Hâmân, Firavun'un Veziri

Hâmân, Firavun'un Veziri

Kur'ân Hâmân'ı Firavun'un veziri ve baş-mîmârı olarak zikreder. Hiyeroglif çözülene dek müsteşrikler "anakronizm" deyip Tevrat'tan kopyalandığını iddiâ etti; Champollion sonrası Mısır kayıtlarında "ḥmn-ḥa" tanrısı/unvanı tesbit edildi.

Âyet28:6

ونمكن لهم في الأرض ونري فرعون وهامان وجنودهما منهم ما كانوا يحذرون

"Ve o yerde onları hakim kılalım, Firavun ile Hâmân ve ordularına, onlardan çekinmekte oldukları şeyi gösterelim."

Âyet28:38

وقال فرعون يا أيها الملأ ما علمت لكم من إله غيري فأوقد لي يا هامان على الطين فاجعل لي صرحا لعلي أطلع إلى إله موسى وإني لأظنه من الكاذبين

"Firavun: "Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilâh tanımıyorum. Ey Hâmân, haydi benim için çamur üzerine ateş yak (ve tuğla imal et), bana bir kule yap ki, Musa'nın ilâhına çıkayım; ama sanıyorum, o mutlaka yalan söyleyenlerdendir." dedi."

Âyet40:24

إلى فرعون وهامان وقارون فقالوا ساحر كذاب

"Firavun'a, Hâmân'a ve Karun'a da onlar: "Bu bir sihirbaz, bir yalancıdır" dediler."

Âyet40:36

وقال فرعون يا هامان ابن لي صرحا لعلي أبلغ الأسباب

"Firavun dedi ki: "Ey Hâmân! Bana bir kule yap, belki ben o yollara ulaşabilirim.""

Âyet40:37

أسباب السماوات فأطلع إلى إله موسى وإني لأظنه كاذبا ۚ وكذلك زين لفرعون سوء عمله وصد عن السبيل ۚ وما كيد فرعون إلا في تباب

""Göklerin yollarına ulaşabilirim de, Musa'nın ilâhının ne olduğunu anlarım. Ben onu mutlaka yalancı sanıyorum." İşte böylece Firavun'a kötü ameli süslü gösterildi de yoldan çıkarıldı. Çünkü Firavun düzeni hep boşa çıkar."

Kasas, Mü'min (Gâfir) ve Ankebût sûrelerinde Hâmân ismi altı yerde geçer ve her defasında Firavun'un en yakın veziri, ordu kumandanı ve mîmârı sıfatıyla zikredilir. Mü'min sûresinin otuz altıncı âyetinde Firavun ona şöyle hitâb eder: "Ey Hâmân, bana bir kule (sarh) inşâ et, ki yollara, semaların yollarına ulaşıp Mûsâ'nın ilâhına çıkayım."

Tevrat'taki "Ester Kitabı"nda da Hâmân adında biri vardır; lâkin o, Firavun'un veziri değil, Pers kralı Ahaşveroş'un veziridir ve hâdise Mûsâ'dan asırlar sonra cereyân eder. On dokuzuncu yüzyılda Batılı müsteşrikler bu mütekābilliği bahâne ederek Kur'ân'ın "Tevrat'tan kopyaladığını ve isimleri karıştırdığını" iddiâ ettiler. Bu iddia uzun süre "anachronism (zaman uyuşmazlığı)" olarak kabul edildi.

1799'da Rosetta Taşı bulunup 1822'de Jean-François Champollion hiyeroglifleri çözmeye başladıktan sonra Mısır metinleri okunabilir hâle geldi. Avusturyalı Mısırbilimci Maurice Bucaille, Louvre Müzesi'ndeki Mısır bölümü direktörü Profesör Drioton'a danışarak hiyeroglif sözlüğünde "ḥmn-ḥa" yazımıyla, Yeni Krallık dönemine âit bir unvanın yer aldığını tesbit etti. Bu unvan, "taşçıların başı" yâhut "baş-mîmar / Amon mâbedinin nâzırı" mânâsındaydı ve Firavun'un saray hiyerarşisinde yer alıyordu.

Walter Wreszinski'nin Aegyptische Inschriften aus den Königlichen Museen zu Berlin kataloğunda da bu kayıt mevcuttur. Kur'ân'ın bahsettiği Hâmân, Tevrat'taki Pers veziri değil, Yeni Krallık döneminin baş-mîmârı ve papaz-vezir hüviyetli bir Mısır görevlisidir. Piramit ve sarh inşâat emrinin tam da böyle bir unvan sahibine verilmesi mantıkîdir.

Bu, Kur'ân'ın "edebî hatâ" zannedilen bir vurgusunun, on dokuzuncu yüzyıl arkeolojisi tarafından doğrulanmasıdır.

Bilimsel arka plan

Hieroglif "ḥmn" harf grupları, Yeni Krallık dönemine âit (M.Ö. 1550-1077) çeşitli stellerde "Amon mâbedinin baş-zanaatkârı" unvanı olarak okunuyor. Bucaille'ın Drioton'a sorduğu kayıt Berlin Mısır Müzesi 4-1110 numaralı katalogda yer alır.

Kaynaklar

İlgili burhânlar

Delulogydelulogy

Kur'an etrafında buluşan bir topluluk. Herkes için açık, reklamsız, ücretsiz.

Keşfet
Kaynak
  • Arapça metin: Uthmanic imlâ
  • Türkçe meal: Elmalılı H. Yazır
  • İkonlar: Lucide
© 2026 delulogy · Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla