يا أيها الناس إن كنتم في ريب من البعث فإنا خلقناكم من تراب ثم من نطفة ثم من علقة ثم من مضغة مخلقة وغير مخلقة لنبين لكم ۚ ونقر في الأرحام ما نشاء إلى أجل مسمى ثم نخرجكم طفلا ثم لتبلغوا أشدكم ۖ ومنكم من يتوفى ومنكم من يرد إلى أرذل العمر لكيلا يعلم من بعد علم شيئا ۚ وترى الأرض هامدة فإذا أنزلنا عليها الماء اهتزت وربت وأنبتت من كل زوج بهيج
"Ey insanlar! Eğer öldükten sonra dirilmekten şüphede iseniz, (bilin ki) ne olduğunuzu size açıklamak için şüphesiz biz sizi topraktan, sonra nutfeden (spermadan) sonra bir alekadan (embriodan) sonra yapısı belli belirsiz bir et parçasından yaratmışızdır. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkartırız, sonra sizi, olgunluk çağına erişmeniz için bırakırız. Bununla beraber kiminiz öldürülür, kiminiz de önceki bilgisinden sonra, hiçbir şey bilmemek üzere, ömrünün en fena zamanına ulaştırılır. Bir de yeryüzünü görürsün ki kupkurudur; fakat biz onun üzerine su indirdiğimiz zaman, harekete geçer, kabarır ve her güzel çiftten bitkiler bitirir."
ثم خلقنا النطفة علقة فخلقنا العلقة مضغة فخلقنا المضغة عظاما فكسونا العظام لحما ثم أنشأناه خلقا آخر ۚ فتبارك الله أحسن الخالقين
"Sonra nutfeyi bir alaka (embrio) yarattık, derken o alakayı bir mudga (bir çiğnem et parçası halinde) yarattık, derken o mudgayı bir takım kemik yarattık, derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra onu diğer bir yaratık olarak teşekkül ettirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah, pek yücedir."
خلقكم من نفس واحدة ثم جعل منها زوجها وأنزل لكم من الأنعام ثمانية أزواج ۚ يخلقكم في بطون أمهاتكم خلقا من بعد خلق في ظلمات ثلاث ۚ ذلكم الله ربكم له الملك ۖ لا إله إلا هو ۖ فأنى تصرفون
"O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor. İşte Rabbiniz Allah O'dur. Mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl haktan çevrilirsiniz?"
Kur'ân ceninin gelişim aşamalarını anlatırken, doğrudan "plasenta" kelimesini kullanmaz; ancak alaka safhasının "asılı kalmak", "kan emen sülük" mânâlarındaki imâsı, gelecek plasentaya işâret eden ilk basamaktır.
Plasenta, biyolojinin en şaşırtıcı geçici organıdır. Şu mucizevî özelliklere sahiptir:
1. Tamamen yeni bir organ: Plasenta ne anneye ne de bebeğe ait olan, gebelik için özel olarak yaratılan bir organdır. Embriyonun trofoblast hücrelerinden gelişir; doğumdan sonra atılır. Hayat boyunca yalnızca dokuz ay var olur, sonra kaybolur.
2. Mükemmel bir filtre:
- Anne kanından oksijen, glikoz, aminoasitler, vitaminler geçer.
- Cenin kanından karbondioksit, üre, atıklar anneye verilir.
- Anne kanındaki bakteriler, çoğu virüs, anne hücreleri geçemez.
- Anne ile cenin kanları doğrudan karışmaz; sadece moleküller plasenta zarından difüze eder.
3. Bağışıklık paradoksu: Cenin annenin DNA'sının yarısını taşır; teorik olarak anne bağışıklık sistemi ceniyi "yabancı doku" sayıp reddetmeli. Ama yapmaz. Plasenta özel immün baskılayıcı sinyaller (HLA-G, indoleamine 2,3-dioxygenase) salgılar ve bu immünolojik mucizeyi koruyup gebeliği sürdürür.
4. Hormonel laboratuar: Plasenta gebelik boyunca hCG, estrojen, progesteron, plasental laktojen gibi hormonları üretir. Anne için yeni bir endokrin organ gibi çalışır.
5. Mükemmel atılma zamanlaması: Doğumdan birkaç dakika sonra plasenta da atılır ("son", placenta delivery). Eğer gecikirse anne ölümcül kanama yaşar; erken kopsa cenin oksijensiz kalır. Tam zamanı vardır.
Hac sûresi 5. âyet, ceninin "belirlenmiş bir süreye kadar rahimde tutulmasını" anlatırken bu tutulma sürecini mümkün kılan organ plasentadır. Onsuz dokuz ay süren bir hamilelik mümkün değildir.
İlginç bir rakam: olgun plasenta yaklaşık 15-20 cm çapında, 2.5 cm kalınlığında, 500 gram ağırlığındadır. Yüzeyi açıldığında 12-14 metrekareye ulaşır, yani küçücük bir disk, neredeyse bir oda zemini kadar değişim yüzeyi sunar. Bu, mucizevî bir mühendisliktir.
Bediüzzaman Sözler'de der: "Yaratıcı, her ihtiyacın yanına o ihtiyacı karşılayan bir vesileyi koymuştur. Cenin için annesi bir besin kaynağıdır; ama anneden cenine doğrudan beslenme imkânsızdır. İşte bu imkânsızlığı çözen geçici bir organ, plasenta, yaratılır; iş bittiğinde atılır. Hangi mühendis, dokuz ayda inşâ edilip dokuz ayda söküleyim diye bir santral tasarlar?"
Plasentanın varlığı, hangi tabiat kanunundan kendiliğinden çıkar? Hangi tesadüf, hem anne hem cenin için kusursuz bir membran tasarlar? Hangi evrim, dokuz ay sonra otomatik olarak kendini imha eden bir organı seçer? Bunlar ancak bir Yaratıcı'nın "müsemmâ" zaman ölçüsüyle açıklanabilir.
Plasenta haftalık tartı: 12. hafta ~50g, 28. hafta ~250g, term ~500g. Yüzey alanı term: 12-14 m². Kan akışı: anne tarafı 600 mL/dk, fetal taraf 400 mL/dk. Trofoblast invasion derinliği decidua basalis ile sınırlı; abnormal invasion plasenta accreta/percreta'ya yol açar.
- Cunningham, Williams Obstetrics, Ch. 5 (Implantation and Placental Development)
- Burton & Jauniaux, Development of the Human Placenta and Fetal Heart (Front Physiol, 2018)
- Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, Yirmi Üçüncü Söz



