أولم ير الذين كفروا أن السماوات والأرض كانتا رتقا ففتقناهما ۖ وجعلنا من الماء كل شيء حي ۖ أفلا يؤمنون
"O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?"
ثم استوى إلى السماء وهي دخان فقال لها وللأرض ائتيا طوعا أو كرها قالتا أتينا طائعين
"Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler."
Enbiyâ sûresinin otuzuncu âyeti, kâinatın menşeine dair müthiş bir hakikati ortaya koyar: "İnkâr edenler görmediler mi ki, gökler ve yer bitişik bir hâlde idi de Biz onları ayırdık (fetaknâhümâ) ve her canlıyı sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?"
Buradaki "ratk" (bitişik bütün) ve "fetk" (ayırma, yırtma) kavramları, modern kozmolojinin yaklaşık yüz yıl evvel keşfettiği kâinatın menşeini hayret verici bir incelikle hülâsa eder. Ayet, varlığın tek bir noktadan, tek bir küme hâlinden başladığını ve sonra yarılarak bugünkü genişlemiş hâle ulaştığını söyler.
Modern bilimde Big Bang ya da Büyük Patlama nazariyesi, evrenin yaklaşık 13.8 milyar yıl önce son derece sıcak ve yoğun bir tekillik noktasından genişleyerek bugünkü hâline geldiğini söyler. 1929'da Edwin Hubble galaksilerin kırmızıya kayışını ölçüp evrenin genişlediğini gösterdiği gün, aslında âyetin çağrıştırdığı "fetk" hâlinin geometrik ispâtı tezahür etmişti. Sonrasında Penzias ve Wilson'ın 1965'te tesâdüfen keşfettikleri kozmik mikrodalga arka plan ışıması, bu ilk patlamadan bugüne kalan 2.7 K sıcaklığındaki kozmik fısıltıdır.
Bediüzzaman Said Nursî, Sözler'inde "Sâni-i Hakîm'in eseri olan kâinat, bir kelime-i kübrâdır" der. Kur'ân, modern kozmolojinin en sarsıcı keşfini, hem de o keşiften 1400 sene evvel, çölde okuma yazma bilmeyen bir Ümmî'nin (asm) lisânından beyân etmiştir. Bu, ya tesadüfün en imkânsızı yâhut âyetin Allâh kelâmı olduğunun kat'î delîlidir.
Ayrıca Fussilet sûresi 11. âyet, semâya "duhân" (duman/plazma) iken yöneldiğini bildirir; bu da Big Bang sonrası 380 bin yıl süren opak plazma çağıyla mütenâsiptir.
Edwin Hubble 1929'da galaksilerin kırmızıya kayışını ölçerek evrenin genişlediğini gösterdi. 1948'de Gamow, Alpher ve Herman bu genişlemenin başlangıçta sıcak yoğun bir noktadan başladığını teorize etti. 1965'te Penzias ve Wilson kozmik mikrodalga arka plan ışınımını (CMB) keşfetti, Big Bang'in soğuyan kalıntısı, 2.7 K sıcaklığında. Günümüzde Planck uydusu CMB'yi mikrokelvin hassâsiyetinde haritalamıştır.
- NASA, Big Bang Cosmology
- Bediüzzaman Said Nursî, Sözler
- miracles-of-quran.com, Big Bang



