ثم خلقنا النطفة علقة فخلقنا العلقة مضغة فخلقنا المضغة عظاما فكسونا العظام لحما ثم أنشأناه خلقا آخر ۚ فتبارك الله أحسن الخالقين
"Sonra nutfeyi bir alaka (embrio) yarattık, derken o alakayı bir mudga (bir çiğnem et parçası halinde) yarattık, derken o mudgayı bir takım kemik yarattık, derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra onu diğer bir yaratık olarak teşekkül ettirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah, pek yücedir."
يا أيها الناس إن كنتم في ريب من البعث فإنا خلقناكم من تراب ثم من نطفة ثم من علقة ثم من مضغة مخلقة وغير مخلقة لنبين لكم ۚ ونقر في الأرحام ما نشاء إلى أجل مسمى ثم نخرجكم طفلا ثم لتبلغوا أشدكم ۖ ومنكم من يتوفى ومنكم من يرد إلى أرذل العمر لكيلا يعلم من بعد علم شيئا ۚ وترى الأرض هامدة فإذا أنزلنا عليها الماء اهتزت وربت وأنبتت من كل زوج بهيج
"Ey insanlar! Eğer öldükten sonra dirilmekten şüphede iseniz, (bilin ki) ne olduğunuzu size açıklamak için şüphesiz biz sizi topraktan, sonra nutfeden (spermadan) sonra bir alekadan (embriodan) sonra yapısı belli belirsiz bir et parçasından yaratmışızdır. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkartırız, sonra sizi, olgunluk çağına erişmeniz için bırakırız. Bununla beraber kiminiz öldürülür, kiminiz de önceki bilgisinden sonra, hiçbir şey bilmemek üzere, ömrünün en fena zamanına ulaştırılır. Bir de yeryüzünü görürsün ki kupkurudur; fakat biz onun üzerine su indirdiğimiz zaman, harekete geçer, kabarır ve her güzel çiftten bitkiler bitirir."
Mü'minûn sûresi 14. âyet, embriyonun mudğa safhasından sonraki dönüşümünü şu sıralama ile anlatır: "...sonra mudğayı kemiklere çevirdik, sonra kemikleri etle giydirdik..."
Bu sıralama, önce kemik, sonra et, Aristoteles ve Galenos'tan beri Avrupa tıbbının yanlış kabul ettiği bir şeydi. Antik anatomistler, et (kas) ile kemiğin eş zamanlı veya kasların önce geliştiğini düşünürlerdi. Hatta yirminci yüzyıl başında bile bu sıralama hâlâ tartışmalıydı.
Polonyalı embriyolog Wyganowska-Świątkowska ile Przystańska'nın 2011'de Folia Morphologica dergisinde yayımladığı çalışma, insan embriyosunun alt çene gelişimini gün gün takip etti ve şu sırayı tespit etti:
- Carnegie evresi 13 (32. gün): Meckel kıkırdağı belirir.
- Carnegie evresi 17 (41. gün): Mandibula ossifikasyon merkezi (ilk kemik dokusu) görülür.
- Carnegie evresi 18 (44. gün): Kasların kemiğe tutunma noktaları belirir; ancak şimdi kas dokusu kemiği örtmeye başlar.
Yani Kur'ân'ın bin dört yüz yıl önce sıraladığı "önce kemik, sonra ona giydirilen et" süreci, modern embriyolojide harfiyen doğrulanmıştır. Aradaki üç günlük gecikme, "kesevnâ'l-izâme lahmâ", "kemikleri etle giydirdik", fiilinin gerçek anlamına denk düşer; çünkü "kesâ" kelimesi Arapça'da bir şeyi var olan başka bir şeyin üzerine örtmek demektir, hiçliği örtmek değildir. Yani et hiçten doğmaz; önceden var olan kemiğin üzerine örtülür.
Mudğa kelimesinin kendisi de ayrı bir mucizedir. "Çiğnenmiş bir lokma" mânâsındadır. 28. günden itibaren embriyo sırtı boyunca somitler belirir; bu somitler arka arkaya dizilmiş diş izleri gibi görünür. Modern embriyologlar somitleri "bead-like", boncuk gibi sıralı, diye tarif ederler. Bir lokmanın diş izleri ile somit dizilimi arasındaki şekilsel benzerlik, mikroskoba bakmadan asla bulunamayacak bir tespittir.
Mudğa safhası ayrıca iki alt evreye ayrılır: mukhallaka (şekillenmiş) ve gayru mukhallaka (şekillenmemiş). Hac sûresi 5. âyet bu iki tipi açıkça zikreder. Modern embriyoloji de gerçekten somitlerin bir kısmının normal organa dönüştüğünü, bir kısmının ise programlı hücre ölümü (apoptoz) ile silindiğini gösterir.
Osteogenez ile myogenez arası ~3 günlük zaman farkı insan mandibulasında gösterilmiştir. Endokondral ossifikasyon kıkırdak modelden geçer; intramembranöz ossifikasyon (kafatası) doğrudan mezenkimden başlar. Somitler 20-30. günler arasında 42-44 çift halinde oluşur, kraniokaudal sırada belirir.
- Wyganowska-Świątkowska & Przystańska, Folia Morphologica 70(3), 2011
- Sadler, Langman's Medical Embryology, Ch. 6
- miracles-of-quran.com



