الله الذي رفع السماوات بغير عمد ترونها ۖ ثم استوى على العرش ۖ وسخر الشمس والقمر ۖ كل يجري لأجل مسمى ۚ يدبر الأمر يفصل الآيات لعلكم بلقاء ربكم توقنون
"Allah odur ki gökleri gördüğünüz bir direk olmaksızın yükseltti, sonra arş üzerine istiva etti, güneşi ve ayı boyun eğdirdi. Her biri belirlenmiş bir süre için akar. İşi çekip çevirir, âyetleri ayrıntılı açıklar, umulur ki Rabbinize kavuşmaya kesin olarak inanırsınız."
۞ إن الله يمسك السماوات والأرض أن تزولا ۚ ولئن زالتا إن أمسكهما من أحد من بعده ۚ إنه كان حليما غفورا
"Allah, gökleri ve yeri zeval bulmasınlar diye tutar. Eğer zeval bulsalardı, O'ndan sonra onları kimse tutamaz. O, Halîm'dir, Gafûr'dur."
"Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmadan yükselten, sonra Arş'a istiva edendir." (Ra'd 2)
"Şüphesiz Allah, yok olup gitmesinler diye gökleri ve yeri (yerinde) tutmaktadır. Andolsun, eğer onlar yok olmaya yüz tutsalar, kendisinden başka hiç kimse onları tutamaz." (Fâtır 41)
Kur'ân, kâinatın görünür bir mekanik desteği olmadan ayakta durduğunu ve yok olmaması için sürekli bir kuvvetin onu tuttuğunu söyler. Bu "görünmez direkler" ifadesi, modern kozmolojide karşımıza karanlık enerji olarak çıkar.
Karanlık enerji, evrenin enerji-madde içeriğinin yaklaşık %68'ini oluşturan, bilinen hiçbir maddeyle etkileşmeyen, kütleçekimine zıt yönde itici bir kuvvettir. 1998'de Saul Perlmutter, Brian Schmidt ve Adam Riess'in liderliğindeki iki bağımsız ekip, uzak Tip Ia süpernovalarını ölçerek evrenin genişlemesinin yavaşlamadığını, aksine ivmelendiğini keşfettiler. Bu ivmelenmeyi açıklayabilecek tek mekanizma, uzayın kendisinin sahip olduğu pozitif enerji yoğunluğu, Einstein'in bir zamanlar reddedip hatası diye adlandırdığı kozmolojik sabit (Λ), idi.
Karanlık enerji olmasaydı, kütleçekimi galaksileri çekip büzecek, kâinat çoktan büyük çöküşe (Big Crunch) gitmiş olacaktı. Demek ki Fâtır 41'in dediği gibi, Allah onları "yok olmasınlar diye" tutmaktadır. Bu tutuş, fizikî olarak karanlık enerjinin itici basıncı ile gerçekleşir.
Ra'd 2'nin "direkler olmadan" ifadesi çift yönlü güzelliktedir: Hem semada haricî bir mekanik destek olmadığını söyler, hem de "göremeyeceğiniz" şeklindeki ifadesi (bi-gayri amedin teravneha), görünmez bir desteğin var olabileceğini açık bırakır. Modern fizik bu görünmez desteği bulmuştur, fakat hâlâ tabiatını anlayamamıştır. NASA bunu açıkça itiraf eder: "Karanlık enerji muhtemelen modern kozmolojinin en büyük gizemidir."
Karanlık enerji yoğunluğu ~10^-29 g/cm3. Kozmolojik sabit Λ ~ 1.1x10^-52 m^-2. 2024 DESI verileri karanlık enerjinin zamanla zayıflıyor olabileceğini gösteriyor; bu, gelecekteki evren kaderini (Big Crunch vs. Heat Death) belirleyebilir.



