خلقكم من نفس واحدة ثم جعل منها زوجها وأنزل لكم من الأنعام ثمانية أزواج ۚ يخلقكم في بطون أمهاتكم خلقا من بعد خلق في ظلمات ثلاث ۚ ذلكم الله ربكم له الملك ۖ لا إله إلا هو ۖ فأنى تصرفون
"O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor. İşte Rabbiniz Allah O'dur. Mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl haktan çevrilirsiniz?"
ثم جعلناه نطفة في قرار مكين
"Sonra onu emin ve sağlam bir karargahta (rahimde) nutfe (sperma) haline getirdik."
Zümer sûresi 6. âyet, insanın ana karnındaki yerleşimini şöyle resmeder: "O sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlığın içinde, yaratılıştan sonra yaratılışa çevirerek halk eder."
"Üç karanlık" tabiri, müfessirlerin asırlarca üzerinde tefekkür ettiği bir ifâdedir. İbn Kesîr, Kurtubî ve Râzî gibi büyük müfessirler bu üçlemeyi farklı şekillerde yorumlamışlardır. Modern embriyolojinin ışığında ise üç karanlık, ceninin etrafını saran üç ayrı biyolojik perde olarak ortaya çıkar:
- Birinci karanlık, amniyo-koryon zarı (fetal membranlar): Embriyo erken safhalarda iki ayrı, sonra birleşen ince zarla çevrilidir. Bu zar amniyotik sıvıyı içinde tutar ve dış dünyadan gelen ışığı tamamen engeller.
- İkinci karanlık, rahim duvarı (myometrium ve endometrium): Yaklaşık 1-2 santimetre kalınlığındaki kas ve mukoza tabakası, hiçbir görünür ışığı geçirmez.
- Üçüncü karanlık, anterior abdominal duvar (karın duvarı + rektus abdominis kasları + cilt + cilt altı yağ): Annenin karnının ön duvarı da büyük bir ışık bariyeridir. Yalnızca çok güçlü bir floresan kaynağı, küçük bir gebelik haftasında karın duvarından sönük bir kızıllık olarak geçebilir; yetişkin gebelikte ışık tamamen kesilir.
Profesör Keith L. Moore, The Developing Human kitabında bu üç bariyeri sıralı olarak listeler; çünkü embriyo cerrahisinde veya görüntülemesinde bu üç tabaka aşılmadıkça cenine ulaşılamaz.
Burada dikkat çeken bir başka incelik daha vardır: âyet "halqan min ba'di halq", "yaratılıştan sonra yaratılışa çevirerek" der. Modern embriyoloji, ceninin tek bir hücre değil, dakikalar içinde bambaşka biçimlere bürünen aşamalı bir süreç olduğunu göstermiştir. Her gün bir önceki şeklini bırakan, yepyeni organ taslakları edinen, sonra ince ayarlanan bir varlık. "Halq min ba'd halq" tabiri bu dinamik dönüşümü tek nefeste anlatır.
Bediüzzaman Mektubât'ta der: "Bir nutfeyi bir karanlık handâda terbiye edip semerelendirmek, ancak gaybın anahtarlarını elinde tutan Zât'a mahsustur." Üç karanlık tabiri yalnızca topografik bir tasvir değil, aynı zamanda annenin gözüyle dahi görülmez bir mahremiyetin işâretidir; çünkü ceninin yaratılması perde arkasında, ışığın bile giremediği bir mahzende cereyan eder.
Fetal koruyucu katmanlar: (1) chorioamniotic membrane (amnion + chorion + decidua birleşimi, ~1mm), (2) myometrium (gebelik boyunca 1.5cm'e kadar incelir), (3) anterior abdominal wall (rectus sheath + skin + subcutaneous fat). Görünür ışığın penetrasyonu fetal dönem boyunca ihmal edilebilir düzeydedir; fetus ışığı görmez ama 25. haftadan sonra parlak transabdominal ışığa karşı motor refleksler verebilir.
- Keith L. Moore, The Developing Human, Ch. 7-8
- Cunningham, Williams Obstetrics, 26th ed., Ch. 5
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm, Zümer sûresi
- miracles-of-quran.com



