonra onun olgunlaşıp sarardığını görürsün. Sonra da onu bir çöpe çevirir. Elbette bunda temiz akıllılar için bir ihtar vardır."
وأنزلنا من السماء ماء بقدر فأسكناه في الأرض ۖ وإنا على ذهاب به لقادرون
"Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirip onu yerde durgunlaştırdık. Bizim onu gidermeye de elbet gücümüz yeter."
Zümer sûresi 21: "Görmedin mi ki Allah gökten su indirdi de onu yerin pınarlarına / kanallarına (yenâbî) yerleştirdi; sonra onunla rengârenk ekinler çıkardı."
Bu âyetin tarihî değeri muazzamdır. Çünkü Avrupa biliminde pınarların kaynağının yağmur olduğu fikri ancak XVII. yüzyıl sonunda kabûl gördü:
Antik Yunan görüşü: Aristoteles "Meteorologica" eserinde pınarların okyanustan gelen tuzlu suyun toprakta süzülüp tatlı suya dönüştüğünü iddia etmişti. Bu görüş yaklaşık 2000 yıl boyunca Avrupa biliminde hâkim kaldı.
Roma görüşü: Lucretius "De Rerum Natura"sında benzer mekanizmayı tekrarladı; tuzlu suyun toprak filtrelerinden geçerek tatlılaştığına inanılıyordu.
Bernard Palissy (1580): Fransız çömlekçi ve doğa bilimci, pınar sularının yağmurdan geldiğini ilk kez sezgisel olarak iddia etti, ama matematiksel ispatı yoktu.
Pierre Perrault (1674): "De l'origine des fontaines" eserinde Seine nehrinin debisi ile havzasının yıllık yağışını niceliksel olarak karşılaştırdı; yağmurun yer altı sularını besleyebilecek miktarda olduğunu ispatladı. Bu, modern hidrolojinin başlangıcı sayılır.
Edme Mariotte (1686): Perrault'un sonuçlarını teyîd etti; toprağa sızma mekanizmasını ölçtü.
**Yâni Kur'ân, hidrolojik döngünün en zor anlaşılır parçasını, yağmurun yer altına sızıp pınar olarak çıkması, Avrupa biliminden 1.000 yıl önce zikretmiştir.**
Modern hidrojeoloji bu sızma sürecini şöyle tarif eder:
- Yağmur toprağa düşer
- İnfiltrasyon, gözenekli toprak ve sediment katmanlarından geçer
- Akifer, geçirgen kayalık katmanda birikir
- Discharge, eğim, basınç farkı, ya da fay hattıyla yüzeye çıkar (pınar)
Sahra Çölü altındaki Nubian Sandstone Aquifer System, dünyanın en büyük fosil akiferi, 150.000 km³ tatlı su barındırır, hepsi 10.000 yıl önceki Pleistosen yağışlarından gelmiştir. Yâni yağmurun yer altına yerleştirilmesi, jeolojik zaman ölçeklerinde de işleyen bir süreçtir.
Bediüzzaman Sözler'in Yirmi Dokuzuncu Söz'ünde pınar suyunu "yerin altında uzanan rahmet kanalları" olarak tasvîr eder.
Modern hidroloji üç tip akifer tanımlar: confined (basınçlı), unconfined (serbest) ve perched. USGS verisi: tüm tatlı suyun %30'u yer altındadır; yüzey suları sadece %1.2. Nubian Sandstone Aquifer 2 milyon km², 150.000 km³ fosil su (Heinl & Brinkmann 1989). Pierre Perrault'un orijinal eseri Seine havzasında yıllık yağış 520 mm, akarsu debisi bunun ancak 1/6'sı, fark akifer beslemesi.
- Pierre Perrault, De l'origine des fontaines (1674)
- USGS, Groundwater Information
- Bediüzzaman, Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz



