Atomlar (Zerre / Miskal-i Zerre)

Atomlar (Zerre / Miskal-i Zerre)

Yunus 61 ve Sebe' 3, "zerre kadar bir şey ve ondan daha küçüğü" ifadesiyle atomu ve atom-altı parçacıkları haber verir, Demokritos'un teorisi henüz teoriyken.

Âyet10:61

وما تكون في شأن وما تتلو منه من قرآن ولا تعملون من عمل إلا كنا عليكم شهودا إذ تفيضون فيه ۚ وما يعزب عن ربك من مثقال ذرة في الأرض ولا في السماء ولا أصغر من ذلك ولا أكبر إلا في كتاب مبين

"Ne zaman bir işte olsan, ne zaman ondan Kur'ân'dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir amel yapsanız, siz ona daldığınız an, üzerinize şahit oluruz. Senin Rabbinden zerre ağırlığınca bir şey ne yerde ne gökte gizli kalır; bundan daha küçüğü de daha büyüğü de yoktur ki apaçık bir kitapta olmasın."

Âyet34:3

وقال الذين كفروا لا تأتينا الساعة ۖ قل بلى وربي لتأتينكم عالم الغيب ۖ لا يعزب عنه مثقال ذرة في السماوات ولا في الأرض ولا أصغر من ذلك ولا أكبر إلا في كتاب مبين

"Küfredenler, "Saat bize gelmez" dediler. De ki: "Hayır, Rabbime yemin olsun ki, O size mutlaka gelecektir. Gaybı bilendir O. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca bir şey O'ndan gizli kalmaz; bundan daha küçüğü de daha büyüğü de, ancak apaçık bir kitaptadır.""

Âyet99:7

فمن يعمل مثقال ذرة خيرا يره

"Kim zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür."

Âyet99:8

ومن يعمل مثقال ذرة شرا يره

"Kim de zerre ağırlığınca bir şer yaparsa onu görür."

"...Ne yerde ne de gokte, zerre agirliginca bir sey Rabbinden gizli kalmaz. Bundan daha kucugu ve daha buyugu de yoktur ki, apacik bir kitapta (yazili) olmasin." (Yunus 61)

Arapcadaki "miskal-i zerre" (مِثْقَالَ ذَرَّةٍ) ifadesi, klasik tefsirlerde "en kucuk karinca", "toz zerresi", "havada gozuken minik parilti" gibi anlamlarla aciklanmistir. Dil olarak "zerre" kelimesi, "bir seyin en kucuk cuzu" demektir; modern Arapca'da bugun hala "atom" anlaminda kullanilir (orn: "el-taka ez-zerriyye" = atom enerjisi).

Asil hayret verici nokta, ayetin "ve la esgaru min zalike", "ondan daha kucugu de" ifadesidir. Cunku Yunan filozofu Demokritos'tan beri (M.O. 5. asir) atomun "bolunemez" en kucuk birim oldugu sanilirdi; "atom" kelimesinin kendisi Yunanca "a-tomos" yani "bolunemez" demektir. Bu gorus 20. asra kadar fizikte hakimdi.

1897'de J.J. Thomson elektronu, 1911'de Rutherford cekirdegi, 1932'de Chadwick notronu kesfetti. 1960'larda Murray Gell-Mann ve George Zweig, proton ve notronun da daha kucuk "kuark"lardan olustugunu one surdu; 1968'de SLAC'ta derin elastik olmayan sacilma deneyleriyle kuarklar deneysel olarak dogrulandi. Bugun biliyoruz ki atomdan kucuk yapilar vardir: elektronlar, kuarklar, notrinolar, gluonlar, fotonlar, Higgs bozonu...

Sebe' 3. ayet ayni ifadeyi tekrar eder: "Ne goklerde ne de yerde zerre agirliginda bir sey O'ndan gaib olmaz; bundan daha kucuk yahut daha buyuk ne varsa hepsi apacik bir kitaptadir." Zilzal 7-8'de ise zerre miktari hayir ve serrin gorulecegi bildirilir, kiyamet gunundeki ilahi adaletin atomik hassasiyeti.

Bediuzzaman 30. Soz'de "Zerrat-i kainat" risalesinde uzun uzun her atomun bir vazifedar asker oldugunu izah eder.

Bilimsel arka plan

Standart Model 17 temel parçacık tanımlar: 6 kuark, 6 lepton, 4 ayar bozonu, Higgs. En küçük ölçek Planck uzunluğu 1.6x10^-35 m. LHC'de proton enerjileri 14 TeV'e ulaşır.

Kaynaklar

İlgili burhânlar